Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2025 yılı boyunca çocuklara ve ailelere yönelik çok sayıda etkinlik, eğitim ve iş birliğini hayata geçirdi. Merkez; iç ve dış paydaşlarla birlikte yürütülen, çocukların gelişimini destekleyen uygulamalı çalışmalar, aile eğitimleri, kütüphane temelli etkinlikler ve uluslararası akademik etkileşimlerle yıl boyunca yoğun ve nitelikli bir program sürdürdü.
Merkezin önemli bileşenlerinden biri olan ve ilimizdeki 0–8 yaş arası çocuklara hizmet veren Üniversitemiz Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, 2025 yılı boyunca yoğun ilgi gördü. Yıl içinde gerçekleştirilen okul ziyaretleri, ebeveyn-çocuk buluşmaları ve çocuk edebiyatı odaklı dersler kapsamında üniversite ve lise öğrencilerinin ziyaretleriyle kütüphane, yaşayan bir öğrenme alanı olarak aktif biçimde kullanıldı. Bu süreçte Bebek ve Çocuk Kütüphanesi’ni 1096 ebeveyn-çocuk grubu, 26 okul, 512 öğrenci ve 30 öğretmen ziyaret etti.
Yılın öne çıkan faaliyetleri arasında, ebeveynlerin ebeveynlik becerileri ile çocuk eğitimi ve gelişimine ilişkin bilgi ve farkındalıklarını artırmayı amaçlayan Anne-Baba Okulu buluşmaları yer aldı. Yıl içerisinde gerçekleştirilen üç farklı etkinlikte ebeveynler; aile içi ilişkiler ve kültürel mesajların ebeveynlik deneyimine etkisi, erken çocukluk döneminde dijital teknoloji kullanımı ve dramanın çocuk eğitimindeki yeri gibi başlıklarda Üniversitemiz akademisyenleriyle bir araya geldi.
Merkez tarafından gerçekleştirilen bir diğer önemli etkinlik ise Üniversitemiz İhtisaslaşma Koordinatörlüğü desteğiyle düzenlenen “Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi” paneli oldu. Panel kapsamında ilimizden ve çevre illerden okul öncesi öğretmenleri, öğretmen adayları ve ebeveynler; Uludağ Üniversitesi, TED Üniversitesi, Gebze Özel Vahide Yılmaz Anaokulu ve Üniversitemizden alanında uzman akademisyen ve eğitimcilerle buluştu.
Merkez, yıl boyunca çocuk hakları temalı farkındalık etkinlikleri ve çocuk tiyatrosu gibi çalışmalarla akademisyen sosyal sorumluluk projeleri ve öğrenci topluluklarıyla yürütülen iş birlikleriyle de dikkat çekti. Toplumsal katkıyı önceleyen merkez, 2025 yılını çocuk, aile ve eğitim odağında çok yönlü bir faaliyet takvimiyle tamamladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile iş birliği içinde iki ayrı etkinlik gerçekleştirildi. Bu kapsamda ilk olarak, Okul Destek Projesi çerçevesinde 7–14 yaş arası çocuklar ve anneleri kampüste ağırlandı; STEM ve sanat atölyeleri, stres yönetimi söyleşisi ve İletişim Fakültesi stüdyo ziyareti içeren çok disiplinli bir program uygulandı. İkinci etkinlikte ise Çocuk Evleri Sitesi’nde hizmet alan 4–7 yaş grubu çocuklara yönelik tiyatro gösterimi, oyun etkinlikleri ve sanat çalışmalarıyla zengin bir içerik sunuldu.
Merkez, uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda da adımlar attı. Yıl içerisinde farklı ülkelerden akademisyenler Bebek ve Çocuk Kütüphanesi’nde misafir edildi; Erasmus International Week kapsamında gerçekleşen ziyaretlerle iyi uygulama paylaşımları ve ortak çalışma imkânları geliştirildi.
Üniversitemiz Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk, 2025 yılını çocuk eğitimi ve gelişimi odağında yoğun ve verimli bir çalışma dönemi olarak değerlendirdi.
Merkez olarak yıl boyunca giderek artan sayıda paydaş ve katılımcıyla bir araya geldiklerini belirten Aktürk, ilimizdeki 0–8 yaş arası çocuklar, aileler ve bu yaş grubuna eğitim veren okullar için okul dışı bir öğrenme ortamı sunan Bebek ve Çocuk Kütüphanesi’nin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti.
Aktürk, kütüphanede çocukların kitaplar, kuklalar ve zekâ oyunları gibi eğitici materyaller aracılığıyla ebeveynleriyle nitelikli zaman geçirdiğini; sosyalleşme, topluluk kurallarına uyum ve farklı disiplinlere ilişkin kavramlarla tanışma fırsatı bulduğunu aktardı.
Merkez bünyesinde yürütülen etkinliklerin çocukları, ebeveynleri ve öğretmen adaylarını alan uzmanlarıyla bir araya getirerek öğrenme süreçlerine katkı sunduğunu belirten Aktürk, önümüzdeki dönemde de aynı odakla daha fazla çocukla buluşmayı ve çocuk eğitimi alanındaki paydaşlarla iş birliklerini sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti. Ayrıca etkinlikler sonrasında alınan olumlu geri bildirimlerin ve çocukların yüzlerindeki mutluluğun merkez çalışmalarına önemli bir motivasyon sağladığını vurguladı.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise değerlendirmesinde, Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ilimiz başta olmak üzere bölgemizde çocuklara ve ailelere yönelik sosyal ve eğitsel katkı sunduğunu ifade etti.
Üniversitemizin bilgi birikimini toplumla buluşturan bu tür uygulamaların çocuk eğitimi alanında farkındalık oluşturduğunu belirten Rektörümüz, merkez tarafından yürütülen çalışmaların yerel ihtiyaçlara duyarlı, sürdürülebilir ve iş birliklerine açık bir yaklaşımla hayata geçirildiğini vurguladı.
Rektörümüz, önümüzdeki dönemde de ilimiz ve bölgemiz için değer üreten çalışmaları desteklemeyi sürdüreceklerini ifade ederek emeği geçen tüm akademik ve idari personele teşekkür etti.
Ülkemizin Millî Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda, öğrencilerin fikir ve projelerini hayata geçirebilecekleri Kastamonu Üniversitesi Millî Teknoloji Atölyesi kullanıma açıldı.
“Hedefle – Geliştir – Tasarla” parolasıyla faaliyetlerine başlayan Millî Teknoloji Atölyesi, yerli ve millî teknolojiler alanında çalışacak gençleri desteklemeyi ve bu doğrultuda nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı amaçlıyor.
Atölye bünyesinde öğrenciler ve genç girişimciler; eğitim, araştırma-geliştirme, teknik ve mesleki uygulama süreçlerinde kapsamlı çalışmalar yürütebilecek. Oluşturulan altyapı sayesinde katılımcılar, yenilikçi düşünme becerilerini geliştirebilecek, proje tabanlı çalışmalarda yer alabilecek ve iş dünyasıyla doğrudan temas kurabilecek.
Millî Teknoloji Atölyesinde eğitim alan öğrenciler, disiplinlerarası projelerde görev alarak ekip çalışması deneyimi edinecek. Atölyede gerçekleştirilecek uygulamalı eğitimler, prototip geliştirme çalışmaları ve ortak proje süreçleri, öğrencilerin teknik donanımlarının yanı sıra liderlik ve sorumluluk alma becerilerinin gelişmesine katkı sunacak.
Üniversitemiz bünyesinde kurulan Millî Teknoloji Atölyesi; yerli ve millî sanayiye katkı sağlamanın yanı sıra, gençlerin yenilikçi projeler aracılığıyla kendi potansiyellerini ortaya koymalarına zemin hazırlayacak. Bu yönüyle atölye, girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunarak Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik gelişimine destek olacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Millî Teknoloji Atölyesi’nin Üniversitemizin eğitim ve araştırma vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek, bu yapının öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamayla buluşturabilecekleri nitelikli bir çalışma ortamı sunduğunu ifade etti. Atölyenin, öğrencilerin araştırma, geliştirme ve tasarım süreçlerine doğrudan dâhil olmalarına imkân tanıdığını vurgulayan Rektörümüz, proje kültürünün üniversite yaşamının doğal bir parçası hâline gelmesini önemsediklerini kaydetti.
Öğrencilerimizin disiplinlerarası çalışmalarda aktif rol almalarını ve üretim süreçlerinde sorumluluk üstlenmelerini desteklediklerini belirten Rektörümüz, Millî Teknoloji Atölyesi’nin bu anlayışın somut bir karşılığı olduğunu ifade etti. Atölye bünyesinde yürütülecek uygulamalı çalışmaların, öğrencilerin ekip çalışması deneyimi kazanmalarına ve iş dünyasıyla daha erken temas kurmalarına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Öğrencilerimiz, atölye kullanımını çevrim içi randevu formu üzerinden planlayarak gerçekleştirebilecektir.
Başvuru için:
Form için buraya tıklayınız.
Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülen Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı kapsamında Ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi, bu kapsamda akademik, bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmalarını sürdürüyor.
Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, Batı Karadeniz Bölgesi’nin doğal kaynaklarının korunması, planlanması ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesine odaklanıyor.
Koordinatörlük tarafından yürütülen faaliyetlerde ormancılık, tabiat turizmi ve ekoturizm alanları öncelikli çalışma başlıkları arasında yer alıyor. Bölgenin sahip olduğu orman varlığı, biyolojik çeşitlilik ve doğal turizm potansiyeli; bilimsel projeler, saha çalışmaları ve kurumsal iş birlikleriyle ele alınıyor. Yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen akademik çıktılar, uygulamaya dönük sonuçlar üretilmesini hedefliyor.
İhtisaslaşma çalışmaları çerçevesinde ulusal projelerin yanı sıra uluslararası iş birlikleri de gerçekleştiriliyor. Üniversitemiz, farklı ülkelerden üniversiteler ve kurumlarla yürüttüğü ortak çalışmalar aracılığıyla bilgi ve deneyim paylaşımını artırırken, ormancılık ve tabiat turizmi alanlarındaki güncel yaklaşımların akademik çalışmalara yansıtılmasını amaçlıyor.
İhtisaslaşma yaklaşımı, akademik bilgi birikiminin Üniversitemizin altyapısı ve insan kaynağıyla birlikte kullanılması esasına dayanıyor. Bu kapsamda mali ve kurumsal sürdürülebilirlik ilkesi gözetilirken, bölgeye yatırımcı çekilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Yürütülen faaliyetlerle Kastamonu ve Batı Karadeniz Bölgesi’nin ekonomik yapısına katkı sağlanması ve istihdam alanlarının artırılması amaçlanıyor.
İhtisaslaşma çalışmaları kapsamında kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve üniversitelerle ortak projeler yürütülüyor. Disiplinler arası ve çok paydaşlı iş birlikleriyle yürütülen bu çalışmalar sayesinde akademik bilginin farklı alanlarda kullanılmasına imkân sağlanıyor. Ayrıca halk eğitimleri, çalıştaylar ve bilgilendirme etkinlikleri aracılığıyla toplumun doğa koruma ve sürdürülebilir turizm konularında bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor.
Bugüne kadar yürütülen ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında toplam 64 projeye yaklaşık 72 milyon TL destek sağlandı. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ile çeşitli üniversitelerle ve kurumlarla imzalanan protokoller çerçevesinde bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmalar sürdürülüyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yürütülen çalışmaların Üniversitemizin uzun vadeli stratejik vizyonunun bir parçası olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Ormancılık ve tabiat turizmi, Kastamonu’nun doğal yapısı ve sahip olduğu imkânlarla doğrudan ilişkili alanlar arasında yer almaktadır. Bu alanlarda yürütülen akademik çalışmaların sahaya yansıtılmasına önem veriyoruz; üretilen bilginin başta ilimiz olmak üzere bölgemize ve ülkemize katkı sağlamasını, kamu kurumları, sektör paydaşları ve toplumla paylaşılmasını öncelikli görüyoruz.
Üniversitemiz, ormancılık ve tabiat turizmi alanlarında yürüttüğü ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında bilimsel araştırmaları, eğitim faaliyetlerini ve saha uygulamalarını birlikte ele almaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen projeler ve iş birlikleriyle ilimizin ve bölgemizin doğal kaynaklarının korunmasına, planlı ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasına katkı sunulmasını amaçlıyoruz.”
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün katkılarıyla kurulan Kastamonu Teknokent, 2020 yılında ilk firmasını kabul ederek başladığı yolculuğunu, 2025 yılı itibarıyla bölgesel ölçekte bir teknoloji ve Ar-Ge ekosistemine dönüştürdü.
Kuruluşundan bu yana geçen beş yıllık süreçte fiziki altyapıdan insan kaynağına, girişimcilikten ticarileşmeye kadar birçok alanda kaydedilen gelişmeler, Kastamonu Teknokent’in üniversite-sanayi iş birliğinde üstlendiği rolü görünür kılıyor.
Bakanlar Kurulu’nun 2018 tarihli kararıyla kurulan ve 2019 yılı sonunda şirketleşerek faaliyete geçen Kastamonu Teknokent, 2020 yılı Mayıs ayında ilk firmalarını bünyesine kattı. Takip eden süreçte özellikle altyapı yatırımlarıyla büyümesini sürdüren Kastamonu Teknokent, Ocak 2022’de faaliyete geçen 5.834 metrekarelik İdare Binası ve Kuluçka Merkezi ile kurumsal kapasitesini önemli ölçüde artırdı. 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Teknoloji Geliştirme Bölgesi alanının yaklaşık 110 bin metrekareye çıkarılması ise uzun vadeli büyüme hedeflerinin önünü açtı. Genişleme alanına ilişkin imar çalışmaları 2022 yılında tamamlanırken, 2023’te yapı kullanma izni alındı.
2025 yılı itibarıyla Kastamonu Teknokent’te faaliyet gösteren firma sayısı 43’e ulaştı. Firmaların sektörel dağılımında yazılım ve bilişim alanı yüzde 42,5’lik oranla öne çıkarken; orman ürünleri, imalat, mühendislik, mimarlık ve bilgisayar teknolojileri gibi alanlar da bölgenin üretim ve araştırma potansiyelini yansıtan başlıklar arasında yer aldı. Teknokent bünyesinde 25 akademisyen girişimci ile 153 Ar-Ge personeli görev yaparken, toplam 186 kişilik nitelikli insan kaynağı istihdam ediliyor.
Ar-ge çalışmalarının ticarileşmesi konusunda da çıktılar üreten Kastamonu Teknokent firmaları 2020-2025 yılları arasında, Fikri Sınai Mülkiyet Hakları alanında 1 endüstriyel tasarım, 12 marka tescili ve 3 yazılım tescili gerçekleştirdi. Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren firmaların fikri ve sınai mülkiyet hakları (FSMH) alanındaki çalışmalarını desteklemek amacıyla da 2025 yılında bir uygulama hayata geçirildi. Bu kapsamda firmalara ücretsiz danışmanlık ve başvuru hizmeti sunulmaya başlanırken, yürütülen desteklerle firmaların yatırımcılarla buluşturulmasına da katkı sağlandı.
Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla faaliyet gösteren Fikir ve İş Geliştirme Destek Ofisi (FİDE) ise ön kuluçka ve kuluçka programlarıyla genç girişimcilere destek sağladı. 2021–2025 döneminde yürütülen eğitim, mentorluk ve söyleşi programlarıyla yüzlerce katılımcıya ulaşıldı. Bu süreçte 10 farklı ürün ticarileşme aşamasına geçerken, Teknokent bünyesindeki girişimler TEKNOFEST ve çeşitli ulusal yarışmalarda dereceler ve şampiyonluklar elde etti.
Teknolojik üretimi toplumsal faydayla buluşturmayı hedefleyen Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi de Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi iş birliğiyle hayata geçirildi. Sosyal Ofis kapsamında alınan 187 proje başvurusu arasından kabul edilen 160 çalışma, 96 akademisyen ve 64 öğrencinin katkısıyla yürütülerek teknoloji temelli sosyal etki projelerine zemin hazırladı.
2025 yılı itibarıyla 43 Ar-Ge ofisi, 11 kuluçka ofisi ve aktif sosyal alanlarıyla faaliyetlerini sürdüren Kastamonu Teknokent, üniversite ile sanayi arasında kurduğu iş birliği modeliyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam ediyor.
Kastamonu Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER), 2025–2026 eğitim-öğretim yılında farklı ülkelerden gelen uluslararası öğrencilere eğitim veriyor. Güncel verilere göre, 23 farklı ülkeden toplam 111 uluslararası öğrenci, Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenmek üzere Kastamonu’da bir araya geldi.
En Fazla Katılım Endonezya ve Somali’den
TÖMER bünyesinde eğitim alan öğrenciler arasında 26 kursiyer ile Endonezya ilk sırada yer alırken, Somali 25 öğrenciyle ikinci sırada bulunuyor. Bu iki ülkeyi 12 öğrenciyle Filipinler, 8 öğrenciyle Nijerya, 7 öğrenciyle Türkmenistan ve 6 öğrenciyle Kazakistan izliyor.
Kampüste Çok Kültürlü Bir Eğitim Ortamı
Kalabalık öğrenci gruplarının yanı sıra bireysel katılımlar da TÖMER’de yürütülen eğitim faaliyetlerine çeşitlilik kazandırıyor. Bu kapsamda kampüsün çok kültürlü eğitim ortamını oluşturan ülkeler arasında Afganistan, Angola, Azerbaycan, Endonezya, Fas, Filipinler, Filistin, Gana, Gine Bissau, Güney Sudan, Kamerun, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Somali, Sudan, Tacikistan, Tayland, Togo, Türkmenistan ve Yemen yer alıyor. Farklı coğrafyalardan gelen bu öğrenciler, kampüs yaşamına kültürel zenginlik katıyor.
Rektörümüz: “Türkçe, Kültürler Arasında Kalıcı Bağlar Kuruyor”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, TÖMER’de yürütülen çalışmaların yalnızca dil öğretimiyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Rektörümüz, “Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen öğrencilerimizin Kastamonu’da Türkçe öğrenmesi, Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun önemli bir parçasıdır. Aynı sınıflarda eğitim alan bu öğrenciler, Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı bulurken, kendi kültürlerini de kampüsümüze taşıyor. Mezuniyetlerinin ardından ülkelerine döndüklerinde Türkiye ile aralarında kalıcı bağlar kuracaklarına inanıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi hak sahipliğinde başvurusu yapılan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yücel Çetinceviz ve Doç. Dr. Mehmet Akkaş'ın buluşçusu olduğu “Toz Metalurjisi Yöntemi ile Farklı Alaşım Elementleri İlave Edilerek FeAlSiMn Elektrik Çeliği Üretimi” başlıklı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi.
Patent kapsamında, FeAlSiMn esaslı elektrik çeliği toz metalurjisi yöntemiyle üretilerek Co, Ni, Cu ve Cr gibi farklı alaşım elementleriyle modifiye edildi. Sıcak presleme yöntemiyle elde edilen numunelerin mekanik, elektriksel ve manyetik özellikleri ayrıntılı olarak incelendi. Yapılan analizler sonucunda, özellikle Cu ilaveli alaşımın daha düşük histerezis kaybı ve daha yüksek manyetik akı yoğunluğu sergilediği belirlendi.
Elde edilen bulgular, geliştirilen malzemenin trafo, motor, jeneratör ve elektromanyetik nüve gibi birçok elektrik mühendisliği uygulamasında kullanılabileceğini ortaya koydu. Patent çalışmasının, elektrik malzemeleri alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına ve yüksek katma değerli yerli üretimin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Ayrıca daha uzun ömürlü ve düşük maliyetli elektrik çeliklerinin geliştirilmesiyle sanayiye önemli kazanımlar sunulması amaçlanıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerde yürütülen bu tür çalışmaların stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversitemizde ortaya konulan her patent, akademik bilginin somut çıktılara dönüşmesinin bir göstergesidir. Doç. Dr. Yücel Çetinceviz ve Doç. Dr. Mehmet Akkaş’ın geliştirdiği bu çalışma, hem bilimsel niteliği hem de sanayiye yönelik uygulama potansiyeli bakımından son derece kıymetlidir. Yerli imkânlarla ortaya konulan bu tür yenilikçi çalışmalar, Üniversitemizin araştırma ve yenilik vizyonuna katkılar sunmaktadır.”
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ayrıca, Ar-Ge çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak’a teşekkür etti.
Üniversitemiz akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Merve Zurnacı tarafından hazırlanan “Grafen Oksit Modifiyeli Yeni Kompozit Yapıların Geliştirilmesi ve Kemosensör Özelliklerinin İncelenmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Proje kapsamında, grafen oksit ile modifiye edilmiş yeni kompozit yapıların sentezi ve bu yapıların kemosensör özelliklerinin detaylı biçimde incelenmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, yenilikçi grafen oksit tabanlı kompozit malzemelerin geliştirilmesiyle, yüksek hassasiyet ve seçicilikte çalışan kemosensörlerin tasarlanması sağlanacaktır. Projenin, sensör teknolojileri ve ileri malzeme geliştirme alanlarında önemli bilimsel katkılar sunması beklenmektedir.
12 ay sürecek olan projede Prof. Dr. Mahmut Gür danışman olarak yer alırken, bir lisans öğrencisi bursiyer olarak yer alacaktır.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitede yürütülen nitelikli araştırmaların ulusal destek programları kapsamında karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Rektörümüz, “Akademisyenlerimizin özgün ve yenilikçi projelerle bilim dünyasına katkı sunması, Üniversitemizin araştırma odaklı vizyonunun somut bir göstergesidir. TÜBİTAK 1002 kapsamında desteklenen bu proje, hem genç araştırmacıları teşvik etmekte hem de Üniversitemizin bilimsel görünürlüğüne katkı sağlamaktadır. Projede yer alan akademisyenlerimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde araştırma faaliyetlerine verdikleri desteklerden dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine; proje destekleri dolayısıyla ise TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarını istikrarlı bir şekilde sürdürürken, akademik bilgi üretimini ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmeye yönelik adımlarını fikri ve sınai mülkiyet alanında somut sonuçlarla ortaya koyuyor.
2006 yılında kurulan Üniversitemiz, ilk patent başvurusunu 2011 yılında gerçekleştirdi. Teknoloji Transfer Ofisinin faaliyete geçtiği 2020 yılına kadar, Üniversitemiz hak sahipliğinde toplam 22 patent başvurusu yapıldı. Bu başvuruların 12’si Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek fikri mülkiyet envanterine kazandırıldı.
2020 yılında Teknoloji Transfer Ofisi’nin kurulmasıyla birlikte, fikri ve sınai mülkiyet süreçleri TTO bünyesinde yer alan Patent Destek Ofisi koordinasyonunda yürütülmeye başlandı. Bu ofisin devreye girmesiyle başvuru sayılarında belirgin bir artış yaşandı. 2020–2025 yılları arasında Üniversitemiz hak sahipliğinde 92 ulusal patent, 21 faydalı model, 21 uluslararası (PCT) patent ve 49 endüstriyel tasarım olmak üzere toplam 183 sınai mülkiyet başvurusu gerçekleştirildi.
2025 yılı özelinde değerlendirildiğinde ise; 4 faydalı model, 8 uluslararası (PCT) patent, 22 patent ve 16 endüstriyel tasarım başvurusu yapıldı. Aynı yıl içerisinde 13 patent/faydalı model ile 18 endüstriyel tasarım Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek koruma altına alındı.
2020 sonrası dönemde yapılan başvuruların sonuçlarına bakıldığında, toplamda 34 patent/faydalı model ve 36 endüstriyel tasarım olmak üzere 70 sınai mülkiyet hakkının tescil edildiği kaydedildi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerde üretilen bilginin korunmasının ve kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti.
Rektörümüz, “Akademik çalışmaların fikri ve sınai mülkiyet kapsamında değerlendirilmesi, üniversitelerin bilimsel üretimlerinin kalıcılığı açısından önem taşıyor. Araştırmacılarımızı bu alanda desteklemeye, ortaya çıkan bilgi ve tasarımların toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini teşvik etmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, sunduğu fiziki imkânlar, dijital altyapı ve erişilebilir hizmetleriyle Üniversitemizin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimizin yanı sıra kurum dışı kullanıcıların da yararlanabildiği Merkez Kütüphane, üniversite-toplum etkileşimine açık yapısıyla hizmet veriyor.
2025 yılı verilerine göre Merkez Kütüphaneden yararlanan toplam kullanıcı sayısı 434 bin 516’ya ulaştı. Yıl boyunca yoğun kullanımın gözlendiği kütüphane, özellikle sınav dönemlerinde öğrencilerimizin en çok tercih ettiği çalışma alanları arasında yer aldı. Sessiz çalışma salonları, bireysel ve grup çalışma alanları ile uzun süreli kullanıma uygun fiziki koşullar, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma süreçlerini destekledi.
Merkez Kütüphane bünyesinde okuma ve çalışma salonları, bireysel ve grup çalışma odaları, akıllı kütüphane sistemi ile araştırma birimi ve tez–akademik arşivler yer alıyor. Akıllı kütüphane sistemi sayesinde kullanıcılar; katalog tarama, kaynaklara erişim ve ödünç alma işlemlerini dijital ortamda kolaylıkla gerçekleştirebiliyor. Araştırma birimi ise kullanıcıların araştırma ve ödev çalışmalarını verimli bir şekilde sürdürebilecekleri uygun çalışma alanları sunuyor.
Üniversite-toplum bütünleşmesi anlayışı doğrultusunda Merkez Kütüphane, ilimiz başta olmak üzere dışarıdan gelen araştırmacılara ve ders çalışmak isteyenlere açık hizmet veriyor. 2025 yılı içerisinde 23 bin 73 kurum dışı kullanıcı Merkez Kütüphaneden yararlandı. Ziyaretçi kartı uygulamasıyla kurum dışı kullanıcılar; okuma salonları, basılı ve elektronik kaynaklar, danışma hizmetleri ve kablosuz internet hizmetlerinden faydalanabiliyor.
Akademik yayın ve araştırma faaliyetlerini desteklemek amacıyla koleksiyonunu düzenli olarak güncelleyen Merkez Kütüphane; 404 bin 637 elektronik kaynak, 83 bin 398 kitap, 887 süreli yayın ve 2 bin 759 tezden oluşan koleksiyonuyla farklı disiplinlerde yürütülen çalışmalara kaynak sağlıyor. Elektronik veri tabanları ve dijital kaynaklar, kampüs içi ve yetkilendirilmiş uzaktan erişim yoluyla kullanıcılara sunuluyor.
Erişilebilirlik çalışmaları kapsamında Merkez Kütüphane, 2023 Engelsiz Üniversite Ödülleri çerçevesinde “Mekânda Erişim Ödülü”ne layık görüldü. Kütüphanemizde engelli bireylerin kullanımına yönelik düzenlemeler ve fiziki erişim uygulamaları bulunuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, kütüphanelerin üniversitelerin akademik altyapısının temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Üniversitemiz Merkez Kütüphanesinin öğrenci, akademisyen ve araştırmacılar tarafından etkin biçimde kullanıldığını ifade eden Rektörümüz, “Merkez Kütüphanemiz, öğrencilerimizin ders çalışma süreçlerinden akademisyenlerimizin araştırmalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Sunulan fiziki imkânlar ve dijital kaynaklarla kütüphanemiz, Üniversitemizin eğitim ve araştırma faaliyetlerine doğrudan katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra, üniversite-toplum bütünleşmesi anlayışı doğrultusunda Merkez Kütüphanemiz dışarıdan gelen araştırmacılara ve ders çalışmak isteyenlere açık bir bilgi ve öğrenme ortamı olarak hizmet veriyor. Kullanıcı sayılarındaki artış, yapılan altyapı yatırımlarının yerinde olduğunu ve kütüphanemizin işlevini başarıyla yerine getirdiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK desteğiyle yürütülen Milli Teknoloji Kulüpler Birliği kapsamında, Kastamonu Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren sekiz öğrenci topluluğunun platform üyeliği başvurusu kabul edildi.
Birlik bünyesinde Üniversitemizi; Teknokent Öğrenci Topluluğu, Herkes İçin Konumsal Bilgi Topluluğu, Teknofest Öğrenci Topluluğu, Uluslararası Ticaret ve Lojistik Topluluğu, Yazılım Geliştirme Topluluğu, Orman Endüstri ve İnovasyon Topluluğu, Biyolojik Bilimler Araştırma Topluluğu ile Yapay Zekâ Öğrenci Topluluğu temsil edecek.
Teknoloji ve teknoloji girişimciliği alanlarında faaliyet gösteren öğrenci kulüplerini bir araya getiren Milli Teknoloji Kulüpler Birliği; üniversite öğrencilerinin bu alanlarda daha aktif rol almasını, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasını ve Türkiye’nin ulusal ve uluslararası düzeydeki rekabet kapasitesine katkı sunulmasını amaçlıyor. Platform, Türkiye genelindeki üniversitelerde faaliyet gösteren öğrenci kulüplerini ortak bir çatı altında buluşturarak Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda ortak çalışmalar yürütülmesine imkân tanıyor.
Üniversitemizin platformda yer alması, proje tabanlı çalışmaların yaygınlaştırılması, Ar-Ge niteliği yüksek faaliyetlerin teşvik edilerek tabana yayılması, yeni nesil araştırma yaklaşımlarının desteklenmesi ve teknolojiyle entegre bir araştırma ortamının geliştirilmesi açısından önem taşıyor. Bu kapsamda, patent ve faydalı model geliştirme potansiyeli bulunan çalışmaların artırılması ile araştırma çıktılarının uygulamaya dönük sonuçlara dönüşmesi hedefleniyor.
Birlik kapsamındaki çalışmalar doğrultusunda, söz konusu topluluklar Üniversitemizde yeni açılan Millî Teknoloji Atölyesi’nde proje geliştirme, prototipleme ve uygulama süreçlerini yürütebilecek. Atölyeler aracılığıyla öğrencilere; yapay zekâ, yazılım, elektronik, robotik, biyoteknoloji ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda uygulamalı öğrenme imkânı sunulacak.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, platform üyeliğine kabul edilen öğrenci topluluklarını tebrik ederek başarılar diledi. Öğrencilerimizin teknoloji ve girişimcilik odaklı çalışmalarını kararlılıkla desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Rektörümüz, ulusal ölçekte oluşturulan bu tür platformlarda aktif yer almanın nitelikli insan kaynağının gelişimine doğrudan katkı sunduğunu belirtti.
Rektörümüz ayrıca, üniversitelerin gelişimine katkı sunan vizyoner projeler ve bu süreçte özellikle Üniversitemize sağlamış oldukları destekleri dolayısıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkürlerini sundu.
Kastamonu Teknokent’in ev sahipliğinde, TR81, TR82 ve TR83 bölgelerinde faaliyet gösteren teknokentler, bölgesel iş birliğini artırmak ve ortak bir vizyon oluşturmak amacıyla Kastamonu’da bir araya geldi.
Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen ve Üniversitemiz Öğr. Gör. Dr. Zuhal Arife Küçük’ün yürütücülüğünde hayata geçirilen “İhtisas Odaklı Teknokent Modeli Geliştirme Çalıştayı”, bölgedeki teknokent yöneticilerini aynı platformda buluşturdu.
Prof. Dr. Alperen Kaymakcı’nın açılış konuşmasıyla başlayan programda, bölgesel ölçekte teknokentlerin mevcut durumları ele alınarak ortak sorunlara yönelik değerlendirmeler yapıldı. Bu kapsamda, teknokentlerde faaliyet gösteren firmaların ticari kapasitelerinin artırılmasına yönelik yürütülebilecek çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.
Çalıştay süresince, bölgelerin ihtisas alanları doğrultusunda gerçekleştirilebilecek ortak etkinlikler ele alındı. İhtisas odaklı firma sayılarının artırılması ve yatırımcıya erişimin kolaylaştırılmasına yönelik üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde atılabilecek adımlar değerlendirilirken; yatırımcı buluşmaları ve demoday etkinliklerine ilişkin bir takvim oluşturuldu.
Toplantıda ayrıca, teknokentlerde faaliyet gösteren firmaların fikri ve sınai mülkiyet hakları (FSMH) kapsamında ortaya koyduğu ürünler için izlenecek süreçler ile bölgeler arası proje ortaklıklarının geliştirilmesine yönelik konular görüşüldü.
Çalıştaya, Kastamonu Teknokent ekibinin yanı sıra Bartın, Çankırı, Çorum, Karabük, Samsun, Sinop, Tokat ve Zonguldak teknokentlerinin genel müdürleri ve genel müdür yardımcıları katıldı.
Gün boyu süren çalıştayda, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemine yönelik öneriler masaya yatırılırken; teknokentler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması, ortak projelerin teşvik edilmesi ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak somut adımların belirlenmesi hedeflendi.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Elif Ayan Çeven’in yürütücülüğünü yaptığı “Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi” başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Proje, Türkiye’nin birçok kentinde açık ve yeşil alan sistemlerinde yaygın olarak kullanılan gümüşi ıhlamur (Tilia tomentosa) bitkisinin kokusal özelliğinin, kullanıcıların mekânsal algısı, duyusal deneyimi ve psikososyal tepkileri üzerindeki etkilerini kokusal peyzaj yaklaşımı çerçevesinde ele alıyor. Çalışmada, kokunun mekânla kurulan ilişki üzerindeki rolü hem gerçek mekân deneyimleri hem de sanal gerçeklik ortamları üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilecek.
Araştırma kapsamında, ıhlamur türünün yaya aksları ile park, oturma ve dinlenme alanları çevresindeki kullanımının kokusal peyzaj potansiyeli; koku ile bellek, yere bağlılık ve algısal şema arasındaki ilişkiler ile kokunun gündüz ve gece koşullarında algılanma düzeyindeki değişimler incelenecek. Ayrıca, koku özelliği gösteren bitkiler için peyzaj tasarımına yönelik ölçütlerin geliştirilmesi hedefleniyor.
Proje iki aşamalı olarak yürütülecek. İlk aşamada, belirlenen kentsel alanlarda gerçekleştirilecek duyusal yürüyüşler aracılığıyla katılımcıların algıları gerçek mekân deneyimi üzerinden değerlendirilecek. İkinci aşamada ise aynı alanlar sanal gerçeklik ortamında modellenerek, kontrollü koşullar altında ıhlamur kokusunun sanal gerçeklik deneyimine entegrasyonu sağlanacak ve katılımcı algıları yeniden ölçülecek. Elde edilen veriler karşılaştırılarak, sanal gerçeklik ortamlarının kokusal peyzaj değerlendirmelerinde gerçek mekânı temsil etme düzeyi analiz edilecek.
Toplam 100.000 TL bütçeye sahip olan projede, Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan (Karadeniz Teknik Üniversitesi) danışman olarak görev alırken, projede bir yüksek lisans öğrencisi dört ay süreyle bursiyer olarak yer alacak.
Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal,
“Sanal gerçeklik tabanlı yöntemlerle kokusal peyzaj konusunu ele alan bu özgün çalışmanın desteklenmeye hak kazanmasından memnuniyet duyuyoruz. Disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çeken projenin, mekân–insan etkileşimi ve peyzaj araştırmalarına bilimsel katkılar sunacağına inanıyorum. Projenin yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Elif Ayan Çeven’i, danışmanı Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan’ı ve projede görev alan tüm araştırmacıları tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi tarafından gençlerde gönüllülük bilincinin yaygınlaştırılması ve toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen proje başarıyla tamamlandı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Gönüllüyüz Biz Destek Çağrısı” kapsamında desteklenen Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erol Tekin koordinatörlüğünde yürütülen “Toplumsal Duyarlılıkta Gönüllü Gençler Yetiştiriyoruz” adlı proje, bir hafta boyunca gerçekleştirilen etkinliklerle tamamlandı.
“Gönüllülük Çalışmaları” dersini alan öğrencilerimiz, Üniversitemiz öncülüğünde çeşitli kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek saha temelli gönüllü faaliyetlere katıldı. Bu kapsamda öğrenciler; AFAD Kastamonu İl Müdürlüğü, Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği ve Yeşilay Kastamonu Şubesini ziyaret ederek afet bilinci, sosyal kapsayıcılık ve sağlıklı yaşam temalı etkinlikler gerçekleştirdi.
Projenin ilk etkinliği, 20 Aralık 2025 tarihinde özel gereksinimli bireylere yönelik faaliyetlerin yürütüldüğü Mutlu Kafe’de düzenlendi. Etkinliğe 53 öğrenci katılırken; özel gereksinimli bireyler, aileleri, farklı derneklerden gönüllüler ve Kastamonu’da faaliyet gösteren terziler de programda yer aldı. “Sevgiyle El Ele” temasıyla gerçekleştirilen yastık dikim etkinliği sonunda, özel bireylerin simgesi hâline gelen 500 adet yastık dikildi.
Projenin ikinci aşamasında, 24 Aralık 2025 tarihinde AFAD Kastamonu İl Müdürlüğü’ne ziyaret gerçekleştirildi. 48 öğrencinin katıldığı programda, AFAD uzmanları tarafından afet bilinci konusunda bilgilendirici bir sunum yapıldı. Ardından AFAD araçları tanıtıldı; öğrenciler, aldıkları eğitim doğrultusunda AFAD çadırı kurma ve toplama uygulamasını deneyimledi.
Projenin son etkinliği ise 27 Aralık 2025 tarihinde, yine 48 öğrencinin katılımıyla Yeşilay YEDAM Gastronomi Atölyesi’nde gerçekleştirildi. Atölye çalışması kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan mercimek çorbası, çiftlik kebabı, mevsim salatası ve bal badem tatlısı, YEDAM personeli aracılığıyla danışanlara ikram edildi.
Bir hafta süren proje kapsamında 1 afet eğitimi, 1 dikiş atölyesi ve 1 gastronomi atölyesi hayata geçirilirken, etkinliklerde 150’den fazla kişi aktif görev aldı. Ayrıca projeye katılan öğrenciler tarafından Kastamonu Üniversitesi Sosyal Ofis’e 12 yeni sosyal sorumluluk projesi sunularak, ilerleyen dönemlerde uygulanabilecek çalışmalara zemin hazırlandı.
Proje Koordinatörü Doç. Dr. Erol Tekin, proje sürecinde verdikleri desteklerden dolayı başta Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal olmak üzere Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne teşekkür etti.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle yetişmelerine büyük önem veriyoruz. ‘Toplumsal Duyarlılıkta Gönüllü Gençler Yetiştiriyoruz’ projesi, öğrencilerimizin sahada aktif rol alarak empati, dayanışma ve gönüllülük değerlerini içselleştirmelerine katkılar sağlamıştır. Bu anlamlı projede emeği geçen başta koordinatörümüz Doç. Dr. Erol Tekin olmak üzere tüm akademisyenlerimizi, öğrencilerimizi ve paydaş kurumlarımızı tebrik ediyorum.”
Rektörümüz ayrıca, desteklenen projelerin toplum için ortak fayda üretmeyi hedeflediğini belirterek, katkılarından dolayı Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, lisansüstü eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında Karabük Üniversitesi heyetini ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, lisansüstü eğitim süreçleri, kurumsal işleyiş ve dijital otomasyon sistemleri ele alındı.
Program, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Zeynep Özcan ve beraberindeki heyetin, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’yı makamında ziyaret etmesiyle başladı. Nezaket ziyaretinin ardından, Üniversitemiz ev sahipliğinde iş birliği toplantısı gerçekleştirildi.
Dış paydaş ve danışma kurulu çerçevesinde düzenlenen toplantıda, Üniversitemizin lisansüstü eğitimde sahip olduğu kurumsal yapı, mevcut programlar ve akademik kapasite hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda ayrıca lisansüstü programların yürütülmesi sürecinde karşılaşılan akademik ve idari konular ele alınarak, bu alanlarda ortak çözüm ve iş birliği imkânları masaya yatırıldı.
Toplantının teknik bölümünde, Karabük Üniversitesi tarafından kullanılan LEOS Lisansüstü Eğitim Otomasyon Sistemi iyi uygulama örneği olarak tanıtıldı. Dijitalleşmenin lisansüstü eğitim süreçlerine sağladığı katkılar, Üniversitemizin yürüttüğü kalite odaklı çalışmalar bağlamında değerlendirildi.
Görüşmelerin sonunda, Üniversitemiz ile Karabük Üniversitesi arasında lisansüstü eğitim alanında yürütülecek ortak akademik çalışmaların somut projelerle desteklenmesi yönünde karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Kastamonu Üniversitesi, akademik çalışmalarını katma değerli ürünlere dönüştürme hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarına devam ediyor.
Üniversitemiz Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Kerim Güney’in, Ar-Ge çalışmaları kapsamında geliştirdiği “Etanol Bazlı Bitkisel İçerikli El Dezenfektanı”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
Üniversitemiz hak sahipliğinde yürütülen süreçte tescil edilen buluş, etanol bazlı yapısını bitkisel içeriklerle destekleyerek hijyen alanında yerli bir alternatif sunuyor. Akademik bilginin uygulamaya aktarılmasının somut bir örneği olan patent, Üniversitemiz bünyesinde yürütülen araştırma çalışmalarının sonuç odaklı niteliğini ortaya koyuyor.
Patent tesciline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bilimsel çalışmaların toplumsal faydaya dönüşmesinin önemine dikkat çekerek,
“Akademisyenlerimizin geliştirdiği çalışmaların patente dönüşmesi, Üniversitemizin bilgi üretme ve bu bilgiyi toplumun hizmetine sunma anlayışının bir sonucudur. Bu çalışmadan ötürü Dr. Öğr. Üyesi Kerim Güney’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi, kentin sosyo-ekonomik yapısını ve stratejik sektörlerini bilimsel veriler ışığında ele alan “Kastamonu Raporları” dizisinin ikinci çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Dizinin yeni raporu, ilimizin önde gelen üretim alanlarından biri olan hayvancılığı kapsamlı biçimde inceleyen “Kastamonu İli Hayvancılığının Mevcut Durumu, Gelecek Perspektifi ve Stratejik Yol Haritası” başlığıyla yayımlandı.
Üniversitemiz Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Murat Polat, Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Güngören ve Dr. Öğr. Üyesi Veysel Doğan tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu hayvancılığının 2004–2024 dönemindeki 20 yıllık seyri TÜİK verileri üzerinden analiz edildi. Çalışmada, ilin hayvansal üretim potansiyeli ile birlikte sektörde karşılaşılan yapısal sorunlar ayrıntılı biçimde ortaya konuldu.
Hayvan Varlığında Durağanlık ve Bölgesel Ayrışma
Rapora göre, Türkiye genelinde sığır varlığı son 20 yılda yaklaşık %67,8 oranında artış gösterirken, Kastamonu’da hayvan sayısındaki değişimin sınırlı kaldığı görülüyor. 2004 yılında 257.481 olan sığır sayısı, 2024 yılı itibarıyla 264.444 başa ulaştı. Manda yetiştiriciliğinde ise ülke genelindeki artış eğiliminin aksine, Kastamonu’da manda varlığının 2004’te 1.502 iken 2024’te 1.019 başa düştüğü tespit edildi.
Küçükbaş hayvancılıkta da benzer bir tablo dikkat çekiyor. Türkiye genelinde koyun varlığı önemli ölçüde artarken, Kastamonu’da 2004 yılında 79.497 olan koyun sayısı 2024’te 57.666 başa geriledi. Raporda bu düşüş; genç nüfusun çobanlık faaliyetlerinden uzaklaşması, düşük gelir düzeyi ve mera yönetiminde yaşanan sorunlarla ilişkilendiriliyor.
Süt Üretiminde Bölgesel Ölçekte Öne Çıkıyor
Hayvan sayısındaki durağanlığa rağmen Kastamonu’nun süt üretiminde bölgesel ölçekte dikkat çeken bir performans sergilediği raporda vurgulanıyor. Verilere göre il, Karadeniz Bölgesi’ndeki toplam sığır sütü üretiminin yaklaşık %12,7’sini tek başına karşılıyor. Kastamonu, Karadeniz Bölgesi ortalamasının (endeks 154) üzerinde bir gelişim göstererek (endeks 175) bölgesel üretimde belirgin bir konumda yer alıyor.
Arıcılık faaliyetlerinde de artış eğilimi dikkat çekiyor. 2004 yılında 47.904 olan kovan sayısının, 2024 itibarıyla 88.665’e yükseldiği belirtiliyor.
Stratejik Yol Haritası ve Geleceğe Yönelik Öneriler
Raporda, hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği için somut politika ve uygulama önerilerine yer veriliyor. Küçük ölçekli aile işletmelerinin modernizasyonu, yem bitkileri üretiminin artırılması ve yerel gen kaynaklarının korunması öncelikli başlıklar arasında bulunuyor. Ayrıca iklim değişikliği, yüksek girdi maliyetleri ve kırsal nüfusun yaşlanması gibi risklere karşı dijital yönetim sistemlerinin yaygınlaştırılması ve genç nüfusun sektöre yönlendirilmesinin önemine dikkat çekiliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, rapora ilişkin değerlendirmesinde, Kastamonu Raporları dizisinin Üniversitemizin akademik bilgi birikimini kentin ihtiyaçlarıyla buluşturan önemli bir çalışma olduğunu ifade etti.
Hayvancılık raporunun Kastamonu’nun üretim kapasitesini ve sektördeki temel sorunları bilimsel veriler ışığında ortaya koyduğunu belirten Rektörümüz, “Bu rapor, ilimizin hayvancılık alanındaki mevcut durumunu ortaya koyarken aynı zamanda geleceğe yönelik uygulanabilir bir yol haritası sunmaktadır” dedi.
Rektörümüz, yerel kalkınmayı önceleyen, veri temelli ve uygulamaya dönük bilimsel çalışmaları sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı.
Rapora buradan ulaşabilirsiniz.
Karadeniz Otizm Federasyonu tarafından sunulan ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Kastamonu Üniversitesi tarafından yürütülen “Güçlü Baba, Güçlü Özel Birey” projesinin kapanış programı, Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programa; Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Yavuz Şimşek, Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, özel gereksinimli bireyler ve aileleri katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Karadeniz Otizm Federasyonu Başkanı ve Özel Bireyler ve Aileleri Derneği Başkanı Huriye Boyraz, projenin Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayarak, başta babalar olmak üzere projeye katkı sunan herkese teşekkür etti. Boyraz, zorlu çalışma koşullarına rağmen etkinliklere katılım sağlayan babaların gösterdiği özverinin son derece kıymetli olduğunu ifade etti.
Programda konuşan Taşköprü İlçe Millî Eğitim Müdürü Ahmet Şirin, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal uyum açısından taşıdığı role dikkat çekerek, gönüllülüğün bu alandaki önemini vurguladı. Projenin, babaların sürece daha aktif katılımını teşvik etmesi bakımından önemli bir farkındalık çalışması olduğunu belirtti.
Şirin’in ardından söz alan “Güçlü Baba, Güçlü Özel Birey” projesi katılımcılarından Mustafa Kemal Bozkurt, proje sürecinde edindikleri deneyimlerin aile içi iletişime ve çocuklarıyla kurdukları bağa olumlu katkı sunduğunu ifade etti.
Konuşmaların ardından, proje sürecinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarından oluşan slayt gösterisi katılımcılara sunuldu.
Programda daha sonra Klinik Psikolog Gökhan Sönmez bir konuşma ve sunum gerçekleştirdi. Sönmez, özel gereksinimli bireylerin ailelerinde özellikle babaların yaşadığı duygusal süreçlere değinerek, baş etme becerileri, iletişim ve aile içi denge konularında değerlendirmelerde bulundu.
Ardından proje hakkında kapsamlı bir sunum yapan Proje Koordinatörü Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Havva Kaçan, çalışmanın Güçlü Anne – Güçlü Birey projesinde annelerden gelen talepler doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Babaların sürece daha fazla dâhil edilmesinin çocukların gelişimi ve aile içi uyum açısından önemli olduğunu vurgulayan Kaçan, proje kapsamında eğitim, sanat, kültür ve spor temelli atölyeler düzenlendiğini ifade etti. Atölyelerin büyük bölümünün babaların katılımını kolaylaştırmak amacıyla hafta sonları gerçekleştirildiğini söyledi.
Doç. Dr. Kaçan’ın konuşmasının ardından, özel bireyler tarafından Aydın Yöresi Efe Oyunu gösterisi sahnelendi. Gösteri katılımcılardan büyük beğeni toplarken, program baba ritim grubu tarafından gerçekleştirilen performansla devam etti.
Daha sonra kürsüye gelen İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Yavuz Şimşek, kamu ve sivil toplum iş birliğinin önemine değinerek, projenin sahadaki karşılığının son derece değerli olduğunu ifade etti. Ardından konuşma yapan Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, projede emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek, benzer çalışmaların desteklenmeye devam edeceğini belirtti.
Programda, proje süresince atölye çalışmalarında görev alan eğitmen ve akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Programda, Sağlık Bilimleri Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi Danyar Hergasov’un projeye özel yaptığı tablo Özel Bireyler ve Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz’a hediye edildi. Ayrıca proje kapsamında hazırlanan çalışmalardan oluşan sergi, katılımcıların ziyaretine açıldı.
Kapanış programı, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi hak sahipliğinde başvurusu yapılan ve Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Tor ile yüksek lisans mezunu Gökhan Kayacık’ın buluşçusu olduğu “Vidalama Tork Değeri Artırılmış Kayın Kontrplak Üretimi İçin Toz Haldeki Cam Lifi Takviyeli Fenol Formaldehit Tutkalı Karışımı” başlıklı patent, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
Patent, ahşap esaslı levha üretiminde kullanılan kontrplakların vidalama performansını artırmaya yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Geliştirilen tutkal karışımının, özellikle kayın kontrplak üretiminde teknik ve uygulamaya dönük katkılar sağlaması hedefleniyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin bilgi üretme ve bu bilgiyi tescilli çıktılara dönüştürme yönündeki çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü belirterek, “Akademik birikimin uygulamaya aktarılması açısından patent çalışmalarını son derece kıymetli buluyoruz. Üniversitemiz bünyesinde ortaya konulan bu tür nitelikli buluşlar, hem bilim dünyasına hem de ilgili sektörlere katkılar sunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Rektörümüz, patentin tescillenmesinde emeği geçen Prof. Dr. Önder Tor ve Gökhan Kayacık’ı tebrik ederek, akademik ve yenilikçi çalışmalarının devamını diledi.
Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Suat Yazan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Coğrafi Bilgi Üretimindeki Hegemonik İlişkilerin Zamansal ve Mekansal Analizi” projesi, TÜBİTAK 3501 – Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Proje, coğrafya disiplininde bilginin üretimi ve dolaşımında etkili olan Anglo-Amerikan merkezli yapının zamansal ve mekânsal boyutlarını incelemeyi amaçlıyor. Projede, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD ve Birleşik Krallık’ın akademik yayıncılık ve bilimsel standartlar üzerindeki belirleyici rolü, nicel veriler ışığında ele alınıyor.
Çalışma kapsamında, 2000–2025 yılları arasında yayımlanan ve alanında prestijli kabul edilen yedi uluslararası genel coğrafya dergisindeki makaleler bibliyometrik yöntemlerle analiz edilecek.
Proje, coğrafya disiplininde bilgi üretiminin jeopolitiğini zamansal ve mekânsal açıdan bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, alan yazına nesnel ve kapsamlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Elde edilecek bulguların, küresel coğrafi bilgi üretiminin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelere zemin oluşturması bekleniyor.
Projede, Doç. Dr. Erdem Bekaroğlu (Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü) ile Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Kurtar Anlı (Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü) araştırmacı olarak yer alıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, Üniversitemizde yürütülen bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası düzeyde karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Rektörümüz, genç akademisyenlerin özgün araştırmalarla alan yazına katkı sunmasının Üniversitemizin araştırma vizyonu açısından önemine dikkat çekti.
Rektörümüz ayrıca, projede emeği geçen proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Suat Yazan’ı ve araştırmacılar Doç. Dr. Erdem Bekaroğlu ile Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Kurtar Anlı’yı tebrik ederek, çalışmanın başarıyla tamamlanması temennisinde bulundu.
Kastamonu Üniversitesi, “Yaşlı ve Engelli Bireylerin Sağlığının Korunması ve Geliştirilmesinde Kastamonu Sağlık Turizmi Potansiyeli” başlıklı çalıştaya ev sahipliği yaptı.
19 Aralık 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayda, yaşlı ve engelli bireylerin sağlığının geliştirilmesi ve korunmasında güncel yaklaşımlar, Kastamonu’nun sağlık turizmi alanındaki potansiyeli çok yönlü olarak ele alındı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkadir Tuna, Tosya Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Orçun Çağlar Kurtuluş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Açılış konuşmasını, Çalıştay Başkanı ve Tosya Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Programı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Özdemir gerçekleştirdi.
Dr. Öğr. Üyesi Özdemir konuşmasında, yaşlı ve engelli bireylerin sağlığının korunması ve geliştirilmesinin sağlık, sosyal ve çevresel boyutları olan bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini vurguladı. Kastamonu’nun nitelikli sağlık altyapısı, doğal zenginlikleri ve insan odaklı yaklaşımıyla sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Açılış programının ardından çalıştay, oturumlarda ele alınan konu başlıklarıyla devam etti. İlk oturum, Prof. Dr. Nimet Ovatoylu ve Doç. Dr. Filiz Özel Çakır’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Bu oturumda Hem. Ayşe Gül Kale “Yaşlılık, Değişen Yaşam Dinamikleri ve Huzurevleri”, Doç. Dr. Ayla Demirtaş ise “Yaşlı Bireylerin Güçlendirilmesinde Hemşirelik Uygulamaları” başlıklı sunumlarıyla yer aldı.
İkinci oturum, Prof. Dr. Özlem Ovayolu başkanlığında, Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Özdemir’in oturum başkan yardımcılığında yapıldı. Oturumda Doç. Dr. Havva Kaçan “Özel Bireyler İçin Toplumsal Yapının Geliştirilmesi”, Prof. Dr. Gülendam Karadağ ise “Engellilikte Sağlık: Koruyucu, Destekleyici ve Geliştirici Güncel Yaklaşımlar” başlıklı sunumlarıyla katkı sundu.
Öğle arasının ardından gerçekleştirilen son oturum, Prof. Dr. Serap Parlar Kılıç başkanlığında, Prof. Dr. Gülendam Karadağ’ın oturum başkan yardımcılığında gerçekleştirildi. Bu oturumda Dr. Öğr. Üyesi Hakkı Çılgınoğlu adına Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Özdemir “Kastamonu Sağlık Turizmi Potansiyeli”, Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Arabacı “Yaşlı Bireyler İçin Sağlık Turizmi” ve Dr. Öğr. Üyesi Kerim Güney “Kastamonu Doğasında Gelen Şifanın Yaşlı ve Engelli Sağlığındaki Yeri” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.
Kastamonu Üniversitesi Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi, üniversitenin Kültür Sanat Uygulama Topluluğu iş birliğiyle “ANKA” adlı kültür sanat dergisini yayın hayatına kazandırdı. Yerel bir süreli yayın olarak hazırlanan dergi, öğrenci odaklı yapısıyla dikkat çekiyor.
Derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni olan Doç. Dr. Zeki Gürel, ilk sayıda kaleme aldığı “Yeni Birliktelikler İçin” başlıklı yazısında, ANKA’nın çıkış amacını Kastamonu’nun kültürel birikimini görünür kılmak ve üniversite ile şehir arasında kalıcı bir kültür sanat köprüsü kurmak olarak ifade etti. Mitolojide “küllerinden yeniden doğuşu” simgeleyen ANKA’nın, Kastamonu’nun kültür ve edebiyat hayatında yeni bir birlikteliğe kapı aralaması hedefleniyor.
Kültür Sanat Etkinlikleri ANKA’da Bir Arada
ANKA’nın ilk sayısında, 2025 yılı içerisinde Kastamonu’da düzenlenen önemli kültür sanat etkinliklerine geniş yer verildi.
“Kastamonu Şair ve Yazarları Sempozyumu-I”, “Kastamonu Üniversitesi Yaşayan Müze ve Şehir Arşivi”nin açılışı, “Ilgaz Şiir Akşamları-I” ve “Zamanın Renkleri Şiir Yarışması-I” gibi etkinliklere ilişkin konuşmalar, değerlendirmeler ve metinler dergide yer aldı.
Dergide; Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kerem Seven ile Doç. Dr. Zeki Gürel’in konuşmalarının yanı sıra; mülakatlar, şiirler, hikâye, masal, gezi yazısı ve sanat çalışmaları da bulunuyor. Üniversite öğrencileri, lise öğrencileri, öğretmenler ve akademisyenler aynı sayfalarda buluşuyor.
Tamamı Kastamonu Odaklı Bir Yayın
Reklamsız olarak hazırlanan ANKA’nın kapak görselinde ressam Ramiz Netovkin’in Kastamonu tablosu yer alırken, dergi içeriğinde Kastamonu’nun tarihî, kültürel ve edebî birikimine odaklanan yazılar öne çıkıyor. İlk sayının son yazısı ise Cumhuriyet dönemi yazarlarından İbrahim Alaettin Gövsa’nın “Kalem” başlıklı metni oldu.
Yılda iki sayı (Bahar ve Güz) olarak yayımlanması planlanan ANKA Kültür Sanat Dergisi, yaparak-yaşayarak öğrenmeyi esas alan, eğitim ve sosyal sorumluluk amaçlı yerel bir süreli yayın olarak okurla buluştu.
Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çocuk Evleri Sitesi’nden hizmet alan 4–8 yaş grubu çocuklara yönelik bir etkinlik düzenlendi.
18 Aralık 2025 tarihinde Üniversitemiz Bebek ve Çocuk Kütüphanesi’nde, akademik danışmanlığını Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk’ün yapmakta olduğu Okul Öncesi Eğitimi Topluluğu iş birliği ile gerçekleşen etkinlik kapsamında, Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencileri tarafından “Renk Canavarı” isimli çocuk tiyatrosu sahnelendi.
Tiyatro gösteriminin ardından düzenlenen oyun etkinliği ve “Renk Canavarı” temalı sanat etkinliği ile çocuklar eğlenceli vakit geçirdi. Yaş gruplarına uygun olarak planlanan oyunlarla çocukların sosyal etkileşimlerine katkı sağlanırken, sanat etkinliğinde ise çocuklar renkler ve duygular üzerine çalışmalar yaparak duygu dünyalarını yaratıcı bir biçimde ifade etme imkânı buldu.
Düzenlenen etkinlik hakkında konuşan Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk, öğretmen adayları ile birlikte hazırladıkları tiyatronun ilk gösterimini Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile işbirliği içinde yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Doç. Dr. Ata Aktürk, “Duygular teması üzerine kurgulanan bu etkinlikle, çocukların duygularını fark etmelerini, sosyal etkileşimlerini geliştirmelerini ve keyifli bir öğrenme ortamında bulunmalarını amaçladık. Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak toplumsal sorumluluk bilinciyle bu tür çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Uluslararası İpekyolu Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu. Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım, yönetmenliğini üstlendiği “Kudret” filmiyle En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerine layık görüldü.
İpekyolu Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı tarafından; Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SETEM) öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen festivalin ödül töreni, Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirildi. Geceye, Yönetmen Mesut Uçakan’a verilen SETEM Emek Ödülü ile “Kudret” filminin elde ettiği başarılar damga vurdu.
Kurmaca Dalında En İyi Film: Kudret
Ulusal Kurmaca Film Kategorisi’nde “Kudret” filmiyle Mehmet Oğuz Yıldırım, En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazandı. Aynı filmle Nusret Emre Bilgin En İyi Görüntü Yönetmeni, Fırat Kaymak ise En İyi Erkek Oyuncu ödülüne değer görüldü.
Rektörümüzden Tebrik
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Uluslararası İpekyolu Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerine layık görülen Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım’ın elde ettiği başarının Üniversitemiz adına memnuniyet verici olduğunu ifade etti.
Başarılarından dolayı Arş. Gör. Yıldırım’ı tebrik eden Rektörümüz, sinema alanında ortaya konulan bu başarının öğrencilerimize ilham kaynağı olacağını vurgulayarak emeği geçen tüm ekip üyelerini de tebrik etti.
Yıldırım’dan Teşekkür
Ödüllerin ardından değerlendirmede bulunan Mehmet Oğuz Yıldırım, “Kudret” filminin Uluslararası İpekyolu Film Festivali’nde ödüle layık görülmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, bu başarının bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu ifade etti. Yıldırım, Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal başta olmak üzere Üniversitemiz yönetimine ve festivale katkı sunan herkese teşekkür etti.
Ödül töreni, En İyi Film seçilen Kudret filminin gösterimi ve ardından festival ekibi, ödül alanlar ve davetlilerin katıldığı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) arasında imzalanan “Meslek Yüksekokulları Eğitim İş Birliği Protokolü” kapsamında, Rektörlük Toplantı Salonunda Üniversite Protokol Yürütme Toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya; Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, meslek yüksekokulu temsilcileri ile eşleştirme yapılan oda/borsaların temsilcileri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Mehmet Atalan, YÖK–TOBB iş birliği çerçevesinde yürütülen programın amacı, kapsamı ve uygulama süreci hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Programın, meslek yüksekokulları ile iş dünyası arasındaki etkileşimi artırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu belirten Prof. Dr. Atalan, bu iş birliğinin temel amacının akademi ile sanayi arasındaki bağı pekiştirmek ve mezun öğrencilerin iş dünyasına donanımlı bir şekilde katılmalarını sağlamak olduğunu ifade etti.
Toplantı kapsamında protokole ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Sunumun ardından; oda ve borsalarla eşleştirilen Kastamonu MYO, Taşköprü MYO, İnebolu MYO, Tosya MYO ve Araç Rafet Vergili MYO temsilcileri, protokol kapsamında yürüttükleri çalışmalar hakkında detaylı bilgi paylaştı. Toplantının devamında mevcut çalışmalar, yürütülen faaliyetler ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar ele alındı.
Toplantının sonunda söz alan KATSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacına dikkat çekerek üniversite-sanayi iş birliğinin yerel kalkınmadaki önemine değindi.
Üniversite ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin sürdürülmesinin gerekliliğini vurgulayan Fındıkoğlu, meslek yüksekokullarına yönelik çalışmalarda KATSO olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi'nde, "15 Aralık Dünya Dili Türkçe Günü” olarak kabul edilmesi sebebiyle Türkçenin kültürel mirastaki yerini ve toplumsal önemini vurgulamak amacıyla kampüs genelinde iki ayrı etkinlik gerçekleştirdi.
Dünya Dili Türkçe Şenliği
15 Aralık 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen “Dünya Dili Türkçe Şenliği”; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi (KÜSAM), Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Topluluğu (KÜSAT) ile Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) iş birliğiyle düzenlendi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeoğlu, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Rabia Aktaş, KÜSAM Müdürü Doç. Dr. Zeki Gürel, akademik personel ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan KÜSAM Müdürü Doç. Dr. Zeki Gürel, Türk dilinin millet hayatındaki belirleyici rolüne vurgu yaptı. Türkçenin tarih boyunca kültürün, düşüncenin ve ortak hafızanın taşıyıcısı olduğunu ifade eden Gürel, Türk dünyasında yürütülen ortak dil ve alfabe çalışmalarının önemine dikkat çekti.
TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeoğlu ise Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını; milletin hafızasını ve dünyayı algılama biçimini yansıtan temel unsur olduğunu belirtti. Türkçenin uluslararası düzeyde öğretilen güçlü bir dünya dili olduğunu vurgulayan Hasdedeoğlu, 15 Aralık’ın “Dünya Dili Türkçe Günü” olarak kabul edilmesinin bu sürecin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Konuşmaların ardından KÜSAT Halk Dansları Ekibi’nin gösterisi izleyicilerden büyük beğeni topladı. Program kapsamında öğrencilerimiz ve TÖMER’de eğitim gören öğrencilerimiz tarafından şiir dinletileri ve müzik performansları gerçekleştirildi. Etkinlik, KÜSAM Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Osman Eroğlu’nun seslendirdiği eserlerle devam ederken, programın sonunda katkı sunan öğrenci ve akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi.
Bin Yıllık Nefes: Türkçenin Zenginliği
Dünya Dili Türkçe Topluluğu tarafından yürütülen proje kapsamında desteklenen “Bin Yıllık Nefes: Türkçenin Zenginliği” adlı proje ise Üniversitemiz Kuzeykent Yerleşkesinde hayata geçirildi.
Proje kapsamında, Eğitim Fakültesi girişinden Ana Kampüs girişine kadar uzanan yaklaşık 1 kilometrelik güzergâh boyunca, yabancı kökenli kelimelerin Türkçe karşılıklarını içeren 100 adet pankart asıldı. “Dilimiz kimliğimizdir” anlayışıyla hazırlanan pankartlar, Üniversitemiz öğrencileri ve kampüs güzergâhını kullanan vatandaşların yoğun ilgisini çekti.
Türkçenin kültürel miras içindeki yerine ve toplumsal önemine vurgu yapan çalışma ile günlük hayatta sıkça kullanılan yabancı kelimelerin Türkçe karşılıkları hatırlatılarak ana dil bilincinin desteklenmesi hedeflendi. Kampüsü adeta açık hava dil sergisine dönüştüren proje, Türkçenin yaşayan ve kendini yenileyen bir dil olduğunu da görünür kıldı.
Kastamonu Üniversitesi, doğa koruma ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğine dikkat çekmek amacıyla bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Yaban Hayatını Tehdit Eden Unsurlar” başlıklı panel 15 Aralık 2025 tarihinde Kastamonu Üniversitesi Teknokent Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Etkinliğe Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa ve Milli Parklar X. Bölge Müdürü Ali Bozkurt, Kastamonu Şube Müdürü Yalçın Uyanık, akademisyenler ve alan uzmanları katıldı. Yaban hayatının karşı karşıya olduğu tehditlerin çok yönlü biçimde ele alındığı programın moderatörlüğünü Orman Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Ugış üstlendi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programın açılış konuşmasını yapan Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür, panel ve çalıştayların öğrenciler açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gür, “Bugün gerçekleştirilen bu tür etkinlikler, eğitim hayatınız boyunca edindiğiniz teorik bilgilerin uygulamadaki karşılıklarını görmeniz açısından son derece kıymetlidir. Sahaya indiğinizde içinde bulunduğunuz disiplinin ne denli geniş bir etki alanına sahip olduğunu daha net fark ediyorsunuz. Bu nedenle bu süreçleri yakından takip etmeniz büyük önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Gür’ün ardından söz alan Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Ugış, belirli türlerin korunmasının ötesinde, orman ekosistemlerinin sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin devamlılığı ve insan-çevre ilişkisinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Ugış, yaban hayatının habitat kaybı ve parçalanması, iklim değişikliği, yasa dışı avcılık, altyapı ve arazi kullanım baskıları, istilacı türler ve artan insan etkisi gibi çok sayıda tehditle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Oturumun ilk konuşmasını gerçekleştiren Doç. Dr. Özkan Evcin, yaban hayvanlarının ekosistem içindeki kritik rollerine değinerek, biyolojik çeşitliliğin korunmasının yalnızca doğa için değil, insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından da hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Doç. Dr. Evcin, üniversitelerin bu alandaki bilimsel sorumluluğuna vurgu yaptı.
Ardından kürsüye çıkan Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Kıraç, insan faaliyetlerinin doğal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Habitat kaybı, iklim değişikliği ve plansız arazi kullanımının yaban hayatı üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını ifade eden Doç. Dr. Kıraç, bilim temelli koruma politikalarının önemine değindi.
Doç. Dr. Kıraç’ın ardından söz alan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden Veteriner Hekim Gökhan Yılmaz, sahada edinilen deneyimlerden örnekler sunarak, yaralı yaban hayvanlarının rehabilitasyonu, kaçak avcılıkla mücadele ve yürütülen koruma faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Yılmaz, kurumlar arası iş birliğinin koruma çalışmalarındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Programda son olarak konuşan Dr. Öğr. Üyesi Kerim Güney, insan-yaban hayatı etkileşiminin artmasıyla ortaya çıkan sorunlara değinerek, insan-yaban hayatı çatışmalarının önlenmesine yönelik çözüm önerilerini paylaştı. Güney, özellikle farkındalık ve eğitim çalışmalarının bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Katılımcıların ilgiyle takip ettiği etkinlik, günün anısına yapılan fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi, sağlık teknolojileri alanındaki akademik katkılarını sürdürüyor. TÜBİTAK’ın 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen projede Üniversitemizden Öğr. Gör. Merve Özkan araştırmacı olarak yer alıyor.
“Temel Modeller Kullanılarak Histopatolojik Görüntüler Üzerinde Kolorektal Kanser Tespiti” başlıklı proje, Karabük Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özcan ile Üniversitemiz Taşköprü Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Öğretim Görevlisi Merve Özkan tarafından yürütülüyor. Aynı zamanda Karabük Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını sürdüren Merve Özkan, projede araştırmacı olarak görev alıyor.
Proje kapsamında, kolon kanseri tanısında kullanılan histopatolojik görüntüleri otomatik olarak analiz edebilen yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi geliştirilmesi hedefleniyor. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte kolon kanseri tanısında hızlı ve güvenilir sonuçlar sunabilecek yerli bir yapay zekâ altyapısının oluşturulması amaçlanıyor.
Geliştirilecek modelin, hücre yapılarındaki bozulmalar ve morfolojik değişimleri yüksek doğruluk oranıyla tespit etmesi; self-supervised learning (kendi kendine denetimli öğrenme) yöntemleri sayesinde patologların iş yükünü azaltarak tanı süreçlerine destek olması bekleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Üniversitemiz, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra sağlık ve teknoloji alanındaki araştırmalarını da sürdürmektedir. Bu proje, kanser tanısında yapay zekâ uygulamalarına yönelik nitelikli bir çalışma olarak hem akademik alana hem de sağlık hizmetlerine katkı sağlayacaktır. Akademisyenimize ve projede görev alan tüm akademisyenlere emeklerinden dolayı teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyoruz.”
Rektörümüz, geliştirilecek sistemin ilerleyen süreçte sağlık kurumlarına entegre edilebilecek bir yapıda olmasının beklendiğini belirterek, Üniversitemizin bilimsel araştırmalara verdiği desteğin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Ayrıca yükseköğretimde araştırma faaliyetlerine sundukları destekleri için YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine; proje desteklerinden dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkür etti.
Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen 2024–2025 ÜNİDES (Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı) kapsamında, destek almaya hak kazanan ve faaliyetlerini başarıyla tamamlayan Kastamonu Üniversitesi Öğrenci Toplulukları için başarı belgesi takdim töreni düzenlendi.
Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda geniş bir katılımla gerçekleştirilen törene; Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, Üniversitemiz Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, gençlik liderleri, topluluk danışmanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Programda, ÜNİDES kapsamında hayata geçirilen projelerin öğrencilerimizin, sosyal hayata ve il geneline sunduğu katkılar vurgulandı.
Dönem boyunca proje süreçlerini başarıyla tamamlayan öğrenci topluluklarına başarı belgeleri takdim edildi. Öğrenciler, projeler sayesinde hem saha deneyimi kazandıklarını hem de ekip çalışması, liderlik ve toplumsal sorumluluk alanlarında kazanımlar elde ettiklerini ifade etti.
Üniversitemiz, 2024–2025 döneminde ÜNİDES programında dört dönem boyunca toplam 86 projenin destek almasını sağlayarak, İstanbul ve Ankara’nın ardından en fazla projesi onaylanan üçüncü il konumuna ulaştı. Tören, hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.
Projelerde görev alan tüm öğrenci topluluklarımızı kutluyor, bu başarıların yeni dönemlerde de artarak sürmesini temenni ediyoruz.
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı Arş. Gör. Seda Çalık yürütücülüğünde TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında hazırlanan “Biçimlendirici Değerlendirme Odaklı Mesleki Gelişim Programına Katılan Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Sınıf İçi Uygulamalarının İncelenmesi” başlıklı proje destek almaya hak kazandı.
12 ay sürecek projenin danışmanlığını Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Murat Pektaş ile Gazi Üniversitesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Salih Ateş yapıyor.
Projeyle fen bilimleri öğretmenlerinin sınıflarında biçimlendirici değerlendirmeyi daha etkili kullanabilmelerine yönelik özgün bir mesleki gelişim programı geliştirmeyi amaçlıyor.
Program kapsamında hazırlanan uygulama ve materyallerin dijital ortama aktarılarak tüm öğretmenlerin erişimine açılması hedefleniyor. Böylece öğretmenlerin sınıf içi değerlendirme uygulamalarını güçlendirmelerine katkı sağlayacak kapsamlı bir dijital materyal havuzu ile Türkiye genelindeki tüm fen bilimleri öğretmenlerine yönelik bir kullanım rehberi hazırlanacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyi değerlendirdiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Üniversitemizin öğretmen eğitimine yönelik akademik katkılarının her geçen gün artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu proje, hem fen bilimleri öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarını geliştirmeye hem de ülkemizde biçimlendirici değerlendirme kültürünün yaygınlaşmasına katkılar sağlayacaktır. Proje ekibini tebrik ediyor, çalışmalarının bilim dünyasına ve eğitim alanına değerli çıktılar sunmasını diliyorum."
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkür ederken; üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi yürütücülüğünde, Erasmus+ Yetişkin Eğitiminde İş birliği Ortaklıkları kapsamında desteklenen “Ev Pansiyonculuğu Eğitim Modülü ile Sürdürülebilir Kırsal Kalkınmayı Destekleme ve Dijital Avrasya Yemek Kitabı Geliştirme” başlıklı projenin kapanış toplantısı, 09 Aralık 2025 tarihinde Mevlüt Beyribey Konukevi’nde gerçekleştirildi.
24 ay süren ve toplamda 250 bin Euro destek alan proje, proje çıktılarının tanıtımı, katılımcı sertifikalarının takdimi ve proje sürecine ilişkin değerlendirmeleri içeren etkinlik programıyla tamamlandı.
Üniversitemizin yanı sıra İtalya’dan Benevento Sannio Üniversitesi, İspanya’dan Sevilla Üniversitesi ve Norveç’ten Stavanger Üniversitesi’nin ortak olduğu projede 1000 kursiyer Çevrimiçi Ev Pansiyonculuğu eğitim modülünde eğitime katılarak sertifika aldı. Ayrıca proje kapsamında 80 yöresel yemek tarifi sisteme kazandırıldı.
Toplantıya, Proje Yürütücüsü Dr. Nagihan Çakmakoğlu Arıcı, çok sayıda akademisyen, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrenci katıldı.
Saygı duruşu İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantının açılış konuşmasını Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Nagihan Çakmakoğlu Arıcı gerçekleştirdi.
Doç. Dr. Çakmakoğlu Arıcı, projenin bölgesel kalkınmaya yaptığı katkıya dikkat çekerek bu proje ile hem ev pansiyonculuğu alanında uygulanabilir bir eğitim modülü geliştirdiklerini hem de kültürel gastronomi mirasını dijital bir platformda kayıt altına aldıklarını ifade etti. Ayrıca Doç. Dr. Çakmakoğlu Arıcı kırsal turizmin sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi için yerel halkın güçlendirilmesini çok önemsediklerini söyleyerek çalışmanın sonuçlarını paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarının altını çizdi.
Etkinlik kapsamında proje sürecinde yer alan katılımcılara belgeleri takdim edildi. Etkinlik, yemek programı ve günün anısına fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi’nin, TÜBİTAK – 3005 Sosyal ve Beşerî Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan “Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paphlagonia Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti'nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi” başlıklı proje destek almaya hak kazandı.
Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim tarihi bakış açısıyla kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor.
Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel bağlamı disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşerî bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, bu projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor.
Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık–gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak.
Projede Üniversitemiz başta olmak üzere farklı üniversitelerden alanında uzman araştırmacılar yer alıyor. Yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yaptığı projede Üniversitemizden Prof. Dr. Yavuz Unat, Dr. Öğr. Üyesi Tuba Uymaz, Dr. Öğr. Üyesi Sinem Demir, Dr. Öğr. Üyesi Okan Demir, Dr. Öğr. Üyesi Suat Yazan, Öğr. Gör. Samet Doğan ve Arş. Gör. Dr. Göknur Çetinkaya; Harran Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Buğra Kara; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Elif Ela Erberk; Karabük Üniversitesi’nden ise Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük araştırmacı olarak görev alıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:
“Üniversitemizin bilimsel faaliyetlerine katkı sunan bu çalışmanın TÜBİTAK tarafından desteklenmesi bizleri memnun etmiştir. Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin bilim tarihi açısından yeniden yorumlanması, bölgenin kültürel mirasına da değerli katkılar sunacaktır. Projenin yürütücüsü Dr. Ömer Fatih Tekin başta olmak üzere tüm araştırma ekibine emekleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkür ederken; üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Tekin’in hazırladığı “Toplumsal Duyarlılıkta Gönüllü Gençler Yetiştiriyoruz” başlıklı proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen “Gönüllüyüz Biz Destek Çağrısı” kapsamında destek almaya hak kazandı.
Sosyal kapsayıcılık ve erişilebilirlik; toplumsal esenlik ve sağlıklı yaşam ile afet bilinci ve insani yardım temaları odağında hazırlanan proje, Üniversitemiz öncülüğünde bir iş birliğini de beraberinde getiriyor. Projenin paydaşları arasında AFAD Kastamonu İl Müdürlüğü, Kastamonu Yeşilay Şubesi ve Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği bulunuyor.
2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi sonuna kadar yürütülecek proje kapsamında, öğrencilerimizin gönüllülük bilincini desteklemeye yönelik çeşitli eğitimler, uygulamalı çalışmalar ve farkındalık etkinlikleri yürütülecek.
Proje ile gençlerde afet ve insani yardım süreçlerine katılım isteğinin artırılması, ayrıca özel bireyler ile bağımlılıkla mücadele eden bireylerin toplumsal yaşama entegrasyonuna destek olunması hedefleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Üniversitemizin toplumsal sorumluluk alanında yürüttüğü çalışmalara değer katacak bu projenin desteklenmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Projenin hazırlanmasında emeği geçen Doç. Dr. Erol Tekin’e, paydaş kurumlarımıza ve gönüllü katkı sunacak tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Gençlerimizin gelişimine yönelik sağlanan kıymetli desteklerinden dolayı Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a da şükranlarımızı sunuyoruz."
Rektörümüz, afet bilinci, insani yardım, sosyal kapsayıcılık ve sağlıklı yaşam gibi alanlarda farkındalık kazanan gençlerin geleceğimiz adına bir yatırım olduğunu ifade ederek; Üniversitemizin toplumun her kesimine dokunan projelere destek vermeyi sürdüreceğini belirtti.
Kastamonu Üniversitesi’nde 8–9 Aralık 2025 tarihlerinde “Yeşil Veri: Ormancılıkta Dijital Dönüşüm için Coğrafi Bilgi Tabanlı Çözümler Çalıştayı” gerçekleştiriliyor.
Kastamonu Teknokent Ilgaz Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik, Üniversitenin Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından organize edilirken, Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından destekleniyor.
Çalıştay, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) teknolojilerinin orman kaynaklarının izlenmesi, korunması, planlanması ve sürdürülebilir yönetimine sunduğu katkıları; akademi, kamu ve özel sektör iş birliğiyle çok yönlü biçimde ele almayı amaçlıyor. Mekânsal veri yönetimi, lidar teknolojileri, yapay zekâ destekli analizler, veri paylaşımı ve kurumsal entegrasyon gibi kritik başlıkların tartışıldığı etkinlik; Türkiye genelindeki orman fakültelerinden akademisyenleri, ilgili kamu kurumlarının uzmanlarını ve sektör temsilcilerini bir araya getiriyor.
8 Aralık 2025’te Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşmalarıyla devam etti. Programın ilk konuşmasını, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Çalıştay Yürütücüsü Doç. Dr. Emre Aktürk yaptı.
Doç. Dr. Aktürk konuşmasında, orman kaynaklarının etkin, hızlı ve bütüncül biçimde yönetilebilmesi için dijital araçlara ve mekânsal verilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Dört farklı orman fakültesinin katılımıyla yürütülen ortak çalışmanın, sürdürülebilir politikaların oluşmasına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Veri temelli yaklaşımın artık bir seçenek değil, sürdürülebilir orman yönetiminin zorunlu bir bileşeni olduğunu ifade eden Doç. Dr. Aktürk, “Data çağında coğrafi veriyi analiz eden, şeffaflaştıran ve sürdürülebilir hâle getiren kurum ve kuruluşlar; orman yönetiminden iklim değişikliğiyle mücadeleye, afet risk azaltmadan tabiat turizmine kadar pek çok alanda oyunu değiştirecek güce sahiptir” dedi.
Doç. Dr. Aktürk’ün ardından söz alan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Akın Kısa, kurumun yapısı ve çalışma alanları hakkında katılımcılara bilgi verdi. 2011’de kurulan genel müdürlüğün, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin ürettiği verileri organize etmek, standartlaştırmak ve tek bir kanal üzerinden erişilebilir hâle getirmeyi amaçladığını belirtti. 2015–2017 yılları arasında yürütülen mevzuat çalışmalarının, verilerin nasıl elde edileceği ve yönetileceği konusunda önemli standartlar oluşturduğunu ifade eden Dr. Kısa, şeffaf ve erişilebilir veri üretmenin temel hedefleri olduğunu vurguladı. Veri yönetiminde insan kaynağının önemine dikkat çeken Dr. Kısa, “Veriyi toplamak kadar onu yönetecek nitelikli uzmanlara sahip olmak da kritik önemdedir. Bu konuda Türkiye’de farkındalık oluşturmak için çalışmalarımız sürüyor” dedi. Ayrıca orman fakültesi öğrencileri başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliğine açık olduklarını belirterek katılımcıları Genel Müdürlüğe davet etti.
Dr. Kısa’nın ardından söz alan Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi Ölçme Bilgisi ve Kadastro Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Ateşoğlu, günümüzde takip teknolojileri, yüksek çözünürlüklü uydu sistemleri, drone tabanlı gözlem mekanizmaları ve yapay zekâ destekli analizlerin orman yönetiminde köklü bir dönüşüm yarattığını ifade etti. Teknolojilerin doğru planlanması ve kurumlar tarafından etkin kullanılması gerektiğini vurgulayan Ateşoğlu, bilimsel yaklaşımların desteklediği bu teknolojilerin sürdürülebilir orman politikalarının temelini oluşturduğunu söyledi.
Açılış konuşmalarının ardından katılımcılara ön değerlendirme anketi uygulandı. Sonrasında gerçekleştirilen “Mekânsal Teknolojilerde Sürdürülebilir Orman Yönetimi” başlıklı oturumun başkanlığını Prof. Dr. Arif Oğuz Altunel üstlendi.
Oturumda Doç. Dr. Can Vatandaşlar, “Türkiye’de CBS ve Uzaktan Algılama’nın Ormancılıktaki Tarihsel Gelişimi” sunumuyla teknolojilerin gelişim sürecini aktardı. Doç. Dr. Uzay Karahalil ise “Ormancılıkta Kullanılabilecek Güncel Veri Kaynakları ve Yeni Ufuklar” başlıklı sunumuyla yeni veri kaynaklarının uygulama alanlarını değerlendirdi. Oturumda mekânsal teknolojilerin sürdürülebilir orman yönetimindeki rolü ve teknoloji odaklı planlama yaklaşımları detaylı şekilde ele alındı.
Çalıştayın ikinci gününde “Yeni Nesil Teknolojiler ve Kurumlar Arası İş Birlikleri” konulu oturumun başkanlığını Prof. Dr. Ayhan Ateşoğlu üstlenecek. Prof. Dr. Ateşoğlu, “Yeryüzünün İzinde: Dijital Gözlem Teknolojileriyle Mekânsal Veri Üretimi ve Doğa Tabanlı Çözümler” başlıklı sunumunda yeni dijital gözlem teknolojilerinin doğa tabanlı uygulamalara sağlayacağı katkıları ele alacak.
Oturumun devamında Doç. Dr. Celalettin Duran, Doç. Dr. Emre Aktürk ve Dr. Öğr. Üyesi Alper Bulut; yeni nesil gözlem teknolojilerinin kullanım alanları, veri üretim süreçleri, yapay zekâ destekli analiz modelleri ve bulut tabanlı çözümler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunacak. Panelistler ayrıca veri paylaşımı ve kurumsal entegrasyon modellerine ilişkin örnek uygulamaları da sunacak.
Çalıştay moderatörleri tarafından tüm oturum çıktıları bir araya getirilerek kapsamlı bir “Sonuç ve Değerlendirme Raporu” hazırlanacak.
Kastamonu Üniversitesi İhsangazi Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Doç. Dr. G. Ülke Çalışkan, Üniversitemiz Mühendislik-Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nuray Emin ve yüksek lisans mezunu öğrencimiz Havva Yazar tarafından geliştirilen “Postoperatif Adezyon Önleyici Bariyer Olarak Allium sativum L. Uçucu Yağı Yüklü Bi-fonksiyonel Sodyum-Alginat Film” başlıklı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
TÜBİTAK ARDEB-1001 desteğiyle yürütülen proje kapsamında geliştirilen sodyum alginat film yapıları, ameliyat sonrası intraabdominal adezyonların önlenmesinde yüksek başarı oranı gösterdi. Tescillenen biyomalzemenin sağlık bilimleri, biyomedikal mühendisliği, kimya, biyokimya, biyomühendislik, gıda ve tarım gibi pek çok alanda kullanılabilecek. Söz konusu buluş; cerrahi sonrası oluşabilen adezyonların önlenmesine yönelik geliştirilen yenilikçi bir biyomedikal çözüm sunuyor. Allium Sativum L. (sarımsak) uçucu yağının biyofonksiyonel özellikleri ile sodyum-alginat filmin biyouyumlu yapısının bir araya getirilmesi, tıbbi müdahalelerde kullanılabilecek yeni nesil bir bariyer malzemenin geliştirilmesine imkân tanıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent sürecinin tamamlanmasının Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine katkı sunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Üniversitemiz araştırmacılarının yerli ve yenilikçi biyomalzemeler geliştirmesi hem bilim dünyasına hem de ülkemizin teknolojik bağımsızlık hedeflerine büyük değer katmaktadır. Taşköprü Sarımsağı ve İnebolu algleri gibi bölgesel zenginliklerimizin bilimsel üretime dönüştürülmesi, üniversite olarak önemsediğimiz katma değerli ürün geliştirme vizyonumuzla tamamen örtüşmektedir. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı tebrik ediyorum.”
Rektörümüz ayrıca, AR-GE çalışmalarına verdikleri destekten dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi ve KEAH İşbirliğiyle Kalp Cerrahisinde Yeni Dönem: Kastamonu'da Bir İlk Gerçekleştirildi
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (KEAH), Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle kalp cerrahisinde bir başarıya daha imza atıldı. KEAH’ta ilk kez Minimal İnvaziv (küçük kesi ile) Kalp By-pass ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi.
Göğüs kemiği (sternum) kesilmeden, kaburgalar arasından açılan küçük bir kesiyle uygulanan bu modern cerrahi yöntem, hastalar için büyük avantajlar sunuyor. Bu teknik, ağrının azalmasına, iyileşme sürecinin hızlanmasına ve hastanede kalış süresinin kısalmasına imkân sağlıyor. Bu sayede hastalar, kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor.
Operasyon, Üniversitemiz Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Güler Gülsen Ersoy ve Dr. Öğr. Üyesi Nurcan Ayabakan Eski ile Op. Dr. Burak Bozkurt'tan oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirildi.
Daha önce yalnızca büyük şehirlerde uygulanabilen minimal invaziv by-pass tekniği, artık Kastamonu’da da güvenle uygulanabilir hale geldi. Bu gelişmeyle birlikte hastalar, ileri düzey kalp cerrahisi hizmetlerine kendi şehirlerinde ulaşma imkânı elde etti.
Ameliyat edilen 64 yaşındaki hasta M.N.’nin sağlık durumunun iyi seyrettiği ve kontrollerin ardından taburcu edildiği belirtildi. Minimal invaziv cerrahinin uygulanmaya başlamasıyla, vatandaşların bu tür tedaviler için başka illere gitmesine gerek kalmadan modern tıbbi hizmetlere ulaşması hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında “Özel Bireyler İçin Toplumsal Yapının Güçlendirilmesi” temalı bir etkinlik düzenledi. 4 Aralık 2025 Perşembe günü Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen programa, akademisyenler, öğrenciler, sivil toplum temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileriyle özel gereksinimli bireylerin katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, Prof. Dr. Abdülkadir Tuna, özel bireylerin toplumsal yaşama tam eşit ve etkin bir şekilde katılmalarını desteklemek zorunda olduklarını hatırlatarak özel birey olmanın bir eksiklik değil toplumsal düzenin eşitlikçi yaklaşımı ile ilgili bir durum olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Tuna, “Sağlık Fakültesi olarak bizler engelleri azaltmanın ancak bilimsel bilgi duyarlılık empati ve nitelikli insan gücüyle mümkün olduğunun bilincindeyiz” diyerek sözlerini sürdürdü. Prof. Dr. Tuna, özel bireylerin ihtiyaçlarını anlayan yaşan kalitesini arttırmak için çalışan sağlık kadrosu yetiştirmek temel görevleri olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.
Programın açılış konuşmalarını, Kastamonu Özel Birey ve Aileleri Dernek Başkanı ve Batı Karadeniz Otizm Federasyonu Başkanı Huriye Boyraz ile Türkiye Sakatlar Derneği Kastamonu Şube Başkanı Serhat Yolaşığmazoğlu yaptı. Konuşmacılar, özel bireylerin toplumsal yaşamda karşılaştığı güçlüklerin ancak tüm paydaşların katkılarıyla azaltılabileceğini ifade ederek daha kapsayıcı bir toplum için dayanışma çağrısı yaptı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında yer alan Hüseyin Üster Uygulama Okulu Müdürü Mihriban Yazıcı, özel gereksinimli çocukların eğitim süreçlerinde yaşanan güçlükler ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencisi Şerife Çim ise merkezdeki çalışmalar ve özel bireylerin sosyal hayata katılımı hakkında deneyimlerini dinleyiciler ile paylaştı.
Program, Hasan Efe Sarıcı ve Cengizhan Koç tarafından sahnelenen Aydın Efe oyunu gösterisiyle ve 4. Sınıf öğrencilerinin tiyatro gösterisi ile devam etti.
Programın panel bölümünde ise “Özel Gereksinimli Bireylerin Yaşadığı Sorunlar” ele alındı. Moderatörlüğünü Doç. Dr. Havva Kaçan’ın yaptığı panelde; hemşire Gülçin Gümüş Çalış, engelli iş koçu Nurcan Yargı ve sosyal hizmet uzmanı Eylem Aydın özel gereksinimli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimi, sosyal hayata katılımı ve istihdam süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Etkinlik kapsamında Hemşirelik Bölümü öğrencisi Daniyar Ergashov hazırladığı kompozisyonu dinleyiciler ile paylaştı.
Kastamonu Üniversitesi, küresel iklim değişikliğinin etkileri ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde yeşil ekonomi politikalarının ele alındığı bir panele ev sahipliği yaptı.
Orman Fakültesi, Ormancılık ve Tabiat Turizmi Alanında İhtisaslaşma Koordinatörlüğü ve Kastamonu Teknokent iş birliğiyle düzenlenen panel, 4 Aralık 2025 tarihinde Teknokent Binası’nda gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan etkinlik, akademisyenler, sektör temsilcileri, öğrenciler ve çevre politikalarına ilgi duyan birçok katılımcı tarafından yoğun ilgi gördü.
Açılış konuşmasını yapan Panel Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Alper Bulut, iklim değişikliğinin 21. yüzyılın en büyük küresel tehditlerinden biri hâline gelerek yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal açıdan ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Bulut, çevresel bozulma ile ekonomik büyüme arasındaki bağın koparılmasını amaçlayan yeni bir iktisadi yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, “Bu ihtiyaçtan doğan Yeşil Ekonomi kavramı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından toplumsal refah ve eşitlikten ödün vermeden çevresel zararları ortadan kaldıran bir ekonomi modeli olarak tanımlamaktadır” ifadelerini kullandı.
Dr. Öğr. Üyesi Bulut’un ardından konuşan Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür, panelin hem öğrenciler hem de akademik camia için değerli katkılar sağlayacağını belirtti. Prof. Dr. Gür, bilim insanlarının ele alacağı konuların alanın gelişimine ışık tutacağına inandığını ifade ederek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Dr. Öğr. Üyesi Bulut başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
Panelin ilk konuşmacısı Üniversitemiz Orman Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Bulut, üniversitelerin yeşil ekonomi politikalarının geliştirilmesi sürecinde bilimsel bilgi üreten, yenilikçi çözümler geliştiren ve toplumu bilinçlendiren öncü kurumlar olduğunu belirterek, sürdürülebilirlik odaklı projelerin artırılması ve üniversite–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Devlet Toksoy, iklim değişikliğinin ekosistemler üzerinde yarattığı tahribata dikkat çekerek yeşil ekonomi politikalarının sürdürülebilir ekonomik büyümenin temel şartı hâline geldiğini dile getirdi. Prof. Dr. Toksoy, ormanların ve doğal kaynakların korunmasına dayalı doğa temelli çözümlerin ekonomik stratejilere mutlaka entegre edilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof.Dr. Toksoy’un ardından söz alan Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mahmut Bayramoğlu, yeşil ekonomiye geçişte doğru ve sürdürülebilir finansman modellerinin kritik bir role sahip olduğunu ifade etti. Kamu ve özel sektörün bu süreçte ortak mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bayramoğlu, karbon ayak izini azaltmaya yönelik ekonomik teşviklerin ülke politikalarında daha güçlü şekilde yer almasının önemine dikkat çekti.
Panelin son konuşmacısı olan Çankırı Karatekin Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Seda Erkan Buğday, iklim değişikliğinin tarım, sanayi ve enerji gibi temel sektörlerde köklü dönüşümleri zorunlu kıldığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Erkan- Buğday, yeşil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve çevre dostu iş modellerinin benimsenmesinin uzun vadeli ekonomik istikrar için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Etkinlik, günün anısına gerçekleştirilen fotoğraf çekimiyle tamamlandı.
Kastamonu Üniversitesi ile Kazakistan’daki Karaganda Buketov Üniversitesi arasında yürütülmesi planlanan “Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Ortak Tezli Yüksek Lisans Programı”, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylandı.
Üniversitemizin 14 Kasım 2025 tarihinde yaptığı başvuru, YÖK Yürütme Kurulu’nun 26 Kasım 2025 tarihli toplantısında değerlendirilerek ortak program açılması uygun bulundu.
İki üniversite arasında akademik iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak araştırmaların teşvik edilmesi ve kültürel etkileşimin artırılması amacıyla geliştirilen programdan çok sayıda öğrencinin yararlanması hedefleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, YÖK tarafından verilen onayın, Üniversitemizin uluslararasılaşma sürecine katkı sağlayan bir gelişme olduğunu ifade etti. Rektörümüz açıklamasında şunları söyledi:
“Karaganda Buketov Üniversitesi ile yürüttüğümüz bu ortak yüksek lisans programı, Türk dünyasının kültürel ve bilimsel birikimini akademik düzeyde buluşturan değerli bir iş birliğidir. Özellikle Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları alanında uzmanlaşmak isteyen öğrencilerimize iki üniversitenin akademik imkânlarından birlikte yararlanma fırsatı sunacağız.”
Programın hem öğrenci hem de öğretim üyesi hareketliliğini destekleyeceğini vurgulayan Rektörümüz, “Bu tür uluslararası ortak programlar, Üniversitemizin bilimsel kapasitesinin gelişmesine katkı sağlarken öğrencilerimize uluslararası nitelikte bir eğitim ortamı sunuyor.” ifadelerini kullandı.
Rektörümüz, sürece katkı sunan ve desteklerini sağlayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a, YÖK üyelerine ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen “Afet Dirençli Ekolojik Ahşap Yapılar Paneli”, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Kastamonu Teknokent Ilgaz Salonu’nda 2 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte, ahşap yapıların afetlere karşı dayanıklılığı ve sürdürülebilir mimarideki kritik rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen panelde, ahşabın sadece geleneksel bir malzeme olmadığı, aynı zamanda geleceğin şehirleri için stratejik bir önem taşıdığı vurgulandı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Panel Başkanı Doç. Dr. Emre Birinci, ahşabın hem ekolojik hem de mühendislik açısından sunduğu katkılara dikkat çekti. Birinci, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Ahşap, yalnızca geleneksel bir malzeme değil; aynı zamanda deprem başta olmak üzere afetlere karşı dirençli, çevreci ve geleceğin sürdürülebilir şehirlerinin önemli bir bileşenidir. Bilimsel ve sektörel iş birlikleriyle bu potansiyeli daha görünür kılmak istiyoruz.”
Panelde söz alan Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TORİD) Başkanı ve TOBB Orman Ürünleri Meclis Üyesi Göksel Korkmaz, sektörün mevcut durumuna dair önemli tespitlerde bulundu. Gerçekleştirdikleri anket çalışmalarına atıfta bulunan Korkmaz, hammadde kullanımında verimlilik sorunu yaşandığını ve yaygın bir denetim mekanizmasının bulunmadığını dile getirdi.
Korkmaz ayrıca, standartlara uygun sertifikalı üretimin yetersizliğine işaret ederek, bu alanın bir standarda kavuşturulması için acilen çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.
Korkmaz’dan sonra söz alan Ulusal Ahşap Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yüksek Mimar Celalettin Akça, günümüz şehir hayatının getirdiği kitlesel ihtiyaçların standart uygulamaları zorunlu kıldığını belirtti. Mevcut yapı kodlarında betonarme ağırlıklı bir yaklaşım olduğunu ve ahşabın ihmal edildiğini savunan Akça, ahşap kullanımının artırılmasının iklim değişikliği ile mücadelede kilit rol oynayacağını ifade etti. Akça, ahşabın karbon ayak izini, atık üretimini ve enerji tüketimini azaltmadaki rolüne değindi. Akça, Ahşap odaklı yapılar, sürdürülebilir yerel kalkınma ve döngüsel biyo-ekonomiye geçiş sağlanabileceğini söyleyerek çevreci, hızlı, enerji verimli ve dönüştürülebilir yapı modelleri, inşaat endüstrisini ve ülke ekonomisini canlandıracağının altını çizdi.
Panelistlerden Doç. Dr. Osman Emre Özkan, modern mühendislik teknikleriyle güçlendirilen ahşap yapıların afet güvenliği açısından güçlü bir alternatif olduğunu belirtti. Yapılan testlerde, doğru tasarlanmış ahşap yapıların deprem enerjisini emme ve dağıtma kapasitesinin son derece yüksek çıktığını ifade eden Özkan, önceliğin bu bilimsel sonuçların uygulamaya geçirilmesi olduğunu vurguladı.
Sektör temsilcisi olarak panele katılan Ünsal Ahşap Ağaç Ürünleri’nden Cevdet Korkmaz, endüstrinin artık daha dayanıklı, hafif ve çevreci malzemeler üretebildiğini belirterek, Türkiye’nin bu alandaki büyüme potansiyeline dikkat çekti.
Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri İş İnsanları ve Akademi Derneği (TORİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Doğracan Doğan ise ahşap yapı teknolojilerinin gelişiminde akademik çalışmaların önemine değindi. Doğan, sektör ve üniversite iş birliği ile hayata geçirilecek projelerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Etkinlik soru-cevap kısmının ardından günün anısına çekilen fotoğraflarla sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğrencileri, savunma ve teknoloji alanında prestijli bir başarıya daha imza attı. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi Kerem Mert ile Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Osman Furkan Özipek tarafından, Doç. Dr. Kemal Akyol danışmanlığında hazırlanan “Operatör Durum Farkındalığı için Yapay Zekâ Destekli Biyosensör Tabanlı İzleme Sistemi” başlıklı proje, 2025–2026 Akademik Yılı HAVELSAN SUIT Programına kabul edildi.
Savunma, havacılık ve bilişim teknolojileri alanlarında yenilikçi fikirleri destekleyen HAVELSAN SUIT Programı, genç araştırmacılara profesyonel Ar-Ge süreçlerini yakından tanıma ve deneyimleme fırsatı sunan önemli teknoloji geliştirme platformları arasında yer alıyor. Program kapsamında öğrencilerimiz, projelerine yönelik HAVELSAN mühendislerinden birebir teknik mentörlük alacak ve savunma teknolojilerine yönelik yenilikçi çözümler geliştirme imkânı bulacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, öğrencilerin programda elde ettiği başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Üniversitemiz öğrencilerinin ulusal ölçekte seçkin Ar-Ge programlarına kabul edilmesi bizleri memnun ediyor. Gençlerimizin yapay zekâ ve sensör teknolojileri gibi kritik alanlarda geliştirdikleri projelerin HAVELSAN gibi stratejik bir kurum tarafından desteklenmesi, hem nitelikli eğitimimizin bir göstergesi hem de ülkemizin teknoloji vizyonuna değerli bir katkıdır. Öğrencilerimizi ve danışman hocalarını tebrik ediyor, program sürecinde üstün başarılar diliyorum.”
Rektörümüz ayrıca, desteklenen projelerin toplum genelinde fayda üretmeyi amaçladığını belirterek, Ar-Ge çalışmalarına verdikleri desteklerden dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi hak sahipliğinde başvurusu yapılan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Kemal Akyol ile Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Ümit Atila tarafından geliştirilen “Dijital Beyaz Masam: Yapay Zekâ Destekli Çok Modlu Sorun Bildirim ve Yönetim Sistemi” başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
Üniversitemiz, dijital dönüşüm ve yapay zekâ tabanlı uygulamalar alanındaki akademik üretkenliğine bir yenisini daha ekledi. Kullanıcı ihtiyaçlarını analiz eden, çok modlu iletişim imkânı sağlayan ve yapay zekâ ile sorun çözme süreçlerini hızlandıran sistem; üniversite-ekosistem iş birliklerine, kurumsal iletişim yapısına ve hizmet süreçlerine katkı sunmayı amaçlıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tescil edilen bu patente ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Üniversitemizin akademik birikiminin somut çıktılara dönüşmesi bizler için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Dijital Beyaz Masam projesi, yapay zekâ ve kullanıcı odaklı yönetim süreçlerini bir araya getirerek kurumlar için yenilikçi bir model sunuyor. Bu tür çalışmalar hem bilimsel üretkenliğimizi hem de ülkemizin teknolojik kapasitesini güçlendirmektedir. Buluşçularımızı yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum”.
Rektörümüz ayrıca, AR-GE çalışmalarına verdikleri destekten dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi’ni yeniledi ve IQNET Sertifikası almaya hak kazandı.
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından 21–23 Ekim 2025 tarihlerinde yapılan belge yenileme tetkikinde, Üniversitemiz akademik ve idari süreçleri değerlendirildi. Tetkikin tamamlanmasıyla birlikte TS EN ISO 9001:2015 belgesi dördüncü kez yenilendi.
Üniversite, dört yıldır sürdürülen dış tetkiklerde Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al (PUKÖ) döngüsünü uygulamaya devam ediyor. Bu yılki tetkik süreci sonunda Üniversitemiz, uluslararası geçerliliğe sahip IQNET Sertifikası almaya uygun bulundu. IQNET, 30’dan fazla ülkeden sertifikasyon kuruluşlarının yer aldığı bir uluslararası ağ olarak biliniyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen sonucun Üniversitemizin kalite kültürünün bir yansıması olduğunu belirtti.
Rektörümüz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“TS EN ISO 9001:2015 belgemizin yenilenmesi ve IQNET Sertifikasının alınması, mükemmeliyet anlayışımızın ve sürekli iyileştirme kararlılığımızın somut bir göstergesi niteliğinde. IQNET Sertifikası, uluslararası platformdaki görünürlüğümüzü ve iş birliği potansiyelimizi daha da artıracak. Sürece katkı sunan Kalite Koordinatörlüğü temsilcilerimize ve tüm akademik ile idari personelimize teşekkür ediyorum. Üniversitemizin başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi (Sosyal Ofis), toplumsal farkındalığı artırmaya ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
2023–2024 akademik yılından bu yana yüzlerce projeye destek veren Sosyal Ofis, 2025 yılı Ekim ayında “Bağımlılıkla Mücadele Proje Çağrısı”nı yayımladı. Yapılan başvurular değerlendirilerek 20 yeni projenin desteklenmesine karar verildi.
Desteklenen projeler, gençlerde bağımlılık konusunda farkındalık oluşturmayı, bilinçlendirme faaliyetlerini artırmayı, sağlıklı yaşam kültürünü teşvik etmeyi ve risk altındaki gruplara yönelik önleyici çalışmaları yaygınlaştırmayı hedefliyor. Projeler; sigara, alkol ve madde bağımlılığından dijital bağımlılığa kadar geniş bir alanda toplumsal bilinç oluşturmayı amaçlıyor. Bu süreçte öğrenciler, akademisyenler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel paydaşların iş birliği içinde aktif rol alması planlanıyor.
201 Projeye Onay
Sosyal Ofis, toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla yıl içinde farklı tematik proje çağrılarını da sürdürüyor. 2025 yılı Ocak–Ekim döneminde yapay zekâ, aile, eğitim, çevre, sağlık, kültürel miras, toplumsal farkındalık ve dijital okuryazarlık gibi alanlarda toplam 201 sosyal sorumluluk projesi onaylanarak uygulamaya alındı. Bu süreçte farklı akademik birimler ile iş birliği yapıldı.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Sosyal Ofis’in çalışmalarını büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirterek şunları ifade etti:
“Üniversitemiz, toplumsal sorunlara duyarlı ve çözüm odaklı çalışmayı sürdürüyor. Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisimiz, bu vizyonun somut örneğini oluşturuyor. ‘Bağımlılıkla Mücadele Proje Çağrısı’ kapsamında 20 yeni proje desteklenirken, yıl boyunca yapay zekâdan çevreye, eğitimden sağlığa kadar toplam 201 sosyal sorumluluk projesi hayata geçirildi. Akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve iş birliği yaptığımız tüm paydaşların katkılarıyla bu projeler, toplumsal farkındalığı artırma misyonumuzu güçlendiriyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi (GSTF), öğrencilerin dijital tasarım alanındaki yetkinliklerini artırmaya yönelik bir yatırımı daha hayata geçirdi. Fakülte bünyesinde kurulan modern Mac Atölyesi, Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın da katılımlarıyla düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Açılış töreninde konuşan Rektörümüz, Üniversitemizin eğitim altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarının devam ettiğini vurguladı. Rektörümüz, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Tasarım, kişinin hayal dünyası ile teknolojinin buluştuğu bir alan. Bu alanda başarı, sadece yetenekle değil, aynı zamanda son teknoloji imkânlarla desteklenmelidir. Açılışını yaptığımız Mac Atölyesi, öğrencilerimizin yaratıcılıklarını en üst seviyede kullanabilecekleri bir ortam sunuyor. Öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu güçlü donanımı sağlayarak hayal güçlerini teknolojiyle bir araya getirmelerine imkân tanıyoruz. Atölyenin sunduğu yazılım altyapısı, yüksek kaliteli ekranları ve profesyonel sistemleriyle öğrencilerimize avantaj sağlayacağına inanıyor, tüm fakültemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Açılışın ardından Rektörümüz ve beraberindeki heyet Mac Atölyesi’ni gezerek öğrencilerle sohbet etti, yapılan çalışmalar ve yürütülmesi planlanan projeler hakkında bilgi aldı.
Fakülte yönetimi, atölyenin kurulmasına destek veren Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a ve üniversitenin ilgili birimlerine teşekkür ederek, Mac Atölyesi’nin fakültenin eğitim kalitesini artıracağını ifade etti.
Atölye, yüksek performanslı Apple Macintosh bilgisayarlarla öğrencilerin grafik tasarım, animasyon, video düzenleme ve diğer multimedya çalışmalarını profesyonel bir ortamda yürütmelerine imkân tanıyacak. Ayrıca atölyenin, öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmelerine, yenilikçi projeler geliştirmelerine ve sektör standartlarına uygun çalışmalar ortaya koymalarına katkı sağlaması hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne bağlı dört program, 24 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen 51’inci Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) Kurulu Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda, mezuniyet belgelerinde TYÇ logosunu kullanma hakkı kazandı.
TYÇ logosu kullanma hakkı elde eden programlar; Fen Bilgisi Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği olarak açıklandı. Bu programlar, mezuniyet belgelerinde TYÇ logosunu kullanarak uluslararası düzeyde tanınırlık elde edecek ve mezunlarına daha geniş kariyer ile akademik hareketlilik imkânları sunacak.
Geçtiğimiz aylarda TYÇ logosu almaya hak kazanan Spor Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, Turizm Fakültesi, İletişim Fakültesi ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne bağlı programlarla birlikte, Üniversitemizin 2025 yılı itibarıyla TYÇ logosu kullanma hakkına sahip program sayısı 16’ya yükseldi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin eğitim kalitesini sürekli artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Rektörümüz, şu ifadelerde bulundu:
“Üniversite olarak temel hedefimiz, öğrencilerimizi yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de rekabet edebilecek donanımda yetiştirmektir. TYÇ logosunun alınması, bu hedef doğrultusunda attığımız adımlardan biridir. Bu logo, programlarımızın kalite güvencesi süreçlerinden başarıyla geçtiğini gösterdiği gibi, mezunlarımızın diplomalarına uluslararası geçerlilik kazandırmaktadır. Böylece öğrencilerimiz hem Avrupa’da hem de farklı coğrafyalarda kariyer ve eğitim imkânlarına daha kolay erişebilecektir.
Kalite odaklı yaklaşımı tüm akademik birimlerde yaygınlaştırmak amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Rektörümüz, eğitim programlarının sürekli güncellendiğini, öğretim süreçlerinin iyileştirildiğini ve öğrenci deneyimini geliştirmeye yönelik projelerin yürütüldüğünü belirtti. Bu süreçte emeği geçen akademik ve idari personele de teşekkürlerini iletti.
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretim sistemimizin kalite güvencesi ve uyum süreçlerine verdikleri destek dolayısıyla YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve YÖK üyelerine teşekkürlerini iletti.
Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından düzenlenen Ünilig Voleybol Grup Elemeleri, 23-28 Kasım 2025 tarihleri arasında Kastamonu Üniversitesi’nin (KÜ) ev sahipliğinde başladı. Turnuvada, 6 farklı üniversiteden toplam 11 takım mücadele ediyor.
Üniversitemiz Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi’nde gerçekleşen organizasyon, bölgedeki üniversite sporları camiasını bir araya getirdi.
Ev sahibi KÜ'nün yanı sıra; Bartın Üniversitesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Bülent Ecevit Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi takımları, gruplarından başarıyla çıkarak üst tura yükselmek için kıyasıya bir rekabet sergiliyor.
Açılış Töreni Gerçekleşti
Organizasyonun resmi açılış töreni 24 Kasım 2025 tarihinde Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi’nde düzenlendi.
Törene, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Atalan, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül ile birlikte akademisyenler, sporcular ve çok sayıda izleyici katıldı.
Törende bir konuşma yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atalan, Üniversitemiz yönetiminin spora ve sporcu öğrencilerin başarısına verdiği öneme dikkat çekerek, "Öğrencilerimizin yalnızca akademik hayatta değil, spor sahalarında da kendilerini geliştirmelerini desteklemeyi görev biliyoruz," dedi.
Prof. Dr. Atalan, tüm katılımcı takımlara müsabakalarda başarı dileklerini iletti.
Açılış konuşmalarının ardından Ünilig Voleybol Grup Elemeleri'ndeki heyecan dolu karşılaşmalar kaldığı yerden devam etti. Eleme maçlarının hafta boyunca süreceği belirtildi.
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında özel bir program gerçekleştirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve davetlilerin yoğun katılımıyla düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın ardından başladı.
Açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kaçar, konuşmasında öğretmenlik mesleğinin toplumun geleceğini inşa eden en temel güç olduğunu vurguladı. Kaçar, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm öğretmenleri rahmetle andığını ifade ederek, görevde olan, emekli tüm öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının gününü kutladı.
Konuşmasında öğretmenlerin mesleki dayanışmayı sağlayabileceği bir meslek birliğinin bulunmamasına değinen Kaçar, bu nedenle 24 Kasım’ın öğretmenlerin toplumla buluştuğu, hatırlandığı ve değerinin güçlü biçimde hissedildiği özel bir gün olduğunu belirtti. Bu günün coşkuyla kutlanması gerektiğini ifade eden Kaçar, öğretmen adaylarını sosyal çevreleriyle bu anlamı paylaşmaya davet etti.
Eğitim Fakültesi’nin Öğretmenler Günü’nü bir haftaya yayılan etkinliklerle kutladığını dile getiren Kaçar, hafta boyunca deneyimli öğretmenlerle gerçekleştirilecek mesleki tecrübe paylaşımları, öğrenci toplulukları tanıtım standları, Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında hazırlanan projelerin poster sunumları ve branşında “başöğretmen” unvanına sahip bir öğretmenin konferansı gibi çeşitli etkinliklerin düzenleneceğini aktardı.
Öğretmenliğin bir “sevgi mesleği” olduğunu belirten Kaçar, öğretmen adaylarının yalnızca akademik başarıya değil, kişisel gelişimlerine de yatırım yapmaları gerektiğini ifade etti. Üniversitenin sunduğu imkânlarla sosyal sorumluluk projeleri üreten, girişimci ve topluma katkı sunan bireyler olmaları yönünde tavsiyelerde bulundu.
Açılış konuşmasının ardından program, öğretmenlik mesleğinin değerini ve etkisini yansıtan sinevizyon gösterimi ile devam etti. Gösterim, katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi.
Etkinliğin akademik bölümünde, Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burcu Öztürk “Geçmişten Geleceğe Köprüler Kurmak: Edebiyatın Penceresinden Öğretmen” başlıklı konferansı ile katılımcılara seslendi. Öztürk, öğretmenliğin tarihsel ve kültürel yönlerine dikkat çeken kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Konferansın ardından Doç. Dr. Öztürk’e teşekkür belgesi, Dekan Prof. Dr. Ahmet Kaçar tarafından takdim edildi.
Program toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.
Kastamonu Üniversitesi, Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan 2026 Disiplinlerarası Bilim Sıralamasında (Interdisciplinary Science Rankings – ISR) 351–400 bandında yer aldı. Dünya genelinde 94 ülkeden 911 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den 82 üniversite yer alırken Üniversitemiz ulusal ölçekte 28. sırada yer alma başarısı gösterdi.
THE tarafından yayımlanan söz konusu sıralama; girdiler (%19), süreçler (%16) ve çıktılar (%65) olmak üzere üç ana başlık altında yapılan kapsamlı bir değerlendirmeye dayanıyor. Bu değerlendirmede üniversitelerin disiplinlerarası araştırma kapasitesi, bilimsel süreçlerinin niteliği ve üretilen akademik çıktının etkisi bütüncül bir yaklaşımla analiz ediliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:
“Üniversitemiz, bilimsel araştırmalarda disiplinlerarası çalışma kültürünü esas alan bir anlayışla yoluna devam etmektedir. Bu başarıda emeği bulunan tüm akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı tebrik ediyorum. Ayrıca akademik araştırmalara sundukları destekler için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkürlerimi sunuyorum.”
THE Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026 hakkında detaylı bilgilere Times Higher Education Interdisciplinary Science Rankings üzerinden ulaşılabilmektedir.
Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 14 Kasım 2025’te “Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi” başlıklı bir panel düzenlendi. Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, akademisyenler ve eğitimcilerden yoğun ilgi gördü.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda açılış konuşmasını, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı yaptı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, çocukların doğayla erken yaşta buluşmasının gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını belirterek, doğa temelli öğrenme yaklaşımlarının eğitim süreçleriyle uyumlu bir şekilde bütünleştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Kürsüye çıkan Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve panel başkanı Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk, yaptığı kısa konuşmada doğa odaklı eğitimin çocuk gelişimindeki önemine değinerek, çocukların doğayla temasının bilişsel olduğu kadar duygusal ve sosyal gelişimlerini de desteklediğini ifade etti. Eğitimcilerin bu temas için nitelikli ortamlar hazırlaması gerektiğini vurguladı.
Panelin devamında Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörü Prof. Dr. Berat Ahi, orman okulu yaklaşımının Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek, doğa temelli öğrenme modellerinin çocukların problem çözme becerilerini güçlendirdiğini ve geleneksel sınıf ortamının ötesine geçen deneyimlerle öğrenmeyi derinleştirdiğini dile getirdi. Bu anlayışın hem devlet hem de özel okullarda yaygınlaşmaya devam ettiğini söyledi.
TED Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Yalçın, erken yaşlardaki deneyimlerin kalıcılığına dikkat çekerek doğanın çocuklar için doğal bir laboratuvar işlevi gördüğünü, keşfetme, deneme-yanılma ve risk alma süreçlerinin en saf hâliyle doğada yaşandığını belirtti.
Bursa Uludağ Üniversitesi Öğr. Gör. Ömer Dilek ise orman okulu uygulamalarının pratik yönlerini aktararak doğal ortamlarda bulunmanın çocukları psikolojik açıdan rahatlattığını ifade etti. Doğal materyallerle oynanan oyunların çocuğun çevresini tanımasına katkı sunduğunu, öğretmenlerin bu süreçte daha çok yönlendirici ve gözlemleyici bir rol üstlendiğini söyledi.
Etkinlikte söz alan Özel Vahide Yılmaz Anaokulu Müdürü Vahide Yılmaz da kurumlarında doğa temelli ve Reggio Emilia yaklaşımından ilham alan öğrenme ortamları oluşturduklarını belirtti. Çocukların doğayla temas ettikçe daha özgür hareket edebildiğini, duygularını keşfettiğini, stres attığını ve öğrenme hızlarının arttığını ifade etti.
Gün boyunca sunumlar, soru-cevap oturumları ve uzman değerlendirmeleriyle devam eden panel, katılımcılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Emre Kazancı tarafından, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Nusret Özalp danışmanlığında hazırlanan “Hava Görüntülerinde Derin Öğrenme Tabanlı Değişim Tespiti” başlıklı proje, 2025–2026 yılı SAYZEK (Savunma Sanayii Yapay Zekâ Yetenek Kümelenmesi) Akademik Tez Programı kapsamında kabul edildi.
Proje kapsamında, insanlı ve insansız hava platformlarından farklı zaman ve açılarda elde edilen görüntülerdeki değişimlerin yapay zekâ tabanlı yöntemlerle tespit edilmesi ve bu verilerin coğrafi haritalara aktarılması hedefleniyor. Elde edilecek çıktılarının; afet sonrası hasar tespiti, orman yangını izleme ve güvenlik uygulamaları gibi kritik alanlarda kullanılabilir nitelikte olması öngörülüyor. Çalışma, otomobil gibi hareketli platformlardan kaynaklanan sahne değişikliklerini ayıklayarak bina, orman ve yol gibi sabit nesnelerde meydana gelen gerçek değişimlerin yüksek doğrulukla belirlenmesini amaçlıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Savunma sanayii ile yapay zekâ teknolojileri, günümüzün en stratejik çalışma alanları arasında yer alıyor. Öğrencilerimizin bu alanlarda nitelikli projeler üretmesi bizleri son derece memnun ediyor. Söz konusu projenin, afet yönetimi ve çevresel izleme çalışmalarına değerli katkılar sunacağına inanıyorum. Öğrencimiz Emre Kazancı ile danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Nusret Özalp’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmaların desteklenmesine yönelik katkılarından dolayı YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkür etti. Üniversitemizde yürütülen projelere verdikleri teşvik ve desteklerden ötürü Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e de şükranlarını iletti.
Kastamonu Üniversitesi’nde, görevlerinde üstün başarı gösteren idari personele (memur, sözleşmeli personel ve sürekli işçi) yönelik ödül töreni gerçekleştirildi.
13 Kasım 2025 tarihinde Rektörlük Toplantı Salonu’nda düzenlenen törene Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük, Genel Sekreter V. Doç. Dr. İbrahim Demirbaş, Personel Daire Başkan V. Tayfun Tiryaki ile çok sayıda idari personel katıldı.
Tören kapsamında, Üniversitemiz bünyesinde görev yapan idari personelin gayreti, özverisi ve çalışma disiplini dikkate alınarak seçilen personele ödülleri takdim edildi.
Konuşma yapan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin gelişiminde idari personelin katkısına vurgu yaparak, “Üniversitemizin kurumsal başarısında idari personelimizin emeği ve özverisi büyük önem taşımaktadır. Başarıyı ödüllendirmek, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. Ödül alan tüm personelimizi tebrik ediyor, çalışmalarının artarak devam etmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Program, ödül alan personele belgelerinin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kenan Çağrı Tümer yürütücülüğünde hazırlanan “Sığırlarda Tropikal Theileriosisin Periferik Kan Yaymalarının Mikroskobik Görüntülerinden Tanısına Yönelik Derin Öğrenme Modellerinin Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Toplam 30 ay süreyle yürütülecek proje ekibinde ayrıca Samsun Üniversitesi’nden Doç. Dr. Abdülkadir Karacı, Bingöl Üniversitesi’nden Dr. Murat Uztimür ve Fırat Üniversitesi’nden Dr. Mehmet Can Uluçeşme yer alıyor.
Proje kapsamında, ülkemizde yetiştirilen sığırlarda sıkça görülen ve keneler aracılığıyla bulaşan bir hastalık olan Tropikal Theileriosis’in tanısında yapay zekâ tabanlı modellerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek derin öğrenme temelli tanı sistemleri sayesinde, hastalığın mikroskobik kan yaymalarından hızlı, doğru ve güvenilir biçimde tespit edilmesi amaçlanıyor.
Proje sonucunda elde edilecek yapay zekâ modellerinin yalnızca Türkiye’de değil, aynı zamanda Uzak Doğu, Afrika ve Güney Avrupa gibi hastalığın yaygın olduğu bölgelerde de tanı süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Üniversitemiz öğretim üyelerinin bilimsel üretkenliğini görmek bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu tür yenilikçi projeler, hem hayvancılık sektörüne hem de küresel sağlık alanına katkılar sunacaktır. Projede yer alan Doç. Dr. Kenan Çağrı Tümer’i ve proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkür ederken, üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında “Şahidimiz toprak, imzamız fidan, sevdamız yeşil vatan” sloganıyla düzenlenen fidan dikim etkinliğinde yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından “Geleceğe Nefes” temasıyla 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinlik, Kastamonu’da İnebolu yolu üzerindeki Aksinir Köyü ağaçlandırma sahasında yapıldı.
Etkinliğe Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkan V. Hasan Fehmi Taş, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Üstün Göksoy, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Emniyet Müdür Yardımcısı Hasan Berberoğlu, Üniversitemiz Orman Fakültesi akademik ve idari personeli ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Kastamonu genelinde 19 ilçe ve 128 orman işletme şefliğinde yürütülen çalışmalarla toplam 25 bin fidan toprakla buluşturuldu. İnebolu yolu 15. kilometredeki ağaçlandırma alanında ise 5 adet mavi ladin, 5 adet batı ladini, 5 adet sedir ve 3.650 adet meyve fidanı toprakla buluştu.
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, kent genelinde yılsonuna kadar 250 bin fidanın toprakla buluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.
TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinliklerini Destekleme Programı 2025 yılı 2. dönem başvuru çağrısı kapsamında desteklenmeye değer bulunan projeler arasında Üniversitemizden beş proje yer aldı.
TÜBİTAK tarafından desteklenen projeler arasında; Fen Fakültesi’nden Arş. Gör. Dr. Aysun İnan Genç yürütücülüğündeki “Hipotezden Ürüne Biyolojik Bilimler ve Uygulamalı Doğa Bilimleri Alanlarında Bilimsel Sürecin Bileşenleri-3” başlıklı proje, bilimsel süreç odaklı eğitimi teşvik etmeyi amaçlıyor.
İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Erkam Temir yürütücülüğünde hazırlanan “Yayın Etiği Çerçevesinde Yapay Zekâ Tabanlı Dil Modellerinin Kullanımı” projesi ise akademisyenlerin yapay zekâ araçlarını etik çerçevede kullanma becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Döne Arslan tarafından hazırlanan “Kuzeybatı Grubu Türk Lehçelerinin Yabancı Dil Olarak Öğretimi” başlıklı proje, öğrencilerin Türk lehçelerini öğrenme süreçlerine katkı sunmayı amaçlıyor.
Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu yürütücülüğündeki “Depremde Yapı Davranışı: Malzeme Dayanımı ve Zemin Etkisi” adlı proje ile depreme dayanıklı yapıların yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Spor Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Binnur Çelebi’nin “Atletik Performans ve Beden Eğitimi Teknoloji Uygulamaları Eğitimi” başlıklı projesi ise dijital dönüşüm sürecinde spor eğitiminde teknolojik becerilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin araştırma ve eğitim alanında sürdürülebilir gelişme hedefleri doğrultusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, desteklenen projelerin gelecekte daha geniş katılımlı bilimsel etkinliklere katkı sağlayacağını ifade etti.
Rektörümüz proje yürütücülerini başarılarından dolayı tebrik ederek, “Üniversitemiz, bilimsel araştırma kültürünü geliştiren ve eğitim kalitesini artıran projelere önem veriyor. TÜBİTAK 2237-A programı kapsamında desteklenen projeler, akademik kadromuzun özverili çalışmalarını gösteriyor. Bu projelerle bölgesel ve ulusal düzeyde bilimsel üretkenliğe katkımızı artırmayı sürdüreceğiz” dedi.
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten dolayı YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkürlerini iletti.
Kastamonu Üniversitesi, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 87. yıl dönümünde anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ile Tarih ve Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Bir Dünya Lideri Atatürk” Paneli, 10 Kasım 2025 tarihinde Üniversitemiz Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirildi.
Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. M. Serhat Yılmaz’ın yürüttüğü etkinlikte, Atatürk’ün liderlik yönü, düşünce dünyası ve tarih sahnesine çıkış süreci farklı açılardan ele alındı. Etkinliğe, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kaçar ile akademik personelimiz ve öğrencilerimiz katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Tarih ve Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Rabia Aktaş’ın açılış konuşmasıyla devam etti.
Konuşmasında Doç. Dr. Aktaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anmanın yalnızca tarihsel bir hatırlatma değil; aynı zamanda bir medeniyet ideali, çağdaşlaşma yolculuğu ve millet bilinci meselesi olduğunu ifade etti. Atatürk’ün mirasının geçmişe ait olmadığını, aksine geleceğe yön veren bir rehber niteliği taşıdığını vurgulayan Aktaş, bu mirası geleceğe taşımak için çaba gösterdiklerini belirtti.
Panelin açılış konuşmasında moderatör Prof. Dr. M. Serhat Yılmaz, Atatürk’ün liderliğinin evrensel bir örnek teşkil ettiğini belirterek, onun fikirlerinin yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın ortak değerleri arasında yer aldığını ifade etti ve katılımcılara teşekkür etti.
Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. Sevda Özkaya Sofu, “Mustafa Kemal’den Atatürk’e: Bir Liderin Yaşam Öyküsü” başlıklı sunumunda, Atatürk’ün kişisel özelliklerinin, aldığı eğitimin ve yaşadığı dönemin, onun liderlik anlayışının oluşumundaki etkisine değindi. Prof. Dr. Sofu, Atatürk’ün yalnızca bir asker değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası koşulları iyi analiz eden bir devlet adamı olduğunu belirterek, çağını aşan fikirlerinin günümüzde de yol gösterici nitelik taşıdığını ifade etti.
Ardından söz alan Prof. Dr. Ercan Çelebi, “Bir Liderin Doğuşu: Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a Çıkış Süreci” başlıklı konuşmasında, Atatürk’ün Millî Mücadele dönemindeki askeri stratejilerine değindi. Prof. Dr. Çelebi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı öncesinde pek çok cephede görev aldığını, askeri dehası sayesinde çok sayıda başarılar elde ettiğini dile getirdi.
Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından, katılımcılara teşekkür belgelerinin Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu, Prof. Dr. Orhan Kandemir ve Prof. Dr. Ahmet Kaçar tarafından takdim edilmesiyle ve günün anısına fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi, öğrenci memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak ve hizmet süreçlerinde dijital dönüşümü hızlandırmak amacıyla yapısal değişikliği hayata geçirdi. Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülen “Merkezi Öğrenci İşleri Yapılanması” projesi, öğrencilere daha etkin, hızlı ve koordineli hizmet sunmak üzere başlatıldı.
Pilot uygulama kapsamında ilk etapta Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, İletişim Fakültesi ve Turizm Fakültesi projeye dâhil edildi. Bu fakültelerde görevli öğrenci işleri personeli, Üniversitemiz Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda faaliyet göstererek süreçlerin tek merkezden yürütülmesini sağlayacak.
Yeni yapılanmayla birlikte, öğrenci taleplerine verilen yanıt sürelerinin kısaltılması, belge ve başvuru süreçlerinin dijital platformlara taşınması ile akademik ve idari birimler arasındaki bilgi akışının daha verimli hale getirilmesi hedefleniyor. Üniversitemiz, bu pilot uygulama aracılığıyla öğrenci odaklı bir hizmet modelini hayata geçirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında, öğrenci bilgi sistemlerinin daha entegre bir yapıya kavuşturulması, dijital başvuru kanallarının genişletilmesi ve etkin geri bildirim mekanizmalarının oluşturulması planlanıyor.
Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı, uygulamadan elde edilecek veriler ve öğrenci geri bildirimleri doğrultusunda sistemi tüm fakülte ve yüksekokullara yaymayı hedefliyor. Böylece Üniversitemiz, öğrenci hizmetlerinde “merkezi yönetim – yerel erişim” dengesini sağlayarak her öğrencinin ihtiyaçlarına hızlı biçimde yanıt verebilen bir yapıya kavuşacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, merkezi yapılanmanın üniversitenin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda atılmış bir adım olduğunu vurgulayarak projeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Öğrenci merkezli bir yönetim anlayışını, yalnızca bir ilke olarak değil, her uygulamamızın merkezine yerleştirdiğimiz bir hedef olarak görüyoruz. Üniversitemiz, her alanda olduğu gibi öğrenci hizmetlerinde de çağın gerekliliklerine uygun yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyor. Merkezi Öğrenci İşleri Yapılanması, öğrencilerimizin işlemlerini daha hızlı, etkin ve düzenli biçimde gerçekleştirmelerine imkân sağlayacak. Hedefimiz, bürokratik süreçleri azaltarak öğrencilerimizin akademik yaşamlarına daha fazla odaklanmalarını sağlamak.”
Rektörümüz ayrıca bu dönüşümün yalnızca bir idari düzenleme değil, aynı zamanda kurumsal bir değişimi olduğunu da vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı.
“Üniversitemizi, eğitimde ve kalitede mükemmeliyet hedefiyle akademik başarıyı destekleyen, öğrenci memnuniyetini merkeze alan ve dijital teknolojilerden en iyi şekilde yararlanan bir üniversite modeli oluşturmak için kararlılıkla çalışıyoruz.”
Kastamonu Üniversitesi, dünyanın önde gelen akademik sıralama kuruluşlarından biri olan Leiden Ranking 2025 sonuçlarında ilk kez yer aldı.
Leiden Ranking’in Open Edition kategorisinde değerlendirilen Üniversitemiz, 2025 yılı sonuçlarına göre dünya genelinde 2.129’uncu, Avrupa’da 649’uncu ve Türkiye’de 68’inci sırada yer aldı. Alan bazlı değerlendirmelerde ise “Yaşam ve Yer Bilimleri” öne çıktı. Bu alanda Üniversitemiz, dünya genelinde 1.203’üncü, Avrupa’da 360’ıncı ve Türkiye’de 24’üncü sırada konumlandı.
Diğer alanlarda ise Üniversitemizin sıralamaları şu şekilde gerçekleşti: Biyomedikal ve Sağlık Bilimleri alanında Üniversitemiz, dünya genelinde 1.842’nci, Avrupa’da 581’inci ve Türkiye’de 77’nci sırada yer aldı. Fizik Bilimleri ve Mühendislik alanında dünya genelinde 1.839’uncu, Avrupa’da 548’inci ve Türkiye’de 60’ıncı sırada konumlandı. Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimler alanında ise Üniversitemiz, dünya genelinde 1.615’inci, Avrupa’da 599’uncu ve Türkiye’de 52’nci sırada yer aldı.
Üniversitelerin bilimsel araştırma performanslarını; yayın kalitesi, atıf oranı ve uluslararası iş birlikleri gibi objektif göstergelere dayalı olarak değerlendiren Leiden Ranking, dünya genelinde akademik performansı ölçen en saygın sıralamalardan biri olarak kabul ediliyor.
Bu sonuçlarla birlikte Kastamonu Üniversitesi, 2024 yılında yer aldığı beş uluslararası sıralama kuruluşuna ek olarak Round University Ranking (RUR) ve Leiden Ranking ile birlikte yedi farklı sıralama kuruluşunda temsil edilme başarısı göstermiş oldu.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin araştırma temelli gelişim vizyonuna vurgu yaparak şunları söyledi:
“Leiden Ranking’de yer almak, Üniversitemizin bilimsel üretkenliğini uluslararası düzeyde görünür kılma açısından önemli bir göstergedir. Akademik kadromuzun özverili çalışmaları sayesinde araştırma kapasitemizi her geçen yıl artırıyoruz. Bu ilerlemeyi sürdürülebilir hale getirmek için nitelikli bilimsel üretimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeye devam edeceğiz.”
Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından, Cumhuriyet’in ilanının 102. yılı dolayısıyla “Cumhuriyet’in 102. Yılı: Bir Milletin Yeniden Doğuşu” başlıklı panel düzenlendi. 30 Ekim 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Cemil Meriç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz üstlendi.
Panele; Kastamonu Vali Yardımcısı Ahmet Atıkan, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Üstün Göksoy, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Panelde, Üniversitemizin Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Evren Küçük, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nadir Yurtoğlu ve Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şerif Demir konuşmacı olarak yer aldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Dekan Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu’nun açılış konuşmasıyla devam etti. Prof. Dr. Pattabanoğlu, gençliğin Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu ve nasıl geliştiğini anlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Panelin moderatörü Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, açılış konuşmasında Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda Türk milletinin modernleşme sürecinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Fransız İhtilali’nden sonra ortaya çıkan modernleşme sürecine ayak uyduramayan toplumların tarihten silindiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, bu süreçte vatandaşlık bilincinin ve millî duyguların ön plana çıktığını dile getirdi.
İlk konuşmacı olarak söz alan Prof. Dr. Şerif Demir, Cumhuriyet’in temelinde halkın iradesinin bulunduğunu vurguladı. Millî bayramların Türk tarihindeki en önemli dönüm noktalarını temsil ettiğini belirten Prof. Dr. Demir, geçmişten alınan derslerle geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemenin gerekliliğine dikkat çekti. Cumhuriyet coşkusunun her yıl büyüyerek sürdüğünü ifade eden Prof.Dr.Demir, bu coşkuyu armağan eden kahramanları minnetle andı.
Prof.Dr. Demir ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti’ni yıkarak değil, Osmanlı’nın Mondros Mütarekesi ile yıkılmasının ardından kurulduğunu ifade etti. Türk tarihinde hiçbir zaman diktatörlük olmadığını vurgulayan Prof.Dr. Demir, Cumhuriyet’in Türk toplum yapısına en uygun yönetim biçimi olduğunu söyledi. Laiklik ve eğitimin Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından olduğunu belirten Prof. Dr Demir, bu süreçte büyük fedakârlıklar yapıldığının altını çizdi.
İkinci olarak söz alan Prof. Dr. Nadir Yurtoğlu, Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarını açıklayarak Cumhuriyet fikrinin Atatürk’ün gençlik yıllarından itibaren zihninde yer aldığını belirtti. Prof.Dr. Yurtoğlu, Atatürk döneminde gerçekleştirilen inkılapların modern Türkiye’nin temelini oluşturduğunu; bu reformların yalnızca kurumları değil, bireylerin ve toplumun düşünce dünyasını da değiştirdiğini dile getirdi.
Atatürk’ün dönemin koşullarını dikkate alarak yenilikleri hayata geçirdiğini ifade eden Prof.Dr.Yurtoğlu, Cumhuriyet’in ilanının ardından ekonomik kalkınmanın öncelikli hedeflerden biri hâline geldiğini belirtti. Ayrıca Prof.Dr. Yurtoğlu, yerli tüccarların desteklenmesi, ulaşım, lojistik ve bankacılık alanlarında yeni şirketlerin kurulmasıyla önemli ekonomik atılımlar gerçekleştirildiğini söyledi.
Prof.Dr. Yurtoğlu'ndan sonra söz alan Prof. Dr. Evren Küçük, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika ve temsiliyet boyutunu ele aldı. Cumhuriyetin içinin demokrasiyle doldurulması gerektiğini vurgulayan Prof.Dr.Küçük, Türkiye’nin değişen dünya koşullarında nerede konumlanacağı sorusunun önemine dikkat çekti. Osmanlı Devleti’nin değişmeme üzerine kurulu bir politika izlediğini, buna karşın Türkiye Cumhuriyeti’nin değişime sürekli uyum sağlayan dinamik bir yapıya sahip olduğunu belirtti.
Türkiye’nin Müslüman kimliğinin Ortadoğu politikalarında belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçük, ülkemizin stratejik konumunun hem avantajlar hem de dezavantajlar barındırdığını dile getirdi. Güvenlik sorunlarının ve dış politika dengelerinin sürekli değiştiğini söyleyen Prof.Dr.Küçük, Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada, demokrasiyi benimsemiş ve yönünü Batı’ya çevirmiş bir ülke olarak öne çıktığını kaydetti.
Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Programın sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri Vali Yardımcısı Atıkan ve Belediye Başkan Yardımcısı Göksoy tarafından takdim edildi. Dekan Prof.Dr. Pattabanoğlu ise Atıkan ve Göksoy’a katılımlarından dolayı hediye takdim etti.
Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Havacılık Yönetimi Kongresi (ICAM25), 23-25 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren kongrede, havacılık alanındaki güncel gelişmeler, sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.
Kongre kapsamında 23 Ekim 2025 tarihinde “Havacılık Güvenliğinin Sürdürülebilirliğinde Güvenlik Kültürünün Rolü” başlıklı bir çalıştay düzenlendi. Eskişehir Teknik Üniversitesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi, Türk Hava Yolları, HAVAŞ Yer Hizmetleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarından uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, havacılık güvenliği ve sürdürülebilirlik konuları çok yönlü olarak değerlendirildi. Çalıştayın sonunda katılımcılara plaket takdim edilerek toplu fotoğraf çekimi yapıldı.
Kongrenin açılış töreni 24 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Engin Kanbur yaptı. Ardından Kastamonu Genç Girişimciler Başkanı Taner Tonbul ve Kastamonu Vali Yardımcısı Dr. Hakan Kubalı, havacılığın gelişimi ve bölgesel etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Program, Okan Holding Havacılık Genel Müdürü Dr. Musa Güngören’in “Sivil Havacılık ve Paradigma Değişimi” başlıklı sunumuyla devam etti. Yoğun katılımla gerçekleşen açılış programı, Vali Yardımcısı Dr. Kubalı’nın Dr. Güngören’e plaket takdimiyle sona erdi.
Öğle arasının ardından başlayan paralel oturumlarda bu yıl ilk kez TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında yer alan lisans öğrencileri de projelerini sundu. Böylece genç araştırmacılar, akademik alanda önemli bir deneyim kazanma fırsatı buldu. Gün, katılımcıların bir araya geldiği gala yemeğiyle tamamlandı.
Kongrenin üçüncü günü olan 25 Ekim 2025’te, paralel oturumlar devam etti. Havacılıkla ilgili çeşitli temalarda 31 farklı üniversiteden 122 katılımcı toplam 54 bildiri sundu. Ayrıca 14 TÜBİTAK 2209 projesiyle 41 lisans öğrencisi de bildirili katılım sağladı.
Kapanış oturumunda, lisans ve lisansüstü kategorilerde en iyi bildiri ödülleri sahiplerini buldu. Kongreye katkılarından dolayı Prof. Dr. Engin Kanbur, Doç. Dr. Mehmet Yaşar, Dr. Öğr. Üyesi Selçuk Kayhan ve Prof. Dr. Aysun Kanbur’a teşekkür plaketleri, Dr. Musa Güngören tarafından takdim edildi.
Program, kapanış fotoğrafı çekimi ve Kastamonu şehir gezisiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Alperen Kaymakcı ile Orman Endüstri Mühendisliği doktora mezunu Kadir Doğan’ın buluşçusu olduğu “Nano Katkı Maddesi ile Güçlendirilmiş Tutkal ile Yönlendirilmiş Yonga Levha (OSB) Üretimi ve Yöntemi” başlıklı patent, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
Prof. Dr. Kaymakcı öncülüğünde geliştirilen bu yöntem, geleneksel tutkallara magnezyum oksit (MgO), çinko dioksit (ZnO) ve silisyum dioksit (SiO₂) gibi nano katkı maddelerinin eklenmesiyle elde ediliyor. Bu sayede üretilen levhalar hem daha dayanıklı hem de uzun ömürlü hale gelirken, yangın, nem ve mantar direncinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca, formaldehit emisyonunun azaltılmasıyla çevre ve insan sağlığı açısından daha güvenli bir yapı malzemesi ortaya konuluyor.
Tescillenen bu buluş sayesinde Üniversitemiz, sürdürülebilir orman ürünleri teknolojileri ve yenilikçi yapı malzemeleri üretimi alanlarında yerli ve çevre dostu üretime katkı sağlamayı hedefliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patentin Üniversitemizde yürütülen bilimsel araştırma ve uygulamalı çalışmaların bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu patent, Üniversitemizde orman ürünleri ve sürdürülebilir malzeme teknolojileri alanındaki çalışmaların uygulamaya yansıyan bir sonucudur. Emeği geçen öğretim üyemiz Prof. Dr. Alperen Kaymakcı ile doktora mezunumuz Kadir Doğan’ı tebrik ediyorum.”
Rektörümüz ayrıca, AR-GE çalışmalarına verdikleri destekten dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) “Üniversite Konferansları” programı kapsamında Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikrettin Şahin’in konuşmacı olarak katıldığı etkinliğe ev sahipliği yaptı.
23 Ekim 2025 tarihinde Üniversitemiz Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, akademisyenlerimiz ve çok sayıda öğrencimiz katıldı.
TÜBA tarafından yürütülen “Üniversite Konferansları” programı, bilim insanlarını üniversitelerle buluşturmayı, akademik bilgi paylaşımını teşvik etmeyi, genç araştırmacıların bilimsel farkındalığını artırmayı ve üniversitelerdeki bilim ortamını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Bu kapsamda Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin, “Yeni Nesil Rejeneratif Tıp Ürünleri ve Uygulamaları” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Şahin konuşmasında, rejeneratif tıbbın hasarlı veya hastalıklı organların onarılması ve yenilenmesi için yeni tedavi yöntemleri geliştirmeyi hedefleyen bir bilim dalı olduğunu ifade etti. Bu alanda kök hücreler, gen tedavi ürünleri, hücresel ürünler (örneğin eksozomlar), biyolojik olarak aktif bileşikler, biyomateryaller ve yapay dokuların kullanıldığını belirtti.
Hücreler arası iletişimde rol oynayan eksozomların tıpta giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Şahin, limon, pancar, domates, turp ve buğday gibi bitkilerden elde edilen eksozomların kök hücrelerin çoğalmasını desteklediğini ve kıkırdak yenilenmesinde etkili sonuçlar verdiğini aktardı. Yaşlı bireylerde eklem aşınmalarının tedavisinde eksozom uygulamalarının yaygın olarak kullanıldığını, ayrıca bitkisel eksozomların yara iyileşmesini hızlandırıcı, iltihap giderici ve hücre yenileyici özellikler taşıdığını söyledi.
Prof. Dr. Şahin, Kastamonu’nun önemli yöresel değerlerinden sarımsağın da bu alandaki potansiyeline değinerek, sarımsaktan elde edilen eksozomların meme, kolon ve akciğer kanseri tedavi araştırmalarında kullanılmaya başlandığını ve bu çalışmaların umut verici sonuçlar verdiğini dile getirdi.
Rejeneratif tıp alanında bor bileşiklerinin de dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Şahin, borun antimikrobiyal, antiviral, antiinflamatuar, antioksidan ve antikanser özellikler taşıdığını, bu elementin gelecekte birçok hastalığın tedavisinde aktif biçimde kullanılabileceğini vurguladı.
Sunumunun sonunda disiplinler arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, “Bilimsel araştırmalarda disiplinler arası iş birliği, sürdürülebilir sağlık çözümleri üretmenin en güçlü yoludur.” dedi.
Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Katılımcılar özellikle klinik uygulamalar ve biyoteknoloji temelli tedavi yöntemleri hakkında sorular yöneltti. Programın sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Prof. Dr. Fikrettin Şahin’e teşekkür belgesi ve hediye takdim etti.
Kastamonu Üniversitesi tarafından düzenlenen 2025-2026 Akademik Yılı TÖMER Oryantasyon Programı, 22 Ekim 2025 tarihinde İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Öztürk Akcaoğlu ve TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeğlu, akademisyenler ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı.
Açılış konuşmasında konuşan Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Üniversitemizin uluslararası öğrencilere büyük önem verdiğini belirterek, 1689 yabancı uyruklu öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etti. Öğrencilere Türkçeyi öğrenmenin yanı sıra Kastamonu’nun kültürünü ve insanını da tanıma imkânı bulacaklarını vurguladı.
Prof. Dr. Kaymakcı, “Yeni bir coğrafyaya, yeni bir üniversiteye, yeni insanlara kavuşmak için çok uzak yollardan geldiniz. Dileğimiz, burada istediğiniz şekilde bir eğitim-öğretim hayatı sürdürmeniz ve Kastamonu’dan ayrılırken güzel anılar biriktirmiş, geleceğe umutla bakan bireyler olarak mezun olmanızdır” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin TÖMER aracılığıyla hem Türkçeyi hem de Türkiye’yi yakından tanıma fırsatı bulacaklarını dile getiren Prof. Dr. Kaymakcı, “TÖMER’le birlikte Türkçeyi öğrenirken aynı zamanda Kastamonu’yu, kültürümüzü ve insanımızı da tanıyacaksınız. Hocalarımızın planladığı etkinliklerle çevreyi ve şehri yakından tanıma imkânı bulacaksınız. Bizler de bu süreçte sizlere destek olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın açılış konuşmalarının ardından TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeğlu konuşmasını gerçekleştirdi.
Doç. Dr. Hasdedeoğlu, Türkiye’ye farklı ülkelerden gelen öğrencilerin yalnızca bir eğitim-öğretim yılına değil, aynı zamanda yeni bir kültüre adım attıklarını vurguladı ve “Bugün sizler için sadece bir eğitim yılı başlangıcı değil; Türkiye’nin zengin tarihine, kadim kültürüne ve en önemlisi güzel Türkçemize açılan bir kapının ilk adımıdır.” ifadelerini kullandı. Türkçe öğrenmenin yalnızca dilbilgisi kurallarını ezberlemek olmadığını belirten Doç. Dr. Hasdedeoğlu, “Türkçe öğrenmek Mevlânâ’nın, Yunus Emre’nin düşünce dünyasını anlamak, bir Türk kahvesinin kırk yıl hatırını bilmek, bir lokumun tadını hissetmek ve en önemlisi kendinizi bu dilde ifade edebilmektir” diyerek sözlerini tamamladı.
Öğrencilere akademik birimler, öğrenci hizmetleri ve sosyal aktiviteler hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. Ayrıca, Türkiye’deki yaşamı kolaylaştırmak için rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin önemi vurgulandı. Bu tür programların uluslararası öğrencilerin kültürel adaptasyon süreçlerine katkı sağladığı ve öğrencilerin üniversite hayatına daha hızlı uyum sağlamalarına yardımcı olduğu ifade edildi.
Oryantasyon etkinliğine Kazakistan, Sudan, Endonezya, Yemen, Fas ve Afganistan gibi farklı ülkelerden gelen öğrenciler katıldı. Öğrenciler hem birbirleriyle tanışma fırsatı buldu hem de Üniversitemizin sunduğu imkânları yakından deneyimleme olanağı elde etti.
Program kapsamında Türkiye’nin kültürel değerleri ve coğrafi zenginliklerinin tanıtıldığı stant yer aldı. Etkinlikte öğrencilere Türk lokumu ikram edildi
Kastamonu Üniversitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 5. Dönem başvurularında Türkiye genelinde 4’üncü sırada yer aldı.
Türkiye genelinde 81 ildeki öğrenci topluluklarının katılım sağladığı programa toplam 3 bin 764 proje başvurusu yapıldı. Üniversitemiz öğrencileri ise 141 proje ile sıralamada üst sıralarda yer aldı.
2025-2026 döneminde iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek ÜNİDES’in 5. Dönem başvuruları, 16 Eylül – 15 Ekim 2025 tarihleri arasında e-genc.gsb.gov.tr adresi üzerinden çevrimiçi olarak alındı. Yeni dönemde destek almaya hak kazanan projelere, yerel düzeyde 75 bin TL’ye, ulusal düzeyde ise 125 bin TL’ye kadar mali destek sağlanacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, öğrencilerin elde ettiği bu sonucun memnuniyet verici olduğunu belirterek şunları söyledi:
“ÜNİDES programına yapılan 141 başvuru, öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilincini ve yenilikçi fikir üretme isteğini gösteriyor. Gençlerimizi düşünmeye, üretmeye ve topluma katkı sunmaya teşvik ediyoruz. Türkiye genelinde 4’üncü sırada yer almak, öğrencilerimizin gayretinin ve Üniversitemizin bu alandaki etkinliğinin bir göstergesidir. Bu süreçte emeği geçen tüm öğrencilerimize, danışman akademisyenlerimize ve Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum.”
Rektörümüz ayrıca, desteklenen projelerin üniversite ve toplum genelinde fayda üretmeyi amaçladığını belirterek, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’a verdikleri destek için teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, 2025-2026 URAP Türkiye sıralamasında 198 üniversite arasında 66’ncı sırada yer aldı. Üniversitemiz, 674,30 puanla önceki yıllardaki başarı grafiğini bu yıl da korudu.
2025-2026 URAP Türkiye sıralamasında, 2000 yılından sonra kurulan 126 devlet ve vakıf üniversiteleri arasında Üniversitemiz 22’nci sırada bulunuyor. Üniversitemiz, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri sıralamasında 72 üniversite arasında 16’ncı sırada yer aldı.
URAP Değerlendirmesinde Kullanılan Göstergeler
Üniversitelerin akademik performanslarının değerlendirildiği 2025-2026 URAP Türkiye sıralamasında, Clarivate Analytics/InCites ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan veriler kullanıldı. URAP sıralamasında; makale sayısı, atıf, bilimsel doküman, doktora öğrenci sayısı, öğretim üyesi başına düşen öğrenci, uluslararası iş birliği puanı, yurt içi iş birliği puanı, TÜBİTAK proje puanı ve toplam puan gibi göstergeler esas alındı.
“URAP Sonuçları Üniversitemizin Akademik Çalışmalarını Yansıtıyor”
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, URAP sıralamalarında elde edilen sonucun, Üniversitemizin son yıllarda araştırma, yayın kalitesi ve proje üretme kapasitesi alanlarında gösterdiği ilerlemenin bir yansıması olduğunu belirtti. Rektörümüz, akademik kadronun özverili çalışmaları, bilimsel üretkenliği ve uluslararası iş birliklerine verilen önemin bu başarıda belirleyici rol oynadığını ifade etti. Ayrıca elde edilen sonuçların, Üniversitemizin planlı çalışmaları, nitelikli akademik kadrosu ve gelişen araştırma ortamının bir sonucu olduğunu dile getirdi.
Rektörümüz, elde edilen başarıda katkısı bulunan tüm akademik ve idari personel ile öğrencilere teşekkür ederek, başarılarının devamını diledi.
Kastamonu Üniversitesi Erasmus Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Erasmus Günleri (ErasmusDays) etkinlikleri, 15 Ekim 2025 tarihinde Hoca Ahmet Yesevi Salonu’nda gerçekleştirilen Erasmus+ Öğrenci Bilgilendirme Toplantısı ve Deneyim Paylaşımı programı ile sürdü.
Erasmus+ programının tanınırlığını artırmak, proje görünürlüğünü yükseltmek ve öğrencileri uluslararası değişim programlarına katılmaya teşvik etmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Gökhan Kaya ve Erasmus Koordinatörlüğü uzmanı Öğr. Gör. Pınar Zeydan sunum yaptı.
Doç. Dr. Gökhan Kaya, konuşmasında Erasmus+ Öğrenim ve Staj Hareketliliği hakkında bilgilendirmelerde bulunarak öğrencilere başvuru süreci, seçim ölçütleri, mali destekler ve yurt dışı eğitim olanakları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Öğr. Gör. Pınar Zeydan ise Avrupa Dayanışma Programı (ESC) hareketliliği konusuna değinerek, gönüllülük faaliyetlerinin gençlerin kişisel ve kültürel gelişimine sağladığı katkıları anlattı.
Etkinlikte ayrıca, geçmiş yıllarda Erasmus+ öğrenim ve staj hareketliliğine katılan öğrenciler de deneyimlerini paylaşarak yurt dışındaki eğitim, kültür ve sosyal yaşam hakkında katılımcılara bilgi aktardı.
Kastamonu Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Erman Zurnacı tarafından geliştirilen yenilikçi tasarım, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Dairesel Priz Kapağı ve Mekanizması” adıyla tescillendi. Bu buluş, elektrikli cihazların fiş–priz bağlantısını daha ergonomik, güvenli ve pratik hale getirmeyi amaçlıyor.
Yeni sistem, yaklaşık 360° açıyla takılabilen bağlantı mekanizması sayesinde fiş–priz etkileşimini her yönden mümkün kılarak kullanıcı deneyimini ve güvenliği önemli ölçüde artırıyor. Hem sıva üstü prizlerde hem de uzatma kablolu grup prizlerde kullanılabilen yapısı, buluşun geniş bir uygulama alanına sahip olmasını sağlıyor.
Dairesel priz kapağı ve mekanizması; düşük maliyetli üretim avantajı, geniş temas yüzeyiyle güvenli bağlantı imkânı ve isteğe bağlı LED aydınlatma özelliği ile öne çıkıyor. Ev, ofis ve endüstriyel ortamlarda kullanım kolaylığı sunan sistem hem enerji verimliliği hem de kullanıcı güvenliği açısından dikkat çekici bir yenilik olarak değerlendiriliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, buluş hakkında değerlendirmelerde bulundu:
“Üniversitemiz, yalnızca akademik bilgi üretimiyle değil, aynı zamanda toplumsal faydaya dönüştürülebilecek yenilikçi fikirlerle de öne çıkmaktadır. Dr. Öğr. Üyesi Erman Zurnacı’nın geliştirdiği ‘Dairesel Priz Kapağı ve Mekanizması’, günlük yaşamı kolaylaştıran, güvenliği artıran ve teknolojik katma değer yaratan örnek bir buluştur. Bu başarı, üniversitemizin Ar-Ge gücünü ve inovasyon odaklı çalışmalarını bir kez daha ortaya koymuştur. Hocamızı ve emeği geçen herkesi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Rektörümüz ayrıca AR-GE çalışmalarına verdiği destekten ötürü Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Prof. Dr. M. Zeki Durak’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından desteklenen ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü koordinasyonunda düzenlenen “Ormancılık Malzemeleri ile Tabiat Temelli Beslenme Eğitimi Materyallerinin ve Modellerinin Geliştirilmesi Çalıştayı”, 10–11 Ekim 2025 tarihlerinde Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademiden geniş bir uzman heyetinin katılımıyla düzenlenen çalıştayda, 0–18 yaş grubu çocuklara yönelik tabiat temelli beslenme eğitimi için materyal ve model geliştirme süreçleri disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alındı. Doğadan elde edilen ormancılık malzemelerinin (ahşap baskılar, tohum koleksiyonları vb.) eğitim süreçlerine uyarlanması sürecinde güvenlik, pedagojik uygunluk, sürdürülebilirlik, kültürel bağlam ve bilimsel doğruluk gibi temel unsurlar bütüncül biçimde değerlendirildi.
Çalıştayın açılış konuşmalarını Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna ve Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Tuğba Tatar yaptı.
Proje ve Çalıştay Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Muslu, açılış sunumunda etkinliğin amacı, kapsamı ve işleyişine ilişkin bilgiler paylaşarak disiplinlerarası ortak bir çalışma zemini oluşturdu. Sabah oturumunda uzmanların katılımıyla yuvarlak masa tartışmaları yürütülürken, öğleden sonraki oturumlarda belirlenen kritik başlıklar derinlemesine ele alınarak uygulanabilir öneriler somutlaştırıldı. Gün sonunda elde edilen bulgular, raportörler tarafından sistematik biçimde kayıt altına alındı.
Çalıştay kapsamında iki ayrı çalışma masası yapılandırıldı. Çalışma Masası 1 (Materyal Geliştirme) oturumunda; materyal türü seçimi (basılı, dijital, fiziksel), içeriklerin TÜBER, Türk Gıda Kodeksi, WHO/FAO/EFSA gibi güvenilir kaynaklarla uyumu, pedagojik uyarlama, erişilebilirlik, kapsayıcılık, güvenlik, hijyen, kültürel uyum ve sürdürülebilir üretim başlıklarında kritik kontrol noktaları belirlendi.
Çalışma Masası 2 (Model Geliştirme) kapsamında ise; modelin hedef kitlesi ve kazanımları, güvenli eğitim ortamı (MEB onaylı alanlar, Milli Parklar, risk analizi, AFAD protokolleri), yaşa uygun pedagojik yaklaşımlar, bilimsel ve kültürel temeller, faaliyet planı, materyal ve kaynak planlaması, değerlendirme ve izleme süreçleri ele alındı. Ayrıca çevresel tehlikelerin giderilmesi, acil durum planları, su ve hijyen standartları ile gözetim oranları gibi güvenlik odaklı uygulama kriterleri tanımlandı.
Çalıştayın sonunda, her iki masada üretilen kritik nokta tabloları Düzenleme Kurulu tarafından bilimsel bütünlük içinde derlenerek “Bilimsel Öneriler ve Standartlar Uzlaşı Raporu” taslağına dönüştürülecek. Taslak, iki hafta içinde katılımcılarla Uzlaşı Değerlendirme Formu eşliğinde paylaşılacak ve gelen geri bildirimlerle revize edilerek tüm katılımcıların ortak yazarlığıyla kitap haline getirilecek. Böylece çalıştay çıktılarının hem uygulama alanlarında yol gösterici hem de bilimsel literatüre katkı sağlayan kalıcı bir kaynak oluşturması hedefleniyor.
Çalıştaya Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Kastamonu İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü, Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kastamonu Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (KADASK), Kastamonu Yeşilay, Kastamonu YEDAM, Kastamonu TEMA, Kastamonu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği yerel paydaş olarak destek verirken Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü, Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü, TTO Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Orman Fakültesi, Spor Bilimleri Fakültesi de iç paydaş olarak yer aldı.
Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD), Pediatri Diyetisyenliği Derneği (PEDİDER), Sürdürülebilir Yaşam Derneği (SUYADER), Uluslararası Çocuk Hakları Elçileri Derneği (ICHILD), İklim Öncüleri isimli kuruluşlar da ulusal destek olarak çalıştaya katkı sağladı.
Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri, bölgenin su kaynaklarının korunmasına ve sürdürülebilir çevre yönetimine katkı sağlayacak yeni bir bilimsel araştırma projesine imza attı. Üniversite dışındaki kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde yürütülecek “Küre Dağları Milli Parkı (Ulukaya) Çevresinde Su Kalitesinin Su Analizleri ve CBS Teknikleri ile Değerlendirilmesi” başlıklı proje, 8 Ekim 2025 tarihinde kabul edildi.
799 bin 285 TL bütçeyle desteklenen ve 16 ay sürecek olan araştırma projesinin yürütücülüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ekrem Mutlu üstleniyor. Projede Dr. Elif Seda Özbek danışman, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Dilek Aykır Akdağ proje koordinatörü olarak görev yaparken; üniversitemiz akademisyenlerinden Arş. Gör. Büşra Kırcı, Dr. Öğr. Üyesi Esma Mutlu ve yüksek lisans öğrencileri Yasin Boztepe ile Dilara Kıvanç araştırmacı olarak yer alıyor.
Proje kapsamında, Küre Dağları Milli Parkı ve Ulukaya Şelalesi çevresindeki su kaynaklarının fiziksel, kimyasal ve biyolojik analizleri yapılacak. Ayrıca projede Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknikleri kullanılarak bölgedeki su kalitesi verileri analiz edilecek, veriler haritalandırılacak, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir çevre yönetimi açısından bilimsel bir model oluşturulacak. Elde edilen sonuçların, bölgedeki ekosistem sağlığına ve koruma politikalarına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin bölgesel kalkınma vizyonuyla uyumlu olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üniversitemiz, sahip olduğu akademik bilgi birikimini çevre, ekoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde somut projelere dönüştürmeye devam ediyor. Küre Dağları Milli Parkı ve Ulukaya Şelalesi, doğal mirasımız açısından büyük önem taşıyor. Bu değerli alanın su kalitesinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi hem çevresel koruma hem de yerel yönetim politikaları açısından yol gösterici olacaktır. Proje ekibimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”
Kastamonu Üniversitesi, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki bilimsel çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Üniversite dışındaki kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde yürütülecek “Küre Dağları Azdavay Saray Şelalesi’nde Su Kalitesinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Analizi” başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı.
16 ay sürecek ve 399 bin 742 TL bütçeyle desteklenen araştırma projesinin yürütücülüğünü, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekrem Mutlu üstleniyor. Projede Dr. Elif Seda Özbek danışman, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal proje koordinatörü olarak görev yaparken; Kastamonu Üniversitesi’nden Arş. Gör. Büşra Kırcı, Dr. Öğr. Üyesi Esma Mutlu ve yüksek lisans öğrencileri Yasin Boztepe ile Dilara Kıvanç araştırmacı olarak yer alıyor.
Proje kapsamında, Küre Dağları Milli Parkı ve Azdavay Saray Şelalesi çevresindeki su kaynaklarının kalitesi, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak mekânsal analizlerle değerlendirilecek. Çalışma sonucunda elde edilecek bilimsel veriler, bölgedeki doğal kaynakların korunması, su kalitesinin izlenmesi ve sürdürülebilir çevre stratejilerinin geliştirilmesi süreçlerine katkı sağlayacak. Ayrıca, analiz sürecinde su kalitesi parametreleri ve metal dağılımı, CBS tabanlı haritalama ve görselleştirme teknikleriyle ortaya konulacak.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin üniversitenin sürdürülebilirlik politikalarıyla uyumlu olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üniversitemiz, sahip olduğu akademik bilgi birikimini çevre, ekoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde somut projelere dönüştürmeye devam ediyor. Küre Dağları ve Azdavay Saray Şelalesi, Kastamonu’nun doğal mirası açısından büyük önem taşıyor. Bu değerli alanın su kalitesinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi hem çevresel koruma hem de yerel yönetim politikaları açısından yol gösterici olacaktır. Proje ekibimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”
Kastamonu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen “Öğrenci Toplulukları Tanıtım Günleri” etkinliği 6-10 Ekim 2025 tarihleri arasında Üniversitemiz Merkez Yemekhane önünde gerçekleştirildi.
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Atalan, Genel Sekreter Vekili Doç.Dr. İbrahim Demirbaş, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Aydın Caymaz, Sağlık Kültür Daire Başkanlığı Şube Müdürü Ali Acarca ile birlikte 10 Ekim 2025 tarihinde etkinlik alanını ziyaret etti. Ziyaret sırasında Üniversitemiz yönetimi, toplulukların stantlarını gezerek topluluk faaliyetleri hakkında bilgi aldı ve öğrencilerin sorularını dinleyerek beklentilerini öğrenme fırsatı buldu. Bu süreçte öğrencilere tavuk ve pilav ikram edildi.
Üniversitemiz bünyesindeki öğrenci topluluklarının faaliyetlerini tanıtmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, çok sayıda öğrenci bir araya gelerek topluluklarla tanışma fırsatı buldu. 10 Ekim 2025 tarihine kadar devam eden tanıtım günleri etkinliği boyunca kültürel, sosyal, akademik ve sportif alandaki öğrenci toplulukları stant açarak kendilerini tanıttı. Öğrenciler, toplulukların amaçları, faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi edinerek, ilgi duydukları alanlarda aktif olarak yer alabilme imkânına sahip oldu. Ayrıca, etkinlikte öğrencilerin topluluklara üye olmaları teşvik edildi.
Kastamonu Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yılmaz, Filistin’de yaşanan insani krize dikkat çekmek amacıyla sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi.
Kastamonu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğrenci Topluluğu ve Kastamonu Valiliği Açık Kapı Şube Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen projeyle üniversitede öğrenim gören Filistinli öğrenciler, Kastamonu’daki ortaokullarda düzenlenen etkinliklerle barış, insan hakları ve empati konularında farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Ayrıca proje, Kastamonu’daki ortaöğretim öğrencilerinin Filistin’deki insani duruma yönelik farkındalığı arttırmayı hedefliyor.
Etkinlikler kapsamında Filistinli öğrenciler, kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak Filistin’de yaşanan insani dramı gençlere aktarıyor. Üniversite öğrencileri ile ortaokul öğrencilerinin bir araya geldiği bu etkinliklerde, çocukların barış, insan hakları ve insani değerler üzerine düşünmeleri teşvik ediliyor.
Proje çerçevesinde düzenlenen ilk etkinlik 7 Ekim tarihinde Kastamonu Merkez Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte duygusal anlar yaşanırken, öğrencilerin empati ve dayanışma duygularını pekiştiren çeşitli atölye çalışmaları da yapıldı.
“Hedefimiz Gençlerde Farkındalık Oluşturmak”
Proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Murat Yılmaz, “Gönül Köprüsü” projesinin amacını şu sözlerle açıkladı: “Bu projeyle, ortaokul öğrencilerinde Filistin meselesine yönelik farkındalığı artırmayı ve üniversitemizdeki Filistinli öğrencilerin toplumsal dayanışma duygusunu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Gençlerin vicdani bilinçlerini geliştirmek, geleceğin daha barışçıl bir dünyası için önemli bir adım.”
Dr. Öğr. Üyesi Murat Yılmaz, önümüzdeki haftalarda farklı okullarda da uygulanmaya devam edeceğini, böylece toplumsal duyarlılığın güçlendirilmesine katkı sağlanacağını ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ek yerleştirme sonuçlarına göre ulaştığı %96,36’lık genel doluluk oranıyla dikkat çekti. Ek yerleştirme sonucunda Üniversitemizin ön lisans programlarına ayrılan 404 kontenjana 403 öğrenci, lisans programlarına ayrılan 118 kontenjana ise 100 öğrenci yerleşti. Böylece toplam ayrılan 522 kontenjanın 503’ü dolarak Kastamonu Üniversitesi, tercih edilebilirliğini bir kez daha göstermiş oldu.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen doluluk oranlarının Kastamonu Üniversitesi’nin güçlü akademik altyapısı ve öğrenci odaklı yaklaşımının bir yansıması olduğunu ifade etti. Rektörümüz, Kastamonu Üniversitesi’nin yalnızca akademik açıdan değil, sosyal ve kültürel yönden de öğrencilerinin gelişimine katkı sunmayı amaçladığını belirtti. Ek yerleştirme sürecinde ulaşılan yüksek doluluk oranının, üniversitenin eğitim anlayışına duyulan güveni gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bu başarıda emeği geçen tüm akademik ve idari personele teşekkür ederek, kalite odaklı ve sürdürülebilir eğitim anlayışını geliştirmeye devam edeceklerini dile getirdi.
Kayıtlar 10–17 Ekim Tarihleri Arasında Gerçekleştirilecek
2025-YKS ek yerleştirme sonuçlarına göre Kastamonu Üniversitesi’ne yerleşen öğrencilerin kayıt süreci başladı. Öğrenciler, 10–12 Ekim 2025 tarihleri arasında elektronik kayıt (e-kayıt) işlemlerini e-Devlet üzerinden, 10–17 Ekim 2025 tarihleri arasında ise şahsen kayıtlarını ilgili akademik birimlerde gerçekleştirebilecek.
2025 YKS Ek Yerleştirme ile Yerleşen Öğrenciler İçin Kayıt İşlemleri hakkında bilgi için tıklayınız.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “İhtisaslaşma Üniversiteleri Çalıştayı’nın açılış töreni, 6 Ekim 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirildi.
Törene Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yanı sıra, ihtisaslaşan 25 üniversitenin temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Program; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kastamonu Üniversitesi tanıtım filminin izlenmesiyle başladı.
Açılış konuşmasını yapan Kastamonu Üniversitesi Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, ihtisaslaşma sürecinde elde edilen tecrübelerin paylaşılmasının, başarılı uygulamaların yaygınlaştırılmasının ve karşılaşılan sorunlara ortak çözümler üretilmesinin önemine dikkat çekti.
Çalıştayda yer alan tematik masaların bu süreçte kritik rol üstleneceğini belirten Doç. Dr. Birinci, “Ortak bilgi birikimiyle güçlü bir sinerji oluşturacağımıza ve bu sinerjiyi somut politika önerilerine dönüştüreceğimize inanıyorum. Çalıştay çıktıları, çevresel duyarlılık, bilimsel titizlik ve kamusal fayda ilkeleri doğrultusunda şekillenecek” dedi.
Ardından söz alan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ömer Küçük, üniversitelerin yalnızca bilgi üretmekle kalmayıp, bu bilgiyi yeniliğe ve yeniliği de bölgesel kalkınmaya hizmet edecek bir ekosistemlere dönüştürmede de önemli aktörler olduğunun ifade etti.
Üniversitelerin bu süreçte bölgesel entegrasyondan nitelikli iş gücü yetiştirmeye, girişimcilik ekosistemi geliştirmekten Ar-Ge ve danışmanlık hizmetlerine kadar çok katmanlı roller üstlendiğini dile getiren Prof. Dr. Küçük, şu ifadeleri kullandı: “Günümüzde sadece ihtisaslaşma sahasıyla ilgili fakülteler değil, üniversitenin tüm bileşenleri ile süreçte olması gerekiyor. Bu süreçte iletişimden halkla ilişkilere, işletmeden yönetime, organizasyondan pazarlamaya, mühendislikten tasarıma ve eğitime kadar tüm birimlerimizin doğrudan ya da dolaylı biçimde ihtisaslaşma çalışmalarında yer alması son derece kıymetlidir. Diğer taraftan ihtisaslaşmayı sadece üniversiteye değil, şehrin tamamına yayarak bölgesel ve ulusal düzeyde politika ve stratejiler üretmek, hatta bunları ulusal politikalara dönüştürmek önümüzdeki dönemde izlememiz gereken önemli hedefler arasında yer almaktadır.”
Prof. Dr. Küçük, çalıştayın ihtisaslaşma alanında elde edilen tecrübelerin paylaşımı ve karşılaşılan zorluklara çözüm geliştirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
İki gün sürecek olan çalıştay, altı tematik grupta yürütülecek oturumların ardından 7 Ekim 2025 tarihinde sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erecek.
Kastamonu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda, öğrenci topluluklarının katılımıyla düzenlenen “Öğrenci Toplulukları Tanıtım Günleri” başladı. 6 Ekim 2025 tarihinde Merkez Yemekhane önünde başlayan etkinlikte öğrenciler, farklı alanlarda faaliyet gösteren topluluklarla tanışma ve üye olma fırsatı buluyor.
Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte 78 öğrenci topluluğu yer alıyor. Havacılıktan girişimciliğe, tiyatrodan fotoğrafçılığa, çevre projelerinden sosyal sorumluluk faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürüten topluluklar; gerçekleştirdikleri projeleri, düzenledikleri etkinlikleri ve yeni döneme dair planlarını tanıtıyor.
Etkinliğe katılan öğrenciler, üniversite yaşamını yalnızca derslerle sınırlı tutmak istemediklerini belirterek topluluklarda aktif rol almanın kendilerini hem sosyal hem de kişisel açıdan geliştirdiğini ifade etti.
Tanıtım günleri kapsamında öğrenciler, yalnızca toplulukların geçmiş çalışmalarını öğrenmekle kalmıyor; aynı zamanda ilgi duydukları alanlarda aktif olarak yer alma şansı da yakalıyor. Spor, kültür, sanat, bilim ve teknoloji gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren topluluklar, hazırladıkları görseller, etkinlik tanıtımları ve canlı performanslarla kampüse renkli bir atmosfer kazandırıyor.
“Öğrenci Toplulukları Tanıtım Günleri” 10 Ekim 2025 tarihine kadar devam edecek. Etkinlik boyunca öğrenciler, ilgi alanlarına uygun topluluklara üye olarak üniversite yaşamlarını daha aktif, verimli ve keyifli bir şekilde değerlendirme imkânı bulacak.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği (PUADER) tarafından düzenlenen Kastamonu Pediatri Günleri, 4 Ekim 2025 tarihinde Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Çocuk sağlığı alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı etkinlik, akademisyenler ve hekimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Kastamonu Pediatri Günleri’nin, çocuk sağlığına yönelik yeni yaklaşımların paylaşılması ve iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Duru ve Miray Yıldız’ın sergilediği piyano dinletisi dinleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Açılış konuşmalarının ilkini Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği (PUADER) Eş Başkanı Doç. Dr. Eren Yıldız gerçekleştirdi. Doç. Dr. Yıldız, “Çocuk sağlığına yapılan yatırım, aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır” diyerek Kastamonu’da ilk kez düzenlenen Pediatri Günleri’nin gelenekselleşmesini temenni etti. Doç. Dr. Yıldız, etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.
Doç. Dr. Yıldızın ardından PUADER’in tanıtım filmi katılımcıların beğenisine sunuldu. Film gösteriminin ardından söz alan PUADER Başkanı Prof. Dr. Bumin N. Dündar ise derneğin çalışmalarını anlatarak, genç hekimlere destek olmanın ve onların Anadolu’da yalnız olmadığını hissettirmenin önemine değindi. PUADER’in faaliyetlerinden bahseden Prof. Dr. Dündar, pandemi döneminde çocuk sağlığına yönelik hazırlanan Çocuk Sağlığı TV’ye katkı çağrısında da bulundu.
Prof.Dr. Dündar’dan sonra kürsüye çıkan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı, pediatri toplantısının Kastamonu için değerli bir kazanım olduğunu vurgulayarak benzer etkinliklerin diğer branşlarda da yapılması gerektiğini ifade etti. Çocukların bedenen ve ruhen sağlıklı olması gerektiğinin altını çizen Avcı, pediatri alanının eski parlak günlerine dönmesi dileğinde bulundu.
Dekan Prof. Dr. Avcı’dan sonra söz alan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise açılış konuşmasında, “Her bir çocuğun sağlıklı büyümesi, gelişmesi ve potansiyeline ulaşması, sadece onların değil, tüm insanlığın geleceği için hayati öneme sahiptir. Çocuklarımızın sağlığına yapılan her yatırım, aslında geleceğimize yapılan bir yatırımdır” dedi. Ayrıca rektörümüz pediatri biliminin çağın değişiminden etkilendiğini ve bu alanda sürekli yenilikçi çalışmaların önem taşıdığını ifade etti. Rektörümüz çocuk hekimlerinin özverili çalışmalarını bir ebeveyn olarak yakından takip ettiklerini vurgulayarak etkinliğe katılan herkese teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
Açılış konuşmalarının ardından PUADER Başkanı Prof. Dr. Bumin N. Dündar ve Eş Başkan Doç. Dr. Eren Yıldız, desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a teşekkür plaketi sundu.
Etkinlik, bilimsel oturumlarla devam etti. İlk oturum “Büyüyen Endişeler: Eyvah Çocuğumda Bir Sorun Var!” başlığıyla gerçekleştirildi. Bu bölümde Dr. Erdal Eren “Olgularda Erken Ergenlik: Ne Zaman Normal Ne Zaman Patolojik?”, Dr. Şeyma Kayalı “Sporcu Çocuk Kalbi: Nelere Dikkat Etmeli? Çocuk Kardiyoloji Görüşü” ve Dr. Sadrettin Ekmen “İnfantil Kolik: Ebeveynlerin Kabusu ve Çözüm Önerileri” sunumlarını yaptı.
İkinci oturum “Minik Yaşlara Büyük Dertler: Güncel Yaklaşımlar” temasıyla devam etti. Dr. Dilek Kahvecioğlu “Yenidoğan Tarama Sonuçları: Ne Zaman Telaşa Kapılmalı?”, Dr. Rukiye Ünsal “Anemiye Yaklaşım: Ne Zaman Demir Ne Zaman B12, Hangi Dozda?” ve Dr. Hatice Emel Özyürek “Olgularda Boyunda Şişliği Olan Çocuk: Ne Zaman Malignite Düşünelim?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.
Üçüncü oturumda “Küçük Mikroplar, Büyük Etkiler: Enfeksiyonlara Kanıta Dayalı Yaklaşım” konusu işlendi. Dr. Eren Yıldız “Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları”, Dr. Burcu Ceylan Cura Yayla “Döküntülü Çocuk” ve Dr. Seçil Arslansoyu Çamlar “İdrar Yolu Enfeksiyonu” başlıklı çalışmalarını sundu.
Son oturum ise “Pediatride Gıdayla İlgili Sorunlar: Alerji, Malnütrisyon ve Kabızlık” üzerine yoğunlaştı. Bu bölümde Dr. Özge Uysal Soyer “İnek Sütü Proteini Alerjisi: Tanıdan Eliminasyona”, Dr. Hayriye Hızarcıoğlu Gülşen “Malnütrisyon: Yetersiz Beslenmeye Klinik Müdahale” ve Dr. Eylem Sevinç “Çocukluk Çağında Kabızlık: Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımları” konularını ele aldı.
Kastamonu Pediatri Günleri, günün anısına yapılan toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri, 3 Ekim 2025 tarihinde Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve Filistin halkıyla dayanışma içinde olduklarını göstermek amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı.
Üniversitemiz Merkez Kütüphane önünde başlayan yürüyüş, yoğun katılım eşliğinde İlahiyat Fakültesi önüne kadar sürdü. Ellerinde taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla Filistin halkının sesi olmayı amaçlayan öğrenciler, “Kahrolsun İsrail” ve “Gazze yalnız değildir” gibi ifadelerle yaşananlara tepki gösterdi.
Etkinlik kapsamında öğrenciler tarafından okunan basın açıklamasında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı abluka ve uluslararası sularda insani yardım taşıyan Sumud Filosu’na yönelik saldırı sert bir dille kınandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün burada yalnızca bir açıklama okumuyoruz; tarihimize, inancımıza ve insanlığa söz veriyoruz. Gazze’de yaşananlar insanlık ayıbıdır. İsrail’in Sumud İnsani Yardım Filosu’na yönelik saldırısı, hukukun ve insanlık onurunun açık ihlalidir.”
Açıklamanın devamında, uluslararası toplum acilen harekete geçmeye davet edildi. Öğrenciler, Gazze için güvenli bir insani yardım koridorunun oluşturulmasını, Sumud Filosu’nda gözaltına alınan sivillerin derhal serbest bırakılmasını ve İsrail’in saldırılarına karşı somut adımlar atılmasını talep etti.
Ayrıca, Üniversitemiz öğrencileri boykot, bilinçlendirme çalışmaları ve barışçıl protesto eylemlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Programa, Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan da katılarak öğrencilere destek verdi.
Etkinlik, “Biz buradayız, susmayacağız” mesajı ve ardından yapılan dua ile sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni, 3 Ekim 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Bu yıl eğitime başlayan, 144 Tıp Fakültesi öğrencisi düzenlenen törende beyaz önlüklerini giyerek hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Programa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı, akademik ve idari personel, öğrenciler ve aileler katıldı.
Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tıp Fakültesi tanıtım videosunun ardından açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ahmet Avcı, yeni görevine başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Fakültemizde 85 akademik personelimizle öğrencilerimize en iyi eğitimi sunmayı hedefliyoruz. Toplumda tıp doktorları; karar verebilen, doğruyu yanlıştan ayırabilen kişiler olarak görülür. Asıl işimiz, insanları dinleyebilmek ve sorunlarına çözüm bulabilmektir. İnsanların dertlerine çare olduğunuzda, onların mutluluğunu paylaşmanın sizlere de büyük bir mutluluk katacağını göreceksiniz. Kapım her zaman öğrencilerimize açıktır. Hekimlik, ömür boyu okuma ve araştırma gerektiren bir meslektir. Bu süreçte ailelerimizin de öğrencilerimize destek olmaları büyük önem taşımaktadır.”
Konuşmasının ardından Prof. Dr. Avcı, Tıp Fakültesi’ne birincilikle yerleşen Yiğit Karamusaoğlu’nu ve ailesini sahneye davet ederek kendisine hediye takdim etti.
Ödülün ardından söz alan Yiğit Karamusaoğlu, beyaz önlüğün anlamına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Fakültemizde ilk günden itibaren değerli hocalarımızın ilgisi, samimiyeti ve güler yüzüyle karşılaştık. Hiç yabancılık çekmedik. Bizlere ‘doktor hanım’, ‘doktor bey’ diye hitap edilmesi ayrıca gurur verici oldu. Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ sözündeki güvene layık Türk hekimleri olabilmek için var gücümüzle çalışacağımıza söz veriyor, bu anlamlı törenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Konuşmaların ardından öğrenciler, Prof. Dr. Ahmet Avcı, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Murat Ali Çiçekler ve öğretim üyelerinin desteğiyle beyaz önlüklerini giydi. Tören, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Uğur Akpulat eşliğinde öğrencilerin hep birlikte Beyaz Önlük Andını okumasıyla devam etti.
Duygu dolu anlara sahne olan törende öğrenciler ve aileleri, mesleğe ilk adımlarını atmanın gurur ve heyecanını birlikte yaşadı.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Merve Kalaycı Kadak’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Orman Yangınlarından Zarar Gören Alanlarda Acil Peyzaj Onarım Planlaması: Arazi Kullanımı-Arazi Örtüsü ve Kara Yüzey Sıcaklığı Tabanlı Uzaktan Algılama Yaklaşımı” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-B Acil Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Projede, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Mert ve Çankırı Karatekin Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ebru Gül araştırmacı olarak yer alıyor.
TÜBİTAK’tan 53 bin 539 TL hibe desteği alan ve üç ay sürecek proje kapsamında, yangından zarar gören alanlarda acil peyzaj onarım önerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) temelli yöntemlerin kullanılacağı proje ile yangın sonrası alanların yeniden işleyen bir ekosistem haline gelmesine bilimsel ve teknik katkı sağlanacak.
Ayrıca proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Kalaycı Kadak’ın lisansüstü akademik danışmanlığını yaptığı öğrenci, proje süresince bursiyer olarak desteklenecek.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
“ Akademisyenimizin yürüttüğü bu değerli proje, yalnızca bilim dünyasına katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda ülkemizin en önemli çevresel sorunlarından biri olan orman yangınlarıyla mücadeleye yönelik somut çözümler geliştirilmesine de katkı sağlayacaktır. Akademisyenlerimizin TÜBİTAK destekli çalışmalarının artarak devam etmesi bizleri gururlandırmaktadır. Bu başarıda emeği geçen tüm hocalarımızı ve öğrencilerimizi yürekten kutluyorum.”
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkür ederken, üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nin öncülüğünde yürütülen “İklimin Geleceği: Geleceğin İklimi 3” Projesi tamamlandı.
Öğr. Gör. Dr. Berkan Güngör koordinatörlüğünde, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Çağrısı kapsamında üçüncü kez desteklenmeye hak kazanan proje, 1-6 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Projeyle Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve üniversitelerinden gelen 18–30 yaş arası gençlerin, çevre ve iklim değişikliği konularında farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Katılımcılar; yaban hayat farkındalığı, sürdürülebilir politika geliştirme, orman ve su kaynaklarının durumu, sürdürülebilir tüketim, geri dönüşüm, afet yönetimi ve yönetişim modelleri gibi pek çok konuda bilgi edindi.
Altı gün boyunca uzman akademisyenlerin verdiği teorik eğitimlerin yanı sıra, Daday ve Taşköprü’deki orman yangın sahalarına teknik geziler düzenlenerek katılımcılara saha deneyimi kazandırıldı. Gün sonunda yapılan beyin fırtınası oturumlarıyla gençler edindikleri bilgileri tartışma ve değerlendirme imkânı buldu.
Projenin son gününde ise düzenlenen "Çalıştay ve Politika Belgesi Oluşturma" oturumunda gençler, iklim krizine yönelik çözüm önerilerini dile getirerek somut politika önerileri geliştirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Kastamonu Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Daday Belediyesi, Kastamonu Teknokent A.Ş., Kastamonu Sarı Konak Kadın Üretim ve İşletme Kooperatifi ile Gölköy Yaşam Resort’un paydaş olarak destek verdiği proje kapsamında toplam 6 atölye çalışması ve 40 saatlik eğitim gerçekleştirildi.
Kastamonu Üniversitesi, Horizon Europe Marie Skłodowska-Curie Actions (MSCA) kapsamında desteklenen “Hayal Et, İnovasyon Yap, Etki Yarat (i3)” projesinin faaliyetlerinden biri olan European Researchers’ Night etkinliğinde yer aldı.
26-27 Eylül 2025 tarihlerinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Avrupa genelinde aynı anda düzenlenen en büyük bilim iletişimi organizasyonlarından biri olarak dikkat çekti.
Bu yılın teması olan “Hayal Et, İnovasyon Yap, Etki Yarat (i3)”, araştırmacıların bilimsel çalışmalarını topluma aktarması ve bilimin toplumsal etkisinin niteliklendirmesini hedefledi.
Üniversitemizi etkinlikte proje yürütücüsü Doç. Dr. Gökhan Kaya ve i3 Kastamonu Proje ekibi temsil etti. Ekibimiz, katılımcılarla doğrudan etkileşim kurarak bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesine yönelik dört farklı atölye çalışması yürüttü.
Atölyelerde çocuklar ve gençler, günlük yaşamla ilişkili bilimsel olguları keşfederken aynı zamanda sorgulama, gözlem ve çıkarım yapma becerilerini uygulamalı şekilde deneyimledi. Özellikle mikroskobik canlıların keşfi ve kendi teknolojik araçlarını üretme deneyimi, katılımcıların ilgisini çekti.
Etkinlikte ayrıca Üniversitemiz öğretim görevlilerinden Öğr.Gör.Dr. Fevziye Işıl Kesbiç, Café Scientifique oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. Kesbiç, bilimsel bilginin toplumla paylaşılmasının önemi ve bilim insanlarının sosyal sorumlulukları üzerine görüşlerini katılımcılarla paylaştı.
European Researchers’ Night etkinliği, binlerce ziyaretçinin katılımıyla büyük ilgi gördü. Çocuklardan gençlere, öğretmenlerden ailelere kadar geniş bir kitleye ulaşan etkinlik, toplumun bilimsel farkındalığının artırılmasına katkı sağladı.
Kastamonu Üniversitesi, şehrin tarihî, coğrafî, sosyal, ekonomik, demografik, bilim, kültür, sanat, spor ve turizme dair konuları veriler ışığında çok yönlü olarak ele almayı amaçlayan “Kastamonu Raporları” dizisini başlattı. Dizinin ilk yayını, “Kastamonu Nüfusu: Geçmiş, Günümüz ve Gelecek Perspektifinden Bir Değerlendirme” başlıklı rapor oldu. İlerleyen dönemlerde planlanan yeni raporlarla diziye devam edilecek.
Dizinin ilk raporunda Kastamonu’nun nüfus yapısı tarihî gelişimi ayrıntılı bir biçimde ele alındı. Buna göre 1927 yılında 335.601 olan Kastamonu nüfusunun 1980’de 450.946 ile en yüksek seviyesine ulaştığı, sonrasında ise azalma eğilimine girdiği ifade edildi. 2024 yılı itibarıyla ilin toplam nüfusu 381.991 olarak kaydedildi. Raporda ayrıca Kastamonu’nun demografik yaşlanma sürecine girdiği vurgulandı. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte doğurganlık verileri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. 2009’da binde 12,4 olan kaba doğum hızı 2023’te binde 7,8’e gerilerken, doğum sayısındaki yüzde 32,8’lik düşüş Kastamonu’nun Türkiye ortalamasının üzerinde bir hızla doğurganlık kaybı yaşadığını gösterdi. Raporda ayrıca göç hareketlerine ilişkin veriler de geniş yer buldu. 1980’li ve 1990’lı yıllarda yoğun göç kaybı yaşayan Kastamonu’nun son yıllarda göç alan bir profile yöneldiği, 2022–2023 döneminde ise net göç hızının binde 33,1 ile son kırk yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi.
Raporda verilerin yanı sıra Kastamonu’nun yaşlanan nüfus yapısı ve düşük doğurganlık hızına dikkat çekilerek hem ulusal hem de yerel düzeyde politika önerileri sunuldu. Bu kapsamda doğurganlığı teşvik edecek aile politikalarının uygulanması, istihdam imkanlarının artırılması, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ile yaşlı nüfus için sağlık ve bakım hizmetlerinin artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, eğitim, kültür ve sağlık projeleriyle hayat kalitesinin yükseltilmesi ve yaşlı nüfusun sosyal hayata daha etkin katılımını sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi önerildi.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yapılan çalışmanın önemine dikkat çekerek, “Kastamonu Raporları dizisi, üniversitemizin bilimsel üretkenliğini şehrimizin geleceği ile buluşturan önemli bir girişimdir. Bu çalışmaların Kastamonu’nun demografik yapısından ekonomik kalkınma potansiyeline, tarihî mirasından turizm fırsatlarına kadar pek çok alanda yol gösterici olması hedeflenmektedir. Ortaya konulan bilgiler yalnızca günümüzü yansıtmayacak, geleceğe yönelik oluşturulacak projeksiyonların ve yapılacak planlamaların da temelini oluşturacaktır. Raporda sunulan geniş kapsamlı öneriler ise üniversitemizin sadece bilimsel alanda faaliyet gösteren değil, aynı zamanda şehrin geleceğine katkı sunan ve şehir için çalışan bir kurum olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır. Bu vesileyle katkı sunan tüm akademisyenlerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Raporun tam metnine ve ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz
Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST 2025, bu yıl da binlerce gencin teknoloji ve bilim alanındaki projelerini sergilediği bir buluşmaya sahne oldu.
Üniversitemiz Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği Anabilim Dalı yüksek lisans öğrencisi Serap Herkiloğlu, TEKNOFEST 2025 kapsamında TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmasında Sağlık Kategorisi ikincilik ödülünü kazandı.
Yenilikçi ve çözüm odaklı yaklaşımıyla öne çıkan proje, sağlık alanındaki teknolojik gelişmelere katkı sunmayı hedefliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen bu başarıdan duyduğu memnuniyeti şu şekilde dile getirdi:
“Üniversitemiz öğrencilerinin ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettikleri başarılar bizi mutlu ediyor. Öğrencimiz Herkiloğlu’nun TEKNOFEST gibi prestijli bir organizasyonda aldığı ödül, hem üniversitemizin bilimsel üretkenliğini hem de genç araştırmacılarımızın potansiyelini ortaya koymaktadır. Bu başarı, Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sunma yolunda atılmış bir adımdır. Öğrencimizi tebrik ediyor, bundan sonraki çalışmalarında da başarılarının devamını diliyorum.”
Rektörümüz ayrıca, organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara ve TEKNOFEST ekibine teşekkürlerini iletti.
Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Ebelik ve Kadın Sağlığı Topluluğu tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli UNİDES projesi kapsamında düzenlenen “Şiddetin Anatomisi: Anlamak, Önlemek ve Dönüştürmek” sempozyumu, disiplinler arası bir yaklaşımla 24 Eylül 2025 tarihinde geniş bir akademik ve toplumsal katılımla gerçekleştirildi.
Etkinliğe, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Nesrin İçli ve Dr. Öğr. Üyesi Nihal Aydın, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Hizmetleri Müdürü Saide Pakize Çetin, Öğrenci İşleri Sorumlusu Serap Nurgül Söyler, akademisyenler, sağlık profesyonelleri, hukukçular, sosyal çalışmacılar ve öğrenciler katılarak şiddetin farklı boyutlarının ele alınmasına katkı sundu.
Sempozyum, saygı duruşu ve açılış töreniyle başladı. Açılış konuşmalarını Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna ile Ebelik ve Kadın Sağlığı Topluluk Başkanı Ebe Büşra Yıldız yaptı. Konuşmalarda, şiddetin çok boyutlu yapısına dikkat çekilerek sempozyumun temel amacının şiddeti anlamak, önlemek ve toplumsal dönüşüme katkı sunmak olduğu vurgulandı.
Programın ilk oturumunda, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Aydın “Şiddet Tanımı ve Şiddet Türleri” başlıklı sunumunda şiddetin kavramsal çerçevesini, türlerini ve toplumsal yansımalarını aktardı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Simge Evrenol Öçal, “Günümüz Dünyasında Kadın Düşmanlığı (Mizojini)” başlıklı konuşmasında kadınlara yönelik nefretin kültürel ve yapısal nedenlerini irdeledi. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hekimi Op. Dr. Fatma Nazlı Demir ise “Doğumda Saygı Hakkı: Obstetrik Şiddete Karşı Farkındalık” sunumunda sağlık hizmetlerinde kadına yönelik şiddet boyutuna dikkat çekti. İlk oturum, müzik dinletisi ve ardından verilen öğle arası ile sona erdi.
İkinci oturumda şiddetin kadın sağlığı, çocuk hakları ve hukuki boyutları çok yönlü olarak ele alındı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahika Şimşek Çetinkaya “Şiddetin Kadın Sağlığı Üzerine Etkileri” başlıklı sunumunda şiddetin fiziksel, ruhsal ve üreme sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koydu. Halime Çavuş Kadın Derneği Başkanı Av. Hikmet Şule Özbay, “Bilinçli Gençlik, Güçlü Adalet” başlıklı konuşmasında gençlerin bilinçlendirilmesi ve hukuki mekanizmaların güçlendirilmesi gerekliliğini vurguladı. Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden Sosyal Çalışmacı Mehtap Büyükçağlayan, “Erken Yaşta Evlilik: Bir Çocuk Hakkı İhlali” başlıklı sunumunda erken yaşta evlilikleri çocuk hakları perspektifinden değerlendirdi. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzman Ebesi Sema Güneş Yanık ise “Ebelerin Şiddetin Önlenmesinde Rol ve Sorumlulukları” başlıklı sunumunda ebe ve sağlık profesyonellerinin önleyici rolünü vurguladı. Oturum, 4. sınıf ebelik öğrencilerinin sahnelediği “Şiddete Yönelik Farkındalık Gösterisi” ile tamamlandı.
Sempozyumun sonunda, şiddetin önlenmesi, toplumsal duyarlılığın artırılması, ebelerin mesleki sorumluluklarının vurgulanması ve gençlerin bilinçlendirilmesine yönelik önemli çıktılar elde edildi. Bu kazanımların, kadın ve toplum sağlığını korumaya yönelik sürdürülebilir çalışmalar için yol gösterici nitelikte olduğu belirtildi.
Etkinlik sonunda, Ebelik ve Kadın Sağlığı Topluluğu Danışmanı Arş. Gör. Demet Güney ile Topluluk Başkanı Büşra Yıldız, Başkan Yardımcıları Çağla Aşut ve Melike Köse’ye sempozyuma verdikleri katkılardan dolayı Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nesrin İçli tarafından plaket takdim edildi. Ayrıca organizasyonda emeği geçen tüm Ebelik Bölümü öğrencilerine teşekkür edildi.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni, 29 Eylül 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.
2024-2025 akademik yılda eğitime başlayan ikisi yabancı uyruklu toplamda 89 öğrenci düzenlenen törende beyaz önlüklerini giyerek hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Programa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı, akademik ve idari personel, öğrenciler ve aileler katıldı.
Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tıp fakültesi tanıtım videosunun ardından açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı, yeni göreve başladığını ifade ederek şunları söyledi:
“Fakültemizde 80’e yakın akademik personelimizle öğrencilerimize en iyi eğitimi vermeyi hedefliyoruz. Hekimlik, ömür boyu okuma ve araştırma gerektiren bir meslektir. Bu süreçte ailelerimizin de öğrencilerimize her türlü desteği sunması büyük önem taşıyor.”
Konuşmasının ardından Prof. Avcı, Tıp Fakültesi’ne birincilikle yerleşen Bayram Burak Karakay ile birinci sınıfı birincilikle tamamlayan Nisa Duru Bora’ya hediye takdim etti.
Ödül takdiminden sonra söz alan Bayram Burak Karakay, beyaz önlüğün anlamına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Bugün burada toplanmamıza sebep olan bu önlük sadece bir sembol değil, büyük bir sorumluluk ve topluma hizmet sözüdür. Bu önlük, bizlere bilgi kadar merhametin, bilimin yanında vicdanın da ne kadar önemli olduğunu hatırlatacaktır. Bugün yalnızca kendi hayallerimizi değil, bizleri bugünlere getiren ailelerimizin emeklerini ve hocalarımızın bilgeliğini de omuzlarımıza alıyoruz.”
Ardından kürsüye çıkan Nisa Duru Bora ise hekimliğe ilk adımı atmanın gururunu paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Bugün hayallerimiz adına baş koyduğumuz bu yolda, hekimliğin ilk adımlarını atıyor, bu yolda bize yoldaşlık edecek beyaz önlüklerimizi giyiyoruz. Yardım edeceğimiz insanları düşünerek önlüğümüzü giyerken gurur duyacağımız andayız. İnsanların gözlerindeki ışıltıyı görmek, memleketimize değer katmak için başladığımız serüvenin bu değerli anında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Konuşmaların ardından öğrenciler, Prof. Dr. Ahmet Avcı, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Murat Ali Çiçekler ve Tıp Fakültesi öğretim üyeleri tarafından verilen beyaz önlüklerini giydi. Tören, Dr. Öğr. Üyesi Nurtaç Sarıkaş eşliğinde öğrencilerin hep birlikte Beyaz Önlük Andı’nı okumasıyla devam etti.
Duygu dolu anlara sahne olan törende, öğrenciler ve aileleri, mesleğe ilk adımların gururunu ve heyecanını birlikte yaşadı.
Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK destekli yeni bir projeyle ulusal ve uluslararası bilim dünyasına katkılarını artırmaya devam ediyor. Kastamonu Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Serbun Ufuk Değer yürütücülüğünde hazırlanan proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
10 ay süreli ve 68 bin 212 TL bütçeli proje kapsamında, dengesiz veri kümelerinde daha güvenilir ve gerçekçi yapay veri üretmek amacıyla “ABP-SMOTE” adı verilen yeni bir sentetik veri üretim yönteminin geliştirilmesi hedefleniyor.
Proje ekibinde, Mersin Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’nden Doç. Dr. Uğur Değer ve Kastamonu Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. Hakan Can araştırmacı olarak görev alıyor. Geliştirilecek yöntem, fark denklemleri ile yüzdelik dilim entegrasyonunu bir araya getirerek mevcut SMOTE tabanlı yöntemlerin eksikliklerini gidermeyi amaçlıyor. Elde edilecek çıktılar; sağlık, finans, siber güvenlik ve sosyal medya analizleri gibi pek çok alanda kullanılabilecek nitelikte olacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
“Üniversitemizin araştırma kapasitesini ve bilimsel üretkenliğini ortaya koyan bu proje, yapay zekâ ve veri bilimi alanında ülkemize önemli katkılar sağlayacaktır. Özellikle sağlık ve siber güvenlik gibi kritik alanlarda kullanılabilecek yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesi hem akademiye hem de topluma değer katacaktır. Bu başarıda emeği geçen proje ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.”
Rektörümüz ayrıca, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkür ederken, üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi Lisansütü Eğitim Enstitüsü Biyoloji Anabilim Dalı doktora öğrencisi Serhat Karabıcak yürütücülüğünde, Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Talip Çeter danışmanlığında hazırlanan proje, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
2024 yılında düzenlenen 30. Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Kongresi’nde Serhat Karabıcak, Prof. Dr. Talip Çeter ve Oktay Bıyıklı tarafından sunulan “Kastamonu Atmosferinde Bulunan Ambrosia Polenlerinin Saatlik İncelenmesi (2018-2019)” başlıklı bildiri, birincilik ödülüne layık görülmüştü. Bu çalışma geliştirilerek TÜBİTAK projesine dönüştürüldü.
“Kastamonu Atmosferinde Tespit Edilen Ambrosia L. (Arsız Zaylan) Polenlerinin Saatlik Tespiti ve Kaynağının Belirlenmesi” başlıklı proje, 12 ay süreyle yürütülecek olup 100.000 TL bütçe ile desteklenecek.
Amerika kökenli ve istilacı bir tür olan arsız zaylan (Ambrosia artemisiifolia) bitkisinin polenlerini inceleyecek proje, bu polenlerin bölgeye yerel kaynaklardan mı yoksa uzun mesafeli taşınımla mı ulaştığını ortaya koymayı amaçlıyor. Özellikle Ağustos-Ekim ayları arasında yoğun olarak gözlenen Ambrosia polenleri, astım ve alerji hastaları başta olmak üzere hassas bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Avrupa’da yılda yaklaşık 7 milyar avroluk ekonomik kayba neden olan bu polenler, yerel ve bölgesel sağlık politikaları açısından da önem taşıyor.
Projeden elde edilecek sonuçların, astım ve alerji hastalarının polen mevsiminde önleyici tedbirler almalarına rehberlik etmesi ve toplum sağlığına katkı sağlaması hedefleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
“Üniversitemiz bünyesinde yürütülen bu tür bilimsel çalışmalar hem toplum sağlığına hem de bilimsel bilgi birikimine katkı sunmaktadır. Astım ve alerji hastalarının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bu araştırmalar, yerel ve ulusal sağlık politikalarına da ışık tutacaktır. Genç araştırmacılarımızın ulusal ve uluslararası düzeyde başarılar elde etmesi bizleri memnun etmektedir. TÜBİTAK tarafından desteklenen bu projenin hem akademiye hem de halk sağlığına katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”
Rektörümüz, yükseköğretimde nitelikli araştırmalara verdikleri destekten ötürü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkür ederken, ayrıca üniversite projelerine sağladıkları teşvikten dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Hidrometeorolojik Afetlere Yönelik Etüt, Proje ve Fizibilite Eğitimi Programı” Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. 25-27 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen eğitim kapsamında, ülkemizin farklı illerinden gelen uzmanlar, kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler Kastamonu’da bir araya geldi.
Açılış oturumunda konuşan ÇEM Etüt ve Proje Daire Başkanı İlyas Boztaş, programın amacının afet risklerini azaltmaya yönelik teknik bilgi ve uygulamaları geliştirmek olduğunu vurguladı.
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ömer Küçük, Üniversitemizin afet yönetimi ve ekosistem araştırmaları konusunda yürüttüğü çalışmalardan söz ederek, “Böyle bir programın Kastamonu’da düzenlenmesinden memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
ÇEM Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün konuşmasında, iklim değişikliğinin etkileri, sel ve heyelan riskleri, yukarı havza planlamaları ve ekosistem temelli çözümler konusunda bilgi ve tecrübe paylaşımının önemine dikkat çekti. 2021 yılında Bozkurt’ta yaşanan sel felaketinin afetlere karşı hazırlıklı olmanın gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Prof. Dr. Yenigün ayrıca, ÇEM tarafından Kastamonu’da yürütülen çalışmalar kapsamında 2021-2022 yıllarında toplam 8 yukarı havza sel kontrol projesinin tamamlandığını, Kastamonu Üniversitesi iş birliğiyle “Model Karbon Yutak Alanı Ağaçlandırma Projesi”nin hayata geçirildiğini ve Tosya’da yürütülen Uluslararası Erozyon Kontrolü Eğitim ve Uygulama Projesi kapsamında yapılan araştırmaların başarıyla sonuçlandığını ifade etti.
Kastamonu Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan ise yaptığı konuşmada, “Bölgemiz özellikle sel ve heyelan gibi doğal afetlerden yoğun biçimde etkilenmektedir. Bu nedenle düzenlenen eğitim programı, yerel yönetimler ve ilgili kurumlar için önemli bir imkân sunmaktadır” dedi.
Açılış programı toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Üç gün sürecek eğitim boyunca yapılacak sunumlar, tartışmalar ve arazi gezilerinin afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nursema Aktepe yürütücülüğünde hazırlanan “Kastamonu Nemli Bölge Bitki Komünitelerinde Yanabilirliğin Piro-Ekofizyolojik Özellikler Üzerinden Belirlenmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Son yıllarda Kastamonu ve çevre illerde artan orman yangını riskleri ile iklimsel değişimlerin ekosistemler üzerinde yarattığı baskılara dikkat çeken proje, nemli bölge ekosistemlerinde yayılış gösteren bitki türlerinin yanabilirlik özelliklerini yaprak düzeyinde piro-ekofizyolojik parametreler üzerinden değerlendirmeyi hedefliyor.
Proje ile elde edilecek bilimsel verilerin, yangın ekolojisinin ve bitki uyum stratejilerinin anlaşılmasına, aynı zamanda ekosistem temelli yangın yönetimi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
12 ay boyunca 93 bin 830 TL hibe alacak projede iki lisans öğrencisi bursiyer olarak görev alacak. Bu sayede, genç araştırmacıların erken dönemde bilimsel çalışmalara katılımı ve akademik gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Üniversitemiz öğretim üyelerinin, bölgesel sorunlara bilimsel çözümler üretmeye yönelik çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Orman yangınları ve iklim değişikliğinin etkileri, yalnızca Kastamonu için değil tüm ülkemiz için bir öneme haiz meseledir. Dr. Öğr. Üyesi Nursema Aktepe hocamızın yürütücülüğünde desteklenmeye hak kazanan bu proje, hem bilimsel bilgi üretimine fayda sağlayacak hem de yangın yönetiminde uygulanabilir sonuçlar ortaya koyacaktır. Üniversitemiz, bu tür projelerle bölgesine ve ülkesine değer katmaya devam edecektir.”
Rektörümüz, yükseköğretimde kaliteli ve nitelikli çalışmalara verdikleri destekten ötürü Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu. Rektörümüz ayrıca, proje çalışmalarında Üniversitemizi teşvik eden yaklaşımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı (MERLAB), Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından 7-8 Nisan 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen akreditasyon yenileme denetiminden başarıyla geçti. Denetim sonucunda, laboratuvarın TS EN ISO/IEC 17025:2017 standardına uygunluğu yeniden onaylanarak akreditasyon süresi 2029 yılına kadar uzatıldı.
MERLAB, ilk olarak 2021 yılında “TS EN ISO/IEC 17025 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği Genel Şartlar” standardına göre balda HMF ve şeker parametrelerinden akreditasyon almıştı. 19 Ağustos 2022’de gerçekleştirilen gözetim ve kapsam genişletme denetimlerinde ise akreditasyonunu 2025 yılına kadar yenilemiş; analiz parametrelerine pH, Serbest Asitlik, Diastaz Sayısı, Elektriksel İletkenlik, Nem, Prolin ve Maltoz tayinlerini ekleyerek akredite parametre sayısını 9’a çıkarmıştı.
Son denetimle birlikte MERLAB, sunduğu hizmetlerin doğruluğunu ve güvenilirliğini bir kez daha tescillemiş oldu. Bölge üreticilerine ve araştırmacılara uluslararası geçerliliğe sahip analiz sonuçları sunmaya devam edecek laboratuvar, böylece bilimsel çalışmaların niteliğini de güçlendirmeyi hedefliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, üniversitenin araştırma altyapısının güçlenmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“MERLAB’ın akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayarak 2029 yılına kadar sertifikasını yenilemesi, yalnızca Üniversitemiz için değil, bölge üreticileri ve araştırmacılar için de bir kazanımdır. Bu başarı, Üniversitemizin kalite ve güvenilirlik odaklı vizyonunu yansıtırken, bilimsel çalışmaların uluslararası geçerliliğini de artırmaktadır. Emeği geçen tüm hocalarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”
Kastamonu Üniversitesi, 2025-2026 eğitim-öğretim yılına yeni başlayan öğrencilerini “Oryantasyon Programı” ile karşıladı. Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda düzenlenen program, 22 Eylül 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca öğrenci toplulukları ile bazı idari birimlerin tanıtım stantları açılarak yeni öğrencilerin Üniversitemize uyum sürecine katkı sağlandı.
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kastamonu ve Üniversitemizin tanıtım filmlerinin gösterilmesiyle devam etti.
Programın ilk konuşmasını Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Adem Yılmaz gerçekleştirdi. Doç. Dr. Yılmaz, programın düzenlenme amacı ve kapsamı hakkında bilgi vererek öğrencilere Üniversitemizin akademik, sanatsal ve sportif imkânlarını değerlendirmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Öğrencilere mutlu ve başarılı bir eğitim hayatı temennisiyle sözlerini tamamladı.
Doç. Dr. Yılmaz’ın ardından kürsüye çıkan Öğr. Gör. Dr. Zuhal Arife Küçük, Kastamonu Teknokent’in faaliyetlerini tanıttı. Dr. Küçük, geçmiş yıllarda öğrencilerin gerçekleştirdiği projelerden örnekler paylaştı ve girişimci olmak isteyen tüm öğrencilere kapılarının her zaman açık olduğunu vurguladı. Ayrıca zamanın doğru kullanılmasının önemine değinerek öğrencilerin huzurlu bir eğitim dönemi geçirmelerini temenni etti.
Dr. Küçük’ün ardından Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü adına konuşan Öğr. Gör. Serap Balcı, konuşmasında ihtisaslaşan üniversitelerin amacına ve önemine dikkat çekti. Öğr. Gör. Balcı, özel sektör ve kamu kuruluşlarında eğitim kalitesini artırmaya yönelik yürütülen çalışmaları anlatarak uygulamada gerçekleşen iyi örneklerden bahsetti. Ayrıca Balcı, ihtisaslaşma kapsamında yürütülen 48 proje hakkında kısa bilgi verdi.
Program, Balcı’nın ardından söz alan Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği personeli Emre Çobanoğlu’nun sunumuyla devam etti. Çobanoğlu, birimin yapısı, yürütülen çalışmalar ve birimde çalışan personel hakkında öğrencilere bilgi aktardı. Çobanoğlu ayrıca Üniversitemizin sosyal medya hesapları hakkında da kısa bir tanıtım yaptı.
Çobanoğlu’nun ardından kürsüye çıkan Sosyal Ofis Birimi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Muslu, akademik bilginin yanı sıra sosyal çalışmaların da önemini vurguladı. Sosyal Ofis’in sağladığı imkânlardan bahseden Dr. Öğr. Üyesi Muslu, öğrencilerin fikirlerinin sosyal projelere dönüşebileceğini belirtti. Sosyal transkriptin akademik başarı kadar değerli olduğunu ifade ederek öğrencileri sosyal projelerde aktif olmaya davet etti.
Dr. Öğr. Üyesi Muslu’dan sonra İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Erdoğan, “Bağımlılık ve Bağımlılıkla Mücadele” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Doç. Dr. Erdoğan, dijital bağımlılık ve sanal kumar gibi tehlikelere dikkat çekerek bu sorunlarla karşılaşıldığında yardım almaktan çekinilmemesi gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Erdoğan’ın ardından kürsüye çıkan Doç. Dr. Kemal Akyol, öğrencilere iyi dileklerini ilettikten sonra Teknofest yarışmaları hakkında bilgi verdi. Öğrencilerin fikirleriyle yola çıktıklarını, üniversitenin bu süreçte büyük destek sunduğunu belirten Akyol, ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde edilen deneyimlerin öğrencilerin mezuniyet sonrası hayatına önemli katkılar sağladığını söyledi.
Doç. Dr. Akyol’dan sonra Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’ndan Şube Müdürü Fırat Çoşkun sunumunu gerçekleştirdi. Üniversitenin “Spor Dostu Kampüs” unvanı aldığını hatırlatarak söze başlayan Şube Müdürü Çoşkun, üniversitenin spor, sağlık ve kültür alanında öğrencilere sunmuş olduğu geniş imkânlardan bahsetti.
Müdür Çoşkun’un ardından söz alan Bilgi İşlem Daire Başkanlığı personellerinden Onur Altıntaş, Üniversitemizin bilişim altyapısını tanıtarak öğrencilerin bu imkânları nasıl kullanabileceği hakkında bilgi paylaştı.
Programda son söz, Kastamonu Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığı Suç Araştırma ve Soruşturma Birimi’nde görevli Polis Memuru Hasan Şahin’e ait oldu. Şahin, siber suçlar, yasadışı bahis, banka dolandırıcılığı, sahte internet sayfaları ve farklı dolandırıcılık yöntemleri hakkında öğrencilere bilgi verdi.
Oryantasyon programının ilk gününde sabah oturumuna Eğitim Fakültesi, Fen Fakültesi, Orman Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri katılım sağlarken, öğleden sonra gerçekleştirilen oturuma Turizm Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, İletişim Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri katıldı.
Programın ikinci gününde ise, sabah oturumuna İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğrencileri; öğleden sonraki oturuma ise Kastamonu Meslek Yüksekokulu öğrencileri akademik ve idari personelle bir araya gelecek.
Kastamonu Üniversitesi, 2025-2026 eğitim-öğretim yılına yeni başlayan öğrencilerini “Oryantasyon Programı” ile karşılamaya hazırlanıyor. Üniversitemiz Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda düzenlenen program, öğrencilerin üniversite yaşamına hızlı uyum sağlamalarını ve akademik hayata bilinçli bir şekilde adım atmalarını hedefliyor.
Program, 22-23 Eylül 2025 tarihlerinde Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinliklerde, öğrencilere üniversite yaşamı boyunca ihtiyaç duyacakları temel bilgiler, alanında uzman akademik ve idari personel tarafından aktarılacak.
Oryantasyon kapsamında öğrenciler, Üniversitenin sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânları yakından tanıma fırsatı bulurken aynı zamanda yeni arkadaşlıklar edinerek sosyal çevrelerini genişletecek.
Programın ilk günü olan 22 Eylül Pazartesi günü, saat 10.00–12.00 arasında Eğitim Fakültesi, Fen Fakültesi, Orman Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri bir araya gelecek. Aynı günün 14.00–16.00 saatleri arasında ise Turizm Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, İletişim Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri programa katılacak.
23 Eylül Salı günü ise saat 10.00–12.00 arasında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğrencileri, 14.00–16.00 arasında ise Kastamonu Meslek Yüksekokulu öğrencileri akademik ve idari personelle buluşacak.
TRT Genç ve TRT Spor Yıldız kanallarında yayına girecek olan “Genç Başarı” programının yeni bölümü, 16-19 Eylül 2025 tarihleri arasında Kastamonu Üniversitesi’nde çekilecek.
Erdal Erdoğan'ın yönetiminde çekimleri devam eden programda, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi ve paralimpik badminton milli takım sporcusu Tuğçe Çelik’in azim dolu hikâyesi izleyicilerle buluşacak. Çekimler, Üniversitemizin spor alanlarında ve Kastamonu’nun tarihi mekânlarında gerçekleştirilecek.
Üniversitemiz, öğrencilerinin akademik başarılarının yanı sıra spordaki üstün performanslarını da desteklemeyi sürdürüyor. Tuğçe Çelik’in başarı öyküsü, hem yükseköğretim camiasına hem de genç nesillere ilham vermesi açısından önem taşıyor.
TRT yetkilileri, 20 yaş altı sporcuların milli takımlara kadar yükselerek Türk sporunun geleceğinde kritik rol oynadığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Tuğçe gibi gençlerimiz, yarının olimpiyat şampiyonları olma yolunda ilerliyor. Onların hikâyeleri gençlere örnek teşkil ediyor.”
Üniversitemizde yapılacak çekimlerle birlikte, hem Üniversitemizin genç yeteneklere sunduğu imkânlar hem de Tuğçe Çelik’in başarıya giden yolculuğu geniş kitlelere ulaştırılacak.
Kastamonu Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (KASÜSEM), dijitalleşme ve eğitimde yenilikçi uygulamalarıyla bir başarıya daha imza attı. 15 Eylül 2025 tarihi itibarıyla KASÜSEM, dijital rozet sertifikası almaya hak kazandı.
Dijital rozet uygulaması sayesinde kursiyerler, kazandıkları bilgi, beceri ve yetkinliklerini hem ulusal hem de uluslararası standartlarda belgelendirebilecek. Dijital ortamda doğrulanabilen bu rozetler, sertifikasyon süreçlerinde modern ve güvenilir bir yöntem sunarken, katılımcıların başarılarını daha görünür kılacak ve iş dünyası ile eğitim kurumları için güvenilir bir referans oluşturacak.
Üniversitemiz, söz konusu gelişmeyle birlikte yalnızca bölgesel değil, ulusal ve küresel ölçekte de eğitim faaliyetlerinin erişilebilirliğini ve görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.
Dijital rozet sertifikası, Üniversitemizin sürdürülebilir eğitim anlayışına katkı sağlarken, kursiyerlerin kariyer yolculuklarında avantaj elde etmelerine de zemin hazırlayacak.
Kastamonu Üniversitesi Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörlüğü, 2024-2025 akademik yılı kapsamında yürüttüğü öğrenci memnuniyeti araştırmalarını tamamladı. Fakülteler, meslek yüksekokulları ve enstitüleri kapsayan geniş çaplı çalışma, öğrencilerin eğitim-öğretim süreçlerine ilişkin deneyimlerini detaylı bir şekilde ortaya koydu.
Toplam 2 bin 625 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen analizlerde, öğretim elemanlarının ilgisi, rehberliği ve ders içi etkileşimi en güçlü yönler arasında yer aldı. Ayrıca fakülte aidiyet duygusu ile sosyal ve kültürel etkinliklerin çeşitliliği de öğrenciler tarafından öne çıkan diğer olumlu unsurlar olarak değerlendirildi.
Araştırmada, uygulamalı eğitim olanaklarının artırılması, staj süreçlerinin güçlendirilmesi ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinde çeşitliliğin geliştirilmesi, öğrencilerin en çok dile getirdiği ihtiyaçlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra dijital ders materyallerine erişim ve altyapı yatırımları da öne çıkan beklentiler arasında dikkat çekti.
Birimler Arasında Genel Memnuniyet Yüksek
Çalışma, pek çok fakülte ve meslek yüksekokulunda öğrenci memnuniyetinin genel ortalamanın üzerinde olduğunu gösterdi. Bununla birlikte bazı birimlerde, özellikle uygulamalı eğitim ve staj olanakları gibi konularda gelişim gerekliliği öne çıktı. Sosyal ve kültürel etkinliklerin artırılması ile dijital içerik erişiminin güçlendirilmesi ise birçok birimde ortak beklenti olarak belirlendi.
Geleceğe Yönelik Stratejik Adımlar
Çalışmada, iyi uygulamaların tüm akademik birimlerle paylaşılması, öğrenci merkezli öğrenme ortamlarının güçlendirilmesi ve sektörel iş birliklerinin artırılması yönünde politika önerilerine yer verildi. Üniversitemiz yönetimi, elde edilen bulguların yalnızca mevcut durumu analiz etmek için değil; aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir eğitim vizyonu oluşturmak için stratejik bir yol haritası olarak kullanılacağını vurguladı.
Detaylı raporlar ve araştırma verilerinin ham ve körlenmiş halleri Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörlüğü sayfasında erişime açıldı.
Tüm raporların tam metnine Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörlüğü sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Serkan Islak’ın buluşçusu olduğu “Toz Metalurjisi Yöntemi ile Yüksek Sıcaklık Uygulamaları İçin Mo5SiB2-SiC Kompozit Malzeme Üretimi” başlıklı patent, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
2022 yılında yapılan başvurunun sonucunda alınan patentin, özellikle havacılık, enerji ve savunma sanayiinde kullanılabilecek yüksek sıcaklığa dayanıklı malzeme üretimine katkı sağlayacak bir yöntem sunduğu kaydedildi.
Patent tesciline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemiz öğretim üyelerinin yürüttüğü bilimsel çalışmaların katma değer oluşturduğunu belirtti.
Prof. Dr. Islak’ın aldığı bu patentin, hem Üniversitemizin araştırma-geliştirme vizyonuna hem de sanayiye yönelik uygulamalı bilim anlayışına katkılar sağlayacağını ifade eden Rektörümüz, akademisyenlere bu tür çalışmalarda destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. Prof. Dr. Serkan Islak’ı tebrik etti. Ayrıca Ar-Ge çalışmalarına sağladıkları desteklerden dolayı YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile TÜRKPATENT Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi iş birliğiyle yürütülen tedavi süreci, yıllardır yürüyemeyen 67 yaşındaki Safiye Kuru’yu yeniden sağlığına kavuşturdu.
40’lı yaşlarında halsizlik ve güçsüzlük şikâyetleri başlayan Kuru, ilerleyen yıllarda yürüme bozukluğu nedeniyle 60’lı yaşlarında neredeyse tamamen yürüyemez hale geldi. Uzun süredir hareket kısıtlılığı yaşayan Kuru, Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İdris Kocatürk tarafından muayene edilerek Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Servisi’ne yatırıldı. Yapılan tetkikler sonucu Kuru’ya Multiple Skleroz (MS) tanısı konuldu.
Uygulanan tedavi kapsamında kortikosteroid tedavisine başlanan hasta, üçüncü günden itibaren yeniden yürümeye başladı. Dokuz gün süren hastane sürecinin sonunda taburcu edilen Kuru, 7 yıl aradan sonra ilk kez kendi başına yürüyebilmenin sevincini yaşadı.
Yaşadığı mutluluğu dile getiren Safiye Kuru, “Artık yürüyemem diyordum. Bacağım odun gibiydi. Çok şükür önce Allah’ım sonra doktorum sayesinde kimseye muhtaç olmadan yürümeye başladım. Devletimize, doktorlarımıza minnettarım” dedi.
Tedavi sürecini değerlendiren Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İdris Kocatürk ise MS’in ilerleyen yaşlarda halsizlik, güç kaybı ve uyuşma şikâyetleriyle yavaş seyrederek teşhisi güçleştirdiğini belirtti. Kocatürk, “Fakültemiz hekimleri tarafından KEAH’ta yürütülen çalışmalar sayesinde bu tür hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi mümkün hale geliyor. Ayrıca her cuma günü açılan multiple skleroz polikliniğimiz, MS hastaları için önemli bir imkân sunuyor” ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde kurulan Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörlüğü, öğrencilerimizin ve öğretim elemanlarımızın kendilerini değerli, nitelikli ve mutlu hissettikleri bir eğitim ortamı oluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Koordinatörlük, eğitim-öğretim süreçlerini sürekli izleyerek öğrencilerin ve akademisyenlerin beklentilerini dikkate almayı, güçlü yönleri öne çıkarırken gelişime açık alanlara yönelik somut politika önerileri geliştirmeyi hedefliyor.
Bu kapsamda öğrenci memnuniyet anketlerinin analizi, fakülte ve meslek yüksekokulları düzeyinde şeffaf raporlama, öğretim elemanlarının pedagojik gelişimine katkı sunacak broşür ve bültenlerin yayımlanması gibi faaliyetler yürütülüyor. Gerçekleştirilen tüm çalışmalar ise emk.kastamonu.edu.tr adresinden erişime açıldı.
Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörü Prof. Dr. Berat Ahi, açıklamasında yalnızca sayısal verilerle değil, öğrencilerin ve öğretim elemanlarının görüş ve beklentilerine kulak vererek daha mutlu ve verimli bir eğitim ortamı oluşturmayı amaçladıklarını belirtti.
Prof. Dr. Ahi, veriye dayalı, şeffaf ve çözüm odaklı bir yaklaşımla Üniversitemizin geleceğini birlikte şekillendirmenin önemine dikkat çekerek, Koordinatörlüğün tüm paydaşlarla omuz omuza çalışarak katılımcı ve yenilikçi bir eğitim kültürü geliştirmeyi hedeflediğini vurguladı.
Prof. Dr. Ömer Küçük, Batı Karadeniz’deki orman yangınlarını değerlendirerek Türkiye’nin yangınlara müdahale kapasitesini ve Üniversitemizin yürüttüğü çalışmaları aktardı.
Kastamonu’da çıkan orman yangınlarının ardından değerlendirmelerde bulunan Rektör Yardımcımız ve Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Küçük, Türkiye’nin orman yangınlarına müdahalede önemli bir başarı gösterdiğini vurguladı. Küçük, “Meteorolojik şartlar sebebiyle daha önce yangın beklemediğimiz Batı Karadeniz gibi coğrafyalarda da önemli orman yangınlarına şahitlik edeceğiz” dedi.
Karabük ve Kastamonu’da üç gün süren yangın bölgesinde incelemelerde bulunan Prof. Dr. Küçük, Üniversitemizin ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaştığını ve orman yangınlarına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Prof. Dr. Küçük, iklim değişikliği nedeniyle Batı Karadeniz’de büyük orman yangınlarının artık görülmeye başlandığını ifade ederek, “Türkiye, ormanlarla yangında büyük bir başarı gösteriyor” dedi.
“Batı Karadeniz’in batı kısımlarında son 2-3 ay içerisinde büyük yangınları gördük” diyen Küçük, yangınların bu yıl artmasının meteorolojik şartlarla ilişkili olduğunu söyledi:
“Özellikle sıcaklığın 30 ila 40 derece arasında seyretmesi, nispi nemin belirli periyotlarda yüzde 20’nin altına inmesi ve şiddetli rüzgarların görülmesi yangın riskini artırıyor. Bu şartlar bir araya geldiğinde Ege, Akdeniz, Marmara ve Batı Karadeniz’in batı kısımlarında büyük yangınlarla karşılaştık. Meteorolojik şartlar böyle devam ettiği sürece buna ‘yeni normal’ diyoruz.”
Prof. Dr. Küçük, Üniversitemizin Orman Genel Müdürlüğü ile birlikte yürüttüğü çalışmalara da değinerek, “Üniversitemizin Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü ve ihtisaslaşma bütçesi kapsamında orman yangınlarına destek verilen projelerimiz var. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğüyle yapılan çalıştaylarda aktif roller üstlendik. 4. Tarım ve Orman Şurası’nda Üniversitemiz ön plana çıktı. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesinde yenilikçi stratejiler geliştirilmesi noktasında önemli katkılar sağladık” ifadelerini kullandı.
“Orman Yangınları Artık Sadece Yaz Aylarına Özel Değil”
Yangınların artık ilkbahar ve sonbaharda da görüldüğüne dikkat çeken Küçük, “Türkiye’de her yıl yaz aylarında yaşadığımız orman yangınlarını artık yaz ayından çıkardık. İlkbahar ve sonbaharda da görebiliyoruz. Yangın sezonu kavramı sadece yaz aylarına denk gelen bir dönem olmaktan çıktı. Bu nedenle orman yangınları stratejik planı noktasında yeni bir aşamaya geçmemiz gerekiyor. İklim değişikliğini merkeze alan, orman yangınlarına dirençli orman kurma çalışmaları Orman Genel Müdürlüğümüzde yoğun bir şekilde devam ediyor ve üniversite olarak bu projelerde yer alıyoruz. Batı Karadeniz özelinde iklim modellerine dayalı çalışmalarımız da mevcut” dedi.
“Türkiye, Orman Yangınlarına Müdahalede Avrupa’da Birinci Sırada”
Küçük, Türkiye’de 776 yangın gözetleme kulesinin bulunduğunu ve bu kulelerden alınan verilerin önemine vurgu yaptı: “Bu veriler, Türkiye’yi orman yangınlarına müdahalede Avrupa’da en erken müdahale eden ülke konumuna getiriyor. Yangın arazözlerinin, araçların ve ilk müdahale ekiplerinin hızlı ulaşımı için yangın emniyet yol ve şeritlerinden faydalanıyoruz. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü, hassas bölgelerde 4 bin 700’ün üzerinde yangın göleti ve havuzu inşa ederek su ihtiyacını ortalama 5 dakika içerisinde karşılayabilecek bir altyapı oluşturdu. Meteorolojik erken uyarı sistemleri sayesinde yangına hassas bölgeleri birkaç gün önceden belirleyip ekiplerimizi o bölgelere konuşlandırabiliyoruz.”
“Türkiye’nin Hava ve Kara Gücü Büyük Yangınlarda Etkin”
Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelede 140 helikopter ve uçağa sahip olduğunu kaydeden Küçük, “Bu araçların yüzde 60’ı orman yangınlarına hassas alanlarda konuşlandırılmış durumda ve yaklaşık 13 milyon hektar alanda etkili olabiliyor. Ayrıca kara gücü olarak arazözler ve ilk müdahale araçlarında da ciddi bir filoya sahibiz. Entegre mücadele yöntemi ile hem kara hem hava gücüyle yangınlar operasyonel olarak yönetiliyor. Kullanılan yapay zekâ destekli yangın yönetim sistemi sayesinde her aracın konumu, yangına olan mesafesi ve müdahale durumu takip ediliyor. Teknolojik altyapı, kurumsal kapasite ve uygulanan yöntemler, dünyadaki en gelişmiş sistemlerle birebir uyumlu” dedi.
Prof. Dr. Küçük, büyük yangınların sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve dünyanın diğer yangına hassas bölgelerinde de etkili olduğunu belirterek, Kanada, Amerika ve Avustralya örneklerini paylaştı. Türkiye’deki büyük yangınların kontrol altına alınmasının genellikle 1-2 hafta sürdüğünü ifade eden Küçük, “Sahip olduğumuz kurumsal kapasite, organizasyon yapısı, ekip ve ekipmanlarla sahada uygulanan yöntemler sayesinde Türkiye, yangınlarla mücadelede etkin bir konumda” dedi.
Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Türkiye’de hazırlanan turizm master planlarını kapsamlı bir şekilde inceleyerek Kastamonu için yeni stratejik alanları belirledi.
Fakültemiz bünyesinde oluşturulan akademik komisyon, Türkiye’nin yedi bölgesinde yer alan 70 ilin turizm master planlarını doküman analizi yöntemiyle karşılaştırmalı olarak değerlendirdi.
Çalışmayı yürüten komisyon, Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Evrim Arıcı başkanlığında; Doç. Dr. Çağdaş Aydın, Arş. Gör. Dr. Yakup Erdoğan, Arş. Gör. Dr. Selda Yordam Dağıstan, Arş. Gör. Ahmet Tuğrul Karamustafa, Arş. Gör. Dr. Gürkan Çalışkan, Arş. Gör. Yağız Batuhan Eraslan, Arş. Gör. Aziz Mert Sayan, Arş. Gör. Dr. Demet Güner ve Arş. Gör. Özge Çaylak Dönmez’den oluştu.
Raporda Kastamonu’nun turizm potansiyelini öne çıkaracak alanlar da belirlendi. Doğal miras açısından Küre Dağları, Ilgaz ve Valla Kanyonu; kültürel değerler arasında Şeyh Şaban-ı Veli ve Nasrullah Camii öne çıktı. Kastamonu’nun gastronomik zenginlikleri ise etli ekmek, siyez bulguru ve çekme helva ile temsil edildi.
Hazırlanan analiz raporu, Kastamonu’nun turizm çeşitliliğini artırmayı, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda stratejik yol haritaları oluşturmayı ve şehrin ulusal ile uluslararası ölçekte rekabet edebilmesini amaçlıyor. Raporda ayrıca yerel halkın turizm sürecine katılımına yönelik önerilere de yer verildi.
Rapora ulaşmak için buraya tıklayınız.
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yapımı devam eden Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesi binasında sona geliniyor. Toplam 14 bin 950 metrekare kapalı alana sahip olacak binanın inşaat çalışmalarının fiziki gerçekleştirmesi %95 oranında tamamlandı. Modern donanımı ve geniş kapasitesiyle hastane hem eğitim hem de sağlık hizmetleri açısından bölgeye katkılar sunacak.
120 Diş Kliniği ile Bölgeye Hizmet Verecek
Hastane tamamlandığında 120 diş kliniği, 65 akademik personel odası ve ileri teknolojiyle donatılmış laboratuvarlarıyla hizmete açılacak. Hastane bünyesinde ayrıca 132 öğrenci kapasiteli preklinik laboratuvarı, 84 öğrenci kapasiteli simülasyon laboratuvarı, protez, alçı, ortodonti ve endodonti laboratuvarları yer alacak.
Modern Görüntüleme ve Donanımlı Altyapı
Hastane tamamlandığında panoramik ve periapikal röntgen üniteleri ile bilgisayarlı tomografi cihazı gibi ileri görüntüleme sistemlerini de bünyesinde barındıracak. Ayrıca toplantı odaları, kantin, çocuk oyun alanı, yaşam alanları, açık otopark, enerji merkezi ve dental tesisat binası ile modern bir kampüs alanı oluşturulacak.
Kastamonu Üniversitesi Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesi, hem bölgenin sağlık ihtiyacına hem de öğrencilerin uygulamalı eğitimine destek sağlayacak.
Kastamonu Üniversitesi, Erasmus+ Programı çerçevesinde öğrencilerine ve akademik/idari personeline uluslararası eğitim, gençlik ve spor alanlarında geniş imkânlar sunmaya devam ediyor. Dış İlişkiler Genel Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Erasmus+ Koordinatörlüğü aracılığıyla yürütülen çalışmalar, üniversitenin uluslararasılaşma vizyonuna ve misyonuna katkı sağlıyor.
Uluslararası İş Birlikleri Artıyor
Erasmus+ kapsamında bugüne kadar 30 ülke ve 116 üniversite ile ikili anlaşma gerçekleştiren Kastamonu Üniversitesi, öğrencilerine farklı akademik ve kültürel deneyim fırsatları sunuyor. 2025-KA131 projesi kapsamında üniversite toplam 388.210,00 Euro hibe elde etti. Bu bütçe ile 60 öğrenci öğrenim hareketliliği, 32 öğrenci staj hareketliliği, 34 personel ders verme ve 31 personel eğitim alma hareketliliği olmak üzere toplam 157 faaliyet gerçekleştirilecek. Ayrıca, 2024 yılına kıyasla hibe miktarında 105.430 Euro artış sağlanırken, başvuran 268 üniversite/kurum arasında Kastamonu Üniversitesi hibe miktarı açısından 40. sırada yer aldı.
Personel hareketliliği kapsamında 65 hareketlilik ile Kastamonu Üniversitesi, Türkiye genelinde ilk sırada yer aldı. 2025-KA171 projesi çerçevesinde ise Amerika Birleşik Devletleri, Nepal, Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Filistin, Mısır, Etiyopya ve Nijerya olmak üzere 12 farklı ülkedeki üniversitelerle yapılan ortaklık başvurusu uygun bulunarak 87.448,00 Euro hibe almaya hak kazanıldı.
Başvuru Koşulları
Programa başvurular güz dönemi sonunda alınmakta olup, adayların belirli not ortalaması şartını sağlamaları ve her yıl Mart-Nisan aylarında düzenlenen yabancı dil sınavında en az 55 puan almaları gerekiyor. Ayrıca lisans seviyesinde en az 2.20, yüksek lisans ve doktora seviyesinde ise en az 2.50 genel not ortalamasına sahip olunması şart koşuluyor.
Katılım Her Yıl Artıyor
2024/2025 akademik döneminde toplam 57 öğrenci Erasmus+ kapsamında yurt dışında eğitim görme ya da staj yapmak üzere Avrupa’daki çeşitli kurumlara gönderildi. Gelen yönde ise 7 uluslararası öğrenci Kastamonu Üniversitesi’nde bir dönem eğitim aldı. Polonya, İtalya ve Portekiz öğrenciler tarafından en çok tercih edilen ülkeler oldu.
2025-2026 akademik yılında güz döneminde 42, bahar döneminde ise 13 öğrenci Erasmus+ programı kapsamında farklı ülkelerde eğitim görmeye hak kazandı. Personel hareketliliğinde ise 2024/2025 akademik döneminde gelen yönde 32 akademik personel Üniverisitemizi ziyaret ederken, 97 akademik ve idari personel yurt dışındaki üniversitelerde görev yaptı.
Stratejik Hedef: Sürdürülebilir İş Birlikleri ve Görünürlük
Kastamonu Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörlüğü, öğrenciler ve personelin programlardan en yüksek düzeyde yararlanmasını sağlamak, Avrupa’daki paydaş kurumlarla sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek ve üniversitenin uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, 500 bine yakın kaynağı, geniş ve modern çalışma alanları ile ödüllü erişilebilirlik uygulamaları sayesinde öğrencilerin ve araştırmacıların bilgiye kolayca ulaşabildiği bir merkez olarak, yeni akademik yılda da öğrencilerini bekliyor.
Geniş Fiziksel Alan ve Çalışma İmkânları
Toplamda 12 bin metrekarelik alana sahip olan kütüphanemiz, farklı çalışma ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı. Öğrenciler için 3 okuma salonu, 15 tekli çalışma odası, 3 grup çalışma odası ve 2 konferans salonu bulunuyor. Ayrıca sınırsız internet erişimiyle verimli bir çalışma ortamı sunuyor.
Zengin Kaynak Koleksiyonu
Kütüphanemizde öğrenciler ve araştırmacılar için geniş bir kaynak yelpazesi bulunuyor. Koleksiyonda 82 bin 458 basılı kitap, 404 bin 642 elektronik kaynak, 887 süreli yayın ve 2 bin 759 tez yer alıyor. Kitaplar hem satın alma hem de bağış yoluyla temin edilerek sürekli olarak zenginleştiriliyor.
Yoğun Ziyaretçi Sayısı
Geçtiğimiz yıl kütüphanemizi 411 bin kişi ziyaret etti. Özellikle vize ve final dönemlerinde günlük ziyaretçi sayısı 4 bini buluyor. Bu yoğun ilgi, kütüphanemizin öğrenciler tarafından ne denli aktif kullanıldığını ortaya koyuyor.
Engelsiz Üniversite Ödülü
Üniversitemiz Merkez Kütüphanesi, Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenen “Engelsiz Üniversite Ödülleri 2023” kapsamında “Mekânda Erişim – Turuncu Bayrak” kategorisinde ödül almaya hak kazandı. Bu ödül, kütüphanemizin erişilebilirlik konusundaki örnek uygulamalarının göstergesi oldu.
Etkinliklere Ev Sahipliği
Merkez Kütüphane, sadece bireysel ve grup çalışmaları için değil, aynı zamanda akademik ve kültürel etkinlikler için de bir merkez konumunda. Bünyesinde konferans, çalıştay, toplantı vb. etkinlikler düzenlemek amacıyla 2 adet konferans salonu ve 1 adet toplantı salonu bulunuyor. Giriş katta yer alan 176 kişilik Cemil Meriç Salonu ile birinci katta bulunan 506 kişilik Sezai Karakoç Salonu, çeşitli akademik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.
Herkes İçin Açık Bir Bilgi Merkezi
Üniversitemiz öğrencilerinin yanı sıra şehirdeki lise öğrencileri, araştırmacılar ve tıpta uzmanlık sınavına hazırlanan öğrenciler de kütüphaneden faydalanabiliyor. Kütüphane koleksiyonunda özellikle edebiyat eserlerine ilgi yüksek olsa da kullanıcı tercihleri dönemsel olarak değişiyor.
Uzun Hizmet Saatleri
Öğrencilerin akademik başarılarını desteklemek amacıyla kütüphane, eğitim dönemlerinde haftanın 7 günü 08.30 – 23.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Vize ve final dönemlerinde ise çalışma saatleri 08.30 – 00.00’a kadar uzatılıyor.
Kastamonu Üniversitesi, doğa temelli çözümlerle (Nature-Based Solutions – NbS) arazi tahribatıyla mücadeleye yönelik teknik ve mesleki becerilerin geliştirilmesini amaçlayan uluslararası Erasmus+ projesinde ortak olarak yer aldı. Üniversitemizin paydaşı olduğu proje, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı tarafından desteklenmeye hak kazandı.
“Enhancing Technical and Vocational Skills for Implementing Nature-Based Solutions (NbS) to Combat Land Degradation” başlıklı proje, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülecek. Toplam 250,000 Avro bütçeye sahip olan proje, 2025-1-TR01-KA220-VET-000357096 koduyla desteklenecek.
Projenin Türkiye ortakları arasında Kastamonu Üniversitesi ile Ankara Kültürlerarası Araştırma Derneği yer alırken, uluslararası ortaklar arasında İtalya’dan Fondazione European Research Institute ETS, Kuzey Makedonya’dan Regional Centre for Forestry and Rural Development (REFORD) ve İspanya’dan Mixtura Ambiental bulunuyor.
Proje kapsamında, iklim değişikliği ve arazi tahribatı ile mücadelede doğa temelli çözüm yaklaşımlarının mesleki eğitim sistemlerine entegrasyonu hedefleniyor. Böylece, teknik bilgi ve beceriler geliştirilerek sürdürülebilir arazi yönetimi ve ekosistem hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlanacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, kabul edilen bu proje ile Üniversitemizin uluslararası iş birlikleri ağını daha da genişlettiğini ifade etti. Doğa temelli çözümlerin yalnızca çevresel sorunların çözümünde değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesinde de önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Rektörümüz, Üniversitemizin bilimsel bilgi üretimini sahaya aktararak toplum yararına katkı sunmaya devam edeceğini belirtti.
Rektörümüz ayrıca, desteklerinden dolayı Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’ya, projeyi yürütecek olan Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü’ne ve tüm ulusal ve uluslararası proje ortaklarına teşekkürlerini iletti.
24 ay sürecek proje ile Üniversitemiz, hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde bilgi ve deneyim paylaşımını artırarak çevre sorunlarına yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyor.
Kastamonu Üniversitesi, lisansüstü eğitim alanındaki akademik çeşitliliği artırmak ve öğrencilere farklı disiplinlerde uzmanlaşma imkânı sunmak amacıyla yeni tezli yüksek lisans programları için Yükseköğretim Kurulu’ndan onay aldı.
Bu kapsamda Üniversitemiz Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde Hemşirelik, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi İngilizce, Müzikoloji, Coğrafya ve Bilim Tarihi alanlarında programlar açıldı.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yüksek lisans programlarının çeşitlenmesinin Üniversitemizin akademik yapısına katkılar sağladığını ve öğrencilere sunulan araştırma imkânlarını genişlettiğini belirtti. Açılan her yeni programın, öğrencilerin kendi alanlarında derinleşmesine fırsat tanırken, bilimsel üretime de katkılar sağladığını ifade etti.
Programların yetişmiş nitelikli insan kaynağını artıracağını ifade eden Rektörümüz, hem ülke hem de akademi için de kazanımlar sunacağını vurguladı. Yeni programlar sayesinde Üniversitemizin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür ve nitelikli bir konuma ulaşacağını belirtti.
2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları açıklandı. Kastamonu Üniversitesi, elde ettiği %99,45 toplam doluluk oranı ile bu yıl da yükseköğretim tercihinde öne çıkan üniversiteler arasında yer aldı.
Yerleştirme sonuçlarına göre Üniversitemizde ön lisans programları %100, lisans programları ise %98,90 doluluk oranına ulaştı. Ayrıca yeni açılan yapay zekâ, yeşil dönüşüm, sağlık ve tarımda dijital teknolojilere dayalı programların tamamı %100 doluluk oranına ulaştı.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:
“Üniversitemiz, öğrenci odaklı yaklaşımı, nitelikli akademik kadrosu ve araştırma altyapısı ile bu yıl da en çok tercih edilen üniversiteler arasında yerini aldı. 2025 YKS sonuçlarıyla elde edilen %99,45’lik doluluk oranı, eğitimdeki mükemmeliyet hedefimizin somut bir göstergesidir. Özellikle yeni açılan yapay zekâ, yeşil dönüşüm, sağlık ve tarımda dijital teknolojilere dayalı programların tamamında %100 doluluk oranına ulaşılması, geleceğe yön veren alanlarda doğru adımlar attığımızı ortaya koymaktadır. Kastamonu Üniversitesi ailesine yeni katılan öğrencilerimizi tebrik ediyor, eğitim-öğretim hayatlarında başarılar diliyorum.”
Batı Karadeniz Kalkınma Birliği (BAKAB) toplantısı, Düzce Belediye Başkanı ve Birlik Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün ev sahipliğinde Düzce Mutfak Sanatları Merkezinde gerçekleştirildi.
Toplantıya Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu ve Bolu illerinin valileri, belediye başkanları, üniversite rektörleri, il özel idareleri, ticaret ve sanayi odalarının başkanlarının yanı sıra TÜRSAB Batı Karadeniz Bölge Temsil Kurulu katıldı.
Üniversitemizi toplantıda Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı temsil etti.
Toplantının açılışında konuşan Başkan Dr. Faruk Özlü, BAKAB’ın turizm odaklı yeni bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, “Batı Karadeniz Turizm Birliği” adı altında bölgesel turizmin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmasını önerdi. TÜRSAB Batı Karadeniz Bölge Başkanı Ercan Güner de bu öneriye destek vererek Batı Karadeniz’in bütüncül bir destinasyon olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Bölge turizminin geliştirilmesi, iller arasında iş birliğinin artırılması ve ortak tanıtım stratejilerinin belirlenmesi konularının görüşüldüğü toplantıda, yapılacak düzenlemelerle ilgili fikir alışverişinde bulunuldu.
Kastamonu Üniversitesi, Erasmus+ Programı Ana Eylem 2 – Okul Eğitimi Alanında İşbirliği Ortaklıkları (KA220-SCH) 2025 proje çağrısı kapsamında yürütülecek yeni bir uluslararası projeye daha imza attı.
“Cultivating Peaceful Communities: Non-Violent Communication via Gamification” başlıklı proje, 2025-1-TR01-KA220-SCH-000365821 proje numarasıyla 250.000 Euro bütçeyle desteklenmeye hak kazandı.
Üniversitemiz koordinatörlüğünde gerçekleştirilecek proje, Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. S. Tunay Kamer yönetiminde yürütülecek. 24 ay sürecek çalışma, İtalya, Estonya, Almanya, Polonya ve Türkiye'den ortak kurumların katılımıyla hayata geçirilecek.
Projenin temel amacı, oyunlaştırma yöntemleri aracılığıyla şiddetsiz iletişimi yaygınlaştırmak, barışçıl toplulukların gelişimine katkı sağlamak ve eğitim ortamlarında çatışma çözümü için yenilikçi modeller geliştirmek. Bu doğrultuda öğretmenler, öğrenciler ve eğitimciler için özel eğitim içerikleri hazırlanacak.
Projenin uluslararası ortakları arasında; Arte e Cultura Sociale (İtalya), Kohtla-Järve Maleva Põhikool (Estonya), Nextstapp UG (Almanya), Uniwersytet Wroclawski (Polonya) ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü (Türkiye) yer alıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Erasmus+ programı kapsamında uluslararası iş birliklerimizi her geçen gün güçlendiriyoruz. Şiddetsiz iletişim ve oyunlaştırma odaklı bu proje, hem eğitim ortamlarında hem de toplumsal düzeyde barışçıl bir iletişim kültürünün gelişmesine katkı sağlayacaktır. Projemize vermiş oldukları desteklerinden ötürü Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı Sayın İlker Astarcı’ya katkılarından ötürü teşekkür ediyor; tüm akademisyenlerimize ve proje ortaklarımıza başarılı bir proje süreci diliyorum.”
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Deniz yürütücülüğünde hazırlanan “1,25-Dihidroksivitamin D3'ün LPS ile Uyarılan Neonatal Tay Nötrofillerinde TLR-4 ve Sitokin Yanıtları Üzerine Etkilerinin Araştırılması” adlı proje, TÜBİTAK 1002 Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Arş. Gör. Serkan Bozacı ve Doç. Dr. Kenan Çağrı Tümer araştırmacı olarak görev aldığı projede, doğuştan gelen bağışıklık yanıtlarının düzenlenmesinde D vitamininin rolü incelenecek. Çalışmayla, yeni doğan tayların bağışıklık sistemine ilişkin temel mekanizmaların anlaşılmasına katkı sunmayı hedefliyor.
Araştırma kapsamında, aktif D vitamini formu olan 1,25-Dihidroksivitamin D3’ün, neonatal taylardan elde edilen nötrofillerde lipopolisakkarit (LPS) ile uyarım sonrasında TLR-4 reseptör düzeyleri ve sitokin üretimine etkileri incelenecek. Bu sayede neonatal bağışıklığın işleyişi ve düzenlenmesine dair yeni bulgular elde edilmesi bekleniyor.
Çalışmanın, özellikle tayların hassas neonatal döneminde enfeksiyonlara karşı korunmasında D vitamininin potansiyel katkılarını ortaya koyması; hem bilimsel literatüre hem de at yetiştiriciliği uygulamalarına faydalar sağlaması öngörülüyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin araştırma kapasitesinin her geçen gün arttığını vurgulayarak proje ekibini tebrik etti. Rektörümüz, yükseköğretimde kaliteli ve nitelikli çalışmalara verdikleri destekten ötürü Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu. Rektörümüz ayrıca, proje çalışmalarında Üniversitemizi teşvik eden yaklaşımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde hizmet veren Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, 1 Nisan 2023’den beri 0–8 yaş arası çocuklara özel olarak tasarlanmış gelişim odaklı yapısıyla faaliyet gösteriyor. Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan kütüphane, çocukların kitaplarla erken yaşta tanışmasını, okuma alışkanlığı kazanmasını ve farklı kültürleri tanımasını amaçlıyor.
Kastamonu merkez ve ilçelerinden gelen tüm çocuklara açık olan kütüphane, yalnızca şehirle sınırlı kalmayıp çevre illerden ve yurtdışından ziyaretçileri de ağırlayarak bir eğitim ve kültür durağı olma özelliği taşıyor.
20 Farklı Dilde Zengin Kitap Koleksiyonu
Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, Türkçe dâhil olmak üzere 20 farklı dilde kitap koleksiyonuna sahip. Puzzle’lar, zekâ oyunları ve 0–3 yaş grubuna yönelik duyusal kitaplar da çocukların gelişimine katkı sağlıyor. Toplamda 2500 adet Türkçe kitabı bünyesinde barındıran kütüphane, çocukların bebeklik döneminden itibaren keşfetme ve merak duygusunu pekiştirerek onların anadilimizin zenginliği ve güzelliği yanı sıra farklı dilleri ve kültürleri keşfetmesine de imkân sunuyor.
Uluslararası Ziyaretçiler
İspanya Malaga Üniversitesi ve Filipinler Mindanao State Üniversitesi gibi yurtdışındaki üniversitelerden akademisyenler de kütüphanemizi ziyaret etti. Bunun yanı sıra, kütüphanenin kitap çeşitliliği yalnızca bu ziyaretlerle sınırlı kalmıyor; yurtdışına ziyaretlerde bulunan üniversitemiz akademisyenlerinin beraberlerinde getirdiği eserlerle de sürekli zenginleşiyor. Böylece farklı dillerde yeni kitaplar koleksiyona eklenerek çocukların dünyası her geçen gün daha da genişliyor.
Topluluklarla İş Birliği ve Projeler
Kütüphane, Üniversitemiz topluluklarıyla iş birliği içinde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Okul Öncesi Eğitim Topluluğu işbirliğinde bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Okul Öncesi Eğitim Şenliği gibi örnek etkinlikler sayesinde çocuklar ve ebeveynler oyun tabanlı öğrenme deneyimlerine dâhil olurken öğretmen adayları da çocuklarla bir araya gelme fırsatı bularak mesleki gelişimlerine katkı sağlıyor.
Yoğun Geçen Bir Yıl
2024–2025 eğitim-öğretim döneminde üniversitemiz Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, yüzlerce çocuk ve aileyi ağırladı. Yıl boyunca 85 sınıf toplu olarak kütüphaneyi ziyaret ederken, 700 çocuk da aileleriyle birlikte bağımsız olarak kütüphaneye ziyaretlerde bulundu.
Ayın Yazarı Köşesi ve Aile Etkinlikleri
Çocukların çocuk kitabı yazarlarının dünyalarını ve özgün tarzlarını keşfetmesi için hazırlanan “Ayın Yazarı” köşesi kapsamında her ay farklı bir çocuk kitabı yazarı ve yazara ait kitaplar çocuklarla buluşuyor. Buna ek olarak, düzenlenen yazar-çocuk buluşmaları aracılığıyla çocuklar kitaplarını severek okudukları yazarlarla bir araya gelme fırsatı buluyorlar. Merkez etkinlikleri kapsamında, aynı zamanda, çocuk kitaplarından yola çıkılarak belirli temalarda düzenlenen atölyeler aracılığıyla çocuklara eğlenerek öğrenme deneyimleri sunuluyor.
Merkez, yalnızca çocuklara değil, ailelere de yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Anne Baba Okulu etkinliklerinde şimdiye kadar beş farklı tema üzerine oturum gerçekleştirildi. Ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğiyle de çeşitli farkındalık programları düzenleniyor.
Öğretmen Adayları İçin İmkânlar
Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, Eğitim Fakültemizin ilgili bölümleri başta olmak üzere tüm üniversite öğrencilerine de kapılarını açıyor. Öğretmen adayları için açık dersler gerçekleştirilirken, öğrenciler aynı zamanda kütüphanede İŞKUR aracılığıyla kısmi zamanlı çalışma imkânı da bulabiliyor.
Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi, öğrencilerini yalnızca teorik bilgilerle değil, aynı zamanda modern teknolojiye uyumlu stüdyo ve atölyeleriyle geleceğe hazırlıyor. İleri teknolojiyle donatılmış stüdyo, kurgu odası, radyo stüdyosu ve öğrenci uygulama gazetesi ile fakültemiz, öğrencilerine mesleki becerilerini geliştirebilecekleri geniş bir uygulama imkânı sunuyor.
Akredite Bölümlerle Eğitimde Kalite
Fakültemizin Radyo, Televizyon ve Sinema ile Gazetecilik bölümlerinin akreditasyon belgelerine sahip olması, verilen eğitimin ulusal ve uluslararası standartlarda kaliteyle onaylandığını gösteriyor. Bu sayede öğrenciler, yalnızca dersler ve uygulamalarla değil, aynı zamanda akreditasyonun getirdiği güvenilirlik ve kalite standartlarıyla da donanımlarını güçlendiriyor.
Sektörle İç İçe Eğitim Anlayışı
Alanında uzman akademik kadro ile birlikte, gazeteci, foto muhabir ve iletişim uzmanlarının fakülteye davet edilmesi, öğrencilerin sektöre doğrudan temas etmesini sağlıyor. Öğrenciler hem alanın profesyonellerine sorular yöneltebiliyor hem de onların deneyimlerinden faydalanarak mesleki vizyonlarını geliştiriyor.
Uygulama Birimleriyle Zenginleşen Deneyim
Fakülte bünyesinde yer alan uygulama birimleri sayesinde öğrenciler; haber bülteni hazırlayıp sunabiliyor, radyo programları yapabiliyor ve dijital içerikler üretebiliyor. Ayrıca düzenlenen atölyeler ve seminerler, öğrencilerin yaratıcılıklarını ortaya koymalarına ve teknik becerilerini ileri taşımalarına katkı sağlıyor.
Kastamonu Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılında toplam 125 öğrenci kabul edecek. Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi ve Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümleriyle geniş bir eğitim yelpazesi sunan fakültemiz, öğrencilerini hem teorik hem de uygulamalı açıdan donanımlı hale getirerek sporun farklı alanlarında uzmanlaşmalarına imkân tanıyor.
Gelişmiş Tesislerle Uygulamalı Eğitim
Fakültemiz öğrencileri, eğitimlerini yalnızca sınıf ortamında değil; Mücadele Sporları Salonu, Dans Salonu, Kondisyon Salonu, Squash Salonu ve Fizyoloji Laboratuvarı gibi modern tesislerde uygulamalı olarak sürdürüyor. Ayrıca kampüsümüz içinde yer alan Çok Amaçlı Spor Salonu, futbol sahası, açık basketbol ve voleybol sahaları ile tenis kortu da derslerde aktif olarak kullanılıyor. Böylece öğrencilere sporla iç içe, kapsamlı bir eğitim imkânı sağlanıyor.
Spor Dostu Kampüs
Sahip olduğu tesisler, sosyal yaşam alanları ve öğrenci odaklı imkânlarıyla Kastamonu Üniversitesi, “Spor Dostu Kampüs” unvanını taşıyor. Bu unvan, üniversitenin spor kültürünü sadece derslerde değil, kampüs yaşamının her alanına yaydığının göstergesi olarak öne çıkıyor.
Akademik Kadro ve Uzman Eğitmenler
Alanında deneyimli akademisyenlerden oluşan kadrosuyla fakültemiz, öğrencilerimize bilimsel temelli bilgi ve uygulamalı eğitim sunuyor. Bu yaklaşım sayesinde öğrencilerimiz yalnızca mezun olmakla kalmayıp, spor bilimlerinin farklı alanlarında nitelikli ve yetkin bireyler olarak topluma kazandırılıyor.
Spor Bilimleri Fakültemiz, sporun yalnızca fiziksel bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda bilimsel bir disiplin olduğunu ortaya koyarak, geleceğin spor profesyonellerini yetiştirmeye devam ediyor.
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi 2025-2026 eğitim-öğretim yılı Plastik Sanatlar (Resim, Grafik Tasarım, Seramik ve Cam, Geleneksel Türk Sanatları) ve Müzikoloji bölümleri için özel yetenek sınavları 19 Ağustos 2025 tarihinde başladı.
Türkiye’nin Farklı İllerinden Başvuru Yapıldı
Bu yıl Plastik Sanatlar ve Müzikoloji bölümleri için toplamda 168 başvuru gerçekleşti. Plastik Sanatlar sınavına 64 öğrenci katılırken 56 öğrenci başarılı oldu. Müzikoloji sınavına ise 40 aday katıldı. Plastik Sanatlar sınavı 90 dakika sürerken, Müzikoloji sınavları birebir yapıldığı için gün boyu devam etti.
Fakülte Ortamı Adaylara Rahatlık Sağladı
Sınav sürecinde fakültemizin donanımlı atölyeleri, sınav salonlarının düzeni ve sınav organizasyonunun akışı adaylara güven verdi. Üniversitemizin sağladığı imkânlar ve sınav komisyonunun dikkatli çalışması, adayların yeteneklerini rahatlıkla ortaya koymalarına yardımcı oldu.
Sınavların ardından görüşlerini dile getiren adaylar, komisyonun yaklaşımından memnun kaldıklarını, süreç boyunca heyecanlarını kontrol etmekte zorlanmalarına rağmen sınavın verimli geçtiğini ifade ettiler. Adaylar ayrıca sınava giren tüm arkadaşlarına başarı dileklerini iletti.
Kastamonu Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı Öğr. Gör. Dr. Fevziye Işıl Kesbiç’in yürütücülüğünde hazırlanan “Haloarkeal Bakterioruberinin Vegan İçerikli Güneş Kremlerinde Kullanım Potansiyellerinin Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK-3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Projede, Veteriner Fakültesi Dekanı ve Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özgür Kaynar danışman olarak, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Aslı Uğurlu Bayarslan ile Balıkesir Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Serkan Erol araştırmacı olarak görev alacak.
Proje kapsamında, ekstrem koşullarda yaşayan haloarkeal mikroorganizmaların ürettiği doğal pigment bakterioruberinin biyoteknolojik açıdan değerlendirilmesi hedefleniyor. Son yıllarda kozmetik ve dermatoloji alanında ön plana çıkan doğal, sürdürülebilir ve hayvansal içerik içermeyen ürün geliştirme yaklaşımı, çalışmanın özgün yönünü oluşturuyor.
Elde edilecek bulguların, çevre dostu ve vegan içerikli güneş koruyucuların geliştirilmesine katkı sağlaması ve Türkiye’nin biyoteknolojik üretim kapasitesine yenilikçi bir değer katması bekleniyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje çalışmalarından dolayı akademisyenleri tebrik ederek, kaliteli ve nitelikli çalışmalara verdikleri destek için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu. Rektörümüz ayrıca, proje çalışmalarında Üniversitemizi teşvik eden yaklaşımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı (MERLAB), bilimsel alandaki yetkinlikleriyle hem bölgesel hem de ulusal ölçekte adından söz ettiriyor. Stratejik hedefleri ve yüksek teknolojili altyapısıyla dikkat çeken merkez, akademiden sanayiye; çevreden sağlığa kadar geniş bir yelpazede Ar-Ge çözümleri sunuyor.
14 Aralık 2014 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile kurulan ve 2015 yılında faaliyete geçen MERLAB; öğretim üyeleri ile lisansüstü araştırmacılara analiz ve uygulama imkânı sunmayı, kurslar düzenlemeyi, sanayi ve kamu/özel sektöre test–ölçüm hizmeti vermeyi amaçlıyor. Merkez, disiplinler arası projeleri teşvik ederek üniversitenin araştırma potansiyelini artırmayı ve bilimsel veriyi teknolojiye dönüştürmeyi hedefliyor.
İleri Teknoloji ile Güçlü Altyapı ve Uzman Kadro
Yaklaşık 5 bin metrekare kullanım alanına sahip olan MERLAB; 26 laboratuvar, toplantı salonları, saha ofisleri, elektrik–mekanik atölyeleri, soğuk hava depoları ve kimyasal saklama odalarıyla güçlü bir fiziksel altyapıya sahip. Görüntüleme, kromatografi, nükleer araştırma, termal analiz, spektroskopi, mekanik karakterizasyon ve biyomalzeme gibi uzman birimlerin yanı sıra sıvı azot üretimi de yapılabiliyor.
Personel kadrosunda; müdür, iki müdür yardımcısı, altı birim sorumlusu, beş uzman, bir biyolog, bir tekniker ve üç idari personel olmak üzere toplam 19 kişi görev yapıyor. MERLAB, lisansüstü öğrenciler ve öğretim üyelerinin bilimsel çalışmalarına destek vererek TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı ve BAP projelerinin yürütülmesine katkıda bulunuyor.
Uluslararası Standartlarda Analiz Hizmeti
MERLAB, uluslararası norm ve standartlara uygun ölçümler gerçekleştiriyor. Kamu kurumları ve özel sektörün talepleri doğrultusunda bitki, bal, gıda, su ve toprak analizleri yapılıyor. BAP, TÜBİTAK ve bakanlıklara ait Ar-Ge odaklı projelerde analiz hizmetlerinde yüzde 35 indirim uygulanıyor. MERLAB ayrıca, TÜRKAK akreditasyon kapsamını genişleterek güvenilirliğini pekiştiriyor.
Gelişmiş Teknolojik Donanım
MERLAB’da AAS, AFM, GC-MS, HPLC, ICP-OES, LC-MS/MS, SEM, XRD, XRF ve FTIR gibi ileri düzey cihazlarla çok yönlü analiz imkânı sunuluyor. Bu cihazlar; temel bilimler, mühendislik ve sağlık alanlarındaki araştırmalara hizmet veriyor. Laboratuvar otomasyon sistemi sayesinde numune kabulünden analiz takibine, faturalandırma ve proforma işlemlerine kadar tüm süreçler dijital ortamda hızlı, güvenli ve şeffaf biçimde yürütülüyor.
MERLAB, akademiden özel sektöre uzanan geniş hizmet ağıyla su, gıda, toprak ve bal analizleriyle başta Kastamonu ve Orta Karadeniz Bölgesi olmak üzere bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor. Ayrıca toprak ve patoloji analizleri gibi alanlarda, Pınarbaşı gibi ilçelerde düzenlenen bilgilendirme toplantılarıyla tarımın bilimsel gelişimine destek veriliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, MERLAB’ın sahip olduğu teknik altyapı, uzman kadro ve uluslararası standartlarda sunduğu hizmetlerle hem Kastamonu’ya hem de bölgeye değer kattığını belirtti. Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, merkezin üniversite bünyesindeki araştırma faaliyetlerinin yanı sıra kamu, özel sektör ve üreticilere yönelik çalışmalarıyla güvenilir, kaliteli ve hızlı analiz hizmeti sunmaya devam ettiğini vurguladı.
Kastamonu Üniversitesi’nin Kuzeykent Yerleşkesi’nde yer alan Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi, sunduğu çok yönlü olanaklarla sporun, sosyal yaşamın ve akademinin kesişim noktası haline geldi. 36 bin 103 m²’lik dev bir alan üzerine kurulu merkez, modern altyapısı ve geniş imkanlarıyla hem üniversite mensuplarına hem de Kastamonu halkına hizmet veriyor.
YÖK tarafından “Spor Dostu Kampüs” unvanına layık görülen Kastamonu Üniversitesi, Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi ile yalnızca modern spor tesisleri sunmakla kalmıyor; aynı zamanda stratejik vizyon, sürdürülebilir sosyal entegrasyon ve toplum katılımı gibi kriterleri de başarıyla karşılıyor. Bu özellikler, üniversitenin sağlıklı yaşam ve spor kültürünü kampüsün ötesine taşıma misyonunu güçlendiriyor.
Her Branşa Uygun Zengin İmkanlar
Merkez; beş kulvarlı yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, 730 seyirci kapasiteli çok amaçlı spor salonu, 300 kişilik restoran ve kafeterya, iki kondisyon salonu, bowling salonu, reformer-pilates stüdyosu, masa tenisi, cimnastik salonu ve toplantı/etkinlik alanları ile donatıldı. Açık alanlarda ise iki tenis kortu, iki halı saha, iki basketbol sahası ve iki voleybol sahası bulunuyor.Dini ve sağlık ihtiyaçları için kadın-erkek mescit, abdesthane, revir yer alırken; 126 araçlık otopark ulaşım kolaylığı sağlıyor.
Her Yaş İçin Spor, Yıl Boyunca Aktivite
Merkezde yıl boyunca sporseverlerden gelen talebe göre farklı yaş gruplarına yönelik yüzme, tenis, pilates ve jimnastik kursları düzenleniyor. Etkinlik programları dönem içinde güncellenerek katılımcılara dinamik ve memnuniyet odaklı bir hizmet sunuluyor.
Tesislerden yararlanmak isteyenler, istedikleri spor branşına yönelik üyelik işlemlerini hızlıca resepsiyonda gerçekleştirebiliyor. Kamu, öğrenci ve diğer özel seçeneklerle herkese hitap eden merkezde ödemeler yalnızca kredi/banka kartı ile kabul ediliyor. Tenis kortu, halı saha ve yüzme havuzunun akşam seansları için rezervasyonlar kolayca telefonla veya resepsiyondan yapılabiliyor. Tenis kortunda bir seansta en fazla 4 kişi, halı sahada ise 14 kişi yer alabiliyor.
Ücretsiz ve Donanımlı Açık Alanlar
Basketbol ve voleybol sahaları, Kastamonu Üniversitesi öğrencilerine ve personeline tamamen ücretsiz sunuluyor. İhtiyaç halinde top ve diğer ekipmanlar, kimlik karşılığında resepsiyondan temin edilebiliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tesisin üniversite vizyonundaki yerini şu sözlerle anlattı: “Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi, öğrencilerimizden akademik ve idari personelimize, şehrimizdeki sporseverlerden gençlerimize kadar herkesin sağlıklı bir yaşam kültürü kazanmasına katkı sağlıyor. Spor Dostu Kampüs unvanımız, bu anlayışın tescili niteliğinde. Biz, sporu sadece bir faaliyet değil, toplumu bir araya getiren güçlü bir bağ olarak görüyoruz.”
Kastamonu Üniversitesi, sanatın birleştirici gücüyle çocuklara hem umut hem de farkındalık kazandıran üç anlamlı sosyal sorumluluk projesini Antakya’da hayata geçirdi. Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Sofya Cihan Canbolat yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Masallarla Yeşeren Düşler: İklim ve Sanat Atölyesi”, “İzini Bırak: Boya, Bas, Eğlen” ve “Düşler ve İzler: Çocukların Gözünden” Sergisi, 24-29 Temmuz 2025 tarihlerinde Antakya/Defne Döver İlkokulu-Ortaokulu’nda çocuklarla buluştu.
Üniversitenin Teknoloji Transfer Ofisi desteğiyle hayata geçirilen projeler, afetlerin yaralarını sarmaya çalışan şehirde çocuklara iklim krizi, doğa sevgisi ve ekolojik denge konularında farkındalık kazandırmayı hedefledi. Atölyeler iki ayrı yaş grubunda planlandı; 6-8 yaş arası 18 öğrenci ve 9-11 yaş arası 12 öğrenci hem öğrendi hem de üretti.
Etkinliklerde Dr. Öğr. Üyesi Canbolat’ın kaleme aldığı “Rüzgâra Fısıldayan Küçük Yaprak” ve “Taşların Fısıldadığı Şehir: Antakya” adlı masallar, çocuklara doğa ve çevre bilincini ilham verici bir dille aktardı. Masal anlatımlarının ardından yapılan drama çalışmaları, öğrencilerin doğayla empati kurmasını sağladı. Ardından çocuklar, hissettiklerini renkli çizimlere dönüştürerek kendi özgün sanat eserlerini ortaya koydu.
Atölyelerde ortaya çıkan tüm özgün çalışmalar, 29 Temmuz 2025 tarihinde “Düşler ve İzler: Çocukların Gözünden” başlıklı sergiyle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi, çocukların yaratıcılığının yanı sıra doğaya olan duyarlılıklarını da gözler önüne serdi.
Projeye Mersin/Yenice Özel Eğitim Uygulama Okulu ile Hüseyin Polat Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun kıymetli Görsel Sanatlar Öğretmeni Arzu Deniz de gönüllü olarak destek verdi.
Dr. Öğr. Üyesi Sofya Cihan Canbolat, projeye katkı sunan Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’ne, Kastamonu Truva Kitap & Cafe’ye, Değişim Oyuncak&Kırtasiye’ye, Yakup Ağa Çekme Helva’ya ve Çobanoğlu Çekme Helva’ya teşekkür ederek, “Bu katkılar sayesinde çocuklarla birlikte doğaya ve hayal gücüne uzanan bu yolculuğu daha güçlü kıldık” dedi.
Kastamonu Üniversitesi, 2025 TEKNOFEST Mimari ve Görsel Tasarım Yarışması’nda “Şampiyonlar Ligi Pavilyonu” tasarımı ile birincilik ödülünün sahibi oldu. “Geleceğin Kodlarıyla Donatılmış Bir Teknoloji Üssü” konseptiyle hazırlanan proje, geleceğin mimarisini ve teknolojisini estetik, işlevsel ve ilham verici bir atmosferle bir araya getirdi. Üniversitemiz, bu başarıyla hem mimari hem de teknolojik tasarım alanında ulusal ölçekte adını bir kez daha duyurdu.
Projenin danışmanlığını Abana Sabahat-Mesut Yılmaz Meslek Yüksekokulu İnşaat Yapı Denetimi bölümü Öğretim Görevlisi Gökçen Gököz Gedik üstlenirken, takım kaptanlığını İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa yüksek lisans öğrencisi Muhammed Irmak, üyeliklerini ise Kastamonu Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencisi İsmail Yüzgeç ve Amasya Üniversitesi mezunu Hamîde Nur Coşkun yürüttü.
Fütüristik ve interaktif mimarisiyle dikkat çeken pavilyon tasarımı, ziyaretçilere teknolojinin bir parçası olma hissini en üst seviyede yaşatacak şekilde kurgulandı. Tasarımda gençlerin enerjisini yansıtan, ilham verici ve yenilikçi bir atmosfer oluşturuldu. Merkez sahneden ağaç tasarımına, amfi alanından hologram destekli tematik anlatımlara kadar her detay, teknoloji ile yaratıcılığı bütünleştirdi. Sürdürülebilirliğin, yaratıcılığın, doğanın ve teknolojinin bütünleştiği tasarım insanlara kendini keşfetme imkânı tanıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen başarıdan gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi:
TEKNOFEST gibi önemli bir organizasyonda üniversitemizi başarıyla temsil eden ekibimizin, bu tür yarışmalarda edindiği deneyimler ve elde ettiği başarılar, gelecekteki projelerine ve akademik kariyerlerine de büyük katkı sağlayacaktır. Başarılı ekibimizi kutluyor ve çalışmalarında başarılarının devamını diliyorum. Ayrıca, bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve bizlere bu fırsatı sunan TEKNOFEST ekibine de teşekkür ederim.”
Kastamonu Üniversitesi, öğrenci odaklı vizyonu doğrultusunda kampüs altyapısını güçlendirmeye ve yaşam alanlarını modernleştirmeye yönelik yatırımlarına devam ediyor. Merkez kampüs ile Alsancak Spor Salonu’nda eş zamanlı olarak yürütülen iki büyük proje, öğrencilere daha güvenli, estetik ve donanımlı bir ortam sunmayı amaçlıyor.
Merkez Kampüste Altyapı ve Çevre Düzenlemesi Sürüyor
2025 yılında sözleşmesi imzalanan “Merkez Kampüs İçi Altyapı ve Çevre Düzenlemesi Projesi”, hayata geçirildi. Proje kapsamında kampüs yolları, altyapı sistemleri, çevre peyzajı ve sosyal alanlarda çeşitli iyileştirmeler gerçekleştiriliyor. Yeni akademik yıl öncesi tamamlanması hedeflenen çalışmalar, kampüsün daha konforlu ve işlevsel bir görünüme kavuşmasını sağlayacak.
Alsancak Spor Salonu Güçlendiriliyor
Öğrencilerin yoğun olarak kullandığı Alsancak Spor Salonu, “Deprem Güçlendirme Projesi” ile daha dayanıklı ve güvenli bir yapıya kavuşturuluyor. Spor salonu, yeni dönemde öğrencilerin sportif etkinliklerini güvenle gerçekleştirebilecekleri modern bir ortam sunacak.
“Kampüsümüz Öğrencilerimizin İkinci Evidir”
Yatırımlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projelerin öğrencilerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik planlandığını belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Üniversitemizi yalnızca bir eğitim kurumu olarak değil, öğrencilerimizin kendilerini güvende ve huzurlu hissedecekleri bir yaşam alanı olarak görüyoruz. Bu anlayışla kampüs altyapısını güçlendiriyor, çevresel düzenlemelerle estetik ve işlevselliği artırıyoruz. Aynı zamanda öğrencilerimizin spor faaliyetlerini güvenle sürdürebilmeleri için Alsancak Spor Salonu’nu depreme karşı güçlendiriyoruz. Gençlerimize daha modern, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir kampüs sunmak en öncelikli hedefimizdir.”
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi, bilimsel araştırmalar alanındaki başarısına yenisini ekledi. Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hakan Küçüksayan’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 1001 – Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
“Östrojen reseptörü pozitif meme kanserinin tamoksifene karşı gelişen direncinde HOXC4 transkripsiyon faktörünün senesens ilişkili salgı fenotipi (SASP)-aracılı düzenleyici rolünün araştırılması” başlıklı bu proje, özellikle hormon tedavilerine direnç geliştiren meme kanseri hastalarında yeni tedavi hedeflerinin belirlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Araştırma ekibinde Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Nurtaç Sarıkaş ve Dr. Öğr. Üyesi Erhan Bayrak ile Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ertan Küçüksayan da yer alıyor. Proje, hem kanser biyolojisine yeni perspektifler kazandırmayı hem de Tıp Fakültesi öğrencilerine uygulamalı araştırma deneyimi sunarak bilimsel gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyor.
Projede görev alacak öğrencilere burs desteği de sağlanarak, öğrencilerin araştırma süreçlerine aktif katılımları desteklenecek. Proje aynı zamanda, temel bilimlerde akademik kariyer yapmayı hedefleyen Tıp Fakültesi öğrencileri için uygulamalı araştırma deneyimi sunarak, nitelikli insan kaynağı yetişmesini amaçlıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Üniversitemiz, sağlık bilimleri başta olmak üzere tüm alanlarda araştırma kültürünü desteklemeyi, bilimsel üretimi teşvik etmeyi ve insanlığa katkı sağlayacak bilgi üretimini artırmayı temel bir sorumluluk olarak görmektedir. Tıp Fakültemizin bu önemli TÜBİTAK başarısı hem bilimsel yetkinliğimizin hem de araştırma altyapımızın geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Bu proje, sadece bilim dünyasına değil, aynı zamanda temel bilimlerde akademik kariyer yapmayı hedefleyen öğrencilerimize de önemli katkılar sunacaktır.”
Rektörümüz ayrıca proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Hakan Küçüksayan’ın başta olmak üzere projede görev alan akademik ekibi tebrik ederek Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine sundukları katkı için teşekkür etti. Ayrıca bilimsel çalışmalara sağlanan desteklerden ötürü Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi, ormancılık alanında dijital dönüşüme öncülük edecek yeni bir projeye daha imza attı. Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Sivrikaya’nın yürütücülüğünü üstlendiği “Saf Karaçam Meşcerelerinde Bazı Tek Ağaç ve Meşcere Parametrelerinin İHA Tabanlı Farklı Sensörler Yardımıyla Belirlenmesi: Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğü Örneği” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Türkiye ormancılık sektöründe dijitalleşmenin öncülerinden olma amacıyla hazırlanan projeyle, İHA tabanlı sensörlerin orman envanteri çalışmalarındaki etkinliği bilimsel olarak ortaya konacak. Projenin, ormancılıkta verimlilik, zaman ve maliyet tasarrufu açısından önemli katkılar sunması bekleniyor.
Proje kapsamında, orman amenajman planlarının hazırlanmasında temel rol oynayan ağaç serveti envanterlerinde, İnsansız Hava Aracı (İHA) tabanlı RGB-NIR ve LiDAR sensörlerinin kullanımı değerlendirilecek. Bu sayede, geleneksel yersel ölçüm yöntemlerine alternatif olarak daha hızlı, ekonomik ve etkili veri toplama yöntemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Disiplinler arası iş birliğiyle şekillenen projede, Kastamonu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Oytun Emre Sakıcı, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alkan Günlü ve Doç. Dr. Sinan Bulut, Sinop Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Aksoy, bursiyer olarak Orman Fakültesi’nden Arş. Gör. Döndü Demirel ve Güneydoğu Anadolu Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Orman Yüksek Mühendisi Abdulgaffar Kaya yer alıyor.
“Üniversitemiz, ormanın geleceğini teknolojiyle şekillendiriyor”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunani Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin yalnızca akademik bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye ormancılığı adına stratejik bir gelişme olduğunu vurguladı. Rektörümüz, “Orman kaynaklarımızın sürdürülebilirliği için bilimsel bilginin sahaya entegre edilmesi büyük önem taşıyor. Bu proje, Kastamonu Üniversitesi’nin araştırma odaklı vizyonunun, çevre ve ekonomiyle ne kadar iç içe olduğunu bir kez daha göstermiştir. İHA tabanlı teknolojilerle ormancılıkta verimliliğin artırılması, 12. Kalkınma Planı’nın ‘istikrarlı-güçlü ekonomi ve rekabetçi üretim’ hedeflerine de doğrudan katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Rektörümüz ayrıca proje yürütücüsü Prof.Dr. Fatih Sivrikaya başta olmak üzere projede görev alan akademik ekibi tebrik ederek Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine sundukları katkı için teşekkür etti. Ayrıca bilimsel çalışmalara sağlanan desteklerden ötürü Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a şükranlarını sundu.
Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz, dernek üyeleri Seyhan Şahin, Doç. Dr. Havva Kaçan ve özel birey Cengizhan Koç, 6 Ağustos 2025 tarihinde Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’yı makamında ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette, özel bireylerin toplumsal hayata katılımı, eğitimde fırsat eşitliği ve üniversite ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliği olanakları ele alındı. Ziyaret boyunca karşılıklı fikir alışverişinde bulunulurken, Dernek Başkanı Huriye Boyraz, yürüttükleri faaliyetler ve geleceğe yönelik projeler hakkında Rektör Yardımcısı Kaymakcı’ya bilgi verdi.
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversite olarak özel bireylerin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Prof.Dr. Kaymakcı, “Toplumun tüm kesimlerinin eğitim olanaklarından yararlanabilmesi, bizler için büyük önem taşıyor. Üniversite olarak, sosyal sorumluluk bilinciyle bu alandaki çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz,” dedi.
Ziyaret, günün anısına fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Üniversitemiz Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Eray Aktepe danışmanlığında hazırlanan “Kadınların Yerel Yönetimlerde Siyasal Temsilinin Artırılması: Engeller, Fırsatlar ve Çözümler” başlıklı 1002-A Hızlı Destek Projesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu. 75.260 TL bütçe alan proje, kadınların yerel siyasette daha fazla söz sahibi olabilmeleri için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Proje kapsamında Türkiye’de kadınların yerel yönetimlerdeki siyasal temsiline dair mevcut durum nitel saha araştırmalarıyla analiz edilecek; siyasal katılımın önündeki engeller ve rol model etkisi derinlemesine incelenecek. Elde edilecek bulgular doğrultusunda politika ve eğitim önerileri geliştirilerek, kadın temsilinin artırılmasına yönelik somut çözüm yolları sunulması hedeflenmektedir
Projede Dr. Öğr. Üyesi Özgür Öztürk araştırmacı olarak yer alırken, çalışmalar Halime Çavuş Kadın Derneği'nin katkılarıyla yürütülecek. Kadınların karar alma mekanizmalarında daha görünür hale gelmesine katkı sağlaması beklenen proje, yerelden başlayarak toplumsal dönüşüm yaratmayı amaçlıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, şu ifadeleri kullandı: “Kadınların siyasal temsili ve yerel yönetimlerdeki katılımı, demokratik gelişimimizin en önemli göstergelerindendir. Üniversitemizin bu alanda geliştirdiği proje, sadece akademik bir çalışma değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk örneğidir. Bu anlamlı projeye destek sağlayan TÜBİTAK’a ve özveriyle çalışan değerli akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Kadınların güçlü temsili, güçlü bir Türkiye demektir.”
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje yürütücüsü Doç.Dr. Eray Aktepe başta olmak üzere projede görev alan akademik ekibi tebrik ederek Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine sundukları katkı için teşekkür etti. Ayrıca bilimsel çalışmalara sağlanan desteklerden ötürü Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda önemli bir başarıya daha imza attı. 2025 yılı başvuru döneminde Erasmus+ Ana Eylem 1 Bireylerin Öğrenme Hareketliliği kapsamında hazırlanan KA131 ve KA171 projeleri, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenmeye değer bulunarak kabul edildi.
Erasmus+ KA131 projesi kapsamında üniversitemiz, 388.210,00 Euro hibe almaya hak kazandı. Bu bütçe ile 60 öğrenci öğrenim, 32 öğrenci staj, 34 akademik personel ders verme ve 31 idari/akademik personel eğitim alma hareketliliği olmak üzere toplam 157 hareketlilik gerçekleştirilecek. 2024 yılına göre 105.430 Euro artış gösteren proje ile üniversitemiz, Türkiye genelinde başvuran 268 üniversite/kurum arasında hibe miktarı açısından 40. sırada yer aldı.
Personel Hareketliliğinde Türkiye Birincisi
Özellikle personel hareketliliği açısından dikkat çeken Kastamonu Üniversitesi, KA131 projesi kapsamında 65 hareketlilik ile Türkiye birincisi oldu. Üniversitemizi, 52 hareketlilikle Fırat Üniversitesi ve 51 hareketlilikle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi izledi.
Erasmus+ KA171 projesi kapsamında ise Amerika Birleşik Devletleri, Nepal, Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Filistin, Mısır, Etiyopya ve Nijerya olmak üzere toplam 12 ülkeyle yapılan ortaklık başvuruları kabul edilerek, 87.448,00 Euro hibe sağlandı. Söz konusu projeyle, bu ülkelerdeki partner üniversitelerle öğrenci ve personel değişimi gerçekleştirilecek. Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’ne ilk kez hareketlilik gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Geçtiğimiz yıl KA171 kapsamında başvuran 115 üniversite arasında 14. sırada yer alan üniversitemiz, bu yıl 144 başvuru arasında 26. sırada yer aldı. Türkiye genelinde bu yıl verilen en yüksek KA171 hibe tutarının 141 bin Euro olduğu göz önüne alındığında, Kastamonu Üniversitesi’nin performansı önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.
"Uluslararası iş birliklerimiz daha da güçleniyor"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Erasmus+ programları kapsamında elde edilen başarıların üniversitenin uluslararasılaşma stratejisinin somut bir göstergesi olduğunu belirtti. Rektörümüz “Elde ettiğimiz bu başarılarla öğrencilerimize ve personelimize uluslararası deneyim fırsatları sunmaya devam ediyoruz. Personel hareketliliğinde Türkiye birincisi olmamız ise akademik kadromuzun küresel düzeydeki etkileşimini artırma hedefimizin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu süreçte emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum” dedi.
Rektörümüz ayrıca, Erasmus+ projelerinin üniversitenin tanınırlığını artırmasının yanı sıra, farklı kültürlerle etkileşim kurma ve akademik çeşitliliği zenginleştirme açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Rektörümüz, Erasmus Koordinatörlüğü çalışanlarına ve süreçte emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Ayrıca, yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma süreçlerine sunduğu katkılar ve özveri için Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’ya, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi Tosya Meslek Yüksekokulu’nda (MYO) eğitim veren Mobilya ve Dekorasyon Programı, sektörle kurduğu güçlü iş birlikleri ve uygulama ağırlıklı eğitimiyle öğrencilerine mezuniyet sonrası istihdam garantisi sunuyor. Bölüm, Türkiye’nin önde gelen mobilya üretim merkezlerinden biri olan Tosya’da yer alması sayesinde sanayi ile iç içe bir eğitim imkânı sağlıyor.
Mobilya ve Dekorasyon Programı, teorik bilginin yanı sıra uygulamalı eğitimle donatılmış bireyler yetiştiriyor. Bölüm öğrencileri, eğitimleri süresince atölyelerde gerçek üretim süreçlerine katılarak deneyim kazanıyor. Yerel işletmelerde yapılan stajlar ve iş başı uygulamaları sayesinde mezunlar, sektöre hazır bir şekilde adım atıyor.
Bölüm mezunları, Tosya başta olmak üzere Kastamonu ve çevresindeki mobilya firmalarında kolayca iş bulabiliyor. Üniversite tarafından yürütülen istihdam takip sistemleri ve mezun destek birimleri aracılığıyla da öğrencilerin iş gücü piyasasına entegrasyonu kolaylaştırılıyor.
Mobilya ve Dekorasyon Programı’nda ahşap işçiliğinin geleneksel yönleri modern üretim teknikleriyle harmanlanıyor. Program hem girişimci ruha sahip bireyler hem de sektörde uzmanlaşmak isteyen teknik elemanlar için büyük bir fırsat sunuyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Tosya MYO Mobilya ve Dekorasyon Bölümü’nün üniversite-sanayi iş birliğine dayalı örnek bir model oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Mobilya sektörünün kalbi sayılabilecek Tosya’da yer alan bu programımız, öğrencilerimize yalnızca teknik bilgi kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda mezun olduklarında onları bekleyen iş fırsatlarıyla tam anlamıyla bir meslek kazandırıyor. Öğrencilerimiz, eğitimden doğrudan iş hayatına geçiş yapabiliyor.”
Kastamonu Üniversitesi, Avrupa Birliği tarafından desteklenen Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında yürütülecek gönüllülük projesiyle 30.216 Euro hibe almaya hak kazandı. Yunanistan ve İtalya’dan ortak kurumlarla iş birliği içinde yürütülecek proje, üniversitenin uluslararasılaşma hedeflerine önemli katkılar sunacak. Program kapsamında gönüllü öğrenciler, belirlenen süre kapsamında yurtdışında projelerde yer alacak.
Projeyle birlikte farklı kültürlere dair anlayışın ve hoşgörünün artırılması, sosyal uyumun güçlendirilmesi, ayrımcılığın azaltılması ve toplumda kültürel çeşitliliğin desteklenmesi hedefleniyor. Kastamonu Üniversitesi, bu projeyle özellikle gençleri çok kültürlü bir bakış açısıyla donatmayı amaçlıyor.
Proje, yalnızca kültürlerarası değişim değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk alanında da önemli çıktılar üretmeyi hedefliyor. Üniversite, kadınlar, engelliler, ekonomik zorluk yaşayanlar ve sosyal dışlanmaya maruz kalan bireyler gibi dezavantajlı grupların eğitim ve sosyal yaşama erişimini artırmayı amaçlıyor.
Kastamonu Üniversitesi, bu kapsamdaki kararlılığını daha önce de kanıtlamış durumda. 2024 yılında Yükseköğretim Kurulu tarafından 38 erişilebilirlik bayrağıyla ödüllendirilen üniversite, bu başarısını sadece mekânsal erişilebilirlikte değil, sosyal katılım ve fırsat eşitliği alanlarında da sürdürmek istiyor.
Kastamonu Üniversitesi’nin bu projedeki uluslararası ortakları olan Yunanistan ve İtalya’daki kuruluşlarla kurulacak iş birlikleri sayesinde, gençlerin Avrupa’daki gönüllü programlara aktif katılımı teşvik edilecek. Bu iş birliği hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha kapsayıcı, hoşgörülü ve dayanışmacı bir toplum inşasına katkı sunacak.
Kastamonu Üniversitesi Kariyer Geliştirme, Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre tercih yapacak aday öğrencilere yönelik tanıtım günleri 4 Ağustos 2025 tarihinde Merkez Kütüphane’de başladı. Etkinliğin ilk gününde akademik birimler tarafından açılan stantlara çok sayıda öğrenci ve aile ilgi gösterdi.
Etkinlik kapsamında Orman Fakültesi, Fen Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) ile Spor Bilimleri Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Turizm Fakültesi, Kastamonu Meslek Yüksekokulu ve Kariyer Geliştirme, Uygulama ve Araştırma Merkezi stant açarak üniversite adaylarına eğitim-öğretim faaliyetleri, bölüm içerikleri ve mezuniyet sonrası kariyer olanakları hakkında bilgi verdi. Adaylar ve aileleri fakülte temsilcilerinden birebir bilgi alma fırsatı buldu.
Etkinlikte Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı da aday öğrencilerle bir araya gelerek üniversitenin akademik altyapısı, öğrenci olanakları ve kampüs yaşamı hakkında bilgilendirmede bulundu. Prof. Dr. Kaymakcı, Kastamonu Üniversitesi’nin nitelikli eğitimi ve gelişen altyapısıyla öğrencilere güçlü bir gelecek sunduğunu vurguladı.
Aday öğrencilere yönelik bilgilendirme ve tanıtım etkinliklerinin 8 Ağustos 2025 tarihine kadar farklı fakültelerin katılımıyla devam edecek.
Kastamonu Üniversitesi, toplumsal sorumluluk projeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Erasmus+ Avrupa Dayanışma Programı Dayanışma Projeleri ESC30 kapsamında hazırlanan “Kırsal Kesimdeki Kız Çocuklarının Judo ile Güçlendirilmesi” başlıklı proje, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenmeye hak kazandı.
Üniversitemiz Spor Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Bayram Ceylan ve Arş. Gör. Hasan Basri Taşkın’ın koordinatörlüğünde yürütülecek proje, kırsal bölgelerde yaşayan 8-12 yaş arası 30 kız çocuğuna judo eğitimi vererek fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini desteklemeyi amaçlıyor.
Proje kapsamında temel judo teknikleri, müsabaka hazırlıkları, kemer sınavları ile kız çocuklarının özgüven kazanmaları sağlanacak. Ayrıca olimpiyat ve dünya şampiyonu kadın judocularla söyleşiler, çevre bilinci atölyeleri ve ailelere yönelik bilinçlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek.
Projede Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Judo Federasyonu ve Kastamonu Belediyesi ile iş birliği yapılırken, üniversite öğrencilerinden oluşan gönüllü ekipler de aktif rol üstlenecek.
Kastamonu Üniversitesi, daha önce yürüttüğü “Judo ile Fit Çocuklar” projesinin devamı niteliğindeki bu projeyle, UNESCO tarafından da desteklenen judo etik değerlerini yaygınlaştırmayı ve kız çocuklarının lisanslı sporcu olmalarını teşvik etmeyi hedefliyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin yalnızca bir spor etkinliği olmadığını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: “Üniversite olarak sadece akademik başarılarla değil, toplumsal katkılarla da ön plana çıkmayı önemsiyoruz. Kırsalda yaşayan kız çocuklarımızın spor aracılığıyla güçlenmeleri, özgüven kazanmaları ve hayata daha güçlü tutunmaları, bizim için çok kıymetli. Bu proje, sadece bir spor eğitimi değil, aynı zamanda bir hayat okulu işlevi görecek. Güçlenen her kız çocuğu, aydınlık bir geleceğin teminatıdır.”
Ayrıca Rektörümüz, yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma süreçlerine sunduğu katkılar ve özveri için Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’ya, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu.
Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu 2024” kapsamında hazırladığı veriler doğrultusunda Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından desteklenen proje sayısında büyük bir başarıya imza atarak Türkiye genelinde 9’uncu sırada yer aldı. Listenin ilk sırasında bin 434 proje ile Yıldız Teknik Üniversitesi ikinci sırada bin 319 proje ile Ege Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi ise bin 150 proje ile üçüncü sırada yer aldı.
TÜBİTAK Ulusal ve Uluslararası Proje Sayısı kategorisinde, ülke genelindeki birçok köklü üniversiteyi geride bırakarak listeye dokuzuncu giren Kastamonu Üniversitesi, 648 proje ile dikkat çekti. Bu başarı, üniversitenin araştırma, geliştirme ve yenilikçilik alanındaki performansının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitenin son yıllarda Ar-Ge ve proje üretimi alanında sistematik bir atılım gerçekleştirdiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“TÜBİTAK gibi ülkemizin en saygın bilimsel destek kuruluşlarından alınan bu yüksek proje desteği, üniversitemizin bilimsel üretkenliğini ve akademik potansiyelini gözler önüne seriyor. Bu başarı; araştırmayı, sorgulamayı ve çözüm üretmeyi esas alan, vizyon sahibi akademik kadromuzun ortak emeğidir.”
Rektörümüz ayrıca öğrenci ve akademisyenlere sunulan altyapı olanakları, proje yazımı eğitimleri ve ulusal/uluslararası fonlara erişim desteklerinin bu sürece önemli katkılar sağladığını ifade ederek, Kastamonu Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini dile getirdi.
Rektörümüz yaptığı açıklamada, bu başarının üniversite için bir son değil, başlangıç olduğuna dikkat çekerek, “Yeni hedefimiz, Kastamonu Üniversitesi’ni Türkiye’de TÜBİTAK proje üretiminde ilk 5 üniversite arasına taşımaktır. Bu doğrultuda, tüm birimlerimizle birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz,” dedi.
YÖK raporuna göre TÜBİTAK’tan en çok proje desteği alan üniversiteler sıralamasında Yıldız Teknik Üniversitesi birinci olurken, Kastamonu Üniversitesi’nin Marmara, İstanbul, Ankara gibi köklü üniversiteleri geride bırakması dikkat çekti.
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi’nin 18–21 Kasım 2025 tarihlerinde düzenleyeceği "6th International Conference on Environment and Forest Conservation" (ICEFC2025), TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen "2223-C Çok Katılımlı Uluslararası Etkinlik Düzenleme Desteği" programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Bu destek, kongrenin ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığını artırmakla birlikte, ormancılık ve çevre bilimleri alanlarındaki akademik çalışmaların gelişimine önemli katkılar sunmasına katkı sağlayacak.
İklim Dayanıklılığı için Doğa Temelli Çözümler ana temasıyla düzenlenecek olan sempozyum, iklim değişikliği, doğal afet yönetimi, biyoçeşitlilik koruma ve sürdürülebilir orman yönetimi gibi güncel küresel sorunlara bilimsel yaklaşımlar sunmayı hedefliyor. Türkiye’den ve yurt dışından çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve sektör temsilcisinin katılımı beklenen etkinlik, bilimsel iş birliklerinin güçlenmesi ve disiplinlerarası fikir alışverişinin teşviki açısından önemli bir platform olacak.
Kongre ile ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür, etkinliğin Kastamonu Üniversitesi, Mindanao Devlet Üniversitesi, Bogor Tarım Üniversitesi ve Güneydoğu Asya Bölge Tropikal Biyoloji Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirileceğini belirtti. Prof. Dr. Gür, “18–21 Kasım 2025 tarihleri arasında Kastamonu’da gerçekleşecek 6. Uluslararası Çevre ve Orman Koruma Konferansı’na (ICEFC2025) tüm ilgilileri saygıyla davet ediyoruz. Konferans, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarına, orman bilimleri ve çevre koruma alanındaki en son gelişmeleri paylaşmak, disiplinlerarası iş birliklerini geliştirmek ve yeni bakış açıları kazanmak için değerli bir buluşma alanı sunacaktır. Genel ve tematik oturumlarla zenginleştirilen programda, çok sayıda bilimsel sunum ve tartışmaya yer verilecek” dedi.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, TÜBİTAK’ın bu projeyi desteklemesinin üniversitenin bilimsel alandaki başarılarının bir göstergesi olduğunu ifade ederek, “Ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisas üniversitesi olarak, bu destek bize büyük bir gurur veriyor. ICEFC2025, yalnızca akademik bir etkinlik değil, aynı zamanda iklim dayanıklılığı için doğa temelli çözümlere katkı sunacak stratejik bir platformdur. Bu önemli adımda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi kutluyor, desteklerini esirgemeyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, ayrıca TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu. Rektör Topal, sempozyumun üniversitenin uluslararası bilim çevrelerindeki yerini pekiştireceğine, yeni iş birliklerinin kapılarını aralayacağına ve ilgili alanlarda yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayacağına inandığını vurguladı.
Bilgi ve Katılım İçin: https://icefc2025.kastamonu.edu.tr/index.php
Kastamonu Üniversitesi, sağlık teknolojileri alanında önemli bir başarıya daha imza attı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından 2025-B-01 çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan “Hızlı ApoB-100 Test Kiti Geliştirilmesi” başlıklı proje, dijital tanı teknolojilerine yeni bir boyut kazandırmayı hedefliyor.
Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Kaynar’ın yürütücülüğünü üstlendiği projede, Atatürk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Seçkin Özkanlar ve Kastamonu Üniversitesi Devrekani Meslek Yüksekokulu’ndan Dr. Öğr. Üyesi Dilara Kaynar da yer alıyor.
Yaklaşık 1 milyon 800 bin TL bütçeyle hayata geçirilen projede, akıllı telefonlarla kantitatif ApoB100 ölçümü yapılabilen yenilikçi bir hızlı tanı kiti geliştirilecek. Bu teknolojiyle kalp-damar hastalıkları riskinin erken tespiti için düşük maliyetli, kolay erişilebilir ve kullanıcı dostu bir tanı aracı sunulması amaçlanıyor.
Proje kapsamında, geleneksel yanal akışlı immün analizlerden farklı olarak, nitroselüloz membran üzerine sadece belirli bir bölgeye yüksek hassasiyetle antikor transferi sağlayan, antikorun doğal yapısını koruyan ve kontaminasyon riskini en aza indiren yeni bir teknik ilk kez kullanılacak. Geliştirilecek test kiti, özellikle 80 mg/dL üzeri ApoB100 seviyelerini ölçebilecek şekilde tasarlanacak ve 130 mg/dL düzeyine optimize edilerek klinik doğruluk sağlayacak.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, TÜSEB destekli projeyi değerlendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversite olarak bilimsel araştırmaların sahaya dokunan, insan hayatına katkı sunan yönlerini önemsiyoruz. Bu proje, tanı teknolojilerinde dijital dönüşümün yanı sıra toplum sağlığına yönelik erken teşhis olanaklarının geliştirilmesi bakımından son derece kıymetlidir. Proje yürütücümüz Prof. Dr. Özgür Kaynar başta olmak üzere tüm proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Özbekistan’ın köklü yükseköğretim kurumlarından Namangan Devlet Yabancı Diller Enstitüsü’nün Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Pulatkhon Lutfullayev, Erasmus Personel Hareketliliği Programı kapsamında Üniversitemizi ziyaret etti.
Ziyaret kapsamında Sorumlu Rektör Yardımcısı Pulatkhon Lutfullayev, 28 Temmuz 2025 tarihinde Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Mehmet Bolluk da hazır bulundu.
Gerçekleştirilen görüşmede, iki üniversite arasında yüksek lisans programlarında öğrenim gören öğrencilere yönelik akademik danışmanlık desteği sağlanması, ortak müfredat tasarımları yapılması ve Özbek akademisyenler için Üniversitemiz ev sahipliğinde kısa süreli hizmet içi eğitim ile kültürel programlar düzenlenmesi gibi başlıklarda iş birliği olanakları ele alındı.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, “Köklü bir geçmişe ve güçlü bir akademik yapıya sahip olan Namangan Devlet Yabancı Diller Enstitüsü ile iş birliği geliştirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu tür uluslararası temaslar, akademik bilgi ve deneyim paylaşımı açısından büyük önem taşıyor. Üniversitemiz, her zaman uluslararası iş birliklerine açıktır” ifadelerini kullandı.
Rektör Yardımcısı Lutfullayev ise misafirperverliklerinden dolayı Rektör Yardımcımız Prof.Dr. Kaymakcı’ya teşekkür ederek iki kurum arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi temennisinde bulundu.
Ziyaret, karşılıklı hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi, Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde yürütülen 30. dönem arkeolojik kazı çalışmalarına bilimsel liderlik ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında desteklenen kazılar, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Asena Kızılarslanoğlu başkanlığında yürütülüyor.
Ayaş Mahallesi’nde bulunan tarihi kentte; farklı üniversitelerden akademisyen, arkeolog, antropolog ve sanat tarihçilerinin yer aldığı multidisipliner ekip kazı çalışmalarına katkı sunuyor. Amerikalı uzmanlar ve öğrenciler sahada aktif görev alırken, yakın zamanda İtalya’dan da bilimsel bir ekibin çalışmalara katılması bekleniyor.
Kazı faaliyetleri kapsamında yalnızca arkeolojik kazılar değil; bitki temizliği, çevre düzenlemesi, buluntuların değerlendirilmesi ile bakım, onarım ve restorasyon çalışmaları da eş zamanlı olarak yürütülüyor.
Elaiussa Sebaste’nin M.Ö. 2. yüzyıldan M.S. 7. yüzyıl başlarına kadar önemli bir ticaret, üretim ve liman kenti olduğunu belirten Doç. Dr. Kızılarslanoğlu, alanda tiyatro, tapınak, hamam ve nekropol gibi pek çok kamusal ve dini yapının yer aldığını ifade etti. Zemin döşemeleri ve kazı evindeki depolarda bulunan eserlere yönelik bakım ve restorasyon çalışmalarının da sürdüğünü vurgulayan Kızılarslanoğlu, özellikle kuzeydeki nekropol alanında mezar yapılarının gün yüzüne çıkarıldığını ve bitki örtüsünün tamamen temizlendiğini belirtti. Bu alanın çevre düzenlemelerinin ardından turizme açılması hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, kazılara katkı sunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları kaydetti:
“Kültürel mirasın korunması ve geçmişin gün yüzüne çıkarılması, bilimsel sorumluluğumuzun önemli bir parçasıdır. Üniversitemiz akademisyenlerinin yürüttüğü bu tür projeler, hem arkeoloji bilimine hem de ülkemizin turizm potansiyeline katkı sağlamaktadır. Doç. Dr. Hatice Asena Kızılarslanoğlu’nu ve ekibini tebrik ediyorum.”
Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi M. Said Doğru’nun yürütücülüğünü üstlendiği “Examining Social-Emotional Learning Skills in Science at the Level of Achievement and Activity” başlıklı proje, TÜBİTAK 2224-B Yurt İçi Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Projede, öğretmen adaylarının fen bilimleri eğitiminde empati, öz farkındalık, iş birliği ve sorumlu karar verme gibi sosyal duygusal öğrenme (SDÖ) becerilerini nasıl geliştirdikleri ele alınacak. Hazırlanan etkinlik örneklerinin uygulamalı olarak ulusal düzeyde bir bilimsel etkinlikte sunulması hedefleniyor. Çalışma, sosyal duygusal öğrenmenin fen eğitimiyle entegrasyonuna yönelik farkındalık oluşturmayı ve bu alandaki uygulamaların yaygınlaşmasını amaçlıyor.
Projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sosyal duygusal öğrenme, günümüz eğitim anlayışında yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp, bireylerin duygusal ve sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçlayan bütüncül bir yaklaşımdır. Üniversitemizden böyle bir çalışmanın desteklenmesi, hem akademik hem de toplumsal katkı açısından bizleri gururlandırmaktadır. Projede görev alan akademisyenimizi tebrik ediyorum.”
Rektörümüz ayrıca, bilimsel çalışmalara verdikleri destek dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından ötürü de TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkürlerini iletti.
Prof. Dr. Ömer Küçük: Yangınların %85’i İnsan Kaynaklı, Rüzgâr Yayılmayı Hızlandırıyor
Kastamonu Üniversitesi, Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında YÖK tarafından ihtisas üniversitesi olarak belirlenmiş olmanın sorumluluğuyla, ülkemizde yaşanan orman yangınlarıyla ilgili bilimsel değerlendirmeler yaparak kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, farklı televizyon kanallarında katıldığı programlarda orman yangınlarının çıkış nedenleri, alınması gereken önlemler ve Türkiye’nin yangınlarla mücadeledeki kapasitesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin Eskişehir, Bursa, Karabük, Bilecik, Uşak, Antalya, Mersin ve Kahramanmaraş gibi illerinde meydana gelen orman yangınları sürerken Prof. Dr. Küçük; NTV, Habertürk, TVNET, 24 TV, Haber Global, A Haber, Bengü Türk ve Akit TV gibi televizyon kanallarında yaptığı canlı yayınlarda yangınların çıkış sebeplerini, vatandaşların alması gereken önlemleri, yangın organizasyon yapısını, yangın yönetimini, ekolojik etkileri ve Türkiye’nin yangınlara müdahaledeki güçlü altyapısını anlatarak kamuoyunu bilgilendirdi.
Prof. Dr. Küçük, yangınların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu vurgulayarak yıldırım kaynaklı yangınların oldukça nadir görüldüğünü belirtti. Bir yangının çıkması için en az 250-300 santigrat derece sıcaklık gerektiğini hatırlatarak, normal şartlarda orman yangınlarının kendiliğinden çıkmasının mümkün olmadığını söyledi. Ormanların korunmasının tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Küçük, küresel iklim değişikliğiyle birlikte karbon yutak alanlarının öneminin arttığını, ormanların hem çevresel hem de toplumsal açıdan kritik bir değer taşıdığını ifade etti.
İhmalin Bedeli Yıllarca Telafi Edilemiyor
Yangınların önlenmesinin yalnızca Orman Genel Müdürlüğü’nün görevi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Küçük, bu konuda tüm toplumun ortak bir bilinç geliştirmesi gerektiğini söyledi. Yangına hassas dönemlerde ormanlara giriş yasağının önemine dikkat çekerek, en küçük bir ihmalin bile yıllarca telafisi mümkün olmayan zararlara yol açtığını vurguladı. Ormanın ekolojik faydalarının yok olduğunu, atmosfere salınan karbon miktarının arttığını ve kaybedilen alanların yeniden kazanılmasının uzun yıllar aldığını dile getirdi. Ayrıca yangın sonrası yapılacak ağaçlandırma çalışmalarında ekolojik olarak bölgenin asli ağaç türlerinin tercih edilmesi gerektiğini, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen tür değişikliğinin ormancılık bilimi ve tekniği ile bağdaşmadığını ifade etti.
Bu süreçte vatandaşların yasak dönemlerde orman alanlarını kullanmaktan kaçınması, anız yakmaması, ateşli pikniklerden uzak durması, yol kenarlarına sigara izmariti atmaması, orman alanlarında çöp bırakmaması ve orman bitişiğindeki yerleşim alanlarıyla tarım alanları arasında yanıcı maddelerden arındırılmış arakesitler oluşturması gerektiğini vurguladı.
Anız Yangınlarına Dikkat Çekti
Türkiye’de her yıl müdahale edilen yangınların yaklaşık yüzde 45’inin anız veya kırsal alan yangınları olduğunu belirten Prof. Dr. Küçük, bu konuda daha fazla farkındalık oluşturulması gerektiğini söyledi. Anızların yakılmak yerine sürülerek toprağa karıştırılmasının, ormana sirayet eden anız yangınlarını önleyebileceğini ifade etti. Özellikle kırsal alanlarda orman ve tarım arazilerinin iç içe geçtiğini, bu nedenle anız yangınlarının ormana sıçrama riskinin çok yüksek olduğunu hatırlattı.
Meteorolojik şartların yangın riskini artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Küçük, sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıktığı ve rüzgâr hızının saatte 30 kilometreyi geçtiği durumlarda orman alanlarının kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
Rüzgâr, Yangının Yayılmasında En Önemli Etken
Yangınlarda hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek milletimize başsağlığı temennisinde bulunan Prof. Dr. Küçük, yangınların yayılmasında en önemli faktörün rüzgâr olduğunu vurguladı. Son dönemde kurak bir periyot geçiren ülkemizin farklı bölgelerinde art arda yangınların çıktığını belirten Prof. Dr. Küçük, özellikle dağlık ve engebeli arazilerde rüzgâr koridorlarının oluştuğunu ve bu durumun yangın kontrolünü zorlaştırdığını söyledi.
Dumanın renginin siyah olmasının yangının şiddetini gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Küçük, alevlerin yukarıya değil yatay şekilde ilerlemesinin rüzgâr etkisini ortaya koyduğunu aktardı. Zaman zaman rüzgârın hızının 50-60 kilometreye kadar çıktığını, bu durumda yangının çok kısa sürede geniş alanlara yayılabildiğini belirtti. Küçük, bu koşullarda küçük nokta yangınlarının birleşerek büyük yangınlara dönüştüğünü, bu durumun kontrolü zorlaştırdığını ve yangının enerjisi düşmeden söndürmenin mümkün olmadığını ifade etti.
Türkiye Yangına Müdahalede Avrupa’da Lider Konumda
Türkiye’nin orman yangınlarının tespiti ve müdahalesinde ileri teknolojik altyapıya ve güçlü kurumsal kapasiteye sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Küçük, yangın gözetiminde insansız hava araçlarının kullanıldığını ve bu sistemin dünyada yalnızca iki ülkede aktif olarak uygulandığını söyledi. Türkiye’nin tarihinin en güçlü yangın söndürme filosuna sahip olduğunu ve yangınlara müdahale süresini 11-12 dakikaya kadar düşürdüğünü belirterek, bu alanda Avrupa’nın en hızlı ülkesi olduğunu vurguladı. Ancak ekstrem hava koşullarında dünyanın hiçbir ülkesinde yangınların tamamen engellenemediğini, bazı ülkelerde yangınların aylarca sürdüğünü; Türkiye’de ise en şiddetli yangınların dahi bir-iki haftada kontrol altına alındığını ifade etti.
Yeşil Vatan Ortak Sorumluluk
Prof. Dr. Ömer Küçük, ormanların yalnızca çevresel değil ekonomik ve toplumsal açıdan da büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, “Yeşil vatan”ın korunmasının sadece ilgili kurumların değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Yangınların önlenmesinde bireysel farkındalığın toplumsal bilinçle desteklenmesi gerektiğini hatırlattı.
Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü öğretim elemanı Arş. Gör. Demet Güney’in buluşçusu olduğu ve İstanbul-Cerrahpaşa Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Tülay Yılmaz’ın da ortak buluşçu olarak yer aldığı “Doğuma Yönelik Sakral Bölge Isıtmalı Masaj Yeleği” başlıklı faydalı model, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
Kadınların doğum sürecinde yaşadığı ağrıların hafifletilmesi ve doğum konforunun artırılması amacıyla geliştirilen bu yelek; sıcak uygulama ve masajı bir arada sunarak, doğum sırasındaki stresi azaltmayı, doğum süresini kısaltmayı ve daha olumlu bir doğum deneyimi sağlamayı hedefliyor.
Ayarlanabilir masaj modları sayesinde kullanıcının ağrı şiddetine uygun olarak masaj hızının ve uygulama bölgesinin kontrol edilebildiği bu giyilebilir teknoloji, doğum anına bilimsel ve teknolojik bir katkı sunuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, buluşun yalnızca sağlık alanında değil, aynı zamanda Üniversitemizin araştırma-geliştirme vizyonu açısından da kıymetli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Üniversitemiz akademisyenlerinin sahadan elde ettikleri gözlem ve deneyimleri, yenilikçi fikirlerle harmanlayarak patentle sonuçlanacak seviyeye taşımaları bizler için mutluluk vericidir. Akademisyenimizi ve çalışmaya katkı sunan tüm paydaşları tebrik ediyorum. Toplum yararına dönük projeleri desteklemeye, bilime katkı sunan her adımın yanında olmaya devam edeceğiz.”
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde Özel Eğitim Bölümü kuruldu. Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) gelen kontenjan onayıyla birlikte bölüm, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Özel Eğitim Öğretmenliği Lisans Programı olarak ilk öğrencilerini kabul edecek. Programa bu yıl 24 öğrenci alınacak.
1956 yılından bu yana öğretmen yetiştirme geleneğini sürdüren Eğitim Fakültesi, sahip olduğu köklü tecrübeyi çağdaş öğretim anlayışıyla birleştirerek özel eğitim alanında da nitelikli öğretmenler yetiştirmeyi hedefliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Eğitim Fakültesi bünyesinde Özel Eğitim Bölümü’nün kurulmasının hem üniversite hem de bölge açısından bir kazanım olduğunu belirtti.
Rektörümüz, “Özel gereksinimli bireylerin eğitiminde görev alacak, donanımlı ve çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen öğretmenler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizin öğretmen yetiştirme geleneğini özel eğitim alanına da taşımaya yönelik bu adım, yükseköğretim sistemimize katkı sunacaktır. Emeği geçen tüm akademik ve idari paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Fakülte yönetimi ise, Özel Eğitim Bölümü’nün kurulması, akademik kadro altyapısının oluşturulması ve lisans programına öğrenci kabulü sürecindeki katkıları, planlamaları ve rehberliği dolayısıyla Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a; öğrenci alım sürecindeki özverili çalışmaları için Özel Eğitim Bölümü akademik kadrosuna, Üniversitemizin ilgili kurullarına ve fakülte yönetiminde görev alan tüm paydaşlara teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi ile Kazakistan’ın Karaganda Buketov Üniversitesi arasında “Turizm İşletmeciliği” alanında ortak tezli yüksek lisans programı açılmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve Kazakistan Karaganda Buketov Üniversitesi Rektörü Nurlan Dulatbekov tarafından 3 Haziran 2025 tarihinde imzalanan bu protokolle, uluslararası düzeyde akademik ve kültürel iş birliğinin ileri bir seviyeye taşınması amaçlanıyor. Yapılan anlaşma, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 2 Temmuz 2025 tarihinde onaylanarak resmiyet kazandı.
Protokol; akademik personel değişimi, öğrenci hareketliliği, araştırma projeleri ve karşılıklı akademik gelişimi destekleyecek çok boyutlu bir iş birliğini de kapsıyor. Protokol kapsamında, öğrenci kabulü, eğitim-öğretim süreci, ders içerikleri, akademik başarı kriterleri, diploma, mezuniyet ve disiplin konularına ilişkin esaslar belirlendi. Eğitim dili, öğrenci kabul koşulları, sınav sistemi ve diploma eşdeğerliği gibi konular iki ülkenin ilgili mevzuatları doğrultusunda yürütülecek. Programda eğitim dili Türkçe olacak ve Üniversitemiz ile Karaganda Buketov Üniversitesi’nin ortak müfredatı doğrultusunda yürütülecek. Programın sonunda başarılı olan öğrencilere Üniversitemiz ve Karaganda Buketov Üniversitesi tarafından onaylanmış ortak diploma verilecek.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yaptığı açıklamada, “Bu protokol, sadece bir akademik iş birliği değil, aynı zamanda ülkelerimiz arasında kültürel bağların güçlenmesine vesile olacak bir adımdır. Turizm alanında uluslararası yüksek lisans programı sayesinde öğrencilerimize çift diploma imkânı sunulacak, bilimsel ve kültürel değişim daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.
Mayıs ayında yapılan Mindanao Üniversitesi ile Orman Mühendisliği alanındaki protokolü de hatırlatan Rektörümüz, ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan bir üniversite olarak her iki alanda yapılan iş birliklerinin Kastamonu’ya ve Üniversitemize katkı sağlayacağının altını çizdi.
Rektörümüz ayrıca, bilimsel çalışmalara sağlanan destekler için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından ötürü şükranlarını sundu.
Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında 16 Temmuz 2025 Çarşamba günü Fakülte Fuaye Alanı’nda belgesel gösterimi ve fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. Etkinliğe akademik ve idari personel katılım sağladı.
Fuaye alanında açılan sergide, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında ve sonrasında Anadolu Ajansı muhabirleri tarafından çekilen fotoğraflar yer aldı. Fotoğraflar, milletin darbe girişimine karşı gösterdiği direnişi, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkma kararlılığını yansıttı.
Etkinlik kapsamında ayrıca, Fakülte Konferans Salonu’nda TRT Haber tarafından hazırlanan “Geceden Şafağa 15 Temmuz” adlı belgeselin gösterimi yapıldı. Belgesel, darbe girişimi gecesinde yaşanan gelişmeleri ve halkın ortaya koyduğu kahramanca direnişi konu aldı.
Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan fotoğraf sergisi, 18 Temmuz 2025 tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak.
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında düzenlenen “Zaferin Adı Türkiye” temalı Uluslararası Çevrim İçi 2025 Karma Sergisi erişime açıldı.
15–30 Temmuz 2025 tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilen sergi, farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getirdi. Türkiye’den Üniversitemiz öğretim üyelerinin yanı sıra; Türkiye, Mısır, Makedonya, Çeçenistan, Fas, Arnavutluk, Özbekistan, Sırbistan ve Bangladeş’ten katılan sanatçılarla birlikte toplam 9 farklı ülkeden eserler sergide yer aldı.
Toplam 30 eserin sunulduğu sergide; demokrasi, bağımsızlık, millî birlik ve toplumsal hafıza gibi temalar, sanatçılar tarafından farklı disiplinlerde ve özgün tekniklerle yorumlandı.
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin ev sahipliğinde hazırlanan sergi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde akademisyen ve sanatçıların katkılarıyla oluşturuldu.
Sergiye dijital ortamda buradan erişebilirsiniz.
Kastamonu Üniversitesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Zaferin Adı Türkiye” temasıyla düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Dinletisi, 14 Temmuz 2025 Pazartesi günü Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleşti.
Üniversitemiz Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji bölümü öğretim üyelerinden Öğr. Üyesi Elçin Ergin Talaka, Öğr. Gör. Ömer Gökhan ve Arş. Gör. Tunahan Alan tarafından düzenlenen dinletiye akademik ve idari personelin yanı sıra vatandaşlar da katıldı.
Etkinlikte İzmir, Erzurum, Adana/Çukurova ve Yozgat yörelerine ait türküler seslendirildi. Müziğin anlatımıyla birleşen ezgiler, izleyicilere duygusal anlar yaşattı. Etkinlik, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişiminin unutulmaması ve bu uğurda canlarını feda eden şehitlerin anılması amacıyla hazırlandı. Müziğin anlatım diliyle işlenen dinletide, milletin demokrasiye sahip çıkış iradesi duygusal bir atmosferle yansıtıldı.
Etkinlik, şehitlere vefa duygusunun pekiştirilmesinin yanı sıra, demokrasi bilincinin diri tutulması açısından da önemli bir farkındalık etkinliği olarak düzenlendi. Etkinliğin kapanışında Müzikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elçin Ergin Talaka tarafından, etkinliğe katkı sunan Umut Kullukçu, Edanur Toplu ve Halil İbrahim Dönmez’e teşekkür belgeleri verildi.
Etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.
Kastamonu Üniversitesi, ormancılık ve tabiat turizmi alanındaki ihtisaslaşma vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Tor yürütücülüğündeki “Mobilya, Eğitim, Tasarım ve Ürün Gelişme” projesiyle, ahşap ve mobilya sektörüne yönelik nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam ediyor.
Üniversitemiz Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde uygulanan proje, öğrencilerin teorik bilgilerini uygulama ile pekiştirmesine imkân sağlarken, sektörün yetişmiş eleman ihtiyacına da katkı sunuyor.
Üniversitemiz İhtisas Koordinatörlüğü tarafından desteklenen proje, özellikle TR82 bölgesinde mobilya sektörünün gelişim alanlarını hedef alan proje, hem teknik donanım hem de üretim kültürü açısından öğrencilere sahada deneyim kazandırmayı amaçlıyor.
Projede, Orman Endüstri Mühendisliği başta olmak üzere farklı fakültelerden öğrenciler, sektörde yaygın olarak kullanılan makineleri kullanarak ürün tasarımı ve üretimi süreçlerine birebir katılıyor.
Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Önder Tor, mobilya sektöründe yaşanan gelişim sınırlılıklarının temelinde kalifiye eleman yetersizliğinin yer aldığını vurguladı. Tor, "Kastamonu, levha üretimi açısından Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri. Ancak bu potansiyelin, mobilya üretiminde yeterince değerlendirilemediğini görüyoruz. Gelişmenin önündeki en büyük engellerden biri nitelikli iş gücü eksikliği. Biz de bu projeyle sektöre kalifiye insan kaynağı sunmayı hedefledik" dedi.
Proje kapsamında kurulan tasarım atölyeleri ve uygulama alanlarının öğrencilere üretim pratiği kazandırdığını belirten Tor, ürünlerin tasarım tescili ve faydalı model başvurularına da yönlendirme yapıldığını ifade etti. Tor, "Üniversitemizin Teknoloji Transfer Ofisi'nin desteğiyle öğrencilerimizin üretim çıktıları fikrî mülkiyet haklarıyla da korunuyor. Kısa, orta ve uzun vadede bu tür uygulamaları sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
Projeden bugüne kadar en az 60 öğrencinin doğrudan yararlandığını belirten Doç. Dr. Tor, merkezin yalnızca öğrenciler için değil, sektör çalışanları ve iş arayan bireyler için de eğitim programları oluşturabileceğini sözlerine ekledi.
Orman Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi İrem Nur Atan, projeye katılma sürecinin kendisinde girişimcilik arzusu uyandırdığını belirterek, “Mobilya endüstrisine ilgim vardı, ama burada öğrendiklerimle artık bu ilgimi girişime dönüştürmek istiyorum. Kendi fabrikamı kurmayı hedefliyorum” dedi.
Bir diğer öğrenci Efekan Genç ise, uygulamalı eğitimlerin kişisel becerilerin gelişimine büyük katkı sunduğunu belirterek, “Kendi projelerimizi geliştiriyor, tasarımlarımızı hayata geçiriyoruz. Bu da motivasyonumuzu artırıyor” ifadelerini kullandı.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Kastamonu’da “15 Temmuz’un İslami, Millî ve Toplumsal Yansımaları” başlıklı bir panel düzenlendi. Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Panelin oturum başkanlığını Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Fatih Kalın yaptı. Kalın, açılış konuşmasında 15 Temmuz’un sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda Türkiye’nin toplumsal, siyasal ve dini yapısını hedef alan çok yönlü bir saldırı olduğunu belirtti. Panelin bu bağlamda fikrî mücadeleye katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.
Panelde ilk olarak söz alan Prof. Dr. Temel Yeşilyurt, FETÖ’nün darbe teşebbüsünde dinî meşruiyeti nasıl istismar ettiğini ele aldı. Yeşilyurt, örgütün dinî kavram ve değerleri kendi çıkarları doğrultusunda araçsallaştırarak meşruiyet algısı oluşturduğunu, bu süreçte İslam'ın temel ahlaki ilkelerinden uzaklaştığını vurguladı. Dini söylemin bu şekilde tahrif edilmesinin hem bireysel hem toplumsal düzeyde ciddi kırılmalara yol açtığını ifade etti.
Panelin ikinci konuşmacısı Doç. Dr. Cengiz Çuhadar, 15 Temmuz’un millî birlik ve toplumsal hafıza açısından taşıdığı öneme değindi. Olayın, toplumun ortak bir bilinç etrafında kenetlenmesine vesile olduğunu belirten Çuhadar, bu tür tarihî kırılma noktalarının milletlerin hafızasında kalıcı etkiler bıraktığını dile getirdi. Millî dayanışma ruhunun yeniden tesis edilmesinde 15 Temmuz’un belirleyici bir rol oynadığını ifade etti.
Son olarak söz alan Prof. Dr. Ali Albayrak ise 15 Temmuz gecesi ortaya çıkan sivil direnişi sosyolojik açıdan değerlendirdi. Albayrak, halkın örgütsüz ve kendiliğinden gelişen bir refleksle sokaklara çıkarak demokratik iradeye sahip çıktığını belirtti. Bu sürecin, vatandaşlık bilinci, demokrasi kültürü ve toplumsal dayanışma gibi değerleri güçlendirdiğini söyledi. Sivil direnişin, toplumun kendi kaderine sahip çıkma iradesini ortaya koyan önemli bir toplumsal tepki olarak tarihe geçtiğini ifade etti.
Programın sonunda oturum başkanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Kalın bir kapanış konuşması yaparak, 15 Temmuz’un unutulmaması gerektiğini vurguladı. Kalın, yaşananların gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekerek, fikrî ve ahlaki mücadeleye devam edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Panel, konuşmacılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Zaferin Adı Türkiye” temalı program çerçevesinde Üniversitemiz İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Demir, “15 Temmuz’un Gölgesinde Demokrasi ve Darbe İlişkisi” başlıklı bir konferans verdi.
11 Temmuz 2025 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Prof. Dr. Demir, yaklaşık 30 yıldır darbeler ve Demokrat Parti üzerine akademik çalışmalar yürüttüğünü belirterek, hiçbir darbenin meşrulaştırılamayacağını vurguladı.
“Darbelerle Yüzleşmeli ve Bu Kültürü Geride Bırakmalıyız”
Konuşmasında darbelere karşı mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Demir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine taşımak, demokratik bir hukuk devleti kurmak ve yaşanabilir bir ülke inşa etmek isteniyorsa darbelerle yüzleşilmesi ve bu olgunun tamamen ortadan kalkması için çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Darbelerin bazılarına olumlu bazılarına olumsuz yaklaşmanın doğru olmadığını ifade eden Prof.Dr. Demir, “27 Mayıs iyiydi ama 12 Mart feci, 12 Eylül kötüydü ama 28 Şubat gerekliydi... gibi yaklaşımlar yanlıştır. Hiçbir darbe ama, fakat, lakin gibi gerekçelerle meşrulaştırılamaz. Bu ülkeye hiçbir darbenin faydası olmamıştır. Bu nedenle darbecilik kültürüyle yüzleşmeli ve darbenin kendisini bir çözüm yolu olarak görmekten vazgeçmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
“Ordu-Millet Geleneği ile Darbeciliği Ayırt Etmeliyiz”
Avrupa ile Türkiye’nin siyasal ve toplumsal geçmişlerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demir, oradaki sınıf çatışmaları, devrimler, toplumsal dinamiklerin Türkiye’den farklı olduğunu ifade etti. Prof.Dr. Demir, “ Biz ordu-millet geleneğine sahip bir toplumuz. Ordumuzun resmi kuruluş tarihi M.Ö. 209’a dayanır. 2200 yıllık bir gelenek, kültür ve hafıza vardır. Ancak tarih kendini tekrar ediyor. Her 10 yılda bir anayasa, her 10 yılda bir balans ayarı. Bunları artık geride bırakmamız gerek.” diyerek sözlerini tamamladı.
Katılımcıların büyük ilgi gösterdiği program, Türkiye’nin demokrasi mücadelesi ve darbe karşıtı bilinçlenme sürecine önemli katkılar sunan bir etkinlik olarak takdir topladı.
Kastamonu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla bir konferans gerçekleştirildi.
Kastamonu Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerif Demir’in konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, Kastamonu Adliyesi Konferans Salonu’nda yoğun bir katılımla yapıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Kurum Vaizi Fazıl Acar tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Ardından Prof. Dr. Demir, Türkiye’de darbelerle demokrasinin tarihsel mücadelesine ışık tutan bir sunum gerçekleştirdi.
Konuşmasında, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte yaşanan askeri müdahaleleri tarihsel bağlamda değerlendiren Demir, 15 Temmuz hain darbe girişiminin diğer darbelerden çok daha kanlı ve yıkıcı olduğunu vurguladı.
Demir, konuşmasında darbelerin hukuk devletine, toplumsal barışa ve halk iradesine verdiği zarara dikkat çekerken, 15 Temmuz gecesi halkın sergilediği direnişin, Türkiye’de demokrasiye sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Tankların önünde duran bedenlerin, bu milletin vatan sevgisini ve kararlılığını ortaya koyduğunu belirten Demir, tüm darbelerin toplumda derin izler bıraktığını ve hiçbir gerekçeyle meşru görülemeyeceğini dile getirdi.
Konferans sonunda söz alan Denetimli Serbestlik Müdürü İlker Öcal ise bu tür etkinliklerin, bireylerin demokrasi bilincini geliştirmesi ve tarihsel hafızanın korunması açısından önemli bir işlev gördüğünü ifade etti.
Etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Nusret Özalp, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından desteklenen “Yeni Nesil Yapay Zekâ Yöntemleri Geliştirilmesi - SAGA” çağrısı kapsamında yürütülen “Dijital İkiz Temelli Akıllı Saldırı Tespit ve Savunma Sistemi (SİBER İKİZ)” projesinde araştırmacı olarak görevlendirildi.
SİBER İKİZ Projesi ile; dijital ikiz teknolojisiyle desteklenmiş, yapay zekâ tabanlı bir anomali tespit modeli geliştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca pekiştirmeli öğrenmeye dayalı ağ savunma algoritmalarıyla, çekişmeli saldırılara karşı daha dirençli bir siber güvenlik altyapısı oluşturulması amaçlanıyor.
Proje kapsamında, gerçek askeri ağ sistemlerinin davranışları yüksek doğrulukla modellenerek, veri akışı sırasında oluşabilecek anomalilerin tespiti sağlanacak. Aynı zamanda yapay zekâ tabanlı sistemlere karşı düzenlenen çekişmeli saldırıların tanımlanması ve etkisiz hale getirilmesine yönelik çok katmanlı çalışmalar yürütülecek.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Nusret Özalp’i projenin araştırma ekibinde yer almasından dolayı tebrik ederek, “Üniversitemizin bilimsel birikiminin ulusal düzeyde yürütülen çalışmalara katkı sunması memnuniyet vericidir. Hocamıza çalışmalarında başarılar diliyorum. SİBER İKİZ Projesi’nin ülkemizin siber güvenliğine katkı sağlayacağına inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
SİBER İKİZ Projesi’nin ülkemizin askeri ağ güvenliği açısından katkılar sunması bekleniyor. Dr. Ahmet Nusret Özalp’i bu görevinden dolayı tebrik ediyor, projenin ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.
Kastamonu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Etkinlikleri kapsamında “Zaferin Adı Türkiye / The Name of Victory Türkiye” temalı fotoğraf ve afiş sergisi açıldı.
7-18 Temmuz 2025 tarihleri arasında Yabancı Diller Yüksekokulu derslik katında ziyaret edilebilecek sergide, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan olaylara ait görseller yer alıyor. Sergi, milletin darbe girişimine karşı verdiği mücadeleyi ve demokrasiye bağlılığını görsel ögelerle aktarmayı amaçlıyor.
Strateji Belgesi’nde yer alan afiş, fotoğraf ve logolardan oluşan sergide, halkın meydanlara inerek gösterdiği kararlılık ve milli iradenin gücü vurgulanıyor. Hazırlanan içerikler, ziyaretçilere hem bilgi sunuyor hem de duygusal bir etki bırakıyor.
Serginin, özellikle öğrencilere yönelik farkındalık kazandırması ve 15 Temmuz ruhunun yaşatılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği sergiye ziyaretlerin sürdüğü belirtildi.
Sergi hakkında değerlendirmede bulunan Yüksekokul Müdürü Öğr. Gör. Mehmet Bolluk, “Bu sergiyle öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın 15 Temmuz’a dair bilinçlerini tazelemeyi, milli birlik ve beraberlik duygusunu canlı tutmayı amaçladık” dedi.
Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından organize edilen sergi, tüm akademik ve idari personelimize ve öğrencilerimize açık olarak ziyaretçilerini bekliyor.
Kastamonu Üniversitesi, dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda idari personeline yönelik düzenlediği “Yapay Zekâ Araçları Eğitimi”ni tamamladı.
Üniversitemiz Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından planlanan eğitim programı, 1-9 Temmuz 2025 tarihleri arasında Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Laboratuvarı’nda gerçekleştirildi.
Eğitimlerde, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı personeli aynı zamanda Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü yürütme kurulu üyeleri Murat Yayla, Ufuk Acı ve Onur Altıntaş tarafından kamu kurumlarında yapay zekâ teknolojilerinin verimliliği artırmadaki rolü, kullanım senaryoları ve günlük iş süreçlerine entegrasyonu gibi konular detaylı bir şekilde ele alındı.
Katılımcılar; yapay zekâ ile metin işleme, görsel içerik üretimi, veri analizi, raporlama, sunum hazırlama ve içerik düzenleme gibi başlıklarda uygulamalı örneklerle bilgilendirildi. Ayrıca, gizlilik ve etik kullanım ilkelerine dair farkındalık da oluşturuldu.
Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü ve Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunay Kamer, eğitim programına ilişkin yaptığı açıklamada, yapay zekânın hayatın her alanında giderek daha fazla yer aldığını belirterek, bu teknolojilerin kamu hizmetlerinde etkin kullanımının önemine dikkat çekti. “Faaliyetlerimizi Üniversitemizin, bölgemizin ve ülkemizin yapay zekâ politikalarına destek vermek amacıyla yürütüyoruz. Teknolojiyi daha iyi kullanan bir üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Yapay zekâ ile geleceği şekillendirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Toplamda yaklaşık 350 idari personelin katılım gösterdiği eğitimler, 50’şer kişilik gruplar halinde yüz yüze olarak gerçekleştirildi. Ayrıca yedinci grup için çevrim içi oturum planlandı. Ekim ayından itibaren benzer bir eğitim programının akademik personel için de düzenlenmesi hedefleniyor.
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (KEAH) Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle yürütülen girişimsel işlemlerle, felç riski taşıyan hastalara umut olunuyor.
KEAH bünyesinde faaliyet gösteren Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nde, şah damarı (karotis) darlığına yönelik stent uygulamaları başarıyla sürdürülüyor. Tedavi süreci kapsamında şimdiye kadar birçok hasta, bu işlem sayesinde felç riskinden korunarak sağlığına kavuştu.
Boynun her iki yanında yer alan şah damarlarında zamanla kolesterol, kireçlenme gibi nedenlerle oluşan plaklar, damarda daralmaya neden olabiliyor. Bu durum tedavi edilmediğinde beyin felci (inme) gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nde uygulanan yöntemde, darlık tespit edilen damara özel bir balon yardımıyla müdahale ediliyor ve ardından stent adı verilen ince metal bir kafes yerleştirilerek damarın açık kalması sağlanıyor. Bu sayede, kan akışı normale dönüyor ve felç riski önemli ölçüde azaltılıyor.
Anjiyografi ünitesinde, ameliyatsız olarak uygulanan bu işlem sayesinde hastalar kısa sürede iyileşme gösteriyor. Şu ana kadar tedavi edilen hastalarda olumlu sonuçlar alınırken, bu uygulama rutin bir işlem haline gelmiş durumda.
“Hastalarımızı Şehir Dışına Göndermeden Tedavi Edebiliyoruz”
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Taşkent, tedaviye ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Şah damarı darlıkları felç riskinin en önemli nedenlerinden biri. Artık bu müdahaleyi hastanemizde güvenli ve etkili şekilde uygulayabiliyoruz. Hastalarımızı şehir dışına göndermek zorunda kalmadan, bu önemli tedaviyi kendi ilimizde sunabiliyoruz. Şimdiye kadar uyguladığımız işlemlerle çok sayıda hastamız sağlığına kavuştu.”
Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nde daha önce de akciğer kanaması (pulmoner hemoptizi) geçiren hastalarda kanamanın durdurulması, bağırsak damarlarında gelişen tıkanıklıkların giderilmesi, tümör tedavileri, diyaliz kateteri yerleştirme ve abse boşaltma gibi çok sayıda ileri düzey işlem başarıyla gerçekleştirilmişti.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde görev yapan uzman hekimler, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile yürüttükleri iş birliği sayesinde bölge halkına kaliteli, güncel ve erişilebilir sağlık hizmeti sunuyor.
Kastamonu Üniversitesi bünyesindeki Meslek Yüksekokullarında (MYO) uygulamalı mesleki eğitimin kalitesini artırmak ve yaygınlaştırmak amacıyla “3+1 İşletmede Mesleki Eğitim” konulu bilgilendirme ve istişare toplantısı düzenlendi.
4 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Mehmet Atalan ile MYO müdürleri, müdür yardımcıları ve MYO temsilcileri katıldı.
Toplantıda, hâlihazırda bazı MYO’larda uygulanmakta olan “3+1” modelinin kazanımları paylaşılarak, bu modelin tüm meslek yüksekokullarında hayata geçirilmesi için izlenecek yol haritası ele alındı. Öğrencilerin son dönemde işletmelerde uygulamalı eğitim almasını öngören bu sistemin, teorik bilgiyi sahayla birleştirme ve mezuniyet sonrası istihdam olanaklarını artırma noktasındaki katkıları değerlendirildi.
Toplantı kapsamında Araç MYO Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programı Öğr. Gör. Şerife Kıbrıs tarafından da bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, mevcut uygulamanın nasıl yürütüldüğüne, süreçteki işleyişe ve elde edilen kazanımlara dair bilgi verildi.
İşletmelerle kurulacak iş birlikleri, staj süreçlerinin etkinliği, öğrencilerin mesleki yeterliliklerini artıracak uygulamaların geliştirilmesi ve modelin yaygınlaştırılmasına yönelik öneriler toplantının diğer gündem başlıkları arasında yer aldı.
Rektör Yardımcılarımız, Üniversitemizin mesleki eğitimi güçlendirme yönündeki kararlılığını vurgulayarak, “3+1” modelinin tüm MYO’larda uygulanmasıyla öğrencilerin mezuniyet öncesi saha deneyimi kazanmalarının destekleneceğini ve iş gücü piyasasına daha hazırlıklı bireyler olarak katılmalarının sağlanacağını ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı dolayısıyla gerçekleştirilecek etkinliklerin planlanmasına yönelik istişare toplantısı yapılarak çalışmalar başlatıldı.
4 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen toplantıda, akademik ve idari birimler ile uygulama ve araştırma merkezleri temsilcileri bir araya gelerek yapılabilecek çalışmalar ve etkinliklerin kapsamı üzerinde görüş alışverişinde bulundu.
Toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Genel Sekreter Doç. Dr. İbrahim Demirbaş, Genel Sekreterlik Şube Müdür Vekili Dr. Sema İrem Orhan ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı.
Üniversitemizin 20 yıllık kurumsal birikimini ve gelişimini yansıtacak etkinliklerin kapsamı, içeriği ve planlamasına ilişkin görüş alışverişinde bulunulan toplantıda, birimlerin süreçte aktif rol almasının önemi vurgulandı.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, üniversitenin 20. yılının geçmiş başarıların ve geleceğe yönelik hedeflerin kutlanacağı özel bir dönem olduğunu, bu anlamlı yılda tüm birimlerin katkısıyla bilimsel ve kültürel değerlerin ön plana çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
Prof. Dr. Ömer Küçük ise, bu yıldönümünün üniversitenin geçmişini anma ve geleceğe yönelik hedefleri birlikte şekillendirme açısından önemli olduğunu, tüm birimlerin katkısının büyük önem taşıdığını ve birlikte anlamlı etkinliklere imza atılacağına inandığını ifade etti.
Katılımcıların öneri ve değerlendirmeleri doğrultusunda, Üniversitemizin 20. yılına yakışır şekilde bilimsel, kültürel ve sosyal alanlarda çeşitli etkinliklerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü iş birliğinde düzenlenen Türkçe Yaz Okulu programı, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencileri Türk dili ve kültürü etrafında bir araya getiriyor. Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) koordinasyonunda gerçekleştirilen program, 7 Temmuz – 25 Temmuz 2025 tarihleri arasında Kastamonu’da gerçekleşecek.
15 Ülkeden Gençler Türkçe Öğrenmek İçin Kastamonu’da Buluşuyor
Arnavutluk, Fransa, Gürcistan, Mısır, Bosna Hersek, Ukrayna, Filistin, İran, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kuzey Makedonya ve Ürdün başta olmak üzere toplam 15 farklı ülkeden gelen katılımcılar, yaz okulu süresince B1 seviyesinde Türkçe eğitimi alacak. Türkçe öğretiminin yanında, Türkiye’nin zengin kültürel mirasını ve yaşam biçimini tanıtmak amacıyla çeşitli sosyal ve kültürel etkinlikler de programda yer alıyor.
Kültürel Diplomasiye Katkı Sağlayan Etkinlikler
Finansmanı Yunus Emre Enstitüsü tarafından karşılanan program, yalnızca dil öğretimine değil, kültürel etkileşime de büyük önem veriyor. Katılımcılar, sınıf içi derslerin yanı sıra Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerini yerinde gözlemleyerek öğrenme fırsatı bulacak. Kastamonu’da düzenlenecek etkinlikler arasında şehir tanıtım gezileri, Kadıdağı Milli Parkı’nda piknik, Belediye Mesire Alanı ve Karaçomak Barajı ziyareti, Safranbolu gezisi, müze gezileri, Daday ilçesi turu, inanç kültürü tanıtımı, kanyon gezisi, ahşap atölye çalışması ve sinema etkinlikleri yer alıyor.
Akademik ve Kültürel İş Birliğine Örnek Model
Üniversitemiz ve Yunus Emre Enstitüsü tarafından yürütülen Türkçe Yaz Okulu programı, sadece Türkçeyi öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda katılımcılar arasında kültürel bağlar kurulmasına ve Türkiye’nin tanıtımına da katkı sunuyor.
Erasmus+ KA171 Projesi kapsamında Kastamonu Üniversitesine gelen Kosova Kadri Zeka Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Xhevat Sopi ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Lulzim Rashiti, 2 Temmuz 2025 tarihinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’yı makamında ziyaret etti.
Ziyarette iki üniversite arasındaki akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, öğrenci ve personel hareketliliği ile bilimsel projelerde ortak çalışma imkânları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Konuk akademisyenler, ev sahipliği ve gösterilen misafirperverlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, teşekkür etti.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Kosova Kadri Zeka Üniversitesi ile olan iş birliğinin daha da güçlendirilmesini temenni etti.
Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi, küresel ölçekte akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda bir adım daha attı. Üniversitemiz, Filipinler’de bulunan Mindanao Devlet Üniversitesi ile “Orman Mühendisliği” alanında uluslararası ortak tezli yüksek lisans programı başlatmak üzere protokol imzaladı.
Protokol, 13 Mayıs 2025 tarihinde Üniversitemiz adına Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve Mindanao State University (MSU) adına MSU Başkanı Prof. Atty. Basari D. Mapupuno tarafından imzalandı. Yapılan anlaşma, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 25 Mayıs 2025 tarihinde onaylanarak resmiyet kazandı.
Ortak Diploma, Uluslararası Eğitim Vizyonu
Protokol kapsamında; eğitim dili, müfredat, öğrenci kabul koşulları, öğrenim ücreti, ders içerikleri, akademik takvim, yatay geçiş, diploma verme süreçleri ve disiplin hükümleri gibi pek çok akademik ve idari konu detaylı biçimde düzenleniyor.
Programın sonunda başarılı olan öğrencilere Üniversitemiz ve Mindanao Devlet Üniversitesi tarafından onaylanmış ortak diploma verilecek. Öğrencilerin ders programları, sınav takvimleri ve araştırma planları her iki üniversite tarafından ortaklaşa belirlenecek. Ayrıca süreçte ALES, Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS) ve Filipinler'deki “Commission on Higher Education (CHED)” gibi ölçüt ve kurumlar referans alınarak akademik çerçeve netleştirildi.
“Uluslararasılaşma Vizyonumuza Güçlü Katkı”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yapılan protokolün Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonuna katkı sağlayacağını belirterek şunları söyledi:
“Küresel ölçekte nitelikli eğitim ve araştırma iş birlikleri kurmak, Üniversitemizin stratejik hedefleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda Filipinler’deki Mindanao Devlet Üniversitesi ile Orman Mühendisliği alanında başlattığımız ortak tezli yüksek lisans programı hem akademik hem de kültürel etkileşim açısından son derece kıymetlidir. Öğrencilerimizin çift diploma alma imkânı elde edecek olması, uluslararası rekabette güçlü bireyler yetiştirmemize katkı sağlayacaktır. Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda bu tür iş birliklerini artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.”
Rektörümüz ayrıca bilimsel çalışmalara sağlanan destekler için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından ötürü şükranlarını sundu.
Üniversitemiz Fen Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Daşdemir’in “Öngerilmeli Manyeto-Elektro-Elastik Kompozit Malzemelerin Kusurlu Temas Modellemesi” isimli projesi TÜBİTAK tarafından 1002 - Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Proje kapsamında, mekanik kuvvet etkisiyle elektrik veya manyetik alan üretebilen ve bu alanlara maruz kaldığında şekil değiştirebilen, yani “akıllı” özellikler taşıyan Manyeto Elektro Elastik (MEE) kompozit malzemelere yönelik yenilikçi bir mekanik model geliştirilecek. Araştırmada, bu malzemelere önceden uygulanan öngerilmelerin ve katmanlar arasındaki kusurlu temasların dinamik davranış üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak incelenecek.
Projenin, sensör teknolojilerinden tıbbi görüntülemeye ve savunma sanayiine kadar uzanan geniş bir uygulama alanına katkı sunması bekleniyor. Geliştirilecek kuramsal çerçeve ile daha dayanıklı, verimli ve fonksiyonel “akıllı sistemlerin” tasarımı için bilimsel altyapı oluşturulması hedefleniyor.
Proje, Türkiye'nin stratejik Ar-Ge hedefleri doğrultusunda yerli ve milli teknoloji üretimine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projede görev alan araştırma ekibini tebrik ederek, Üniversitemizin bilimsel araştırma potansiyeline sundukları katkılardan dolayı teşekkür etti. Ayrıca Rektörümüz bilimsel çalışmalara sağlanan destekler için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından ötürü TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Kastamonu Enderûn Hâfızlar Topluluğu, 2024–2025 eğitim öğretim yılı boyunca yürüttüğü musiki çalışmalarını yılsonu konseriyle taçlandırdı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen konser, 26 Haziran 2025 Perşembe günü Hoca Ahmet Yesevî Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.
Programa, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük’ün yanı sıra üniversitemizin akademik ve idari personeli ile çok sayıda davetli katıldı. Kastamonu halkının da yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, kültürel ve manevi yönüyle katılımcılara farklı bir akşam yaşattı.
Şef Muhammed Fevzi İbrahimoğlu yönetimindeki topluluk, ilahiler ve klasik tasavvuf musikisinden oluşan zengin repertuarıyla sahne aldı. Konser, üç bölüm halinde icra edildi. İlk bölümde hicaz makamında eserler seslendirilirken, Çamlıca Camii İmam-Hatibi Hafız Bestekâr Yusuf Balcıoğlu da bu bölümde bir kaside icra etti.
Konserin ikinci bölümünde topluluk, Hüseyni ve Karcığar makamındaki eserlerle dinleyicilerin karşısına çıktı. Son bölümde ise Hüzzam makamında hazırlanan potpori, izleyicilerden büyük alkış aldı. Müzikseverler, hem solo hem koro olarak seslendirilen eserlerde sanatçıların yorumlarına büyük ilgi gösterdi.
Geçmişle günümüz arasında manevi bir köprü kuran konser, Kastamonu’nun kültür ve sanat hayatına katkı sunarken, yıl boyunca sürdürülen özverili çalışmaları da anlamlı bir şekilde taçlandırdı. Katılımcılar, unutulmaz bir gece yaşadı.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Melike Kaplan Yalçın, ScholarGPS tarafından yayımlanan 2024 yılı değerlendirmelerinde yer aldı.
Araştırma üretkenliği, akademik etki ve yayın kalitesi gibi ölçütlere dayalı olarak yapılan değerlendirmede Doç. Dr. Kaplan Yalçın, dünya genelinde en üst %0,5’lik dilime girerek “Top Scholar” (En Başarılı Akademisyen) unvanına layık görüldü.
Akademik kariyeri boyunca özellikle Kuantum Optiği alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan öğretim üyesi, ScholarGPS’in “Lifetime” (ömür boyu) kategorisinde dünya sıralamasında 404. sırada yer aldı. ScholarGPS, bu sıralamaları 30 milyondan fazla akademisyen profiline dayandırarak oluşturdu.
ScholarGPS, dünya genelinde 30 milyondan fazla akademisyenin profiline dayalı olarak oluşturduğu bu prestijli sıralamalarda, araştırmacıları 14 geniş alan, 177 disiplin ve 350.000’in üzerinde uzmanlık alanında değerlendiriyor. Bu yönüyle platform, akademik performansın nesnel ölçütlerle analiz edilmesinde ve kariyer planlamasında önemli bir referans kaynağı olma niteliği taşıyor.
Doç. Dr. Melike Kaplan Yalçın’ı bu uluslararası düzeydeki başarısından dolayı tebrik eder, bilimsel çalışmalarında başarılarının devamını dileriz.
Kastamonu Üniversitesi, dijitalleşme alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz ile dış paydaşlarımıza yönelik bilgi erişim platformunu devreye aldı. Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen ve Üniversitemizin internet sitesiyle entegre edilen yapay zekâ destekli chatbot sistemi “KÜ-Alim”, güçlü, hızlı, kolay ve güvenilir erişim olanağı sunuyor.
Yapay Zekâ Destekli Asistan ile Anında Bilgi Erişimi
KÜ-Alim, akademik ve idari personelimiz ile dış paydaşların sıkça yönelttiği soruları anında yanıtlamak amacıyla tasarlandı. Akademik takvim, bölüm bilgileri, kayıt süreçleri, burs ve yurt olanakları gibi birçok konuda doğru ve güncel bilgilere saniyeler içinde erişim sağlanıyor. Böylece özellikle yoğun dönemlerde yaşanabilecek bilgi kirliliği ve zaman kaybının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Sistem, derin öğrenme tabanlı yapay sinir ağı modeliyle çalışıyor. Gelişmiş metin anlama ve bağlam analizi teknolojileri sayesinde kullanıcıların doğal dilde sordukları soruları anlayarak hızlı ve uygun çözümler sunuyor. Bu özelliğiyle insan benzeri bir sohbet deneyimi sağlıyor.
Uluslararası Öğrenciler İçin Çok Dilli Destek
KÜ-Alim, yalnızca Türkçe değil, farklı dillerde gelen soruları da anlayıp yanıtlayabiliyor. Bu özellik, Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararası düzeydeki erişimini genişletirken, üniversitemizin küresel iletişim gücünü de artırıyor.
Akıllı Sistemlerle Yönetimde Dijital Dönüşüm
KÜ-Alim ile birlikte, üniversite yönetiminde akıllı sistemlerin kullanımını aktif biçimde sürdüren Üniversitemiz, yapay zekâ destekli çözümlerle bilgi akışını hızlandırıyor, akademik ve idari işlemlerde verimliliği artırıyor. Aynı zamanda üniversite-toplum etkileşimi de daha güçlü ve dinamik bir yapıya kavuşuyor.
KÜ-Alim’e ulaşmak isteyen kullanıcılar, Üniversitemizin web sitesi olan www.kastamonu.edu.tr adresinde yer alan sağ alt köşedeki KÜ-Alim logosuna tıklayarak asistanla kolayca iletişime geçebilirler.
Kastamonu Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi Oktay Bıyıklıoğlu’nun "Batı Karadeniz Bölgesinde Üretilen Balların Grayanotoksin Seviyelerinin İncelenmesi" başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002–Hızlı Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Projesiyle Bıyıklıoğlu, bölgenin başlıca tarımsal ürünlerinden olan balın güvenliği ve kalitesine dair bilimsel veriler üretmeyi amaçlıyor.
TÜBİTAK tarafından 100 bin TL bütçe ile 12 ay süreyle desteklenecek proje, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Talip Çeter danışmanlığında yürütülecek. Çalışma kapsamında, ormangülü (komar) popülasyonlarının yoğun bulunduğu alanlarda üretilen ballar, hem palinolojik (polen yapısı) hem de grayanotoksin içeriği açısından detaylı olarak analiz edilecek.
Tıbbi özellikleri nedeniyle dikkat çeken ve halk arasında "deli bal" olarak bilinen bu bal türü, aşırı tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına hatta ölümlere yol açabiliyor. Proje, özellikle kestane balı ile karıştırılarak yanlışlıkla fazla tüketilebilen deli balın oluşturduğu riskleri belirlemeyi ve bu durumun Batı Karadeniz’in ekonomik değer taşıyan ürünlerinden biri olan kestane balının gıda güvenliği üzerindeki etkilerini de değerlendirmeyi hedefliyor.
Araştırma sonucunda ormangülü polen sayısı ile grayanotoksin seviyeleri ilk kez sistematik biçimde karşılaştırılacak. Böylece hem deli balın güvenli tüketim sınırları daha net biçimde belirlenecek hem de kestane balının güvenilirliği bilimsel veriler ışığında ortaya konacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projede görev alan araştırma ekibini tebrik ederek, Üniversitemizin bilimsel araştırma potansiyeline sundukları katkılardan dolayı teşekkür etti. Ayrıca bilimsel çalışmalara sağlanan destekler için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine, teşvik edici katkılarından ötürü TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da şükranlarını sundu.
Bölge halkının sağlığını korumayı ve Batı Karadeniz arıcılığının sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı amaçlayan proje, Üniversitemizin Ormancılık ve Tabiat Turizminde İhtisaslaşan Üniversite kimliği doğrultusunda bölgesel kalkınmaya ve ülkemizin akademik üretkenliğine yönelik çalışmalarının somut örneklerinden biri olma özelliğini taşıyor.
URAP (University Ranking by Academic Performance) tarafından açıklanan 2024 yılı dünya üniversite sıralamaları sonuçlarına göre, üniversitelerin 11 farklı küresel değerlendirmedeki yerleri belirlendi.
Kastamonu Üniversitesi, bu yıl toplam 11 uluslararası sıralamadan beşinde yer alma başarısı gösterdi. Üniversitelerin araştırma kalitesi, bilimsel yayın üretkenliği, uluslararası iş birlikleri ve dijital görünürlük gibi ölçütlere göre değerlendirildiği bu sıralamalarda Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel kapasitesi ve uluslararası görünürlüğü öne çıktı.
URAP, Webometrics, THE (Times Higher Education), SCImago Institutions Rankings ve US News & World Report gibi uluslararası derecelendirme kuruluşlarının yayımladığı listelerde Kastamonu Üniversitesi de yer aldı. 2024 yılı verilerine göre üniversitemiz; eğitim kalitesi, araştırma ortamı ve uluslararası görünüm gibi kriterlerin değerlendirildiği THE sıralamasında 1501+ bandında, bilimsel yayın kalitesi, makale sayısı ve atıf oranlarının esas alındığı URAP sıralamasında 2164. sırada, bilimsel yayın sayısı, atıf oranları ve uluslararası iş birliklerinin dikkate alındığı US News & World Report sıralamasında 2107. sırada, dijital görünürlük kriterlerine göre hazırlanan Webometrics sıralamasında 2278. sırada ve araştırma performansına dayalı SCImago sıralamasında ise 2556. sırada yer aldı.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı kapsamında uluslararası görünürlüğün artırılması, bilimsel üretkenliğin geliştirilmesi ve akademik iş birliklerinin güçlendirilmesinin temel hedefler arasında yer aldığını ifade etti.
Elde edilen sıralama sonuçlarının bu hedefler doğrultusunda yürütülen çalışmaların bir göstergesi olduğunu belirten Rektörümüz, yükseköğretim politikalarına verdikleri destek dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, uluslararası sıralamalardaki yerini US News & World Report tarafından açıklanan 2025 Best Global Universities (En İyi Küresel Üniversiteler) listesinde aldı. Üniversitemiz, dünya genelinde 2.192., Asya genelinde 704. ve Türkiye genelinde 49. sırada yer aldı.
US News sıralamaları; bilimsel yayın sayısı, atıf oranları, uluslararası araştırma iş birlikleri gibi 13 farklı göstergeye göre belirleniyor. Üniversitemiz, özellikle yayın üretimi ve uluslararası görünürlük alanlarındaki performansıyla bu listede yer alma başarısı gösterdi.
Üniversitemiz, akademik personelimiz tarafından yapılan yayın sayısıyla 36,0 puan, yayınlara yapılan toplam atıf sayısıyla 14,5 puan elde etti. Uluslararası İş Birliği kategorisinde %15,4 puana ulaşırken, Küresel Araştırma İtibarı göstergesinde 6,1 puan aldı. En Çok Atıf Alan Yayınlar oranı ise %12,9 olarak kaydedildi.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bu sonucun Üniversitemizin araştırma odaklı vizyonunun ve uluslararasılaşma stratejilerinin bir göstergesi olduğunu belirterek, “Üniversitemiz, bilimsel projeler, lisansüstü programlar, yayın teşvikleri ve uluslararası iş birlikleri sayesinde küresel akademik rekabette ilerlemesini sürdürmektedir” dedi.
Rektörümüz, bu tür uluslararası sıralamaların üniversitelerin akademik performansını ve araştırma potansiyelini daha görünür kıldığını vurgulayarak, Üniversitemizin nitelikli insan kaynağını güçlendirmeye, araştırma altyapısını geliştirmeye ve uluslararası iş birliği ağlarını genişletmeye devam edeceğini ifade etti.
Rektörümüz ayrıca, araştırma kalitesinin artırılmasına yönelik desteklerinden dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi, dünyanın saygın üniversite derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan 2025 Etki Sıralaması’nda yer aldı.
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) kapsamında toplam 2 bin 389 üniversitenin değerlendirildiği listede Üniversitemiz, 11 farklı hedefte sıralamaya girerek geçen yıl yer aldığı sekiz hedefin üzerine çıktı ve sürdürülebilirlik alanındaki performansını artırdı.
Genel sıralamada 1001–1500 bandında yer alan Üniversitemiz, özellikle SDG 9 – Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı kategorisinde 201–300 bandına girerek öne çıktı. SDG 12 – Sorumlu Tüketim ve Üretim kategorisinde 301–400, SDG 13 – İklim Eylemi kategorisinde ise 601–800 aralığında yer aldı. Ayrıca SDG 14 – Sudaki Yaşam, SDG 15 – Karasal Yaşam, SDG 11 – Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar kategorilerinde 401–600 bandında sıralandı. SDG 2 – Sıfır Açlık, SDG 3 – İyi Sağlık ve Refah, SDG 17 – Hedefler için Ortaklıklar kategorilerinde 1001–1500 bandında; SDG 7 – Uygun Fiyatlı ve Temiz Enerji’de 1001+; SDG 4 – Kaliteli Eğitim kategorisinde ise 1501+ bandında yer aldı.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarının uluslararası düzeyde karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Bölgesel kalkınma misyonu kapsamında çevre, enerji, sağlık, yenilikçilik ve eğitim gibi alanlarda yürütülen çalışmaların bu sonuca katkı sağladığını belirten Rektörümüz, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesindeki çalışmalarımızın THE Etki Sıralaması’nda yer alması, bu alandaki çabalarımızın bir göstergesidir. Katkı sunan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyor, sürdürülebilirlik çalışmalarımıza devam edeceğimizi belirtmek istiyorum” dedi.
Kastamonu Üniversitesi Basın Yayın Müşavirliği tarafından, Basın Topluluğunun katkılarıyla Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Salonu’nda “Filistinli Şehit Gazetecileri Anma” programı gerçekleştirildi.
19 Haziran 2025 tarihinde düzenlenen programa Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Ömer Küçük, Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Çetin, akademik ve idari personelimiz, öğrencilerimiz ile basın mensupları katıldı.
Program, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği saldırıları yansıtan bir fotoğraf sergisinin açılışıyla başladı. Rektörümüz ve beraberindeki heyet sergiyi gezerek eserleri inceledi. Etkinlik kapsamında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Şehit gazetecilerin isimlerinin yazılı olduğu boş bırakılan koltuklar, salonda dikkat çekici bir detay olarak yer aldı.
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Basın Yayın Müşaviri Doç. Dr. Selver Mertoğlu, Gazze’de mesleklerini onurla ve büyük fedakârlıkla sürdüren gazetecilerin hatırasını yaşatmak amacıyla toplandıklarını ifade etti. Mertoğlu, savaş ortamında gerçeğin izini süren gazetecilerin, hakikatin sesi olduğunu belirterek, “Bu anma töreni, hem akademik anlamda hakikatin önemini vurgulamak hem de kalbimizde derin izler bırakan bu kayıpları paylaşmak adına önemli bir fırsattır” dedi.
Filistin’de savaşın başladığı tarihten bu yana 200’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Mertoğlu, “Savaş muhabirliği, tarih boyunca en ağır bedelleri gerektiren mesleklerden biri olmuştur. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de görev yaparken öldürülen gazeteci sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Basın özgürlüğü kuruluşlarının verilerine göre yaklaşık 200 gazeteci yaşamını yitirdi, çok sayıda gazeteci yaralandı ve görevlerini büyük tehlike altında sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Filistin’de yaşananları konu alan kısa film gösterimi yapıldı. Program, Basın Yayın Müşavirliği personeli Öğr. Gör. Dr. Emre Ertürk’ün Cahit Kotyak’ın “Gazze Risalesi” adlı şiirinden dizeler okuması ve şehit gazetecilerin isimlerinin yazılı olduğu koltuklarda oturan öğrencilerin şiir dinletisiyle sona erdi.
“Her Zaman Filistin Halkının Yanındayız”
Program sonrası açıklamalarda bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, halen devam eden bu insanlık dramının büyük acılara sebep olduğunu ve tarihe kara bir leke olarak geçtiğini vurguladı. Türk milletinin Filistin ile derin tarihi, kültürel ve gönül bağları bulunduğunu belirten Rektörümüz, “Her zaman Filistin halkının yanındayız. Zulme uğrayanların sesi olmayı sürdüreceğiz. İsrail ve destekçileri bu zulmün sorumlusudur” dedi.
Rektörümüz konuşmasında şu ifadelere de yer verdi: “İnşallah Filistin halkı bu onurlu duruşunun karşılığını alacak ve özgür bir devlete kavuşacaktır. Bizler de durduğumuz yerle safımızı net olarak belli etmeye devam edeceğiz. Türk milleti her zaman zalimin karşısında, mazlumun ve haklının yanında durmaya devam edecektir. Bu vesileyle programın hazırlanmasında emeği geçen Basın Yayın Müşavirliğimize ve destek veren Basın Topluluğumuza teşekkür ediyorum.
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, bölgedeki büyükbaş hayvan sahiplerinin ihtiyaçlarına cevap vermeye devam ediyor. Son olarak hastaneye getirilen 3 günlük bir buzağıda doğum sırasında oluştuğu tespit edilen ön sol bacak kırığı, uygulanan başarılı bir tedavi süreciyle onarıldı. İlk değerlendirmelerde buzağının kırığının açık kırık formunda olduğu ve enfekte olduğu belirlendi.
Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen klinik ve radyografik muayeneler neticesinde buzağının bacağındaki enfeksiyonun ilerlemiş olduğu görüldü. Tedavi sürecinin ilk aşamasında enfeksiyonu kontrol altına almak amacıyla medikal tedavi uygulandı. Bu aşamada buzağının genel sağlık durumu yakından takip edilerek gerekli ilaç ve destek tedavileri sağlandı.
Enfeksiyonun kontrol altına alınmasının ardından, buzağının genel durumu iyileştirildi ve operasyona hazır hâle getirildi. Öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla buzağının kırık bacağı onarıldı. Zorlu geçen bu süreçte veteriner hekimlerin titiz çalışmaları sayesinde buzağının bacağında kaynama sağlandı ve fonksiyon kaybı yaşanmasının önüne geçildi.
Uygulanan tedavinin ardından düzenli olarak yapılan kontrollerde buzağının bacağını kullanmaya başladığı ve genel sağlık durumunun iyi olduğu gözlendi. Şu anda 3 aylık olan buzağı, sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Hayvan sahibinin de tedavi sürecinden ve sonuçlarından son derece memnun olduğu ifade edildi.
Veteriner Fakültesi bünyesindeki Hayvan Hastanesi, güçlü teknik altyapısı ve uzman kadrosu ile bölge hayvancılığına katkı sunmaya devam ediyor.
Kastamonu Üniversitesi’ne bağlı iki program daha, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunu mezuniyet belgelerinde kullanma hakkı kazandı. 13 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilen 50’nci Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) Kurulu toplantısında alınan kararla Üniversitemizin kalite odaklı eğitim anlayışını yansıtan iki program daha uluslararası düzeyde tanınma imkânına kavuştu.
TYÇ logosu kullanma hakkı kazanan programlar arasında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden bünyesinde Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile İletişim Fakültesi’nin Gazetecilik lisans programları yer alıyor. Söz konusu programlar, mezuniyet belgelerinde TYÇ logosunu kullanarak uluslararası düzeyde tanınma fırsatı elde etmiş olup, mezunlarına daha geniş kariyer ve eğitim olanakları sunacak.
2025 yılında TYÇ Logosu Kullanma Hakkı Olan Program Sayısı 10’a Yükseldi
Geçtiğimiz aylarda TYÇ logosu alan Spor Bilimleri, Fen Fakültesi, Turizm Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bölümleriyle birlikte 2025 yılının ilk altı ayında TYÇ logosu kullanma hakkına sahip olan program sayısı 10’a yükseldi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin uluslararası alanda tanınırlığını artırmayı ve öğrencilerin küresel ölçekte rekabetçi alanında uzman nitelikli bireyler olarak yetişmesini amaçladıklarını, bunun için de eğitim kalitesini her geçen yıl artırdıklarını belirtti.
TYÇ logosunun, mezunların diplomalarına uluslararası geçerlilik kazandırarak eğitim ve kariyer hayatlarına katkı sağlayacağını ifade eden Rektörümüz, sürece destek veren Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak’a, YÖK üyelerine ve emeği geçen tüm akademik ve idari personele teşekkür etti.
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, 2025 yılının ilk beş ayında gösterdiği performansla dikkat çekti. Ocak-Mayıs döneminde toplam 334 hayvana şifa kapılarını açan hastane, bölge hayvancılığına destek sağladı.
Veteriner Fakültesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Hayvan Hastanesi, sadece Kastamonu’dan değil, çevre illerden de gelen vakalarla yoğun bir tempoda çalıştı. En çok başvuru, 178 hasta ile iç hastalıkları birimine olurken, cerrahi bölümü 119 vaka ve doğum-jinekoloji bölümü ise 54 başvuru ile takip etti.
Hastanede en fazla tedavi gören türler arasında 178 kedi ve 79 köpek yer aldı. Kırsal kesimde ise 67 sığırla yetiştiriciler sıkça hastaneye başvurdu. Modern veteriner tıbbının tüm imkânlarıyla donatılan hastane, sadece tedavi değil, koruyucu hekimlik ve hayvan refahı ilkelerine uygun hizmetleriyle de fark yaratıyor. Alanında uzman akademik kadro, hasta takip sistemleri ve etik değerleri ön planda tutan yapısıyla Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, örnek bir model olmaya devam ediyor.
Hastaneden faydalanan vatandaşlarla yapılan memnuniyet anketinde ise katılımcıların %77’si hizmeti 10 puanla değerlendirirken, %14’ü 9 puan verdi. %2,3’ü 8 puan, %5,7’si ise 7 puan verdi.
Hayvan Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Tarık Şafak, anket sonuçlarının kendileri için memnuniyet verici olduğunu vurgulayarak, “Hastanemizin hizmetlerinden faydalanan vatandaşlarımızın yüksek düzeyde memnuniyet göstermesi ve elde edilen bu sonuçlar bizleri motive ediyor. İlk beş ayda ulaştığımız hasta sayısı, halkımızın hastanemize duyduğu güvenin en somut göstergesidir,” diye konuştu.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise yaptığı değerlendirmede, “Hayvan Hastanemizin bölge hayvancılığına ve evcil hayvan sağlığına sağladığı katkılar bizleri memnun ediyor. Alanında yetkin akademik kadromuzun özverili çalışmaları sayesinde hastanemiz hem sağlık hizmetlerinde hem de eğitim-öğretim faaliyetlerinde önemli bir merkez hâline geldi. Bu başarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Hayvan Hastanesi, klinik başarılarının yanı sıra eğitim-öğretim faaliyetleriyle de bölgesel veteriner hizmetlerinin bir merkezi haline geldi. Önümüzdeki dönemlerde daha fazla sayıda hayvana ulaşmayı hedefliyor.
Kastamonu Üniversitesi, akademik ve idari personeline yönelik sosyal ve kültürel faaliyetler kapsamında 14 Haziran 2025 tarihinde doğa gezisi düzenledi. Pınarbaşı ve Azdavay ilçelerinde gerçekleştirilen etkinliğe yaklaşık 120 akademik ve idari personel ile yakınları katıldı. Gezi, Üniversitemiz Personel Daire Başkanlığı tarafından organize edilirken, Pınarbaşı ve Azdavay Belediyeleri de programa destek verdi.
Programın ilk durağı, Kastamonu’nun öne çıkan doğal güzelliklerinden biri olan Horma Kanyonu oldu. Kendine özgü ahşap yürüyüş platformlarıyla ziyaretçilerine güvenli bir parkur imkânı sunan kanyonda katılımcılar, bölgenin dik yamaçları ve zengin bitki örtüsü arasında keyifli bir yürüyüş gerçekleştirdi. Zarı Çayı boyunca uzanan yaklaşık 3 kilometrelik parkur sayesinde kanyonun doğal yapısı yakından gözlemlendi.
Yürüyüşün ardından grubun rotası Ilıca Şelalesi’ne çevrildi. Yaz aylarında serinlemek ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyen ziyaretçilerin tercih ettiği noktalardan biri olan Ilıca Şelalesi’nde katılımcılar kısa bir mola vererek çevreyi inceleme ve dinlenme fırsatı buldu. Bölgedeki doğal su kaynakları ve şelale çevresi gezinin dikkat çeken duraklarından biri oldu.
Gezinin bir sonraki durağı ise Çatak Kanyonu Cam Seyir Terası oldu. Türkiye’nin en yüksek cam seyir teraslarından biri olan bu noktada katılımcılar, yaklaşık 450 metre yükseklikten vadi manzarasını izledi. Seyir terasında çevreyi gözlemleyen katılımcılar, bölgenin coğrafi özellikleri hakkında da bilgi edindi.
Programın son etabı Azdavay Atlı Turizm Merkezi oldu. Doğayla iç içe bir ortamda dinlenme imkânı bulan katılımcılar, merkezde yer alan gölet çevresindeki yürüyüş yolları, piknik alanları ve binicilik imkânları hakkında da bilgi edindi.
Gün boyunca süren gezi sayesinde personelimiz, Kastamonu’nun doğal zenginliklerini tanırken iş ortamı dışında bir arada vakit geçirme imkânı da buldu. Etkinlik sonunda katılımcılar, bu tür organizasyonların üniversite çalışanları arasındaki sosyal dayanışmayı artırdığını ve ilin turizm potansiyelini yakından tanımaya katkı sağladığını ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi, açtığı yeni bölümler ve programlarla büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 2025-2026 akademik yılında açılacak ön lisans ve lisans programları için Üniversitemize onay verildi.
YÖK tarafından verilen onay doğrultusunda, Devrekani Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Meslek Yüksekokulu’nda, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü altında açılan Dijital Tarım Teknolojileri Programı faaliyete geçirildi. Program, tarım alanında dijitalleşmenin artan önemi doğrultusunda sektöre çağın gereksinimlerine uygun bilgi ve becerilere sahip teknik elemanlar kazandırmayı amaçlıyor.
Üniversitemizin eğitim-öğretim faaliyetlerine katkı sunacak bir diğer yeni program ise Abana Sabahat Mesut Yılmaz Meslek Yüksekokulu’nda açılan Su ve Atık Yönetimi Teknikerliği Programı oldu. Su ve Atık Yönetimi Bölümü altında açılan bu program; su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, atık yönetimi ve çevre koruma alanlarında uzman teknik personel yetiştirilmesini hedefliyor. Ayrıca Orman Fakültesi bünyesinde açılan Doğa Koruma ve Biyoçeşitlilik Yönetimi Bölümü ise ekosistem hizmetlerinin korunması, biyoçeşitliliğin sürdürülebilir yönetimi ve doğaya dayalı çözüm yaklaşımlarının geliştirilmesi konularında uzmanlaşmış bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Üniversitemiz Eğitim Yelpazesini Genişletmeye Devam Ediyor
Üniversitemiz, 2025 yılında açılan yeni programlarla eğitim yelpazesini genişletmeye devam etti. Bu kapsamda Tosya Meslek Yüksekokulu’nda Elektronik ve Otomasyon Bölümü altında Robotik ve Yapay Zekâ Programı ile Bilgisayar Teknolojileri Bölümü bünyesindeki Yapay Zekâ Operatörlüğü Programı açıldı. Ayrıca Çatalzeytin Meslek Yüksekokulu’nda Bilgisayar Programcılığı Programı ve Taşköprü Meslek Yüksekokulu’nda İnsansız Araç Teknikerliği Programı da uygulamalı eğitim odaklı yapılarıyla dikkat çeken diğer programlar arasında yer aldı.
Açılan yeni programlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin eğitim-öğretim faaliyetlerinin bölgenin ve zamanın ihtiyaçlarına uygun, planlı ve istikrarlı bir şekilde geliştirildiğine vurgu yaparak bu çalışmaların hem Üniversitemizin hem de bölgenin daha ileri seviyelere taşınmasında katkı sağlayan bir rol üstlendiğini belirtti.
Rektörümüz ayrıca, eğitim-öğretim faaliyetlerinde niceliksel artışın yanında niteliksel gelişmenin de önem taşıdığına dikkat çekerek, öğrencilerimizin daha kaliteli bir eğitim almasının sağlanması amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi (Sosyal Ofis), 2025 yılı Mayıs ayında “Yapay Zekâ” temalı sosyal sorumluluk projelerini destekleyerek farklı fakültelerden öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin yenilikçi fikirlerini pratiğe dönüştürmelerine destek verdi.
Desteklenen projeler arasında toplumsal farkındalık, engelli bireylerin yaşam kalitesinin artırılması, afet yönetimi ve gastronomide dijital dönüşüm gibi geniş bir yelpazede çalışmalar yer aldı.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinden Adem Balcı, “Yapay Zekâ Destekli Tasarım Araçları ile Toplumsal Farkındalık Atölyesi: Canva Uygulaması” başlıklı projesiyle toplumsal konularda etkili görsel içerikler üretmeyi hedefliyor. Aynı fakülteden Batuhan Aktaş ise “Yapay Zekâ Araçları ile Engelli Bireyleri Tanıştırmak: Speechify ve Google Lookout Uygulamaları” isimli çalışmasıyla görme ve işitme engelli bireylerin teknolojiye erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
İrem Kızılırmak’ın hazırladığı “Afetleri Önceden Görmek: Afet Yönetiminde Yapay Zekâ Desteği” başlıklı proje, olası afet risklerinin erken tespiti ve kriz yönetimine katkı sağlamayı hedefliyor. Zeynep Pusmaz ise “Toplumsal Fayda İçin Yapay Zekâ Atölyesi: Ev Kadınlarına Yönelik Bir Uygulama” isimli projesiyle yapay zekâ tabanlı dijital araçların ev kadınlarının sosyal ve ekonomik hayata katılımına nasıl katkı sunabileceğini ortaya koyuyor.
Akademisyenler de projeleriyle sürece katkı sağladı. Turizm Fakültesi’nden Arş. Gör. Dr. Demet Güner’in yürüttüğü “Gastronomide Dijital Dönüşüm: Yapay Zekâ Destekli Yaratıcı Sunum Atölyesi” projesi, gastronomi alanında yapay zekâ uygulamalarının kullanımına dair öğrencilere yenilikçi bir perspektif kazandırmayı amaçlıyor.
Abana Sabahat Mesut Yılmaz Meslek Yüksekokulu’ndan Dr. Öğr. Üyesi Rukiye Koçkar ise “Öğrenciler İçin Yapay Zekâ Destekli Eğitim: Akıllı TUĞLA ve Etik Öğrenmenin Yolu” başlıklı projesiyle yapay zekâ destekli eğitim materyallerinin öğrenci başarısı üzerindeki etkilerini araştırmayı hedefliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Üniversitemizin yapay zekâ teknolojileriyle uyumlu projelere verdiği önemi vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Günümüzde yapay zekâ yalnızca teknolojik bir gelişme değil; aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda da dönüşüm imkânlar sunuyor. Üniversitemizde hem öğrencilerimizin hem de akademisyenlerimizin bu değişime ayak uyduran, toplumsal sorumluluk bilinci yüksek projeler üretmesinden memnuniyet duyuyoruz. Bu alandaki çalışmalarımızı daha sistematik bir yapıya kavuşturmak amacıyla Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörlüğü’nü de kurduk. Sosyal Ofis’in bu temadaki destekleriyle Üniversitemizin bilimsel üretkenliğine ve toplumsal katkı vizyonuna daha fazla katkı sunmayı hedefliyoruz.
Kastamonu Üniversitesi’nde Filistinli öğrencilere destek ve dayanışma amacı taşıyan anlamlı bir sosyal sorumluluk etkinliği gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Öğr. Gör. Dr. Nazik Müge Tekin’in yürütücülüğünü yaptığı ve Filistin Gönüllüleri Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen “Bir Fotoğraf Bir Mektup: Filistinli Öğrenciler Ailelerine Sesleniyor” başlıklı proje, 11 Haziran 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirildi.
Etkinliğe Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkadir Tuna’nın yanı sıra çok sayıda akademik-idari personel ve öğrenci katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Filistin ile ilgili ve yaşanan insanlık dramını yansıtan görüntülerden oluşan bir slayt gösterimi sunuldu. Ardından etkinliğin amacı ve içeriğine ilişkin açılış konuşmaları gerçekleştirildi.
Proje Yürütücüsü Öğr. Gör. Dr. Nazik Müge Tekin konuşmasında, Kastamonu Üniversitesi’nde öğrenim gören Filistinli öğrencilerin Kastamonu sokaklarında çektikleri fotoğraflarla ülkelerine ve ailelerine duydukları özlemi yansıttıklarını ifade etti.
Öğrencilerin, bu fotoğraflar eşliğinde ailelerine hitaben duygularını dile getiren mektuplar kaleme aldıklarını belirten Tekin, “Öğrencilerimizin bu proje aracılığıyla aileleriyle duygusal bir köprü kurmalarını amaçladık. Bu proje akademik bir çalışmanın ötesinde; vicdanımızın, insanlık bilincimizin ve ortak değerlerimizin bir yansımasıdır. Kastamonu Üniversitesi’nin farklı kültürlere duyduğu saygının ve uluslararası öğrencilere verdiği önemin somut bir göstergesidir” dedi. Tekin, projeye destek veren Filistinli öğrencilere, Filistin Gönüllüleri Topluluğu’na, katkı sunan öğrencilere ve TÖMER’e teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
TÖMER Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ferda Merve Karamanoğlu ise Türkçenin öğretiminin yalnızca bir dil kazandırmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin Türkiye ile kültürel bağ kurmalarına, burada kendilerini güvende ve ait hissetmelerine katkı sağladığını belirtti. Karamanoğlu, “Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin yaşadıkları zorlukları paylaşmak, onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve ses olmak bizler için vicdani bir sorumluluktur. Bugün de Filistinli öğrencilerimizin yanında olarak onların sesi olmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte, Filistinli öğrencilerin Kastamonu’da çektikleri fotoğraflar ve ailelerine yazdıkları mektuplar izleyicilerle paylaşıldı. Öğrencilerin memleketlerine duydukları özlem ve dayanışma duygusu salonda bulunanlara aktarılırken, programın en anlamlı anlarından biri de öğrencilerin ailelerine hitaben hazırladığı video gösterimi oldu. Duygusal anların yaşandığı bu bölümde öğrenciler kendi dillerinde ve içten ifadelerle ailelerine seslendi.
Program, katkı sunan öğrencilere ve emeği geçen akademik personele teşekkür belgelerinin takdimiyle devam etti. Etkinlik kapsamında Filistinli öğrencilerin Kastamonu’da çektikleri fotoğraflar katılımcıların ilgisine sunuldu.
Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi, 2024 yılı Round University Ranking (RUR) sonuçlarına göre uluslararası sıralamada yer alarak küresel ölçekteki akademik rekabette varlık göstermeye devam etti.
Dünyanın farklı ülkelerinden önde gelen üniversitelerin değerlendirildiği RUR sıralaması; öğretim, araştırma, uluslararasılaşma ve finansal sürdürülebilirlik olmak üzere dört ana başlık altında, bağımsız veri sağlayıcısı Thomson Reuters verilerine dayanarak hazırlanıyor.
Bu yılki sonuçlara göre Kastamonu Üniversitesi, dünya genelinde sıralamaya giren üniversiteler arasında 1099., Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ise 57. sırada yer aldı.
Alt başlıklar bazında ise Üniversitemiz, öğretim alanında 1134., araştırma alanında 1024., uluslararası çeşitlilik alanında 633. ve finansal sürdürülebilirlik alanında ise 1089. sırada konumlandı.
Üniversitemizin son yıllarda özellikle kalite odaklı gelişimi, bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası görünürlüğünü artırma yönündeki çabaları sıralamada kendine yer bulmasını sağladı.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal: “Gelişmeyi sürdüren bir üniversiteyiz”'
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, sıralamaya ilişkin yaptığı açıklamada, Üniversitemizin gelişmeye açık bir çizgide ilerlediğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Round University Ranking sonuçları, Üniversitemizin hem ulusal hem de uluslararası ölçekte gelişmeye açık ve kararlı bir çizgide ilerlediğini gösteriyor. Öğretim, araştırma ve uluslararasılaşma alanlarında atılan adımların bu tür sıralamalara yansıması bizim için önemli bir gösterge. Daha iyiye ulaşmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından her yıl yayımlanan “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi”nin 2024 yılı sonuçları açıklandı. Üniversitelerin; araştırma-geliştirme (Ar-Ge) kapasitesi, proje üretim kabiliyeti, akademik yayın performansı, girişimcilik ekosistemi ve iş birliği faaliyetleri gibi başlıklarda değerlendirildiği endekste, Kastamonu Üniversitesi TR8 Düzey 1 İstatistiki Bölge Birimi’nde (Batı Karadeniz) ikinci sırada yer aldı.
Üniversitemiz; Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ardından bölge ikincisi olurken, Karabük Üniversitesi üçüncü sırada yer aldı. Türkiye genelinde ise 197 üniversitenin performansı analiz edildi. Sıralamada ilk 50 üniversite ve bölgesel sıralama sonuçları açıklandı.
TR8 bölgesinde yer alan Kastamonu Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Sinop Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun Üniversitesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Hitit Üniversitesi ve Amasya Üniversitesi de değerlendirmeye alınan üniversiteler arasında yer aldı.
Ar-Ge, Girişimcilik ve İş Birliğinde Stratejik Yükseliş
Üniversitemiz, TÜBİTAK tarafından açıklanan 2024 yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde Türkiye genelinde ilk 50 üniversite arasında yer almamış olmasına rağmen, TR8 Düzey 1 İstatistiki Bölge Birimi (Batı Karadeniz) sıralamasında ikinci sırada yer alma başarısı gösterdi.
Bu başarıda; son dönemde araştırma-geliştirme kapasitesinin artırılmasına yönelik atılan stratejik adımlar, akademik üretkenliği teşvik eden uygulamalar, üniversite-sanayi iş birliğine dayalı projelerdeki artış, patent başvurularında yaşanan yükseliş, ulusal ve uluslararası projelere yönelik akademik katılımın güçlenmesi, öğrenci girişimciliğine verilen destekler ile teknoloji transfer süreçlerinin etkinleştirilmesi rol oynadı.
Üniversitemizde tescil edilen ve ticarileşme potansiyeli taşıyan patent sayılarındaki artışla birlikte, önümüzdeki süreçte Türkiye genelinde ilk 50 üniversite arasında yer alma hedefi doğrultusunda çalışmalar sürdürülecek.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, şu ifadeleri kullandı:
“TÜBİTAK tarafından açıklanan 2024 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde TR8 Batı Karadeniz Bölgesi sıralamasında Üniversitemizin ikinci sırada yer alması bizleri memnun etmiştir. Bu başarı; öğretim üyelerimizin bilimsel üretkenliğinin, öğrencilerimizin girişimcilik faaliyetlerine katılımının ve kamu, özel sektör ile sivil toplumla kurduğumuz yapıcı iş birliklerinin ortak ürünüdür. Hedefimiz, bu başarıyı yalnızca korumak değil, ulusal sıralamada da daha üst basamaklara çıkmak ve bölgesel katkılarımızı artırarak sürdürmektir.
Rektörümüz, bilimsel araştırma ve projelere verdikleri desteklerden dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a teşekkür ederken, proje çalışmalarında kurumumuzu teşvik eden yaklaşımlarından dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile YÖK üyelerine de şükranlarını sundu.
2025 ve Sonrası İçin Hedef: Yenilikte Liderlik
Üniversitemiz, 2025 ve sonrasını kapsayan stratejik yol haritası doğrultusunda; inovasyon odaklı dönüşümünü sürdürmeyi, girişimcilik kültürünü tabana yaymayı ve üniversite-sanayi iş birliklerini daha güçlü hale getirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Kastamonu Teknokent, araştırma merkezleri, öğrenci toplulukları ve Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (KÜTTO) bünyesinde yürütülen çalışmaların, bölgesel kalkınmaya ve ulusal düzeyde yenilikçi proje üretimine daha etkin katkı sunacak şekilde çalışmaların geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi’nin koordinatörlüğünü yürüttüğü Avrupa Birliği destekli Dil Ağacı Projesi kapsamında geliştirilen Dil Ağacı WEB Uygulaması, 28 Mayıs 2025 tarihinde Türk Dil Kurumunda tanıtıldı.
Toplantıya, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Harun Şahin ve Türk Dil Kurumu uzmanları katıldı.
Tanıtım sunumu, projenin yürütücüsü Üniversitemiz Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinden Öğr. Gör. Dr. Harun İlçioğlu ile Proje Yönlendirme Komitesi Başkanı ve YADOT Eğitim Derneği temsilcisi Öğr. Gör. Zehra Kum tarafından gerçekleştirildi.
Sunumda, Türkçeyi yabancı veya miras dili olarak öğrenen bireylerin temel düzeyde konuşma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Dil Ağacı WEB Uygulaması tanıtıldı. Video temelli ve yapay zekâ destekli yapısıyla dikkat çeken uygulamanın teknik özellikleri, pedagojik altyapısı ve kullanıcıya sunduğu etkileşimli öğrenme deneyimi detaylarıyla aktarıldı.
Kullanıcıların yazılı, görsel ve sözlü ipuçlarıyla yönlendirilerek çoklu video yanıtları aracılığıyla ilerlediği modüler bir öğrenme platformu olarak geliştirilen ve “Dil Ağacı Konuşma Robotu” olarak da adlandırılan sistem, Türkçenin etkili ve yaygın öğretimini destekleyen yenilikçi bir dijital araç olarak öne çıkıyor. Uygulamaya www.dilagaci.com adresi üzerinden erişilebiliyor.
Üniversitemiz, dijital tabanlı eğitim uygulamalarıyla Türkçenin öğretimine katkı sunmaya ve nitelikli projeler üretmeye devam ediyor.
Kastamonu Üniversitesi ve Kastamonu İl Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Ilgaz Şiir Akşamları-1” etkinliği, 27 Mayıs 2025 tarihinde Üniversitemiz Yaşayan Müze ve Şehir Arşivi'nde edebiyat ve sanatseverleri bir araya getirdi.
Üniversitemiz Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Beyçelebi Mahallesi’ndeki tarihi atmosferiyle dikkat çeken etkinlik alanında gerçekleşen programa, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, İl Kültür ve Turizm Müdürü M. Kerem Seven, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.
Program, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunun ardından Üniversitemiz Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Zeki Gürel’in açılış konuşmasıyla başladı. “Sevdamız Türkçedir: Dile, Şiire - Şâire ve Aşka Dair” başlıklı konuşmasında Doç. Dr. Gürel, Türkçenin zenginliklerine, şiirin derin anlam dünyasına ve dilin insan ruhundaki ve toplumsal bellekteki yerine vurgu yaptı. Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda düşüncenin, duygunun ve kültürel aktarımın en güçlü taşıyıcısı olduğunu belirten Gürel, şiirin bu aktarımda üstlendiği rolü de örneklerle anlattı.
Açılış konuşmasının ardından İl Kültür ve Turizm Müdürü M. Kerem Seven söz aldı. Konuşmasında şiirin Türk kültür tarihindeki yeri ve işlevi üzerine değerlendirmelerde bulunan Seven, şiirin yalnızca bireysel bir ifade biçimi değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı taşıyan güçlü bir kültürel unsur olduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin şehir kültürünün gelişmesine katkı sağladığını belirten Seven, Kastamonu’nun kültürel birikimini şiirle buluşturan etkinliklerin devam etmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi.
Programın son konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı ise, Üniversitemizin sadece bilimsel üretimle değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal faaliyetlerle de topluma katkı sunmayı görev edindiğini ifade etti. Bu tür etkinliklerin bireysel estetik duyarlılığı geliştirmenin yanı sıra, toplumsal dayanışma ve kültürel hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Kaymakcı, “Ilgaz Şiir Akşamları” gibi organizasyonların sürdürülebilirliğine önem verdiklerini ve desteklediklerini dile getirdi.
Konuşmaların ardından şiir dinletileri bölümüne geçildi. Katılımcılar tarafından seslendirilen seçkin şiirler, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Etkinlik, şiir okuyan katılımcılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi, uluslararası öğrencilere yönelik ikamet işlemleri ve başvuru süreçlerine ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı düzenledi.
Kastamonu İl Göç İdaresi Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi Uluslararası Öğrenci Koordinatörlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen toplantı, 27 Mayıs 2025 tarihinde İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda yapıldı.
Toplantının ana gündemini, uluslararası öğrencilerin Türkiye’deki ikamet izinleri, başvuru süreçleri ve güncel uygulamalar oluşturdu. Etkinliğe Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Doç. Dr. Ahmet Rıfat Kayış, Öğr. Gör. Yunus Sürücü, Kastamonu İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nden İl Göç Uzman Yardımcısı Adem Erdoğan ile çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı.
Sunum gerçekleştiren İl Göç Uzman Yardımcısı Adem Erdoğan, Türkiye’deki ikamet izinlerinin türleri, uzatma işlemleri, gerekli belgeler ve başvuru takvimi hakkında detaylı bilgiler aktardı. Ayrıca insan ticaretiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında uyarılarda bulunarak, öğrencilerin dikkat etmesi gereken hususlara değindi.
Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Doç. Dr. Ahmet Rıfat Kayış ise konuşmasında, 2025-2026 akademik yılı uluslararası öğrenci başvuru sürecine ilişkin bilgiler paylaştı. Bu süreçte karşılaşılabilecek olası sorunlara ve çözüm yollarına dikkat çekti.
Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Erasmus+ Gençlik Katılımı Faaliyeti (KA154-YOU) kapsamında desteklenen “Ulusal İklim Vizyonu Zirvesi”, 27 Mayıs 2025 tarihinde Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinlik; Üniversitemiz, Kastamonu Teknokent, Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Cide Yerel Eylem Grubu’nun iş birliğiyle düzenlendi.
Zirvenin açılış konuşmasını proje yürütücüsü Öğr. Gör. Dr. Berkan Güngör gerçekleştirdi. Güngör, iklim krizinin artık yalnızca çevre bilimlerinin ya da siyaset kurumlarının konusu olmadığını, yaşamın içinde olan bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti.
Gençlerin bu kriz karşısında sadece mağdur değil, aynı zamanda çözümün aktif birer öznesi olması gerektiğini vurgulayan Güngör, proje kapsamında beş tematik grupta gençlerin; iklim eğitimi, afet yönetimi, iklim dostu teknolojiler, sürdürülebilir şehircilik ve yerel katılım gibi alanlarda çözüm önerileri geliştirdiğini ifade etti.
Güngör’ün ardından kürsüye gelen Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ömer Küçük, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik etkilerinin de giderek derinleştiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Küçük, “Bu projeyle de gençlerin iklim politikalarına aktif katılımını destekleyerek, sürdürülebilir bir gelecek için sadece bilgi değil, aynı zamanda sorumluluk üreten bir üniversite olma iddiamızı bir kez daha ortaya koymuş bulunuyoruz” dedi.
Zirveye katılım gösteren Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci ise yaptığı selamlama konuşmasında, çevre ve iklim temelli girişimlerin yalnızca bilimsel düzeyde değil, toplumsal farkındalık boyutunda da desteklenmesi gerektiğini belirtti. İklim değişikliğinin artık geleceğin değil, bugünün sorunu olduğuna dikkat çeken Ekmekci, Kastamonu’nun bu konuda kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Önümüzdeki süreçte Yeşil Mutabakat kavramının daha fazla gündemde olacağını belirten Ekmekci, sürdürülebilir bir Kastamonu için tüm paydaşlarla birlikte hem yerel düzeyde hem de ulusal politikalarla uyumlu adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi.
Açılış konuşmalarının ardından Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tevfik Erdem, “İklim Krizi ve Toplumsal Hareketler” başlıklı sunumunu dinleyicilere aktardı. Erdem’in ardından Kastamonu Üniversitesi İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci “İklim Değişikliği Bağlamında Doğa Temelli Yaklaşımlar” başlıklı konuşmasını yaptı.
Öğle arasının ardından İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nden Arş. Gör. Baturalp Ali Yavuz ve T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Uzman Yardımcısı Yaprak Serenay Taşkın, sahne aldı. Taşkın “Türkiye’nin Enerji Dönüşümü” başlıklı sunumunda, ülkenin enerji politikalarındaki dönüşüm sürecine dair bilgiler verdi.
Zirvenin son oturumunda ise katılımcı gençlerin yer aldığı tematik sunumlara geçildi. Sırasıyla “Afet Yönetimi ve İklim Dayanıklılığı”, “İklim Eğitimi ve Farkındalık”, “İklim Dostu İnovasyon ve Girişimcilik”, “Yerel İklim Eylemi ve Sivil Toplum” ile “Sürdürülebilir Çevre, Şehircilik ve Tarım Yönetimi” başlıkları altında geliştirilen öneriler katılımcılarla paylaşıldı. Gün boyu süren etkinlik, kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi’nde yürütülen bilişim altyapısı iyileştirme çalışmaları kapsamında, ana omurga internet bağlantı hızı %33,3 oranında artırılarak 3000 Mbit/s seviyesine çıkarıldı. Gerçekleştirilen bu güncelleme ile Üniversitemiz, Dijital Dönüşüm hamlesi doğrultusunda kapasitesi artırılmış ve güvenilir bir teknolojik altyapıya kavuştu.
Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, ULAKBİM ile yapılan teknik görüşmeler ve altyapı optimizasyonları sonucunda hayata geçirilen bu iyileştirmeyle birlikte; öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimizin bilimsel araştırma, eğitim ve yönetim süreçlerinde daha hızlı, kesintisiz ve güvenilir internet erişimine ulaşması hedefleniyor.
Yapılan çalışmalarla birlikte Üniversitemiz genelindeki kapalı alanların tamamında ve açık alanların belirli bölümlerinde yüksek kapsama alanına sahip kablosuz erişim hizmeti sunulabilir hâle geldi.
İlçelerdeki Meslek Yüksekokullarımızın İnternet Altyapısı da Güçlendirildi
Üniversitemiz, dijital altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında ilçelerde bulunan meslek yüksekokullarının internet bant genişliklerini artırdı. Gerçekleştirilen bu iyileştirme ile birlikte akademik ve idari paydaşlara daha hızlı, güvenilir ve erişilebilir bir dijital ortam sunulması hedefleniyor.
Yapılan çalışmalar doğrultusunda ilçe internet bağlantı hızları Abana Meslek Yüksekokulu ve Bozkurt Meslek Yüksekokulu 70 Mbit/s’den 80 Mbit/s’e yükselirken Cide Meslek Yüksekokulu bant genişliği ve hızı 50 Mbit/s den 70 Mbit/s’ye Devrekani Meslek Yüksekokulu’nun ise 50 Mbit/s den 60 Mbit/s’ye İhsangazi Meslek Yüksekokulu’nun hızı ise 40 Mbit/s → 50 Mbit/s olarak güncellendi.
Bilgi İşlem Daire Başkanlığı yapılan altyapı çalışmaları sayesinde hem eğitim-öğretim faaliyetlerinde hem de idari süreçlerde dijital erişimin kalitesinin artırılacağını belirtti. Ayrıca, Merkez Kampüs ve ilçelerdeki uç kullanıcı internet kullanım istatistiklerine buradan ulaşabilirsiniz.
Kastamonu Üniversitesi tarafından yürütülen “Kastamonu Güldal Akşit Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Kurumsal Karbon Ayak İzinin Hesaplanması ve Kurumsal Karbon Emisyonunu Karşılamaya Yönelik Ağaçlandırma Etkinliği” adlı proje, Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi çerçevesinde farklı kuşakları doğa etrafında bir araya getiren anlamlı bir buluşmaya sahne oldu.
Projenin yürütücülüğünü Doç. Dr. Oytun Emre Sakıcı üstlenirken, ekipte Prof. Dr. Erol Akkuzu, Doç. Dr. Arif Oğuz Altunel ve Arş. Gör. Döndü Demirel yer aldı. Kastamonu Güldal Akşit Huzurevi’nin 2024 yılına ait karbon ayak izinin hesaplanmasıyla başlayan çalışma, çevresel farkındalık ile birlikte kuşaklar arası etkileşimi merkeze alan bir uygulama modelini benimsedi. Bu çerçevede, yaşlı bireylerde çevre bilincinin artırılması, çocuklar ve yaşlıların birlikte fidan dikimi gerçekleştirmesi sağlandı.
Bu çalışma, ülkemizdeki huzurevlerine ilişkin karbon ayak izinin hesaplandığı ilk çalışma olma özelliği taşıyor. Böylece çevresel sürdürülebilirlik ve kurumsal karbon yönetimi açısından da öncü bir adım atılmış oldu.
Proje, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğinde yürütüldü. İlk etkinlik 20 Mayıs 2025’te Kastamonu Güldal Akşit Huzurevi’nde düzenlenen farkındalık konferansıyla başladı. Konferansa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan, Huzurevi Müdürü Remzi Şahin, huzurevi personeli ve sakinleri ile Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencileri katıldı.
Açılış konuşmasında Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Oytun Emre Sakıcı, projenin içeriğini ve Aile Yılı ile bağlantısını açıklarken; Prof. Dr. Erol Akkuzu iklim değişikliği ve karbon döngüsü üzerine sunum yaptı. Ardından Doç. Dr. Arif Oğuz Altunel, karbon salımını azaltmaya yönelik stratejilere değindi. Doç. Dr. Sakıcı, huzurevinin karbon ayak izine dair verileri paylaşarak hesaplamaların nasıl yapıldığını anlattı. Konferans, Arş. Gör. Döndü Demirel’in ağaçlandırma etkinliği hakkında yaptığı bilgilendirmeyle sona erdi.
Projenin ikinci aşaması olan fidan dikimi ise 21 Mayıs 2025 tarihinde Aksinir Köyü Gelindağı Mevkii’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe Kastamonu Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan ve Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü’nü temsilen Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Er katıldı. Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür, öğretim üyeleri, öğrenciler, Orman İşletme Müdürlüğü personeli, huzurevi sakinleri ve Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi’nden çocuklar da etkinlikte yer aldı.
Açılış konuşmalarında, çevre bilincinin yanı sıra aile olgusunun toplumsal dayanışmadaki yerine dikkat çekildi. Özellikle ailelerinden uzakta yaşayan yaşlı bireyler ile koruma altındaki çocukların birlikte vakit geçirmesinin manevi değerine vurgu yapıldı.
Etkinlikte 150 adet iğde ve kızılcık fidanı “1 çocuk – 1 yaşlı – 1 fidan” eşleşmesiyle dikildi. Alana, proje detaylarını ve iş birliği yapılan kurumları tanıtan bir bilgilendirme tabelası yerleştirildi.
Doğa sevgisini ve kuşaklar arası bağı pekiştiren bu anlamlı buluşma, Aile Yılı’nın ruhuna uygun şekilde hem çevreye hem de toplumsal bağlara katkı sağladı. Etkinliğin ardından Kastamonu Üniversitesi Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi’nde çocuklar için düzenlenen bowling etkinliğiyle gün neşeli bir şekilde tamamlandı.
Üniversitemiz öncülüğünde yürütülen bu çalışma, 2025 Aile Yılı’nda doğa ekseninde kuşakları bir araya getiren örnek bir uygulama olmanın yanı sıra, çevre yönetimi alanında da model teşkil eden bilimsel bir adım olarak dikkat çekiyor.
Kastamonu Üniversitesi Kadın Ragbi Takımı, 21-22 Mayıs tarihlerinde Afyonkarahisar’da düzenlenen Üniversitelerarası Ragbi Türkiye Şampiyonası’nda tüm rakiplerini sayı vermeden mağlup ederek Türkiye şampiyonu oldu.
Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından organize edilen turnuvada ilk kez yer alan Üniversitemiz, müsabakaları namağlup tamamladı. Kadrosunda milli sporcuların yer aldığı takımın antrenörlüğünü milli takım antrenörü Sercan Hükümen üstlendi.
Turnuva sonrası değerlendirmede bulunan Hükümen, alınan sonucun kendileri için sevindirici olduğunu belirterek, desteklerinden dolayı Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Baydil’e, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül’e ve Ay Yıldız Spor ve Yaşam Merkezi Müdürü Fırat Coşkun’a teşekkür etti.
Kadınlar kategorisinde Kastamonu Üniversitesi birinci, Koç Üniversitesi ikinci, Hitit Üniversitesi ise üçüncü oldu.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen şampiyonluğun memnuniyet verici olduğunu belirterek, takımı ve antrenör Sercan Hükümen’i kutladı. Sporun her alanında öğrenci başarılarının desteklenmeye devam edileceğini ifade etti.
Kadın Ragbi Takımı’nı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Kastamonu Üniversitesi, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir teknoloji vizyonu doğrultusunda resmi web sitesini yenileyerek kullanıcı odaklı, modern ve erişilebilir bir yapıyla ziyaretçilerini karşılamaya başladı.
Üniversitemiz Bilgi İşlem Daire Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalar sonucunda hazırlanan yeni arayüz, teknolojik altyapısı ve içerik düzenlemeleriyle çağın ihtiyaçlarına yanıt veriyor.
Yenileme sürecinde yalnızca tasarımsal estetik değil, kullanıcı alışkanlıklarına yönelik bilimsel analizler de dikkate alındı. Özellikle akademik çalışmalar ışığında yürütülen bu süreçte, kullanıcıların bilgiye kolay ve hızlı erişimi önceliklendirildi. Yeni yapısıyla ziyaretçilerimiz; etkinlik takvimlerine erişimden güncel duyurulara, sık kullanılan kaynaklara ulaşmaktan birim web sitelerine kolayca yönelmeye kadar pek çok özelliği daha sade ve hızlı şekilde kullanabilecek.
KÜ-Alim ile Akıllı Erişim Deneyimi
Yeni web sitesinin öne çıkan unsurlarından biri, yapay zekâ destekli KÜ-Alim sisteminin entegre edilmesi oldu. Beta versiyonu ile yayına alınan KÜ-Alim, yalnızca mevcut bilgileri sunmakla kalmayıp, sürekli kendini geliştiren ve güncellenen bir yapıya sahip. Başlangıçta Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı'na sorulan sorulara cevap veren KÜ-Alim ziyaretçilerin sorularına dinamik ve yönlendirici yanıtlar sunarak dijital etkileşimi yeni bir boyuta taşıyor.
Sanal Tur ve Dinamik İçeriklerle Zenginleştirilen Deneyim
Yeni web sitesinde ziyaretçilerin kampüs atmosferini dijital ortamda keşfetmelerine olanak tanıyacak sanal tur özelliği de yakında aktif hale getirilecek. Ayrıca, sitenin İngilizce versiyonu da Türkçe içeriklerle eş zamanlı olarak güncellenerek uluslararası erişilebilirliği artırıyor.
Sayfa girişlerinde yer alan tanıtım introlarının belirli aralıklarla güncellenmesi, dinamik bir kurumsal görünüm sunmayı hedefliyor. Böylece web sitesi yalnızca bilgilendirme değil, aynı zamanda etkileşimli bir iletişim aracı olarak da işlev görüyor.
Üniversitemiz, bu dijital dönüşümle birlikte sürdürülebilir, erişilebilir ve ileri teknolojilere entegre bir web deneyimi sunarak; öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, personelimiz ve tüm dış paydaşlarımız ile ziyaretçilerimize daha etkili bir dijital deneyim sunmayı amaçlıyor.
Yeni yüzümüzü keşfetmek için sizleri www.kastamonu.edu.tr adresine bekliyoruz.
Kastamonu Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi (Sosyal Ofis), 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi kapsamında Nisan ayında yapılan proje başvuruları arasından 27 aile temelli projeyi desteklemeye değer buldu.
Üniversitemiz farklı fakülte, yüksekokul ve bölümlerinden akademisyenler ile öğrenciler tarafından hazırlanan projeler, aile kurumunu güçlendirmeye yönelik çeşitli toplumsal konuları odağına alıyor.
Eğitimden sağlığa, kültürden kuşaklar arası iletişime, sosyal dayanışmadan psikososyal destek programlarına kadar geniş bir yelpazede planlanan projeler, Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde uygulanacak.
Desteklenen projeler kapsamında huzurevleri, çocuk evleri, kadın merkezleri ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde atölye çalışmaları, seminerler, rehberlik faaliyetleri ve gönüllülük esaslı etkinlikler düzenlenecek.
Projeler, hedef kitleye doğrudan katkı sağlamanın yanı sıra, Üniversitemiz öğrencilerine de sahada aktif rol alma imkanı sunarak toplumsal farkındalık, empati ve liderlik becerileri kazandırmayı amaçlıyor.
Üniversitemiz, bu projelerle hem 2025 Aile Yılı’nın hedeflerine destek vermeyi hem de “topluma katkı” misyonunu hayata geçirmeyi hedefliyor. Sosyal Ofis, önümüzdeki dönemlerde aile, çevre, dijital medya ve yapay zekâ gibi temalar etrafında sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeye devam edecek.
Kastamonu Üniversitesi, kültürel mirasın korunması ve toplumla buluşturulması amacıyla "Müzelerin ve Kütüphanelerin Toplumla Buluşması" başlıklı panele ev sahipliği yaptı. 23 Mayıs 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda Üniversitemiz ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün iş birliğiyle düzenlenen Müzeler Günü özel programında gerçekleştirilen etkinliğe
Kastamonu Müze Müdürü Erol Kale, Kastamonu Kent Tarihi Müzesi Sorumlusu Dr. Murat Karasalihoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi Müdürü Sevgi Doğar ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Panelin açılış konuşmasını, Tarih ve Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Doç. Dr. Rabia Aktaş yaparken konuşmasında müzelerin ve kütüphanelerin sadece bilgi ve belge depolayan kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal belleğin yaşatıldığı mekânlar olduğuna dikkat çekti.
“Müzeler ve kütüphaneler, bir toplumun tarihsel ve kültürel birikimini gelecek kuşaklara aktaran en önemli kurumlardır,” diyen Doç. Dr. Aktaş, Kastamonu'nun zengin kültürel mirasının bu kurumlar sayesinde gün yüzüne çıkarıldığını ve geleceğe aktarılmak üzere korunduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Aktaş’tan sonra panelde konuşan Kastamonu Müze Müdürü Erol Kale, “Kültür Varlığı Kaçakçılığı ve Kaçak Kazılar” konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Müdür Kale, kültür varlığının tanımını yaparak, ülkemizin medeniyetler beşiği olduğunu bunun da kültür varlıkları açısından zenginlik kattığını ifade etti.
Kale, tarihi eser kaçakçılığı ve izinsiz kazı faaliyetlerinin Türkiye genelinde olduğu gibi Kastamonu’da da önemli bir tehdit oluşturduğunu söyleyerek “Kaçak kazılarla yok edilen eserlerin tahrip edilerek ya da yurtdışına kaçırılarak geri dönüşsüz biçimde kaybedilmesine neden olduğunun altını çizdi. Kale kaçak yollarla elde edilen kaçak mirasın yurtdışındaki müzelere taşındığını vurgulayarak yüzde doksanının geri döndüğünü ifade etti.
Kastamonu Kent Tarihi Müzesi Sorumlusu Dr. Murat Karasalihoğlu, “Kentlilik Bilincinde Kastamonu Kent Tarihi Müzesi” başlıklı sunumunu paylaştı.
Kent kültürünün yaşatılmasında müzelerin rolüne vurgu yapan Karasalihoğlu, “Bir kentin tarihini ve hafızasını korumak, yalnızca geçmişi anlamak değil, aynı zamanda geleceği inşa etmektir. Kastamonu Kent Tarihi Müzesi bu anlayışla kuruldu ve her geçen gün kentin kültürel kimliğine katkı sağlamaya devam ediyor,” dedi.
Kent müzelerin doğru tanıtımını yapmak için hikâyeyi doğru şekilde vermenin önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Karasalihoğlu, kent müzesinde çocukların gençlerin aktif olmasını istediklerini bu şekilde geçmişi geleceğe taşıyabildiklerini söyledi.
Etkinlikte ayrıca, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi Müdürü Sevgi Doğar “Yazma Eser Kütüphaneciliği ve Yazma Eserler” konusunda katılımcılara bilgi verdi.
Müdür Doğar, konuşmasında, yazma eserlerin yalnızca dini ya da edebi metinler olmadığını, aynı zamanda dönemin sosyal, bilimsel ve kültürel yapısını yansıtan eşsiz kaynaklar olduğunu vurgulayarak “Her yazma eser, ait olduğu dönemin izlerini taşır. Bunlar bizim tarihsel hafızamızın en değerli parçalarıdır,” dedi.
Prof. Dr. Gülten Küçükbasmacı ise “Yaşayan Müze ve Kastamonu” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Son yıllarda müzecilik anlayışının değiştiğini artık somut olmayan kültürel miras öğelerinin de müzecilik alanına girdiğini söyleyerek yaşayan müze anlayışı, kültürel mirası halkla doğrudan buluşturduğunu dile getirerek Kastamonu’da olduğu gibi ülkemizde pek çok şehirde de yaşayan müze açıldığını ifade etti.
Prof. Dr. Küçükbasmacı, yaşayan müzede ziyaretçiyi sadece izleyici olmaktan çıkardığını, katılımcı hâline getirdiğini söyleyerek yerel oyunları, el sanatları sergilendiğini ifade etti. Küçükbasmacı, bu modelin Kastamonu gibi köklü bir geçmişe sahip şehirlerde uygulanmasının hem turizm hem de kültürel kimlik açısından büyük katkılar sağlayacağını belirtti.
Kastamonu Üniversitesi bünyesinde 2023-2024 Eğitim ve Öğretim yılında kurulan Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi (Sosyal Ofis), yeni dönemde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. 2025 yılının Ocak-Nisan ayları arasında 52 farklı kurumla iş birliği yapılarak 105 proje desteklenmeye değer bulundu.
Desteklenen projelerden 54’ü akademisyenler, 51’i ise öğrenciler tarafından hazırlandı. Projeler; eğitimden çevreye, sağlıktan kültürel mirasa, toplumsal farkındalıktan dijital okuryazarlığa kadar birçok alanda toplum yararını gözeterek geliştirildi.
Sosyal Ofis, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinci kazanmalarını da amaçlıyor. Bu doğrultuda yürütülen projeler, Üniversitemizin topluma katkısını artırmayı ve öğrencilerin gönüllülük, liderlik ile proje yönetimi gibi becerilerini güçlendirmeyi hedefliyor.
Yıl boyunca başvuruya açık olan Sosyal Ofis, her ay düzenli olarak gelen projeleri değerlendiriyor. Projeler; akademik uygunluk, toplumsal katkı ve sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda inceleniyor.
Toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bazı aylar tematik başvuru çağrıları da yayımlanıyor. Nisan ayında “Aile” teması öne çıkarılırken, Mayıs ayında “Yapay Zekâ” temalı projelere öncelik verileceği duyuruldu.
Sosyal Ofis, kısa sürede elde ettiği bu sonuçlarla Üniversitemizin topluma hizmet hedeflerini somut projelere dönüştürmeye devam ediyor. Tüm akademisyen ve öğrencilere yıl boyunca açık olan başvuru sistemiyle sosyal katkı sağlamaya yönelik projeler geliştirmeye davet ediyor.
Kastamonu Üniversitesi, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi dolayısıyla aile odaklı sosyal politika ve uygulamaları desteklemek amacıyla Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile iş birliği toplantısı düzenledi. Rektörlük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı başkanlık etti.
Toplantının ana gündemini, Kastamonu’da yaşayan yaşlılar ve çocuklara yönelik sürdürülebilir sosyal sorumluluk projeleri oluşturdu. Toplantıda, kurumlar arası koordinasyonun artırılması, sosyal hizmet alanında üniversite katkısının genişletilmesi ve Aile Yılı kapsamında yürütülebilecek ortak faaliyetlerin planlanması konuları ele alındı.
Toplantıya Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Murat Akbaş, Sosyal Hizmet Uzmanı Eylem Aydın, Güldal Akşit Huzurevi Müdürü Remzi Şahin, Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü (ÇEKOM) Müdürü Hakan Yavuz, Çocuk Evleri Siteleri (ÇES) Müdürü Asuman Akbaş, Sosyal Çalışmacı Zehra Semiz ve öğretmen Bahattin Açıkgöz katıldı.
Kastamonu Üniversitesi’ni temsilen ise Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygün, Türk Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gülten Küçükbasmacı, Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Adem Yılmaz, Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk, Tarih ve Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Rabia Aktaş, Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şahika Şimşek Çetinkaya, Basın Müşaviri Doç. Dr. Selver Mertoğlu ve Proje Birimi Sorumlusu Pınar Zeydan yer aldı.
Toplantıda, Kastamonu Üniversitesi’nin sahip olduğu akademik birikimin, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün saha deneyimi ile buluşturularak toplumsal katkı sağlayacak projelere dönüştürülmesi yönünde fikir birliğine varıldı. Bu doğrultuda, yaşlı bireyler ile çocuklara yönelik sosyal, kültürel ve eğitsel etkinliklerin yer aldığı bir eylem planı oluşturuldu.
Ayrıca, üniversite öğrencilerinin gönüllülük esasına dayalı sosyal sorumluluk projelerine aktif katılımını sağlayacak mekanizmalar üzerinde duruldu. Huzurevleri ve çocuk evlerinde uygulanabilecek kuşaklar arası etkileşim projeleri, sanatsal ve eğitsel atölyeler ile yerel iş birlikleri temelinde geliştirilecek projeler ön plana çıkarıldı.
Toplantının sonunda, katılımcılar karşılıklı görüş ve önerilerini paylaşarak 2025 Aile Yılı kapsamında ortak çalışma kültürünün geliştirilmesine yönelik kararlılıklarını dile getirdi. Kastamonu Üniversitesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün, aile değerlerini yaşatan ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren projeler aracılığıyla şehre katkı sunmaya devam edeceği vurgulandı.
Kastamonu’nun zengin tarihi, kültürel ve gastronomi mirasını ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak amacıyla Kastamonu Valiliği himayelerinde, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Kastamonu Üniversitesi ile Turizm Fakültesi iş birliğinde düzenlenen Uluslararası Kastamonu Kültür Günleri- 3 kapsamındaki Türk Mutfağı Haftası Etkinlikleri, açılış programı ile başladı.
Etkinliğin açılış töreni 21 Mayıs 2025 tarihinde Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Vali Yardımcısı Aydın Ergün, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Atalan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Vali Yardımcısı Aydın Ergün, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Emine Erdoğan’ın öncülüğünde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası’nın açılışında bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Anadolu’nun tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını bunun da mutfağa yansıdığını ifade etti.
Tarih ve kültürel zenginliğin mutfağa lezzet kattığını söyleyen Vali Yardımcısı Ergün, geçmişten gelen tatların geleceğe taşınmasını amaçladığını belirtti. Açılış konuşmasının ardından katılımcılara iki belgesel film gösterimi yapıldı. “Yiyeceğin Serüveni Tanıtım Çekimi” ve “Anadolu’dakiler Programı Kastamonu Pastırması Özel Bölümü” izleyicilerin beğenisine sunuldu.
Belgesel gösterimlerinin ardından düzenlenen “Gelenekten Geleceğe: Kastamonu’nun Mutfak Yolculuğu” başlıklı panelde, katılımcılara yöresel mutfağın gelişimi hakkında kapsamlı bilgi sunuldu.
Moderatörlüğünü Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Serkan Çalışkan’ın üstlendiği panelde ilk olarak söz alan Ünallar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Ünal, “Eğisinin Yolculuğu” başlıklı sunumunda Kastamonu’nun geleneksel lezzetlerinden “eğşi” üzerinden bir anlatım gerçekleştirdi. Eğşinin sadece bir tatlandırıcı değil; aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışının ve geleneksel mutfak bilgisinin bir yansıması olduğunu vurgulayan Ünal, geçmişte yaygın olarak evlerde üretilen bu ürünün zamanla unutulduğunu, bu nedenle eğşinin yeniden hatırlatılması ve gastronomi turizmine kazandırılması amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Panelin ikinci konuşmacısı olan Kurşunlu Han Otel CEO’su Cem Dilimel ise, “Yöresel Mutfakların Gastronomi Turizmindeki Önemi” konusunu ele aldı. Gastronomi turizminin gün geçtikçe önem kazandığına dikkat çeken Dilimel, yöresel tatların bu alanda belirleyici bir rol üstlendiğini belirtti. Turizmin yalnızca doğal güzelliklerle sınırlı olmadığını dile getiren Dilimel, bir şehrin unutulmaz olmasında damakta kalan lezzetlerin büyük payı olduğunu ve bu bağlamda Kastamonu mutfağının önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Cem Sultan Bedesteni Restoran Yetkilisi Uğur Baltacı ise, “Kastamonu Mutfağının Tanıtımında Restoranların Rolü” başlıklı sunumunda, restoranların yerel mutfağın tanıtımındaki sorumluluğuna değindi. Misafirlerin bir şehri ilk olarak yemeğiyle tanıdığını söyleyen Baltacı, mutfağın şehrin karakterini yansıttığını, restoranların ise bu karakterin vitrinini oluşturduğunu kaydetti. Bu nedenle yerel mutfağın korunması ve tanıtılması sürecinde restoran işletmecilerine önemli görevler düştüğünü dile getirdi.
Panelin son konuşmacısı Park Dedeman Kastamonu Executive Şefi Yağız Oğuz Aydın ise, “Türk Mutfağında Sıfır Atık Uygulamaları” başlıklı sunumunda geleneksel mutfak kültürümüzde israfın önlenmesine yönelik uzun süredir var olan uygulamalara dikkat çekti. Özellikle Kastamonu mutfağında kullanılan kurutma, salamura ve turşulama gibi tekniklerin hem israfı önlediğini hem de doğal kaynakları koruduğunu ifade eden Aydın, geçmişten gelen “artanı ziyan etme” anlayışının bugünün sürdürülebilirlik anlayışıyla örtüştüğünü belirtti. Ayrıca, kendi otel mutfaklarında hayata geçirilen geri dönüşüm ve atık yönetimi uygulamalarından örnekler vererek bu konuda farkındalık oluşturmanın önemine işaret etti.
Etkinlik, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisinde düzenlenen Kastamonu Yöresel Yemekler ve Ürünler Fotoğraf Sergisi ziyareti ile sona erdi.
Türk dünyasının ortak sesi, Kazak Türkü şair, besteci ve filozof Abay Kunanbayev’in fikir mirası, Kastamonu’da bilimsel bir zeminde yeniden ele alınıyor. Kastamonu Üniversitesi, 21-22 Mayıs 2025 tarihlerinde Abay ve Türk Dünyasının Dili, Edebiyatı, Kültürü Sempozyumu adlı uluslararası sempozyuma ev sahipliği yapıyor. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü ile Edebiyat ve Toplum Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen sempozyumun açılış töreni, 21 Mayıs 2025 tarihinde İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Etkinliğe Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, İnsan ve Toplum Bilimleri Dekanı Prof. Dr. M. Serhat Yılmaz, El Farabi Kazak Milli Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Salkınbay Anar Bekmırzakızı ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Saygı duruşunun ardından Türk ve Kazak Milli Marşlarının çalınmasının ardından açılış konuşmalarına geçildi. Etkinlikte ilk sözü Çağdaş Türk Lehçeleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Söylemez aldı. Prof. Dr. Söylemez, Abay Kunanbay’ın sadece Kazak edebiyatında önemli bir yere sahip olmadığını, aynı zamanda tüm Türk dünyasının ortak vicdanı ve bilge sesi olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında sempozyumun amacı ve kapsamı hakkında da bilgiler veren Söylemez, böylesine anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapılmasından dolayı Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a teşekkür etti.
Prof. Dr. Söylemez’in ardından kürsüye çıkan Prof. Dr. Salkınbay Anar Bekmırzakızı, Abay’ın eserlerinin Türk halklarının diline, edebiyatına ve kültürüne ışık tuttuğunu Türk değerlerini evrensel bir zeminde yeniden yorumlamasına olanak sağladığını söyledi. Prof. Dr. Bekmırzakızı, “Bu sempozyum, farklı coğrafyalardan gelen bilim insanlarını aynı çatı altında toplayarak, Türk dünyasının ortak mirasını konuşmak, tartışmak ve geleceğe taşımak adına çok kıymetlidir. Abay’ın diliyle söyleyecek olursak: Halkını seven, bilgisini halkına adar.’ Bizler de bu mirası yaşatmak ve aktarmakla yükümlüyüz. Bu vesileyle Kastamonu Üniversitesi’ne ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ederiz.” diyerek sözlerini tamamladı. Konuşmanın ardından El-Farabi Kazak Milli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canseyit Tümanbayev tarafından gönderilen mesaj okundu ve teşekkür belgeleri takdim edildi.
Prof.Dr. Bekmırzakızı’ndan sonra söz alan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen akademisyenlerle, Abay üzerinden Türk dilini, edebiyatını ve Türk kültürünü konuşuyor olmanın önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaymakçı, “Dillerimiz farklı varyasyonlarla şekillenmiş olsa da, kökümüz birdir. Türk dünyasının ortak değerlerini yaşatmak ve geleceğe taşımak için bu tür bilimsel etkinlikler hayati önemdedir. Kastamonu Üniversitesi olarak bu misyonun bir parçası olmaktan gurur duyuyor, Türk dünyasıyla kurduğumuz bu köprüyü daha da güçlendirmeyi arzuluyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen açılış oturumunda, ilk olarak kürsüye çıkan Al-Farabi Kazak Ulusal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Anar Salkınbay Bekmırzakızı “Abay – İnsan Bilincinin Reformcusu” sunumunu dinleyicilere aktardı. Ardından Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Naciye Ata Yıldız “Abay’ın Kara Sözleri’nin Edebi Yönü” isimli sunumunu gerçekleştirdi. Prof.Dr. Yıldız’dan sonra kürsüye çıkan Al-Farabi Kazak Ulusal Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Danday Iskakulı, “Abay'ın Şiirinde Türk Dünya Görüşü” çalışması hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Üniversitemizden Prof. Dr. Orhan Söylemez “Abay ve Abiş” isimli sunumunu gerçekleştirirken, Prof. Dr. Söylemez’den sonra kürsüye çıkan Gumilev Avrasya Milli Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Magripa Yeskeyeva Kaynarbaykızı “Abay Dilinde Çift Anlamlılık” çalışması ile sempozyuma katıldı. Programda son sözü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ekrem Ayan ve Ayşenur Kiper aldı. Prof.Ayan ve Kiper Abay Kunanbayev’in Yetiştiği Dönemde Tarihî Olaylar, Sosyal ve Siyasî Durum” çalışması ile oturum sona erdi.
Kazakistan’dan Al-Farabi Kazak Milli Üniversitesi ve Üniversitemiz iş birliği ile gerçekleşen farklı Türk lehçelerini konuşan ülkelerden gelen akademisyenleri bir araya getirerek, ortak bir dil, kültür ve edebiyat zemini oluşturmak amacıyla düzenlenen sempozyumda sekiz farklı ülkeden 114 katılımcı ve 95 bildiri yer alacak ve etkinlik hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
Kastamonu Üniversitesi, Türkiye Eskrim Federasyonu’nun 2024-2025 faaliyet takvimi kapsamında düzenlenen Yıldızlar U17, Gençler ve Büyükler Kılıç Açık Turnuvası’na ev sahipliği yaptı. 16-18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Üniversitemiz Ayyıldız Spor ve Yaşam Merkezi’nde gerçekleşen üç günlük organizasyona, farklı yaş kategorilerinde toplam 379 sporcu katıldı.
Yıldızlar U17 Kadın Kılıç kategorisinde şampiyonluğu Duru Ayşe Özgönül elde ederken, ikinci sırayı Irmak Şenoğlu aldı. Defne Salman ve Hayat Gündoğan ise üçüncülüğü paylaştı. Erkeklerde ise Candeniz Berrak altın madalyanın sahibi oldu; Arda Takka gümüş, Tuna Çalışkan ve Emir Karagülle bronz madalyayı paylaştı.
Gençler Kılıç Kadın kategorisinde birincilik Nergis Ada Kabadere’nin olurken, Irmak Şenoğlu ikinci, Elif Çınar Koçak ve Zehra Kerem üçüncü sırayı aldı. Erkeklerde ise birinciliği Furkan Yama, ikinciliği Candeniz Berrak, üçüncülüğü Enes Talha Kalender ile Poyraz Kümük elde etti.
Dereceye giren sporcular, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Türkiye Eskrim Federasyonu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bilgehan Baydil ile Merkez Hakem Kurulu üyesi ve Uluslararası Hakem Yasemin Yeltekin’in elinden madalyalarını aldı.
Büyük Kadınlar Kılıç kategorisinde şampiyonluk Begüm Alkaya’nın olurken, Nil Güngör ikinci, Zehra Kerem ve İrem Güner ise üçüncülüğü paylaştı. Büyük Erkekler Kılıç kategorisinde altın madalyayı Muhammed Furkan Kalender kazandı. İkinci sırada Âdem Doruk Küpeli yer alırken, üçüncülüğü Candeniz Berrak ve Enes Talha Kalender paylaştı.
Turnuvada dereceye giren sporculara madalyaları, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Aygül ile Türkiye Eskrim Federasyonu Başkanı Abdurrahman Karataş tarafından takdim edildi.
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim üyelerinden Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Sedat Gökmen’in yürütücülüğünde, “Veteriner Hekimliğinde Sık Kullanılan İlaç ve Biyolojik Ürünlerde Gizli Tehlike Olan Mikroplastik Varlığının Araştırılması” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
12 ay sürecek ve 80 bin TL destekli projede Üniversitemiz öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Veysel Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Dilek Güvenç ve Doç. Dr. Gediz Uğuz ve Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burcu Gül’ün araştırmacı olarak yer alıyor.
Projede, özellikle parenteral uygulama (enjeksiyon yoluyla uygulanan) ürünlerin ambalajlarında kullanılan plastik materyallerin hayvan vücuduna mikroplastik olarak geçip geçmediği incelenecek. Bu maddelerin, et, süt ve yumurta gibi hayvansal ürünler yoluyla insanlara da taşınarak insan sağlığına risk oluşturuyor. Araştırma ekibi, bu projeyle sadece veteriner hekimliğinde kullanılan ürünlerin güvenliğini değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından da önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyi hayata geçiren akademik ekibi tebrik ederek, Üniversitemizin bilimsel üretim gücüne katkı sunan tüm araştırmacılara teşekkür etti. Ayrıca, bilimsel araştırma ve projelere sağladıkları desteklerden dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile YÖK üyelerine teşekkürlerini ileten Rektörümüz, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da araştırmacıları teşvik eden katkılarından dolayı şükranlarını sundu.
Öğretim üyelerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Üniversitemiz, Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde 13-14 Mayıs 2025 tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilen Üniversitelerarası Judo Türkiye Şampiyonasından başarılarla döndü. Türkiye genelinden birçok üniversitenin katıldığı organizasyonda Üniversitemiz, 12 sporcu ile yer aldı ve müsabakaları yedi dereceyle tamamladı.
Şampiyona süresince müsabakalarda yer alan sporcularımızdan Müberra Güneş altın madalya kazandı. Ayben İn, kendi sıkletinde gümüş madalya alırken, açık sıklette altın madalya elde etti. Feryat Gönültaş da gümüş madalya aldı. Arda Cenker Yaz, Muhammed Yazıcı ve Nimet Kaniyolu ise bronz madalya kazanan isimler arasında yer aldı.
Alınan dereceler sonucunda, Üniversitemiz kadın judo takımı genel sıralamada Türkiye ikincisi oldu. Sporcularımız farklı sıkletlerde yapılan karşılaşmalarda elde ettikleri sonuçlarla madalya sıralamasına katkı sağladı.
Derece elde eden sporcularımızı ve katkı sağlayan antrenörleri tebrik eder, çalışmalarında başarılar dileriz.
Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından VIII. Uluslararası Şeyh Şa‘bân-ı Velî Sempozyumu “Tarihten Günümüze Filistin ve Kudüs” temasıyla düzenleniyor. Filistin ve Kudüs’e yönelik akademik ilgiyi artırmayı, bu alandaki çalışmaları teşvik etmeyi ve toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlayan sempozyum, iki gün boyunca gerçekleştirilecek sunum ve tartışmalarla Kudüs’ün tarihi, dini, sosyopolitik ve kültürel boyutlarını derinlemesine ele almayı hedefliyor.
Sempozyumun açılış töreni, 15 Mayıs 2025 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda yapılacak. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Mehmet Nadir Özdemir’in konuşma yapacağı etkinliğe, yurtiçinden ve yurtdışından çok sayıda akademisyen katılıyor. Hem yüz yüze hem de çevrim içi katılımla gerçekleştirilecek sempozyumda toplam 176 bildiri sunulacak. Sempozyumun açılış konferansını ise Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Nuh Arslantaş verecek.
Etkinlik kapsamında ayrıca 16 Mayıs 2025 Cuma günü 16.30-18.00 saatleri arasında “Kudüs Özel Oturumu” düzenlenecek. Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek oturumun başkanlığını Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Safa Üstün üstlenecek. Oturumda, IRCICA’dan Prof. Dr. Cengiz Tomar “Kudüs Çalışmalarının Geleceği”, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Alaattin Dolu “Filistin’de Mülksüzleştirme Politikaları ve Kudüs Vakıfları” konulu sunumlarını gerçekleştirecek. Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hamza Yavuz ise “Kudüs’te Bir Büyükelçilik, Diasporada Bir Yarılma: Amerikan Yahudilerinin Trump’ın Büyükelçilik Kararına ve Kudüs’ün Geleceğine Bakışları” başlıklı değerlendirmesiyle Kudüs meselesine uluslararası ilişkiler ekseninden katkı sunacak.
Sempozyum programına ssvilahiyat.kastamonu.edu.tr adresinden ulaşılabilir. Etkinliğe Kastamonu halkı ve tüm ilgililer davetlidir.
3-7 Mayıs tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Muaythai Ünilig Üniversiteler Türkiye Şampiyonası’nda Kastamonu Üniversitesi, altı sporcusuyla mücadele ederek B Division kategorisinde takım halinde Türkiye üçüncülüğü elde etti.
Üniversitenin Muaythai Takımı, Arş. Gör. Ahmet Batuhan Akbulut’un antrenörlüğünde katıldığı şampiyonada hem bireysel hem de takım performanslarıyla dikkat çekti. Sporcular, çeşitli kilolarda önemli dereceler kazanarak Üniversitemizi başarıyla temsil etti.
Şampiyonada A Division 54 kg kategorisinde mücadele eden Hamza Eren Göksu, altın madalya kazanarak Türkiye şampiyonu oldu. B Division 51 kg’da Alakber Mammadli de birincilik elde ederek altın madalya kazandı. B Division 71 kg’da Sedat Altun gümüş madalya alarak Türkiye ikincisi olurken, B Division 67 kg’da Yusuf Altun bronz madalya kazanarak Türkiye üçüncülüğü derecesi elde etti.
Kazanılan bu başarıyla birlikte Kastamonu Üniversitesi, B Division takım klasmanında Türkiye üçüncülüğüne ulaşarak önemli bir sportif başarıya daha imza attı. Gösterdikleri üstün performansla Üniversitemizi başarıyla temsil eden tüm sporcularımızı ve antrenörümüzü tebrik ederiz.
Erasmus+ Ana Eylem 2 (KA2) Yükseköğretimde İşbirliği Ortaklıkları kapsamında yürütülen ve Eğitim Fakültemizden Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Öğr. Gör. Dr. Süleyman Çite’nin yer aldığı “Empowering Digital Competencies of Teachers with Designing Digital Learning Materials Through Gamification” projesi çerçevesinde, Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ev sahipliğinde ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü destekleriyle 8 Mayıs 2025 tarihinde, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde, "Empower Digi Teach: Dijital Yeterlilik Konferansı ve Çalıştayı" gerçekleştirildi.
Öğretmenlerin dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kaçar, Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ercan Akpınar, Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kahyaoğlu Erdoğmuş, Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Çite, Dr. Öğr. Üyesi Kadir Yücel Kaya ile çok sayıda akademisyen, öğretmen ve öğrenci katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Çite, gerçekleştirilen bu programla oyunlaştırma kuramlarına dayalı olarak tasarlanacak öğretim ortamları aracılığıyla öğretmenlerin dijital materyal tasarlama ve kullanma becerilerinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, eğitimin teknoloji ile entegrasyonunun önemine dikkat çekerek çağın gerekliliklerini yakalayabilmek adına dijital yetkinliklerin ve yeterliliklerin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Gümüş, böylesine önemli bir etkinliğin Kastamonu’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek projeye katkı sunan kurumlara ve akademik personele teşekkür etti.
Ardından söz alan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, dijital çağın gereklerine uygun olarak öğretmenlerin dijital yeterliliklerini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası nitelikteki bu etkinliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, başta proje yürütücüsü Dokuz Eylül Üniversitesi akademik personeli olmak üzere projeye katkı sağlayan tüm akademisyenlere teşekkür etti.
Açılış konuşmalarının ardından konferansa katkı sunan öğretim üyelerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlikte ilk olarak Avrupa Birliği destekli Empower Digi Teach projesinin tanıtımı Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kahyaoğlu Erdoğmuş tarafından yapıldı.
Tanıtımın ardından konferans bölümüne geçildi. Bu bölümde Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ercan Akpınar ve Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kahyaoğlu Erdoğmuş ile Üniversitemizden Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Çite ve Dr. Öğr. Üyesi Kadir Yücel Kaya sunumlarıyla yer aldı. Katılımcılar, eğitimde teknoloji entegrasyonu, dijital yeterlilik çerçevesi (DigiCompEdu), öğrenme yönetim sistemleri (ÖYS) ve öğretmen rehber kitabı gibi başlıklar üzerine bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Konferansın ardından programın çalıştay bölümüne geçilerek, eğitimde oyunlaştırma ve yapay zekâ araçlarına ilişkin uygulamalı bilgiler katılımcılara aktarıldı.
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından düzenlenen ve farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getiren "Kafkasya’dan-2" (From The Caucasus-2) başlıklı uluslararası çevrimiçi sergi, 1 Mayıs 2025 tarihinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
İlki 2024 yılında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Kafkasya’dan” sergisinin devamı niteliğindeki bu etkinlik, 1–31 Mayıs 2025 tarihleri arasında izleyicilere açık olacak. Sergi, Kafkasya'nın çok katmanlı kültürel mirasını sanat yoluyla görünür kılarken, izleyicilere zengin bir kültürel ve sanatsal deneyim sunuyor.
Sergide, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erol Yıldır, Doç. Dr. Metin Uçar, Dr. Öğr. Üyesi Teoman Çığşar ve Arş. Gör. Merve Mehtap Bulut’un yanı sıra Türkiye’den Ahmet Özel, Faruk Kutlu, Feriha Eviren Kankoç, Kazım Artut ve Songül Kınık gibi sanatçılar da yer aldı. Bunun yanı sıra Çeçenya, Abhazya, Gürcistan, Kabardey, Balkarya, Adıgey, Rusya, Azerbaycan ve Dağıstan gibi Kafkas ülkelerinden sanatçılar da eserleriyle sergiye katkı sundu.
Tamamen sanal ortamda gerçekleştirilen sergi, ziyaretçilere hem görsel hem de düşünsel bir yolculuk sunarken, sınırları aşan bir etkileşim ortamı oluşturmayı ve sanat aracılığıyla farklı halklar arasında kültürel bir köprü kurmayı hedefliyor.
Sergiyi izlemek için buraya tıklayınız.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen IV. Tarım Orman Şûrası, 28-30 Nisan 2025 tarihleri arasında, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla "Türkiye Yüzyılı, Bereketin Yüzyılı" temasıyla gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi, şûraya sunduğu güçlü akademik katkıyla önemli bir rol üstlendi.
1997, 2004 ve 2019 yıllarındaki önceki şûraların ardından gerçekleştirilen bu kapsamlı organizasyonda 16 ayrı başlık altında çalışma grupları, 5 farklı başlıkta ise atölye çalışmaları düzenlendi. Çalışma gruplarının hazırladığı komisyon raporları Başkanlık Divanı’na sunularak Şûra üyelerinin onayına sunuldu. Şûra kapsamında toplam 371 hedef ve 2.678 strateji belirlendi.
“Entegre ve Sürdürülebilir Ormancılık Yönetimi” başlıklı çalışma grubunun başkanlığını Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük yürüttü. Kastamonu Üniversitesi’nin, Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisaslaşan tek yükseköğretim kurumu olarak şûraya katkısı büyük takdir topladı.
Üniversitemiz öğretim üyelerinden Prof. Dr. Alperen Kaymakcı, Prof. Dr. Erol Akkuzu, Prof. Dr. Ferhat Kara, Doç. Dr. Anıl Soyumert Ertürk ve Doç. Dr. Emre Birinci de farklı çalışma gruplarında aktif görev alarak sürece önemli katkılar sundu.
Şûra süreci, 14 Mayıs 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanacak olan "Sonuç Bildirgesi" ile tamamlanacaktır.
Üniversitemiz tarafından, Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Eğitim Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Tosya Meslek Yüksekokulunun katkılarıyla düzenlenen “Sosyoduygusal Önleyici Tedbirler Çalıştayı”, 30 Nisan 2025 tarihinde Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Programda yer alan akademisyenlerimiz tarafından, yükseköğretim kurumlarında ve gündelik yaşamda sosyal duygusal becerilerin desteklenmesi, bireylerin karşılaşabileceği zorlayıcı durumların nedenleri ve bunlara karşı geliştirilebilecek önleyici yaklaşımlar ile Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında yürütülen çalışmalar ele alındı.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, alandaki akademik ve kurumsal çalışmalara olan ihtiyacın altını çizerek, bu konuda sürdürülebilir adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Program kapsamında farklı akademik birimlerden katılım sağlayan öğretim elemanları, sosyoduygusal gelişimi desteklemeye yönelik birebir yürüttükleri çalışmaları katılımcılarla paylaşarak, karşılıklı fikir alışverişinde bulundu.
Ayrıca, sosyoduygusal gelişim alanında etkili sonuçlar elde edilebilmesi için akademik birimler ile uygulama alanları arasında koordineli çalışmaların yapılması gerektiğine dikkat çekildi.
Kastamonu Valiliği himayelerinde, Kastamonu Üniversitesi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde, Kastamonu’da spor alanında yeni yol haritalarının belirlenmesi amacıyla düzenlenen “Kastamonu’da Spor Çalıştayı”, 30 Nisan 2025 tarihinde Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.
“Kastamonu’da Spor Politikasını Birlikte Hazırlıyoruz” anlayışıyla düzenlenen çalıştayda, Kastamonu’nun spor vizyonu çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınacak.
Çalıştaya Vali Meftun Dallı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Eğitimi ve Araştırmaları Daire Başkanı Şükrü Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Baydil, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri ile çok sayıda akademisyen ve sporcular katıldı.
Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu İl Temsilcisi Adem Keloğlu çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, Kastamonu’nun spor geleceğini şekillendirme açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması ve topluma yararlı bireyler olarak yetişmesi için sporun kritik bir rol oynadığını vurgulayan Keloğlu, amatör kulüplerin desteklenmesi gerektiğini, bu noktada yükseköğretim kurumlarının da öğrenci ve eğitim desteğiyle katkı sunmasının önemine dikkat çekti.
Spor, Toplumları Birleştiren ve Güçlendiren Bir Yaşam Biçimidir
Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu ise, sporun yalnızca fiziksel bir etkinlik olmanın ötesinde, toplumları bir araya getiren bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu vurguladı. Sporun bireyleri güçlendirdiğine ve sağlıklı bir gelecek sunduğuna dikkat çeken Kuşcu, çalıştayda sporun çeşitli yönlerinin ele alınacağını ve ortak hedefler doğrultusunda fikir alışverişinde bulunulacağını ifade etti. Şehirde sporun yaygınlaştırılması, gençlerin teşvik edilmesi ve sürdürülebilir politikaların oluşturulması adına iş birliğine ihtiyaç olduğunu belirten Kuşcu, sporun herkes için erişilebilir hale getirilmesinin temel amaçları arasında yer aldığını dile getirdi.
Kastamonu, Spor Tesislerinde Öncü İl Olma Yolunda
Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Eğitimi ve Araştırmaları Daire Başkanı Şükrü Yılmaz, sporda daha çok performans odaklı bir yaklaşımın benimsendiğini gözlemlediklerini belirterek, oysa gelişmiş ülkelerde spor kültürü oluşturulmadan performans beklentisinin mümkün olmadığını ifade etti. Yaşam boyu spor ve herkes için spor anlayışının yaygınlaştırılmasıyla sporun sağlık, serbest zaman değerlendirme ve toplumsal boyutları kadar performansa da katkı sağladığını vurgulayan Yılmaz, yerel düzeyde spor kültürünün gelişmesinin, hem yereldeki başarıya hem de ülkenin uluslararası temsil gücüne etki ettiğini dile getirdi. Spora yapılan yatırımın sağlık harcamalarında önemli bir tasarruf sağladığını belirten Yılmaz, bu alana yapılan her 1 dolarlık yatırımın sağlıkta 10 dolarlık harcamayı engellediğini söyleyerek, sporun yatırım açısından da yüksek geri dönüş sağladığını kaydetti.
Kastamonu’nun tesisleşme anlamında önemli mesafe kat ettiğini belirten Yılmaz, ilin örnek spor tesislerine sahip olduğunu ve bu tesislerin bazı büyük illerde dahi bulunmadığını söyledi. Milli takım kamp merkezleri ve gençlik kamp merkezlerinin bu anlamda öne çıktığını dile getiren Yılmaz, bu tesislerin etkin kullanımının ve spor turizmine açılmasının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun hem sahip olduğu spor altyapısıyla hem de doğa sporlarına elverişli coğrafyasıyla spor turizminde Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Devlet üniversitelerinde antrenörlük eğitimi alan öğrencilerin artık “6+2” modeliyle eğitim göreceklerini aktaran Yılmaz, bu model kapsamında öğrencilerin altı yarıyıl ders alıp, yedinci ve sekizinci yarıyıllarda maaşlı olarak sahada antrenörlük stajı yapacaklarını söyledi. Yükseköğretim Kurulu ile üç yıldır yürütülen bu çalışma sayesinde öğrencilerin mezuniyet öncesinde uygulama deneyimi kazanacağını ve iki yıl içerisinde sahada çalışabilecek nitelikte yetiştirileceklerini sözlerine ekledi.
Kastamonu, spor altyapısı ve doğal avantajlarıyla Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olmaya adaydır.
Kastamonu Valisi Meftun Dallı, şehrin doğası ve iklim çeşitliliğiyle denizden dağa, kanyondan ormana kadar pek çok spor branşına uygun altyapıya sahip olduğunu vurgulayarak, Kastamonu’nun spor konusunda Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olabileceğini dile getirdi. Tesisleşme anlamında önemli ilerlemeler kaydedildiğini, özellikle Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı destekleriyle modern tesislere kavuşulduğunu belirten Vali Dallı, il stadının tamamlanmasıyla eksiklerin büyük ölçüde giderileceğini ifade etti. Sporu yalnızca fiziksel bir etkinlik olarak görmediklerini, özellikle çocuk ve gençlerin bağımlılıklardan uzak tutulmasında sporun etkili bir araç olduğunu söyleyen Dallı, çocukların yeteneklerinin erken yaşta keşfedilerek yönlendirilmesinin başarıyı getireceğine dikkat çekti. Bu kapsamda düzenlenen çalıştayın, Milli Eğitim Müdürlüğü ve üniversite iş birliğiyle, erken yaşta spor yönlendirmesi konusunda bir yol haritası oluşturacağına inandığını da sözlerine ekledi.
Açılış konuşmalarının ardından, düzenleme kurulu tarafından çalıştay hakkında bilgilendirici bir sunum yapıldı. Sunumun ardından etkinliğe katkı sunan akademisyenlerimize ve katılımcılara teşekkür plaketi takdim edildi.
Çalıştay süresince, spor altyapılarının geliştirilmesi, gençlerin spora teşvik edilmesi, yerel spor kulüplerinin desteklenmesi ve sürdürülebilir spor politikalarının oluşturulması gibi başlıklar masaya yatırılacak. Alanında uzman akademisyenler, antrenörler, spor yöneticileri ve gençlik temsilcilerinin katılımıyla Kastamonu’nun yerel dinamiklerine uygun çözüm önerileri üretilecek.
Etkinliğin sonunda, Kastamonu’nun spor vizyonunu ileriye taşıyacak uygulanabilir politika önerilerinin yer aldığı bir sonuç raporunun hazırlanmasına yönelik karar alınacak.
Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından, 21–28 Nisan Ulusal Ebeler Haftası kapsamında “Bir Nefes Sanat, Bir Nefes Bilim: Ebeler Sahnede” başlıklı bir etkinlik düzenlendi. 21 Nisan 2025 tarihinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, hem sanatsal hem de bilimsel içerikleriyle büyük beğeni topladı.
Etkinliğe Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Aydın, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Hizmetleri Müdürü Saide Pakize Çetin, Müdür Yardımcısı Şerife Ilgaz Alp, Öğrenci İşleri Sorumlusu Serap Nurgül Söyler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Program, Prof. Dr. Abdulkadir Tuna ve Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahika Şimşek Çetinkaya’nın açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü öğrencileri tarafından müzik dinletisi sunuldu. Ebelik Bölümü öğrencileri ise hazırladıkları “Ebelik Tarihi” konulu sunumu katılımcılarla paylaştı.
Etkinlikte ayrıca öğrenci tasarımı ebelik kıyafetlerinin yer aldığı bir defile sergilendi. Günün en dikkat çekici bölümlerinden biri ise öğrencilerin sahnelediği “Melek mi Şeytan mı? Hayır, Ebe Şükran” adlı tiyatro oyunu oldu.
Program sonunda etkinlikte görev alan öğrencilere teşekkür belgeleri, Prof. Dr. Abdulkadir Tuna, Saide Pakize Çetin, Şerife Ilgaz Alp ve Serap Nurgül Söyler tarafından takdim edildi. Etkinliğe katılan öğrenciler, günün anlam ve önemine ithafen “Yüzyıllar değişti, savaşlar bitti, imparatorluklar çöktü ama bir şey hiç değişmedi: Hayat bir ebenin ellerinde başladı” mesajını verdiler. Program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Etkinliğin ardından, Türkiye’nin ilk diplomalı ebelerinden biri olan Kastamonulu emekli Ebe Sabiha İzbeli, Ebelik Bölümü akademisyenleri ve öğrencileri tarafından İzbeli Çiftliği’nde ziyaret edildi. Öğrenciler, Ebeler Haftası’nı kutladıkları ziyarette Sabiha İzbeli’ye çiçek takdim etti. Ziyaret sırasında mesleki deneyimlerini paylaşan İzbeli, öğrencilere tavsiyelerde bulundu ve gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Kastamonu Üniversitesi Kadın Futsal Takımı, 21-25 Nisan 2025 tarihleri arasında Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’nde düzenlenen Üniversitelerarası Futsal Turnuvası’nda önemli bir başarıya imza attı. Turnuvada büyük bir mücadele sergileyen takımımız, Bölgesel Lig’de oynadığı turnuvadan namağlup şekilde şampiyon oldu.
Turnuva boyunca ortaya koyduğu disiplinli oyun ve takım ruhuyla dikkat çeken Kadın Futsal Takımımız, sahadaki azmi ve uyumlu performansıyla rakiplerine üstünlük sağladı. Taraftarlar ve katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen müsabakalarda takımımız, Üniversitemizi en iyi şekilde temsil etti.
Kadronun başında yer alan Antrenör Arş. Gör. Hülya Cin’in liderliğinde hazırlıklarını sürdüren sporcularımız, turnuvaya fiziksel ve mental açıdan hazır bir şekilde çıkarak emeklerinin karşılığını aldı. Öğrencilerimizin bireysel performansları kadar takım oyunundaki uyumları da öne çıktı.
Namağlup şampiyonluk başarısı gösteren Kadın Futsal Takımımızı ve Antrenör Hülya Cin’i tebrik ediyor, elde ettikleri bu gurur verici sonuçtan dolayı kendilerini kutluyoruz.
Kastamonu’nun köklü tarihine dair yeni veriler sunan Kastamonu İli, İnebolu-Bozkurt-Abana İlçeleri Yüzey Araştırması (KİBAYA) Projesi’nin 2025 sezonu çalışmaları başarıyla tamamlandı. Çalışmalar, Abana ve Bozkurt ilçelerinde gerçekleştirildi.
Araştırma Başkanlığını, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. H. Asena Kızılarıslanoğlu’nun yürüttüğü projeye, Bakanlık Temsilcisi olarak Amasra Müzesi Uzmanı Arkeolog Ümit Kemal Parlak eşlik etti. Üniversitemizden Doç. Dr. Murat Eroğlu, Öğretim Görevlisi Özgür Yeni, Arkeolog Berkay Kavak ve Dilek Saraç da araştırma ekibinde yer aldı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle yürütülen proje, Üniversitemiz ile Abana Kaymakamlığı ve Abana Belediye Başkanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirildi. Altı kişilik ekip, çalışmalar kapsamında Abana ve Bozkurt ilçelerinde köyleri adım adım gezerek, bölgenin antik çağ tarihine dair izleri araştırdı.
Araştırmalar sonucunda, günümüzden yaklaşık 2300 yıl öncesine tarihlenen bulgulara ulaşıldı. Ayrıca, Abana ve Bozkurt Kaymakamlıklarının düzenlediği toplantılarda köy muhtarları ve yerel halkla bir araya gelinerek, araştırmanın amacı, kapsamı, kültürel mirasın önemi ve sürdürülebilir koruma yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı.
Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Evren Küçük’ün yürütücülüğünde hazırlanan “İki Kişi Tek Kariyer: Osmanlı/Türk Diplomat Eşleri (1851-1938)” başlıklı proje, TÜBİTAK’ın 3005 - Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Prof. Dr. Evren Küçük’ün yürütücülüğünü üstlendiği projede; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Musa Kılıç, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Doç. Dr. Rahime Süleymanoğlu-Kürüm, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Kadriye Topal Doğan ve Üniversitemizden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yılmaz araştırmacı olarak yer alıyor. Proje kapsamında ayrıca bir doktora sonrası araştırmacı ile iki yüksek lisans bursiyerinin de görev alması planlanıyor.
Proje, Osmanlı dönemindeki diplomat eşlerini temel özne ve analiz birimi olarak ele alarak, bu kişilerin diplomasi tarihindeki rollerini görünür kılmayı amaçlıyor. Bu çerçevede, daha dengeli ve eşitlikçi bir bilgi üretimine katkı sunulması hedefleniyor. Çalışmada, “Diplomat eşlerinin Osmanlı/Türk diplomasisindeki önemi nedir?” ve “Bu eşlerin rolü ve görünürlüğü, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde nasıl bir dönüşüm geçirdi?” sorularına yanıt aranacak.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje dolayısıyla yürütücü Prof. Dr. Evren Küçük’ü ve projede yer alan araştırmacıları tebrik etti. Kaliteli ve nitelikli akademik çalışmalara verilen desteklerden dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine şükranlarını sunan Rektörümüz, aynı zamanda TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’a da kurumsal araştırmaları teşvik eden yaklaşımlarından ötürü teşekkürlerini iletti.
Kastamonu Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. İdris Yazgan’ın yürütücülüğünü yaptığı “Fluorescein Konjuge Altın Nanoparçacık Glikokonjugatlar ile Flöresans Temelli Olarak Pseudomonas aeruginosa Bakterisinin Seçimli Olarak Belirlenmesi” isimli proje TÜSEB’den destek almaya hak kazandı.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mühendislik Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Abdurrahman Gümüş’ün araştırmacı olarak katkı sunduğu proje, fluorescein konjuge altın nanoparçacık glikokonjugatlarının kullanımıyla, floresans temelli bir yaklaşım geliştirilerek Pseudomonas aeruginosa bakterisinin karbohidrat-lektin etkileşimi üzerinden hassas, hızlı ve spesifik bir şekilde tespit edilmesini sağlayarak bu alandaki tanı yöntemlerine özgün bir katkı sunmayı amaçlıyor.
TÜSEB tarafından 250 bin TL’lik destek alan proje, gittikçe yaygınlaşan enfeksiyonlarla mücadelenin en önemli aşamalarından biri de hastalığa neden olan bakterinin hem doğru hem de hızlı belirlenmesine imkân tanıyacak.
Projenin hem bilimsel hem de ekonomik anlamda önemli katkılar sağlayacağını söyleyen Doç.Dr. İdris Yazgan, çalışmanın ekonomik etkisini şu şekilde açıkladı: “Hastanelere ek olarak gıda ve su analiz laboratuvarları gibi kurum ve kuruluşlarda bakteri varlığının doğru tanımlanmasına yönelik pek çok çalışma yapılmaktadır. Çalışmamızın başarıyla tamamlanması ve ticarileşmesi durumunda ülke içerisinde yabancı menşeli hazır kitlere (örneğin Compact Dry™ PA) alternatif olarak P.aeruginosa belirlenmesi için kitler oluşturulabilir ve bu durum hem iç pazara hem de dış pazara yönelik ürünlerin eldesini sağlayabilir. Buradaki önemli bir durum ise çalışmaya katılacak YL öğrencisinin bu alanda yetişmiş olması ile onun doğrudan ilgili sektöre yönelik deneyim kazanması ve istihdam edilmesine katkı sağlayabilir. Diğer önemli bir durum ise Biyosensör piyasasının 2026 yılında 36,7 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu durum başarılı biyosensör geliştirmenin ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağına işaret etmektedir.”
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, sağlık alanında yapılan her türlü çalışmanın hem ulusal hem de uluslararası düzeyde sağlık alanında önemli bir etki yaratma potansiyeline sahip olduğunun altını çizdi.
Projenin, sadece bilimsel bilgiye katkıda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda toplum sağlığının iyileştirilmesine yönelik somut ve etkili çözümler sunacağını ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Rektörümüz, bu anlamlı çalışmayı destekleyen TÜSEB'e ve TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’a teşekkür ederken, projede yer alan akademisyenlerimize başarılar diledi.
