Üniversitemiz ev sahipliğinde İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şubesi, Kariyer Enstitüsü ile Eğitim Bilimleri ve Sosyal Araştırmalar Derneği (EBSAD) tarafından tertiplenen, konuşmacı olarak Türkiye Cumhuriyeti 26. Başbakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun iştirak ettiği Anadolu Kariyer Programı çerçevesinde “Duruş Konuşmaları: Bilgi, Bilinç ve Ahlak” konulu konferans Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanemizde yapıldı.

Açılış öncesinde Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanesi Konferans Salonu girişinde Mustafa Gezici tarafından hazırlanan Belgelerle Osmanlı’dan Günümüze Eğitim ve Öğretim sergisinin açılışı yapıldı. Talebelerimizin katılımının yoğun olduğu program İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından açılış konuşmaları ile başladı.  

“Duruş Konuşmaları: Bilgi, Bilinç ve Ahlak” programının açılış konuşmasını yapan İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şube Başkanı Fatih Köse, “İlim Yayma Cemiyeti Genel Merkezi tarafından yürütülen Kastamonu Şubesi olarak da Kastamonu Yurdumuzda kalan öğrencilerimize yönelik uyguladığımız Anadolu Kariyer Programı çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti 26. Başbakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu hocamızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz Bilgi, Bilinç ve Ahlak konulu duruş konferansımızı bugün gerçekleştiriyoruz. İlim Yayma Cemiyeti, 1921 yılında kuruldu. 67 yıldır kısır çekişmelere av olmadan, küçük hesaplara düşmeden ilim tahsis etmek için gurbete giden bütün öğrenci kardeşlerimize yurt, burs ve akademik kariyer konusunda hep destek olagelmiştir. Başbakanımız öğrencilerimizin talebini de kırmadılar. Yoğun programlarına rağmen Kastamonu’ya geldiler. Kastamonu yurdumuzda kalan 36 öğrencimizle de kahvaltı yaptılar, ders yaptılar” dedi.

Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın yaptığı konuşmada; “Üç yerde dünyada muhterem Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ile alakalı duyduğum cümleleri anlatmak istiyorum. Malezya’da üniversitelerde anlaşmalar yaptık, bazı çalışmaları da beraber yapıyoruz. Malezya’da iz bırakan bizim Bakanımız, Başbakanımız. Duyduğumda çok duygulandım. Pakistan da Rektör arkadaşlarımızla bir olduğumuzda biz çok akademisyenler gördük geçmişte ama bize faydalı olanını az gördük. Türkiye’de Ahmet Davutoğlu’nu gördük dediler. Kırgızistan’da da kargaşayı, kaosu durduran aksakallı olarak bahsettiler bize. Başbakanımız bizi yurt dışında da çok gururlandırdı ve mutlu etti. Bugün aramızda olmalarında da çok mutluyuz.” dedi.

Belediye Başkanı Tahsin Babaş ise, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Başbakanımızın yaptığı ve yapacağı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyor ve saygıyla selamlıyorum. 2018 Kültür Başkenti olmamız nedeniyle Türk Dünyasıyla manevi atmosferde çok ciddi çalışmalar yaptık. Hoca Ahmet Yesevi’nin manevi ortamından Kastamonu’daki Hz. Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli’nin manevi atmosferine kadar köprü kurmaya gayret gösterdik. Daha çok şeyler yapmalıyız. Ama elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Kastamonu kökleri milattan önce dayanıyor. Kadim şehrimizin manevi değerleri, kültürel değerleri hem de fiziki değerlerini korumak için ciddi bir çaba içindeyiz. Manevi değerlerimizin başında vuslatının 450’inci yılını anacağız Hz. Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli gelmektedir.

Başbakanımız daha önceden geldiğinde yolları beraber yürümüştük.  Vizyon ve misyonumuz kültürel mirası korunması, onarılması ve gelecek nesillere aktarılmasıdır. Yerel alanda 300’ün üzerinde kültürel mirası ayağa kaldırdık ve çalışmalarımız devam ediyor. Bakanlıklarımızın, hükümetimizin ve devletimizin yardımlarını görüyoruz. Sivil toplumlarımızla ve halkımızla bu işin içine girdik. Üniversitemiz destekler veriyor. Kültürel miras konusunda ciddi çalışmalar yapıyoruz. Bundan sonra birlikte ve beraber başka faaliyetleri yapmaya gayret göstereceğiz.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti 26’ncı Dönem Başbakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Kastamonu’da yaşamanın şeref olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Davutoğlu, “Kastamonu’da sadece güzel bir şehir geleneği görmüyorum. Huzuru da hissediyorum. Büyükşehirler sıkıntıya düştüğünde gidip sığındığımız şehirler var. Onlar hemen fark edilmez ama onlar olmadan bir milletin tarihi de yazılamaz. Onlar kendilerini bir propaganda yaparcasına kendilerini gündeme getirmeyecek kadar vakurdurlar. Onların o milletin tarihinden çekip, aldığınızda çok büyük bir eksiklik hissedersiniz. Kastamonu’ya baktığınızda bir sığınak şehridir. Geldiğinizde Evliyalar Şehri olduğunu görürsünüz, dinginlik hissedersiniz. Tarihe baktığınızda İstiklal Harbi’nde eski başkentler sıkıntıya düşmüşken, bir şehir yeni başkentin kapısı olur. Kastamonu Ankara’nın kapıdır. İnebolu’dan Ankara’ya İstiklal Yolu’nu kuran bu yiğit Kastamonulular, öldü zannedilen bir milletin ayağa kalkmasını lojistik koridorunu kurdular. Kastamonu hiçbir zaman düşman işgali ile karşılaşmadı. Fakat vatan düşman işgali ile karşılaştığında ‘Kendi evim işgal altında’ diyerek ayağa kalkan bir şehirdir. Onun için Şehitler Diyarı’dır. Kastamonu şehidinin olmadığı şehitlik görmedim. Buraya bir kere gelen, mutlaka bir kez daha gelir. Buraya gelen Kastamonulu olur. Bende her zaman kendimi Bilgi, Bilinç ve Ahlak" konferansında yaptığı konuşmada, başbakan başdanışmanı olduktan sonra ara verdiği akademik çalışmalarına Mayıs 2016'da başbakanlıktan ayrıldıktan sonra yeniden döndüğünü söyledi.

Bu dönemde 15 Temmuz olayının yaşandığına dikkati çeken Prof. Dr. Davutoğlu, şöyle devam etti: "Tam bu çalışmalar içerisindeyken 15 Temmuz söz konusu oldu. 15 Temmuz, bir milletin karşı karşıya kalabileceği en büyük felaketlerden, acılardan biri. O gece kendi ordusunun içine sızmış bir grup hain, milletin kıt kanaat imkânlarla oluşturduğu tanklarını, uçaklarını, tüfeklerini kullanarak kendi milletine saldırdı. O gece, yerel ve ulusal kanallara bağlanıp bütün milletin ayağa kalkışına destek olarak direniş çağrısında bulundum. Bir yandan da darbe olsa şen şakrak şekilde neredeyse düğün yapacak olan uluslararası kanallara bağlanarak, 'Bu gece bazıları için karanlık bir gece senaryosu olabilir ama bu milletin şanlı direnişi, yarın sabah aydınlık bir güne Türkiye'yi başlatacaktır' çağrıları yaptım."

O gece gençlerin kahramanlık destanı yazdığını vurgulayan Prof. Dr. Davutoğlu, "Kendi meclisini bombalayan hainler, bu milletin okullarında, bu topraklarda yaşayan çocuklardı. Bir sapkın ideoloji onları aldı ve robot haline dönüştürdü. Kendi milletine saldırmadan çekinmeyen bir robot. Öbür yandan ise daha Cumhurbaşkanımızın çağrısı olmadan sokaklara çıkan, kahramanlık destanı yazan gençler vardı, bir millet vardı. Bir daha bu vatan içinden hain bir topluluğun gençleri aldatmaması için o gece kendini feda eden şehitlerimize borç olarak 'Duruş' kitabının fikri doğdu." diye konuştu.

Davutoğlu, konferansın sonunda "Duruş" kitabıyla ilgili bilgiler vererek talebelerimize tecrübelerini aktardı.

Program sonunda Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu Üniversitemizi ziyaret etti ve Üniversitemiz şeref defterini imzaladı. Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın ve eşi Selma Aydın, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu’na hediyelerini takdim ettiler.

 

Son Haberler