15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Zaferin Adı Türkiye” temalı program çerçevesinde Üniversitemiz İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Demir, “15 Temmuz’un Gölgesinde Demokrasi ve Darbe İlişkisi” başlıklı bir konferans verdi.
11 Temmuz 2025 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Prof. Dr. Demir, yaklaşık 30 yıldır darbeler ve Demokrat Parti üzerine akademik çalışmalar yürüttüğünü belirterek, hiçbir darbenin meşrulaştırılamayacağını vurguladı.
“Darbelerle Yüzleşmeli ve Bu Kültürü Geride Bırakmalıyız”
Konuşmasında darbelere karşı mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Demir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine taşımak, demokratik bir hukuk devleti kurmak ve yaşanabilir bir ülke inşa etmek isteniyorsa darbelerle yüzleşilmesi ve bu olgunun tamamen ortadan kalkması için çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Darbelerin bazılarına olumlu bazılarına olumsuz yaklaşmanın doğru olmadığını ifade eden Prof.Dr. Demir, “27 Mayıs iyiydi ama 12 Mart feci, 12 Eylül kötüydü ama 28 Şubat gerekliydi... gibi yaklaşımlar yanlıştır. Hiçbir darbe ama, fakat, lakin gibi gerekçelerle meşrulaştırılamaz. Bu ülkeye hiçbir darbenin faydası olmamıştır. Bu nedenle darbecilik kültürüyle yüzleşmeli ve darbenin kendisini bir çözüm yolu olarak görmekten vazgeçmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
“Ordu-Millet Geleneği ile Darbeciliği Ayırt Etmeliyiz”
Avrupa ile Türkiye’nin siyasal ve toplumsal geçmişlerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demir, oradaki sınıf çatışmaları, devrimler, toplumsal dinamiklerin Türkiye’den farklı olduğunu ifade etti. Prof.Dr. Demir, “ Biz ordu-millet geleneğine sahip bir toplumuz. Ordumuzun resmi kuruluş tarihi M.Ö. 209’a dayanır. 2200 yıllık bir gelenek, kültür ve hafıza vardır. Ancak tarih kendini tekrar ediyor. Her 10 yılda bir anayasa, her 10 yılda bir balans ayarı. Bunları artık geride bırakmamız gerek.” diyerek sözlerini tamamladı.
Katılımcıların büyük ilgi gösterdiği program, Türkiye’nin demokrasi mücadelesi ve darbe karşıtı bilinçlenme sürecine önemli katkılar sunan bir etkinlik olarak takdir topladı.
