1. Menüye atla
  2. İçeriği geç
  3. Alt bilgiyi geç




Engelleri Aşalım Projesi Kapanış Paneli ve Sertifika Dağıtım Töreni Yapıldı

 

Üniversitemiz ile Atatürk Üniversitesi’nin iştirakleriyle Dezavantajlı Kişilerin Sosyal Entegrasyonu İle İstihdam Edilebilirliklerinin Geliştirilmesi hibe programı kapsamında düzenlenen "Engelleri Aşalım Projesi" kapanış paneli ve eğitim gören eğitmenler ve engelliler için sertifika dağıtım töreni düzenlendi.

Programa Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür V. Abdullah Savaş, Engelsiz Üniversite Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Kerim Güney, Engelsiz Üniversite Koordinatör Yardımcısı Mehmet Üneş ile Üniversitemiz Akademik, İdari Personeli ile öğrenciler ve engelliler katıldı. 

Program Protokol konuşmaları öncesinde eğitim gören eğitmenlerin İşaret dili ile İstiklal Marşı ve Çanakkale Türküsü okunması gösterisi ile başladı.
 
Açılış konuşmasını yapan Engelsiz Üniversite Koordinatör Yardımcısı Mehmet Üneş; ” Sayın Valim, Sayın Rektörüm, Sayın Aile Ve Sosyal Politikalar İl Müdürüm, Üniversitemizin Saygıdeğer Akademik Ve İdari Personeli Ve Saygıdeğer Öğrenciler, hepsinden daha önemli bu projemize gönülden destek veren ve projenin reel muhatabı olan engelli arkadaşlarım; dezavantajlı grupların sosyal entegrasyonu ve istihdamı, Avrupa birliği temalı ‘Engelleri aşalım’ projesinin sertifika töreni ve paneline şeref verdiniz.

  Projemiz bir Avrupa birliği projesidir. Dezavantajlı grupların sosyal entegrasyonu ve istihdamı temalı 2014-2017 İPA kapsamlı projemiz ‘engelleri aşalım adıyla icra edilmektedir. Projemizin, ana yüklenicisi Kastamonu Üniversitesidir ve ortağımız Erzurum Atatürk Üniversitesidir. Yaklaşık 23 milyon ana bütçeli olan bu dezavantajlı grupların sosyal entegrasyonu ve istihdamı konulu temanın proje kapsamının ilk başlarda bunu vurgulamak istiyorum çünkü projenin ehemmiyetini vurgulamak için. 2500 ön başvurusundan sonra tüm Türkiye genelinde sadece 140’ı kabul edildi. Ve bu 140 projenin en büyük bütçelilerinden bir tanesi de Üniversitemizin icra ettiği ‘engelleri aşalım’ projesidir. Bu projenin Kastamonu Üniversitesine ve Kastamonu’ya getirmek için göstermiş olduğumuz büyük çabada hiçbir dakika bizden desteğini esirgemeyen saygıdeğer Rektörüm, sayın Prof. Dr. Seyit Aydın hocama şükranlarımı sunuyorum. Sayın Hocam 2012 yılından beri var olan koordinatörlüğümüzde engelli projelerinin kazandırılmasında şuanda benim bir engelli olarak, yaklaşık 25-30 senesini bu işe harcamış bir insan olarak rahatlıkla söyleyebileceğim şudur ki Türkiye’de en ciddi desteği veren Rektörlerden bir tanesidir. Eğer bir gün gelirde engelli adına destek verenlerin Nobel gibi bir ödülü olacak olursa benim adayım Sayın Hocamdır.
 
 Projemiz kapsamında çeşitli eğitimler ve akabinde etkinlikler gerçekleştirdik. Bugünde bulunmamızda ki en önemli sebeplerden bir tanesi de sertifika törenimizdir. Bugün inşallah KOSGEB girişimcilik eğitimi ki bunu vurgulamak istiyorum. Türkiye’deki salt, ilk engellilere yönelik KOSGEB girişimcilik eğitimi bu proje kapsamında verildi. Eğitimcilerin eğitimi kapsamında ki biz engelli gruplara eğitim vermedik, eğitimcilere eğitim verdik. Görme engelliler için kabartma yazı ve bilgisayar eğitimi aynı zamanda işaret dili eğitimi verilerek Kastamonu’da ki engelli bireylerin eğitilmesi için Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan hocalarımızı eğittik. İnşallah bugün eğitimlerinin sertifikalarını alacaklar ve Kastamonu’muzda geçtiğimiz hafta ‘Engelsiz Şenlik’ icra ettik ve gerçekten üniversitemizin teveccühü beni son derece mutlu etti şükranlarımı sunuyorum.

 

  Bu projemiz kapsamında bir başarı öyküsü hikâyemiz vardı. Seminerlerimizde ve şenliklerimizde bize destek veren Erzurum Üniversitesinde doktora eğitimini sürdürmekte olan bir görme engelli arkadaşımız Zeynep Şule YILMAZ hanımefendi, Erzurum Atatürk Üniversitesinde ki ilk konuşmasında yaşamış olduğu, engellilerin yurtdışında doktora ya da yüksek lisans yapması sürecindeki sıkıntılarını izah ettiğinde Erzurum milletvekilinin bu konuya desteği oldu, akabinde tarafımızın da yapmış olduğu girişimler nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımızın emirleriyle geçtiğimiz hafta şahsımın da bulunduğu bir heyetle Milli Eğitim Bakanlığına yapmış olduğumuz ziyaret sonucunda, 1929 yılında çıkartılmış olan ve engellilerin yurtdışına gitmesini engelleyen diyeceksiniz nasıl gitmişler? Bin bir türlü zorluklarla. Farklı taahhütnameler imzalatılarak engelliler yurtdışına gitti bu zamana kadar. Bunu engelleyen yasa, bu projenin katkısıyla bugün itibariyle yok hükmündedir. 88 yıllık bir tarih bu projeyle yok oldu, Türkiye bir ayıbı kapattı.

 Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Milli Eğitim Bakanıma, Sayın Milli Eğitim Bakan Müsteşarıma ve yabancı öğrenciler genel müdürlüğüne bu destekleri için şükranlarımı sunuyorum. Katımlarınızdan ötürü şükranlarımı sunuyorum. Engelsiz bir Türkiye için her zaman hep birlikte ileri diyorum” dedi.
Programda konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın; “Sayın Valim, Çok Kıymetli Müdürümüz, Dekanımız, Kıymetli Mesai Arkadaşlarımız ve Projenin Çok Kıymetli Mensupları, Engelleri Aşanlar; Öncelikle Hoş Geldiniz, Sefalar Getirdiniz, Şeref Verdiniz Sağ Olun.

 Bizim bu dezavantajlı gruplarla ikinci projemiz oldu. Birincisini Gençlik Spor Bakanlığımız ile yapmıştık, 350 bin liralık bütçesi vardı ve çok iyi neticeler aldık. İstihdam hedeflerine ulaştık. Ayrıca açtığımız Üniversite hazırlık kurslarından devam eden gençlerimizden hepsi birer üniversiteli oldu. Bizim için çok önemliydi. Üniversitemizin koordinatörlüğünde bu ikinci projemiz ‘Engelleri aşalım’ Avrupa Birliği destekli, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla beraber imza atılmıştı. Atatürk Üniversitesi proje ortağı olarak devam etti.
 350 bin Euro’luk bir proje, yaklaşık 1,5 milyon yapıyor. Bütçesi 13 aylık bir projeydi. Kısa zamanda çok güzel hedeflere ulaşıldı, eğitimcilerin eğitimi ve kitle olarak da 4 bin civarında engelliye ulaşıldı. Projede çalışanlarımızı öncelikle tebrik ediyoruz, sağ olsunlar var olsunlar. Başta Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğümüz olmak üzere ve projeyi iştirak eden kamu kuruluşlarımız, Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğümüz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve diğer kuruşlarımızın hepsine teşekkür ediyoruz, sağ olsunlar.

 Üniversite olarak bir söz almak istiyoruz. Eğitim alan ve işaret diliyle konuşan eğitimcilerimizi bizim programlarımızda her seferinde bir tanesinin bize yardımcı olmasını arzu ediyoruz. Projemiz İnşallah hayırlı uğurlu olur. Bunun neticesinde hedef kitleye ulaşılan o 4 bin kişinin inşallah istihdamda da çok iyi şeyler kazanırsa bizim için memnuniyet verici olur.
 Koordinatörlüğümüze, Atatürk Üniversitemize, Çalışma, Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza ve iştirak eden kuruluşlarımıza ve sizlere çok kıymetli engelleri aşan kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz. Üniversitemiz Türkiye de engelleri aşma yolunda ilk adımları atan üniversitelerin başındadır. İlk sesli kütüphaneyi kurduk, ayrıca engellilerin yön bulması bakımından yönlendirme sistemini kurduk, üniversite kampüsünde ve inşallah diğer birimlerimizde engellilere yönelik bütün altyapı hizmetlerinde yaptık, yapıyoruz, yapmaya da devam edeceği. Biz hiç engel tanımayacağız sizlerle beraber. Çok sağ olun, var olun. Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum” dedi.

Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş; “İş engelli olunca tabi bizim de bu konuda düşüncelerimiz, yapmak istediklerimiz, yaptıklarımız veya yapacaklarımız var. Öncelikle ben şunu söyleyeyim; engelliyle ilgili bir projede, böyle güzel bir projede, Üniversitemizle beraber bu işin yapılması bizim için ayrıca gurur verici. Tabi bu işin eşiği Üniversite olmalı diye düşünüyorum hep. Her şeyden önde hepimiz birer engelli adayıyız. Engelle veya engellilerle yaşamasını da öğrenmek zorundayız. Bu kaçınılmaz. Günümüzde o kadar çok sivil toplumlar güçlendi ki her ortamda seslerini duyurabilir hale geldiler. Bunu böylelikle ifade etmek istiyorum. Özellikle fiziksel yapılarda engellilerimiz için çok şeyler yapılmaya başladı. Bugün kamu binalarından başlayalım veya kendi oturdukları apartmanlara kadar engellilere uygun olması şartı var. Bu işi düzgün yapmayanlar illa ki var ama zamanla bu da düzelecektir. Şöyle baktığım zaman şehir estetiğinde, engellilere uyumlu hale getirebilmek belli bir zaman alıyorlar. Çünkü görme engellimiz var, duyma engellimiz var, yürüme engellimiz var yani çok çeşitli engellilerimiz var. Biz her projede engellileri düşünüyoruz. Özellikle, bakın binalarda artık A sınıfı binalar, Belediyemizin girişinde engelli sandalyesi var. Her kurumda bir şeyler oluyor. Birileri bir şeyler yapmaya çalışıyor veya yapmaya başlamış. Tabi bunu da daha ileri götürebilmek böyle ilim, irfan yuvası Üniversitelerimizde yapılan çalışmalarla olacaktır. Ben buradan tekrar Sayın Rektörümüze ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Tahmin ediyorum bu proje Avrupa Birliği projesi, tabi bu kapsamda bir sürü proje yazılabilir, elimizde bir sürü bu konuyla ilgili proje yazmak için uygun ortamlar var. Özellikle de Kuzey Anadolu kalkınmada da biz bunu yapabiliriz. Böyle bir proje gelirse bizde bu konuya destek olabiliriz.

  Geçtiğimiz günlerde Sayın Valimizin ve Rektörümüzün katıldığı bir törende 25 engelli kardeşimize akülü araba verdik. Onların ne kadar mutlu olduklarını gerçekten hepimiz beraber gördük. En ufak bir şey bile yapsak onları mutlu etmek bizlerin elinde. Onun için de çalışmalarımızı bu düzeyde gerçekleştirmek istiyoruz. Tabi hep beraber kent olarak, hatta kent estetiği olarak bunları yapmamız lazım diye düşünüyorum” dedi.

Programda konuşan Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz; “Sayın Belediye Başkanım, Sayın Rektörüm, değerli İl Müdürüm, Kıymetli Öğretim Üyeleri, Dezavantajlı Grupların Sosyal Entegrasyonu Ve İstihdama Kazandırılması Projesinin Değerli Katılımcıları, öncelikle böyle bir sertifika töreni ve panel dolayısıyla düzenlenmiş olan bu programda sizlerle bulunmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hepiniz hoş geldiniz.

  Biz bunları yapmak zorundayız. Bunları yapmanın bir lütuf olmadığını, muhakkak ve muhakkak yerine getirmemiz gereken bir ödevimiz olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Her şeyden önce biz 80 milyonluk bir ülkeyiz diyoruz. Eğer biz 80 milyonluk bir güç olmak istiyorsak, 80 milyonun tamamını topluma entegre etmek ve toplumla bütünleştirerek toplum için onları üretken hale getirmemiz ile ancak bu mümkün olabilir. Aksi takdirde bir defa eğer bu konuda ödevimizi iyi yapmazsak, o 80 milyon rakamını bayağı bir aşağılara çekmiş oluruz. Dolayısıyla sizler öncelikle üretken olduğunuzda, topluma faydalı olduğunuzda ve her şeyden önemlisi kendi ihtiyaçlarınızı kendi başınıza giderebilir hale geldiğinizde bizim gücümüze güç katmış olacaksınız. İşte bu düsturdan hareketle, yol almamız gerekiyor.

  Bundan belki 20-30 yıl öncesine gittiğimizde o zaman belki anne-babalar engelli çocukları için ‘acaba benden sonra ne olacaklar’ endişesi taşıyorlardı ama bugün sanıyorum bu endişeler büyük ölçüde geride kaldı. Ve birçok engelli kardeşimiz gerek Akademik camiada gerekse Kamu Kuruluşlarında hatta özel sektörde çok iyi hizmetler verir duruma gelmiş bulunuyorlar, bu bizleri gerçekten memnun ediyor, gerçekten sevindiriyor ama gitmemiz gereken çok yol olduğunu da biliyoruz ve bu eksiklerimizi de tamamlamak ödevlerimiz arasında yer almalı.

İşte bu projede bu ödevlerin içerisinde önemli bir nokta teşkil ediyor, önemli bir boşluğu dolduruyor. Her şeyden önce eğitimcilerin eğitimi çok önemli yani biz eğitimcileri görevlendiriyoruz. Eğitimciler yapmaları gerekeni belki hepsi iyi niyetli, hepsi konularda uzman bilgili ama muhakkak ve muhakkak onlarında kendilerini geliştirmesi gereken hususlar günden güne ortaya çıkabiliyor, tıpkı diğer konularda olduğu gibi dolayısıyla projenin içerisine böyle bir içeriğinde konulmuş olması, projenin değerini artıran özelliklerinden bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Projede iki amaç düşünülmüş; birisi sosyal entegrasyon, diğeri ise istihdama kazandırabilmek. İkisinin de birbirinden önemli ana başlık olduğunu düşünüyorum. Çünkü sizleri aramızda birebir, bizler gibi bir arada bulunur hale getirmek, bu entegrasyon açısından önemli. Sizler bir engelli olarak ayrı bir kategoride yer almamalısınız, bilakis o bütünün bir parçası haline gelmeniz gerekiyor ve bizlerin bunu bu şekilde kabul etmemiz gerekiyor ve çalışmalarımızı da bu yönde devam ettirmemiz gerekiyor. 4 bin kişiye de ulaşılabilmiş olması da ayrıca projeyi önemli kılıyor ne kadar rakamı yüksek tutabilirsek, o kadar bu projenin artısı olacak, kazancı olacaktır“ dedi.

Program Sertifikaların dağıtılması ve fotoğraf çekiminin ardından son buldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Kastamonu Üniversitesi, 01 Mart 2006 tarih ve 5467 sayılı kanunla kurulmuş olup; şu an 13 fakülte, 2 enstitü, 3 yüksekokul ve 13 meslek yüksekokulu'ndan oluşmaktadır.