Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Dünya Etnospor Federasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve İstanbul Milletvekili Okçular Vakfı Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın iştirakleri ile tertiplenen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde 6. Fetih Kupası Geleneksel Türk Okçuluğu Bölge Elemeleri etkinliklerine katıldı.

Uzun Yazı mevkiinde 280 sporcuyla Puta Okçuluğu, Menzil Okçuluğu, Atlı Okçuluk, Şalvar Güreşi, Mas Güreşi, Aşık Atma, Mangala gibi ata sporlarımızın tanıtıldığı programda Üniversitemize Türk Dünyasından İlimize eğitim görmeye gelen talebelerimizde ülkelerini tanıttı. Etkinlik alanının gezilmesinden sonra atlı okçuluk ve minder güreşinden örnekler sergilendi. Ardından protokol konuşmalarına geçildi.

Programda konuşma yapan Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, “Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu’da çok manalı bir faaliyete ev sahipliği yapıyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bize göre okçuluğun piri Hz. Hamza’yı anarak, Afrin’de şu anda terörle ve Dünya’da ki fitne ile mücadele eden kıymetli ordumuza ve emniyet kuvvetlerimize Allahtan muvaffakiyet diliyoruz. Şehit olanlarımıza bir defa daha rahmet diliyoruz, gazilerimize Allah’tan şifa diliyoruz.

Ok ve yay, tarih öncesi devirlerden beri harp aleti olarak kullanılmış ve pek çok cemiyet tarafından gücün sembolü olarak görülmüştür. Ancak bu harp aleti, Türklerin karakteristik hususiyetleri ve harp teknikleri hususundaki muazzam kabiliyetleri sayesinde Türkistan coğrafyasında tekâmül etmiş ve kadim zamanlardan beridir kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Tarih boyunca Türklerin her daim harbe hazır olması “ordu-millet”, “ordu-devlet” anlayışını teşekkül ettirmiştir. Dolayısıyla bu derece tekâmül etmiş harp aletlerini mümkün kılan yapı, asker ve halk kavramlarının aynı şeyi ifade ettiği bir cemiyette hâsıl olmuştur. Zira sulh zamanında dahi tören ve eğlencelerde ok atma ve binicilik faaliyetleri yapılarak, bu eğlence bir harp provası halini almıştır. Bu manada Etnospor Konfederasyonunun değerli başkanı ve Okçuluk vakfımızın çok kıymetli başkanlarına ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Türk kavimlerini ilk defa tek bir bayrak altında toplayarak siyasi birliği sağlayan Asya Hun İmparatorluğu devrinde bahusus Mete Han ile birlikte Türk ok ve yayları, daha sonraları adından çokça söz ettirecek bir efsane haline gelmiştir. Bu dönemdeki okçuluk tarihi ile ilgili önemli bir gelişmeyi de, Mete Han’ın “ıslık çalan” oku icat ederek Türk Okçuluğu’na yeni bir ok türünü kazandırması teşkil etmiştir. Aynı zamanda düşmanı psikolojik tesir altında da bırakan bu ok, daha sonraları “çavuş oku” diye anılarak çoğu zaman işaret vermek ve yön göstermek maksadıyla kullanılmıştır.

Göktürkler devrinde de ok ve yay Türklerin en önemli silahları olmuştur. Harp aleti olarak kullanılmasının yanı sıra Göktürkler, altın uçlu okları balmumuna sürerek mühür olarak da kullanmışlardır. Göktürklerden sonraki devirde ok ve yay, başta Uygurlar olmak üzere Kırgız, Bulgar, Uz, Peçenek ve Kuman gibi Türk kavimlerinin hepsinde en önemli silahlardan olagelmiş ve pek çoğu Hunlardan intikal eden geleneğe mutabık olarak vızıldayan oku kullanmışlar ve ok yapımında huş ağacını tercih etmişlerdir.

İslamiyet'in kabulü ile birlikte Türklerin harp tasavvurlarında da muhtelif farklılıklar meydana gelmiştir. Ancak okçuluk harp meydanlarında Türklerin zaferi yolundaki en mühim silah olma vasfını devam ettirmiştir. Selçukluların küçük bir Türkmen topluluğundan kısa müddette devlet kurabilmek hususundaki muvaffakiyetlerinin en önemli unsurlarından birisinin ok ve yayları kullanmadaki ustalıkları olduğu söylenebilir.

Türk Okçuluğu Selçuklular devrinde her ne kadar pek çok açıdan gelişme gösterse de altın çağını, Selçuklu mirasını tevarüs eden Osmanlılar ile birlikte yaşamıştır. Gerek menzil okçuluğu gerekse kurumları bu durumun en önemli ispatıdır. Bugün ise okçuluk, en mühim ata sporumuz olarak varlığını devam ettirmektedir.

Bu duygu ve düşünceler içinde, bugün burada ata sporumuz olan okçuluğun müşahhas örneklerini sergileyen sporcularımıza, kültürümüzü yaşattıkları ve devamına imkân sağladıkları için huzurlarınızda teşekkür ediyor, başta Dünya Etnospor Federasyonu Başkanı, Okçular Vakfı Başkanı ve değerli çalışma arkadaşlarına, Belediye Başkanımıza, Valimize ve mesai arkadaşlarına ve emeği geçen bütün muhterem zevata teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

Protokol konuşmalarının ardından hediye takdimleri yapıldı. Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın Üniversitemiz adına Dünya Etnospor Federasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’a hediyelerini takdim etti. Açılış konuşmalarının ardından Protokol üyeleri tarafından Menzil Atışları yapıldı.

6fetih kupasi5

6fetih kupasi

6fetih kupasi1

6fetih kupasi2

6fetih kupasi4

 

Son Haberler