Üniversitemiz, Kastamonu Belediyesi, Türkiye Yazarlar Birliği ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından müşterek tertip edilen ‘Tarihi Yaşatmak, Şehri Yaşatmak Sempozyum’u Üniversitemiz ev sahipliğinde Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanesinde başladı.

Kastamonu Belediyesi, Taraklı Belediyesi ve Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürlüğünün yenileme çalışmalarının yer aldığı Sergi’nin açılışıyla başlayan programa, Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Kastamonu Milletvekili Av. Metin Çelik, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman, Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, kamu, kurum ve kuruluşların amirleri ile akademisyenler ve talebeler iştirak etti.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan; “Tarihi yaşatmak şehri yaşatmak bu faaliyet bizim için bir vefa borcu Kastamonu tarihimizin önemli merkezlerinden. Onun Osmanlı öncesi merkezi konumu yanında, Osmanlı döneminde de önemini koruduğunu biliyoruz. Ne yazık ki, bu güzel tarihi şehrimiz eski mevkiinin gerisine düştü. Kastamonu’nun tarihi kimliği ile tanınması önem taşıyor. Bu sene Türk Dünyası Kültür Başkenti olması güzel bir fırsat. Belediyeler de eskisine göre daha dikkati tarihi yapılar hususunda. Buna rağmen, restorasyon faaliyetlerinin tarihi muhtevaya uygunluğu noktasında ciddi tereddütler var. Bu tereddüde yol açan elbette kötü örnekler.

Bir bakıyorsunuz harabeye yüz tutmuş bir ev eski halini hatırlatır şekilde betondan yeniden yapılıvermiş. Gerçek bir tarihi eser onarılırken, dönemine yakışmayan unsurlar eklenmiş. Onarılan tarihi binalara da hakkını vermek zorundayız. Restore edilen tarih binalar ne yapılıyor? Bazıları ticari amaçlı kiraya veriliyor. Bir kısmı da kurumlara, dini yapılara, cemaatlere veriliyor tahsis ediliyor. Vaktiyle bu binalarda ne yapılırdı? Şimdi ne yapılıyor veya yapılmıyor. Geçmişimizin maddesini ayağa kaldırmak için onarım önemli. Bu şöyle veya böyle yapılıyor. Maddi onarımdan sonra manevi ve ruhi bir onarıma da ihtiyaç var. Bu da onarım görmüş tarihi yapının amacına uygun şekilde kullanılması” dedi.

Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan; “Medeniyetler tarihinin, bir yandan şehirlerin tarihidir. Medeniyetler şehirde hayat bulur, şehirler medeniyetlerin büyüleyip serpildiği beşiklerdir. İnsan, şehri inşa ederken, şehir de insanı inşa eder. Şehir inşa ve imar edilirken, esasen insanı ve tarihi inşa ve imar etmekteyiz. İnsan, ahlakıyla, inancıyla ve kültürüyle şehirleri inşa ederken tarihini de mühürlemektedir. İnsanla şehir bir ruh ve karakter kazanırken, gelecek nesiller de bu ahlak, inanç ve kültürle şehrin insanı olarak yetişir. İnsan şehri inşa eder, şehir de insanı. Tarih şehirlerde yazılır. Şehir ile ilişkisi olmayan tarih yok gibidir. Şehir olmadan tarih olamaz. Kastamonu’da Pir Şeyh Şabanı Veli Hazretlerinin himayesindedir. Lütfen şehirlerimize sahip çıkalım ki tarihe salimen teslim edelim. Betonlaşmaya kurban vermeyelim şehirlerimizi. Betonlaşan şehirler tarihe mal olamaz. Tarihi şehirlerimiz, tarihin derinliklerinden beri yaşaya gelen şehirlerimiz, betonlaşan şehirler değil, tas ve ahşap mimariyle inşa ve imar edilmiş şehirlerdir. Dikey büyüyen şehirler değildir tarihi şehirlerimiz, yatay büyümüş şehirlerdir yaşayan şehirlerimiz. Dikey büyüyen, gökdelenlerle kurulan şehirler tarihe mal olamayacak şehirlerdir. Yatay büyüyen şehirler, tarih kuran, tarihe mal olan ve yaşayabilme istidadı gösteren şehirlerdir” dedi.

Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman; “Tarihte çok önemli bir yeri olan Kastamonu’da Türk Dünyası Başkenti olması sebebiyle düzenlenen burada bir sergide ve öğleden sonraki panelde de konuşmacı olmaktan mutluyum. Bütün emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Kastamonu çok geniş bir coğrafyanın temsili olarak düzenlenen bu program bizim ne kadar büyük bir geçmişe sahip olduğumuzu, ne kadar büyük bir millet olduğumuzu ortaya çıkması açısından çok önemsiyorum. Ev sahipliği için Kastamonu Belediyemize ve Üniversitemize katkıları için Türkiye Yazarlar Birliğine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın konuşmalarında; “Bu Sempozyumun, geçtiğimiz ay Hakkın rahmetine kavuşan merhum Prof. Dr. Hakkı Acun hocamızın aziz hatırasına tertiplenmiş olması da şahsım adına ayrı bir önemi haizdir. Bunu da burada, huzurlarınızda bilhassa dile getirmek istiyorum. Hakkı Acun hepimizin iyi bildiği gibi, bu toprakların yetiştirdiği önemli bir sanat tarihçisi, nihayetinde önemli bir ilim insanıydı. Merhum Hocamız, gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında yürüttüğü ve katkıda bulunduğu pek çok kazı ve yenileme çalışmasına imza atmıştı. Hakkı Acun bu yönü ile de hem insanlık tarihine hem de Türk ve İslâm dünyasına büyük katkılar sağlamış kıymetli bir şahsiyetti. Huzurlarınızda merhum hocamıza bir kere daha Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.

Bu Sempozyumun Kastamonu gibi kadim bir şehirde tertip edilmiş olması da yine bir başka zaviyeden ehemmiyetlidir. Zira Kastamonu, kökleri Hitit imparatorluğuna dayanan, Anadolu coğrafyasının en eski yerleşim yerlerinden biri, malumunuz olduğu üzere. Malazgirt zaferinden kısa bir süre sonra Türklerin hâkimiyetine giren Kastamonu, bu tarihten itibaren önemli bir ilim ve kültür merkezi olarak mevcudiyetini günümüze kadar devam ettirmiştir. Tarihi dokusunu büyük oranda muhafaza etmeyi başarmış ender vilayetlerimizden biri olan Kastamonu'da Hititlerden Friglere; Romalılardan Bizanslılara ve elbette Türklere kadar pek çok esere ve kültür varlığına rastlıyoruz. Bu varlıkların korunması ve restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılması da kültürel ve tarihi varlığımız açısından kimlik bir önemi haiz elbette.

Ben bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi sonlandırırken, Kastamonu’muz başta olmak üzere; şehircilik, şehir tarihi ve yenileme hususlarında önemli neticelere varılacağına inandığım bu Sempozyumun tertiplenmesinde emeği geçen herkese huzurlarınızda bir kere daha teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun!” dedi.

Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş konuşmalarında; “Üniversitelerin tarihin yaşatılmasında önemli sorumlulukları olduğunu ifade etti. " Bu yıl Kastamonu’da açılış töreniyle birlikte yapabildiğimiz kadar faaliyeti gerçekleştirdik. Özellikle Kastamonu’ya ait gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında her türlü faaliyetin içerisinde olduk. Özellikle tarihi ve şehri yaşatmayı bir bütün olarak görüyoruz. Burada yaptığı çalışmalarla hem belediyemiz hem valiliğimiz hem de buradan söylemek istiyorum vakıflar genel müdürlüğü ve Kastamonu Bölge Müdürlüğümüz çok teşekkür ediyorum. Büyük gayret gösteriyoruz. Hedefler koyuyoruz yapabildiğimiz kadar yapabiliyoruz ama daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bugün hem tarihi hem şehri yaşatmak adına bu sempozyumda bu konunun gerçeklerini konuşmayı sürdüreceğiz.

1960 ve 1970'li yıllarda Kastamonu'da üniversite olsaydı bu tahribat yaşanmazdı. O yıllarda yılın mimarisi adı altında betonarme sevdası o güzelim tarihi dokunun bozulmasında en büyük etken. Bu işin hem ilmi hem bilimsel, hem de halka duyurulması için üniversitenin görüşleri, onların aydınlatması çok önemli. Bu işin bilincine eriştik. Şu anda tarih, kültürel varlık, konak ve ahşap dediğimizde herkesin yüzü gülüyor. Biz herkesin ortak paydası olan bu değerlerin geleceğe aktarılmasında elimizden geleni yapmak zorundayız. Herkes buna gönül vermeli." dedi.

Sempozyumun son açılış konuşmasını yapan Kastamonu Milletvekili Av. Metin Çelik ise; “Ülke ve il olarak durumumuzu kazanç olarak görüyorum. İnsanlarımızda farkındalık yerleşti. Kendi eğitimin hayatıma dönüp baktığımda, gelişmenin tarihi yok sayıp unutturarak olacağı söylenmişti. Ancak Türkiye’nin geldiği nokta çok önemlidir. Türkiye sadece ülkemiz içinde değil, tarihimizi yansıtan eserlerimizi sahiplenmekle ve onları geleceğe taşımakla kalmıyor. Mirasımıza Türkiye dışında da sahip çıkıyor. Kastamonu ile ilgili gelişmenin herkes farkındadır. Yüzlerce eseri Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ayağa kaldırdı. Belediyemiz ise Kastamonu’da yapılmayı yapmıştır. Kastamonu çok iyi bir yoldadır, aynı şekilde devam edeceğiz. Bizler üzerimize düşen vazifeyi yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın bakış açısını herkes biliyor. Ankara, yerel yönetimler, üniversitelerimiz, ilim dünyamız, akademisyenler ile el birliğiyle sahip çıkacağız.” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından ilk dersi vermek üzere kürsüye gelen Prof. Dr. Tahsin Görgün “Tarihi Yaşatmak, Şehri Yaşatmak” konulu bir konuşma yaptı. İlk dersin sonunda verilen öğle arasının ardından Sempozyumun 1. Bölümünün oturum başkanlığını Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ın yaptığı, konuşmacı olarak Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ve Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman tarihi alanlarda yapılan çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Sempozyumun 1. Bölümünün ardından Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman, Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’a Taraklı Belediye Başkanı tarafından hediye takdim edildi. Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Arıcan tarafından Rektörümüze Türkiye Yazarlar Birliği’nin rozeti takdim edildi.

Üniversitemiz Bilgehan Bilgi Merkez Kütüphanesi Konferans salonunda yapılan ‘Tarihi Yaşatmak, Şehri Yaşatmak’ sempozyumunda tarihi şehirler ve bu tarihi şehirlerde ön plana çıkmış bilim adamları ele alınacak. Sempozyum 29 Eylül’de sona erecek.

 

Son Haberler