Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Öz Orman-İş Sendikası, Toç Bir-Sen ve Orman Genel Müdürlüğü’nün katkıları ile dün Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü’nde ‘Tarım ve Ormancılık Sektöründe İş sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu’ tertiplendi.

Sempozyuma, Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Burhanettin Kurt, Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, Öz Orman-İş sendikası Genel Mali Sekreteri Ali Bilgin, Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hayati Özgür ve katılımcılar iştirak etti.

Sempozyumun açılış konuşmasını Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hayati Özgür yaptı. Hayati Özgür’ün ardından kürsüye gelen Öz Orman İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Ali Bilgin, “Tarım ve Orman emekçisi arkadaşlarımızın iş kazalarından korunması ve meslek hastalıklarına yakalanmaması bizim için çok önemlidir. İnsan hayatı ve emeği bizim için her şeyden çok daha önemlidir. Bu kadar eğitim yapıyoruz ama ne yazık ki kazaları önleyemiyoruz. Bugüne kadar ne yazık ki, 59 üyemizi kaybettik. Hayatını kaybeden üyelerimize kısa sürede tazminatları ödendi. Ölenin arkasından Fatiha okumaktan başka bir şey yapamıyoruz. Ama Grup Ferdi Kaza Sigortası ile hiç olmazsa geride kalan çoluk çocuğa destek sağlıyoruz.  Bildiğiniz gibi Tarım ve Ormancılık Sektörü diğer sektörlerden çok farklı özelliklere sahiptir.  Öncelikle tarım ve ormancılık, iş kazaları ve meslek hastalıkları bakımından en tehlikeli sektörlerin başında gelmektedir. Bu yüzden tarım ve ormancılık sektöründe iş kazları ve meslek hastalıkları ile ilgili eğitim ihtiyacı çok daha fazladır. ” dedi.

Ormanların dünyadaki en önemli kaynaklardan bir tanesi olduğunu ifade eden Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz şunları söyledi; “Ormanlardan yararlanma insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip bulunmaktadır. Önceleri geçimlik yaşam faaliyetleri yiyecek, yakacak ve yapı malzemeleri için ormanlardan yararlanma ağırlıklı bir unsur olarak karşımıza çıkarken, sanayileşme ile birlikte yaşanan değişim çerçevesinde ticari amaçlar için ormanlardan yararlanma oranının hızlı bir biçimde gelişmesi nedeni ile günümüzde dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir istihdam alanıdır. Ancak tarım ve orman sektörünün riskli ve çok riskli seviyede olduğu tüm dünyada olduğu biliniyordur. Ormancılık, çoğu ülkede hâlâ en riskli endüstrilerden biridir. Tüm dünyada, orman çalışanlarının erken emekliliği, meslek hastalıkları ve iş kazalarının görülme sıklığı oranları moral bozucu bir görünüm sergilemektedir. Bilimsel bir araştırmada elde edilen verilere göre; orman işçilerinden yüzde 56’sının en az bir defa iş kazası geçirdiği, kaza nedenlerinin ise başlıca çalışma yeri zorluğu, aşırı yorgunluk-uykusuzluk, işi hafife alma, dikkatsizlik gibi faktörler olduğu belirlenmiştir. Türkiye’de iş kazasına bağlı ölümler dünya ve Avrupa Birliği ortalamalarının oldukça üzerinde bir seyir izlemektedir. 2016 yılı verilerine göre Türkiye’de her gün ortalama 4 işçi iş kazası sonucu hayatını kaybetmektedir. Türkiye ölümlü iş kazası oranlarında dünyada üçüncü, Avrupa’da ise birinci sırada yer almaktadır.”

Çalışma hayatının en büyük problemlerinden bir tanesinin iş kazaları olduğunu ifade eden İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Burhanettin Kurt; “Çalışma hayatının hem bizde hem de batılı toplumlardaki en büyük problemlerinden bir tanesi iş kazaları ve meslek hastalıklarıdır. Bu iş kazalarının meslek hastalıkları ile mücadele edebilmek için yapılabilecek olan en önemli şeylerden bir tanesi iş güvenliği ve farkındalığını arttırmaktır. Tabi güvenlik kültürünü oluşturabilmek için yasal düzenlemelerin ona uygun olması gerekiyor.  30 Haziran 2012 yılında yayınlanan kanun ile tüm çalışanlar iş güvenliği kapsamına alındı. Bu kanunun Avrupa Birliği ülkelerinden uygulanan kanunlardan bile önde olduğu ifade ediliyor. Ama uygulamada istediğimiz sonuçları alamıyoruz. Bu sonuçları alamamamızın en büyük nedenlerinden bir tanesi kamu kurum ve kuruluşları tarafından bu kanunun sahiplenilmemesidir. Biz ağaç yaş iken eğilir mantığı ile geçen yıl başlattığımız proje kapsamında ilköğretim ve anaokullarında eğitim gören öğrencilerimize dağıttığımız materyal ile 10 ile yaklaşık 2 bin 500 öğrencimize ulaştık. Bu yılda bu proje kapsamında daha fazla öğrencimize ulaşarak öğrencilerimizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili farkındalık oluşmasını sağlamak istiyoruz. Üniversitelerde de bu konu ile ilgili çalışmalar yürüttük. Bu çalışmalar kapsamında iş sağlığı ve güvenliği dersini zorunlu hale getirttik. İş sağlığı ile ilgili olarak farkındalık çalışmalarının yanında sektörel çalışmalarımız da var. Bu sektörlerin en önemlilerinden bir tanesi de orman ve tarım gibi tehlikeli ve çok tehlikeli grupta dâhil.”

‘Tabi günümüzde bütün dünyada teknoloji geliştikçe ve riskleri de arttıkça hem kolaylıklar hem de zorluklar beraberinde geliyor’ diyerek sözlerine başlayan Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın; “Gelişen teknolojiye paralel olarak makineleşme ile birlikte çalışanlar için iş güvenliği daha fazla ehemmiyet arz ediyor. Zira işçilerin, çalışanların sağlığına ve hayatına verilen ehemmiyet, yüksek medeniyetin de bir göstergesidir. Bu sempozyumun iş sağlığı ve güvenliği şuurunun arttırılmasına vesile olacağına, iş kazaları ve meslek hastalıklarını en aza indirmek hususunda yapılması gerekenleri ortaya koyacağına inanıyorum. Malumunuz olduğu üzere, her alanda olduğu gibi bu alanda da hayati ehemmiyeti haizdir. Bu sebeple ‘İş Sağlığı ve Güvenliği’ kültürünün gelişmesi, cemiyetin tabanına yayılması için bu alandaki şuurun okul öncesi dönemden başlayarak çocuklarımıza yani geleceğin çalışanlarına kazandırılması muasır medeniyetler seviyesine vasıl olabilmek yolunda en mühim basamağı teşkil edecektir. Biz Kastamonu Üniversitesi olarak bu hususta ne yapılması gerekiyorsa elimizi taşın altına koyacağımızın ve bu şuurun aşılanmasına gayret edebileceğimizi belirtmek isterim. Üniversitemizde tezli, tezsiz ve uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisans programları açılmıştır.” dedi

Konuşmaların ardından katılımcılara sertifika verildi.

Son Haberler