Azerbaycan'ın Bakü şehrinde bulunan Azerbaycan'ın ilk özel Üniversitesi Odlar Yurdu Üniversitesinin Rektörümüz Prof. Dr. Seyit AYDIN'a fahri profesörlük tevdiine ilişkin tertip ettikleri merasime katılmak üzere Bakü'ye giden Rektörümüz ve beraberindeki heyet mühim iş birlikleri tesis ettiler.

Programa Odlar Yurdu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmed Veliyev'in yanı sıra Azerbaycan Milli Meclis Ekonomi Politikaları Komisyon Başkanı ve Milletvekili Prof. Dr. Ziyad Semedzade, Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doç. Dr. Necibe Nesibova'nın yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Programda açılış konuşmasını yapan Odlar Yurdu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmed Veliyev Haydar Aliyev'in Azerbaycan bakımından ne denli mühim bir lider olduğundan bahsederek ülke olarak bilge lidere çok şey borçlu olduklarını ifade etmiştir. Ayrıca program onuruna Üniversitelerine gelen Rektör Prof. Dr. Seyit Aydın'a teşekkür ederek Kastamonu Üniversitesi ile karşılıklı iş birliklerinin aratarak devam edeceğini vurgulamıştır. Açılış konuşmasının ardından konuşma yapan Azerbaycan Milli Meclis Ekonomi Politikaları Komisyon Başkanı ve Milletvekili Prof. Dr. Ziyad Semedzade Azerbaycan'ın ekonomik gelişmelerinde Haydar Aliyev'in rolüne değinmiş ve Azerbaycan'ın kendine has ekonomik gelişme modeli olan nadir ülkelerden olduğunu vurgulamış ve Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın'a teşekkür ederek sözlerini bitirmiştir.

Açılış konuşmalarının ardından Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’a Odlar Yurdu Üniversitesi tarafından Fahri Profesörlük Unvanı tevdi töreni yapılmıştır. Profesörlük cübbesi rektör Prof. Dr. Ahmed Veliyev tarafından giydirilen rektörümüz bu cübbeyi şerefle taşıyacağını belirterek konuşmasına başlamıştır. Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın; “Bugün burada 1995 yılında tesis olan Azerbaycan Odlar Yurdu Üniversitesi’nde aranızda bulunmaktan dolayı büyük bahtiyarlık yaşıyorum. Kastamonu’dan ve Türkiye’den selamlar, sevgiler getirdim. Ayrıca bu haftanın Azerbaycan’ın ve Türk Dünyasının Bilge Lideri Haydar Aliyev’in 95. Doğum yıldönümüne denk gelmesi bizim için daha manalı olmuştur. Haydar Aliyev sadece Azerbaycan’da değil, Dünya siyasetinde büyük bir itibarı olan mühim bir devlet adamı ve bilge bir liderdir. “Azerbaycan menim sesimdi, Azerbaycan menim nefesimdi” sözleri özünü Azerbaycan’a taşıdığını ne de yahşi ifade ediyor.”

Müşterek bir mazisi olan Azerbaycan ile Türkiye, Türkistan coğrafyası üzerindeki Sovyet Rusya hâkimiyeti zamanlarında ayrı düşmüş fakat iki devlet arasındaki siyasi, içtimaı ve kültürel münasebetler Sovyet Rusya’nın dağılması akabinde, 18 Ekim 1991’de Azerbaycan’ın istiklalini ilan etmesinin ardından hızla inkişaf etmeye başlamıştır. Bugün, eğer Türkiye ile Azerbaycan arasında kopmayacak sıkı bağlar teşekkül etmişse bunda hiç kuşkusuz Haydar Aliyev’in çok mühim bir rolü ve katkıları vardır. Haydar Aliyev; milli kültür ve değerleri geçmiş ve gelecekle birleştiren nadir devlet adamlarındandır. ‘Bir millet iki devlet’ sözüyle Türkiye ve Azerbaycan arasında hiçbir zaman kopmayacak güçlü bir bağın ve güçlü bir ahitleşmenin temelini atan bu büyük devlet adamı Dünya siyasetine yön vermiş ve kadim izler bırakmış büyük bir vatanperverdir. Haydar Aliyev, Türk dünyasının hafızasında kurucu ve kurtarıcı devlet adamı, milli kahraman ve halkın büyük teveccüh ve sevgisini kazanan lider olarak kalmıştır. Kendisini rahmet ve minnetle bir kez daha yad ediyoruz.

Biz biliyoruz ki inkişaf etmiş ve kudretli bir Türk Dünyası; müreffeh, huzurlu bir İslam Dünyası’na da kılavuzluk yapabilir. İnkişaf etmiş ve birlik içinde bir İslam Dünyası huzurlu bir dünya demektir. Bütün beraberlikler önce kardeşler arasında başlar ve yaygınlaşır. Bu sebeple kuvvetlerimizi birleştirmemiz,

tecrübelerimizi paylaşmamız ve planlarımızı beraber yapmamız gereklidir. Üniversiteler olarak da kendimize düşen bir takım mesuliyetleri bizler yapabiliriz. Mesela Mevlana Mübadele Programları ile talebelerimiz ve akademisyenlerimiz arası bir değişim yapılmaktadır. Bu tür faaliyetler talebe ve akademisyenlerimizin inkişafına katkı sağladığı gibi fikir alışverişi ve dostluk köprülerinin de teşekkülü açısından büyük ehemmiyet arz etmektedir. Bu birliğin her sahada inkişafı için her koldan mücadele etmek ve Gaspıralı’nın dediği gibi dilde, fikirde ve işte birliği temin etmek şarttır. Hep söylediğimiz bir şey var, ortak tarihi yazıp müfredat haline getirip çocuklarımıza bunları okutmalıyız. Bütün Türk tarihini yazmalı ve bunu ciddi manada hayata geçirmeliyiz. Çocuklarımızı bu tarihle büyütmez iseniz ve dili, kültürü ayrı gösterdiğiniz ve öğrettiğiniz zaman ayrı milletler haline geliyorsunuz. Kırgız, Kazak’tan kendini ayrı görebiliyor çünkü zamanında ayırdılar. Biz tarihimizi bütün olarak yazmazsak bütünleşme sözde kalacaktır.

Ortak dilimizi de müfredata yerleştirmeliyiz. Bunu şu manada söylemiyoruz: Sadece Türkiye Türkçesi veya bir başka lehçe ile devam edelim demiyoruz. Bütün Türk toplulukları öz lehçe ve ağızları ile devam etmeli. Ama Türkiye’deki her Türk , Azerbaycan Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Uygur ve diğer Türk topluluklarının Türkçesini de okumalı, yazmalı ve konuşabilmelidir. Diğer Türk Beldelerindekiler de aynı şekilde bütün lehçe ve ağızları öğrenmelidir. Fakat her Türk beldesindeki insanlarımız öz lehçesi ile konuşsun, danışsın. Öz lehçesini, ağzını kaybetmesin. Ulu Türkçemizin ne kadar büyük bir lisan olduğu da bu sayede Kaşgarlı Mahmud’un istediği seviyede bilinsin öğrenilsin.

Kastamonu Üniversitesi, tesis olduğu günden bu yana Azerbaycan’dan birçok üniversite ile ikili protokol ve işbirliği mukavelelerine imza attı. Üniversiteler arasında meydana gelen bu münasebetlerle hem akademik seviyede hem de lisans ve lisansüstü tahsil gören talebe seviyesinde karşılıklı değişim programları tatbik edilmektedir. Şu an Azerbaycan’daki 14 Üniversiteyle Mevlana Protokolü, 6 Üniversite ile İşbirliği Protokolü, 7 üniversite ile Erasmus anlaşmamız bulunmaktadır. 2017 yılında 55100 Avroluk Erasmus projesini Hazar Üniversitesi ile tamamladık. Proje dahilinde Azerbaycan’dan 8-12 Mayıs 2017 tarihleri arasında 6 öğretim üyesi Üniversitemizi ziyaret etmiştir. 23-27 Temmuz 2017 tarihleri arasında da Üniversitemiz Orman Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi ve Eğitim Fakültesinin 5 öğretim Üyesi Hazar Üniversitesini ziyaret etmiştir. 2018 yılı için de Ukrayna, Filipinler, Azerbaycan, Güney Kore ve Tayland ile ortak proje teklif ettik. İnşallah Ağustos ayında neticesi belli olunca onu da yapacağız. Mevlana Değişim programlarıyla Üniversitemiz İletişim Fakültesi talebeleri Bakü Devlet Üniversitesi’nde tahsil görmüşlerdir. Aynı şekilde Azerbaycan Pedagoji Devlet Üniversitesi ve Bakü Business (İş) Üniversitesi talebeleri de Üniversitemizde tahsil görmüşlerdir. Şu an 295 Azerbaycanlı talebemiz Üniversitemizde lisans ve lisansüstü tahsil görmektedir. Ayrıca 5 Azerbaycanlı akademisyen hâlihazırda Üniversitemizde vazife yapmaktadırlar.

Bütün bunların yanı sıra, tertip edilen müşterek sempozyum, panel vb. faaliyetler ilim dünyasında iki ülke arasındaki münasebetlerin tekamülüne birer vesile olarak ortaya çıkmaktadır. Biz Üniversitemizde her yıl Hocalı katliamını anma programı tertip ediyoruz. 26. Anma programına Parlamenter Ganire Paşayeva’yı konuşmacı olarak davet etik. Sağ olsun bizleri kırmayıp icabet etti. Çok güzel ve manalı bir faaliyet oldu. Ayrıca Azerbaycan Türkiye Münasebetleri sempozyumlarını tertip ettik. İlkini 12-14 Mayıs 2016 tarihinde Kastamonu’da, ikincisi 12-14 Ekim 2017 tarihleri arasında Bakü’de tertip ettik. Bu yıl yine Kastamonu’da tertip edeceğiz. Ayrıca Nuri Paşa riyasetinde Kafkas İslam Ordusunun Bakü’ye girişi münasebetiyle bu yıl 15-17 Eylül 2018 tarihleri arasında bir faaliyet daha yapmayı planlıyoruz. İnşallah geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda tertip edilecek olan akademik ve kültürel faaliyetler vesilesiyle müspet neticeler almaya ve

münasebetlerimizi kuvvetlendirmeye devam edeceğiz. Nitekim bugün burada bir araya gelmemize vesile olan faaliyet de Kastamonu-Azerbaycan münasebetlerine eklenen yeni bir zincir halkası vasfındadır. Bizler Üniversiteler olarak da kendimize düşen bazı mesuliyetleri yapabiliriz. Odlar Yurdu Üniversitemizle ilelebet beraber çalışmak üzere bugün yola çıktık.

Son olarak şunu ifade etmek isterim ki soyu, atası, dini, dili, tarihi ve kültürü bir olan milletin mensupları ve her ferdi birbirinin canı olan büyük milletin evlatları olarak ortak ve parlak istikbalimizin inşası yolunda bizler elimizden geleni yapmaya her daim hazırız. Bizler Üniversitemize, ülkemize, Türk ve İslam dünyasına kıymet katmaya çalışıyoruz.

Bildiğiniz gibi bu yıl Nuri Paşa’nın kumandasındaki Kafkas İslam ordusunun Bakü’yü kurtarışının 100. Yılıdır. Nuri Paşa’da Kastamonulu’dur. Bunu burada gururla söylemek isteriz. Bunu da biliniz ki: “Sizin için can verecek Türkiye’de 81 milyon insan var.” Bütün Türk Dünyası gibi Azerbaycan’ımız da acılar, ızdıraplar yaşadı. Sürgünleri, katliamları hiçbir zaman unutmak mümkün değildir. Bugün burada karşınızda danışan özüm de buradan, Gökçe mahalından muhacir olmuş bir ailedenem. Vatan öyle bir şeydir ki; “Dünyada hiçbir menfaate, mala, mülke değişilmez. 150 sene evvel gitselerde bizim muhacirlerin hepsi hala vatan ve memleketini görmeyi gözyaşı dökerek arzu etmektedirler. “Vatan güzel olduğu için sevilmez. Vatan sadece Vatan olduğu için sevilir.” O sebeple hiçbir şeye değişilmez. Biz Türkiye’de; “Allah’a şükür Vatansızlığı ve esareti yaşamadık. Vatansız kalmanın, esir kalmanın ne demek olduğunu bilmiyoruz.” Ama siz bunları en acı şekilde yaşadınız. Bugünlere kolay gelmediniz, gelmedik. Bu sene 28’inci yıldönümünde olduğumuz “Kara Ocak 1990” şehitlerini ve bu vatan için can veren bütün şehitlerimizi de Rahmetle yad ediyoruz. Çocuklarımıza, uşaklarımıza şunu söylüyoruz: “Vatanınıza sahip çıkın. Vatanınıza hizmet edin. Milletimizi ve Devletimizi yüceltin.”

İçimizin çıbanı, yarası, dikeni Karabağ meselesini hiç unutmayalım. Karabağ yüzyıllardır, asırlardır Türk yurdudur. Bugün işgal altındadır. Azerbaycan’ın Karabağsız olunca kanatları kırıktır; gözleri perdelidir. O sebeple Karabağ kurtuluncaya kadar Azerbaycan mahsundur, hüzünlüdür. İnşaallah has memleketimiz olan asil memleketimizi olan Karabağ’da Ermeni’den kurtulacaktır. Lüzumu halinde biz de o cephede nöbet tutarız, şehid oluruz. Yeter ki Karabağ asil sahibi Azerbaycan’a dahil olsun.

Bu faaliyetin tertip edilmesinde Azerbaycan Odlar Yurdu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Veliyev’e bizleri siz gönül dostlarıyla ata topraklarında bir araya getirdikleri için teşekkür ediyoruz. Emeği geçen kurum ve kuruluşlara, bütün iştirakçilere teşekkür ediyorum. Başta Türk Dünyası olmak üzere bütün dünyaya katkı sağlamasını ve hayırlar getirmesini diliyor, nice güzel faaliyetlerde tekrar tekrar bir araya gelmeyi temenni ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” dedi.

Programın sonunda Rektörümüz TRT Haber’e mülakat verdi ve mülakattan sonra anlaşma imza törenine geçildi. Törende imzalanan anlaşmaya göre Kastamonu Üniversitesi Azerbaycan'da Odlar Yurdu Üniversitesinde Türkçe Öğretim Merkezi Kurulmasına ve bu merkezin bütün sevk ve idaresinin Kastamonu Üniversitesi tarafından yapılması imzaya bağlandı. Öte yandan Kastamonu Üniversitesi'nin yurt dışı talebe kabul imtihanlarının Odlar Yurdu Üniversitesi tarafından da organize edilmesi kararlaştırıldı. Ek olarak proje tabanlı öğrenci ve öğretim elemanı değişimi gibi konularda mutabakata bağlandı. Program karşılıklı hediye takdimi ve Odlar Yurdu Üniversitesinin çeşitli tesislerinin ziyareti ile son buldu.

1000

1001

1003

1004 1

1004

1005

1006

 

Son Haberler